ASAYİŞ - 15 Mayıs 2025 Perşembe 20:24

Samsun’da suda boğulmalara karşı seferberlik: Sahillerde yoğun güvenlik önlemi

A
A
A
Samsun’da suda boğulmalara karşı seferberlik: Sahillerde yoğun güvenlik önlemi

Yaz aylarında artış gösteren suda boğulma vakalarına karşı Samsun’da adeta seferberlik ilan edildi. Vali Orhan Tavlı başkanlığında yapılan üst düzey toplantıda, 2025 yaz sezonu öncesi alınacak önlem ve tedbirler masaya yatırıldı. Karadeniz’e kıyısı olan 204 kilometrelik sahil şeridinde can kayıplarını önlemek için yeni düzenlemeler hayata geçirilecek.


Vali Orhan Tavlı başkanlığında Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı’na ait Dost Gemisi’nde gerçekleştirilen toplantıya; Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, vali yardımcıları, ilçe kaymakamları ve ilgili kurum müdürleri katıldı. Toplantı sonrası Samsun Valiliğinden yapılan açıklamada, 2024 yılında güncellenen "Suda Boğulma Olaylarına Karşı Alınacak Tedbirlere İlişkin Genelge" ile cankurtaran hizmeti verilen plajlarda uygulanacak kuralların belirlendiği, çeken akıntı riski taşıyan bölgelerin tespit edilerek uyarı levhaları yerleştirildiği bildirildi.


Açıklamada, 204 kilometrelik Samsun kıyı şeridinde 2025 yılı için; 20 km uzunluğunda 10 yüzme alanı, 46,5 km uzunluğunda 18 tehlikeli ve yasak bölge, geriye kalan sahil kesimlerinin ise denize girilmesi önerilmeyen alanlar olarak belirlendiği kaydedildi.


Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı tarafından il genelinde 44 okulda toplam 3 bin 537 öğrenciye "Geleceğin Denizcilerini Bilgilendirme ve Çeken Akıntı" konulu konferans verildiği, 14-15 Nisan tarihlerinde düzenlenen OKAF’25 Kariyer Fuarı’nda da vatandaşların bilgilendirildiği aktarıldı.


Boğulma vakalarının önüne geçilmesi amacıyla ilgili kurumlarla koordineli olarak sürdürülen çalışmalarda, denize girilen saatlerde müdahaleye hazır ekiplerin sahada görevlendirildiği ve reaksiyon süresinin minimuma indirildiği vurgulandı.


2025 yaz sezonunda Büyükşehir Belediyesi tarafından 110 cankurtaran görevlendirileceği, ayrıca Çarşamba’da 3, Bafra’da 1, Atakum’da 2 olmak üzere toplam 6 botun, 9 adet ATV’nin, 1 dronun ve 4 kişilik dalış timinin arama kurtarma çalışmalarında görev alacağı belirtildi.


Samsun sahillerinde toplam 103 uyarı levhası bulunduğu, yüzme ve yasaklı alanlara ait levhaların düzenli kontrol edileceği, çeken akıntı görülen noktaların sürekli güncellenerek cankurtaranlarla paylaşıldığı ifade edildi.


Ayrıca, vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla, önceki yıllarda olduğu gibi yoğun kullanılan sahillerde Dalış Emniyet Güvenlik ve Arama Kurtarma Timi (DEGAK) tarafından karadan ve denizden devriye faaliyetlerinin sürdürüleceği kaydedildi.



Samsun’da suda boğulmalara karşı seferberlik: Sahillerde yoğun güvenlik önlemi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.