ASAYİŞ - 12 Şubat 2025 Çarşamba 14:22

Samsun’da uyuşturucu operasyonu: 1 gözaltı

A
A
A
Samsun’da uyuşturucu operasyonu: 1 gözaltı

Samsun’da polisin düzenlediği uyuşturucu operasyonunda 1 kişi gözaltına alındı.


Edinilen bilgiye göre, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Çarşamba ilçesinde uyuşturucu operasyonu gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında C.O. (41) ve Y.A.’nın (37) araç ve ikametlerinde yapılan aramada 10 parça halinde satışa hazır 8,46 gram metamfetamin, 4 adet sentetik ecza ve uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 13 bin 750 TL ele geçirildi. Olayla ilgili C.O. "Uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçundan gözaltına alındı. Soruşturma devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Polen alerjisine dikkat: "Başvurular arttı, çoğu zaman griple karışıyor" Özellikle bahar aylarında birçok insanı etkileyen polenlere karşı uyaran Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Aysun Aynacı, "Özellikle bahar, yaz aylarında şikayetler ortaya çıkartır, astım ataklarına neden olabilir. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlarda şikayetler daha ağır seyreder. Çoğu zaman grip gibi şeylerle karışıyor. Polen alerjileri yaz döneminde de devam ediyor hatta bazı polenler var, ağustos gibi ortaya çıkıyor. Poliklinikte özellikle şu dönemde polen alerjileri çok daha fazla, 2 ay öncesinde ev tozu alerjileri daha fazlaydı ama bu dönemde polenler daha fazla şikayetleri daha çok arttı o yüzden de başvurular arttı" dedi. Polenler bitkilerin üreme döneminde havaya yayılan tanecikler olarak ifade edilirken çoğunlukla ilkbaharda insanları etkiliyor. Uzmanlar, yaz sonu ve sonbaharda ise genellikle yabani otların polen üretmeye başladığını söylerken polen alerjisine karşı önemli uyarılarda bulundu. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Aysun Aynacı, polenlerin kaşıntı, peş peşe hapşırık, burun akıntısı, öksürük, gözlerde kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkardığını belirtirken tanı ve tedavi süreçlerine yönelik bilgi verdi. Uzm. Dr. Aysun Aynacı, son dönemlerdeki başvurulara ilişkin de konuştu. "Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlarda daha ağır seyreder" ‘Polen bitkilerin üremek için oluşturduğu toz tanecikleri’ diyerek sözlerine başlayan Uzmanı Dr. Aysun Aynacı, "Özellikle çayır, çimen, yabani ot ve ağaçlardan kaynaklanır. Bahar, yaz aylarında şikayetler ortaya çıkartır. Rüzgarla havaya karışır, yatkınlığı olan kişilerde semptomlara sebep olur. Burun akıntısı, kaşıntısı, hapşırma, göz sulanması, gözlerde kaşıntı, kızarma, yanma, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, yanma ve bazı durumlarda alt solunum yollarını etkileyerek nefes darlığı, hırıltı, hışıltı, öksürük, astım krizine kadar yol açabilen ciddi semptomlara sebep olabilir. Astımlı hastaların polen zamanında alerjik şikayetleri daha fazla olur, astım ataklarına neden olabilir. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlarda şikayetler daha ağır seyreder. Çoğu zaman grip gibi şeylerle karışıyor. Ateş olmadığı sürece, mevsim boyunca devam ederse ve her yıl tekrarlarsa bu polen alerjisiyle uyumlu. Böyle bir durumda alerji uzmanına başvurmalarını öneriyoruz" dedi. "Mutlaka kıyafetlerini değiştirerek, duş alarak, polenleri uzaklaştırmaları gerekiyor" Tedaviye ilişkin bilgi veren Uzm. Dr. Aynacı, "Tedavi noktasında burun spreyleri, göz damlaları, alerji hapları astımlı hastalarda özellikle cihazlarla kullanılabilen astım ilaçları semptomlarını gidermede oldukça etkili. Ayrıca polene yönelik tedaviler uygulanabiliyor, tamamen kişiye özel planlanıyor. Alerji aşısı dediğimiz bazı tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Kuru, rüzgarlı havalarda, sabah saatlerinde mümkün olduğunca çayır, çimenden uzak durmaları gerekiyor, mecburen çıkılacaksa koruyucu önlemler; şapka, gözlük, uzun kollu kıyafetler kullanılarak eve geldiklerinde de mutlaka kıyafetlerini değiştirerek, duş alarak, polenleri uzaklaştırmaları gerekiyor. Ev içerisinde de sabahları kuru ve rüzgarlı havalarda havalandırma amaçlı pencerelerinin açılmaması faydalı" şeklinde konuştu. "Polen alerjisi önemli değil’ denerek alt solunum yollarını da tutan bir sorun haline gelebiliyor" Sosyal medyadan alerjilere karşı önerilere yönelik konuşan Aynacı, "İçeriğini bilemediğimiz ürünler alerjisini gidermek yerine daha büyük alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Çok tehlikeli buluyorum, tıp ehli olmayan kişilerin çeşitli, ilaç adı altında önerdikleri şeylerin faydadan daha çok zarar getireceğine alerjik reaksiyonlara tehlikeli boyutta zemin hazırlayabileceğini düşünüyorum. Kimi zaman alerjilerinin farkında değiller, genellikle semptomlarını çok önemsemiyorlar, gelir geçer olarak düşünüyorlar. ‘Normal bir polen alerjisi önemli değil’ şeklinde davranıyorlar ama bu ilerleyen süreçlerde her geçen yıl daha da ağırlaşıp sonrasında alt solunum yollarını da tutan bir sorun haline gelebiliyor. Polen alerjileri yaz döneminde de devam ediyor hatta bazı polenler var, ağustos gibi ortaya çıkıyor; yabani ot polenleri. Ağustos, eylül, ekim, kasım aylarında hastanın özellikle şikayet ortaya çıkarmasına sebep oluyor. İlkbaharda olmadığı için hastalar tarafından çok polenmiş gibi hissedilmiyor ve ne olduğunu anlamadan bize geliyor. Yabani otların bazıları özellikle sonbaharda etki gösteriyor ve bunlar da polen alerjisi" ifadelerini kullandı. "Şikayetleri daha çok arttı o yüzden de başvurular arttı" ‘Her zaman sağlıklı beslenmeyi öneriyoruz’ diyen Aynacı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Katkı maddeli besinler, çok fazla fast food tüketmek hiçbir zaman istediğimiz şeyler değil. Hem alerjiye yatkınlığı artırıyor hem de alerjik reaksiyonlara sebep oluyor. Kapalı alanlarda kalınca ev tozunun etkisi çok fazla artıyor. Yaz kış çok fark etmiyor. Bahar aylarında özellikle polen alerjisi çok miktarda geliyor, bu aralar çayır, çimen polenleri çok görüyoruz ama kendi adıma servi ağacının polenini de çok görmeye başlıyorum. Bazıları farkında, ‘Alerjim var’ diyerek geliyor. Çeşitli testler yapıyoruz, bazıları kan testi, bazıları koldan yapılan testler. Bunları yapıp hastanın alerjisini doğruluyoruz. Neye karşı alerjisi olduğunu buluyoruz sonrasında tedavisini düzenliyoruz. Hastanın şikayetleri geçtikçe alt solunum yollarına inmeyip astım gelişmesini bir nebze önlüyor. Alerji aşıları, immüno terapi dediğimiz yöntemle polene, ev tozuna ya da evcil hayvana karşı hastanın alerjisini ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Poliklinikte özellikle şu dönemde polen alerjileri çok daha fazla, 2 ay öncesinde ev tozu alerjileri daha fazlaydı. Bu dönemde polenler daha fazla gelmeye başladı çünkü şikayetleri daha çok arttı o yüzden de başvurular arttı. Hastalar şikayetleri olmayınca genelde zaten başvurmuyorlar" şeklinde konuştu.
Adana Uzmanından kurban eti saklama ve tüketme tavsiyeleri Kurban Bayramı yaklaşırken Adanalı kebapçı, et tüketimi ve saklama şartlarını anlattı. Kebapçı Yaşar Aydın, ilk günkü etle Adana kebabı yapılmasının lezzet açısından uygun olmadığını belirtirken, yeni kesilen etin poşetle dinlenmesi için dolaba koyulmasının rengini bozup bakteri üretebileceğini söyledi. Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Tescilli kebabı ve et yemekleriyle meşhur Adana’da da kebapçılar etlerin muhafaza edilmesi, tüketilmesi ve ilk gün kebap yapılıp yapılmayacağına kadar birçok konuda dikkat edilmesi gerekenler hakkında vatandaşlara uyarılarda bulundu. "İlk gün yapılan kebaptan tat alamazsınız" Kentte 46 yıldır kebapçılık yapan Yaşar Aydın, "İlk gün kebap yapmasak daha doğru olur. İlk gün kavurma yapılır, ciğer pişer, sakatat yenir. Et dolapta bir gün dinlendirildikten sonra ikinci gün kebabın her türlüsü yapılır. Et dinlendiği zaman lokum gibi olur. İlk gün yapılan kebaptan tat alamazsınız, suyunu çeker ve kebabı tutturamazsınız" dedi. "Sıcak eti poşetle dolaba koymayın, rengi değişir" Yeni kesilen kurban etinin muhafaza şartlarına da değinen Aydın, etin kesilir kesilmez dolaba atılmasının büyük bir hata olduğunu vurguladı. Sıcak etin poşetle dolaba girmesi halinde zarar göreceğini belirten Aydın, "Kurbanı keser kesmez eti hemen anında alıp dolaba koymak olmaz. Belli bir süre dışarıda bekletip sıcaklığının geçmesini sağlamak lazım. Et kesilir kesilmez çok sıcak olur ve bunu birden dolaba atarsanız et zarar görür. Özellikle poşetle konan et nefes alamaz, rengi değişir, cıvıklaşır ve koku yapar. Tepsilerde ya da geniş sinilerde dolaba koymak en doğrusudur. Yaz mevsiminde serin bir odada 1-2 saat, kışın ise 4-5 saat dışarıda dinlendirildikten sonra dolaba konulursa o etten çok daha güzel verim alınır" ifadelerini kullandı. "Kurban eti dolapta saklanmaz, paylaşılır" Kurban ibadetinin özünde yardımlaşma ve dayanışma olduğunun altını çizen Yaşar Aydın, etin uzun süre derin dondurucularda bekletilmesini doğru bulmadığını ifade ederek şunları söyledi: "Bize göre et saklanmamalıdır, çünkü kurban paylaşmaktır. Komşularına, garibanlara vereceksin. Etrafında ihtiyaç sahibi yoksa başka mahallelere gidip dağıtacaksın ya da kurumlara bağışlayacaksın. Yeter ki insan paylaşsın. Ama günümüzde çoğu insan etleri dolabına koyuyor, belki bir sene boyunca o eti yiyen var. Durumu iyi olan, borcu olmayan insanlar kurban kesmeli ve kestikleri zaman da yanındaki, yöresindeki ihtiyaç sahipleriyle bunu bölüşmelidir."
Çorum Yüzde 3 seviyesindeydi, yağışlarla hızla yüzde 85’e çıktı: Taşkın riskine karşı önlem alındı Çorum’da yılın başında yüzde 3 seviyelerinde olan Çomar Barajındaki doluluk oranı, etkili yağışların ardından yüzde 85’lere kadar yükseldi. Su seviyesindeki hızlı artış üzerine belediye ekipleri muhtemel taşkın riskine karşı tedbir aldı. Çorum’da etkili olan yağışlar, içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlarda su seviyesini yükseltti. Güncel verilere göre Yenihayat Barajı’nda doluluk oranı yüzde 42,68, Çorum Barajı’nda yüzde 84,75, Hatap Barajı’nda yüzde 27,90 ve Koçhisar Barajı’nda yüzde 30,63 seviyesine ulaştı. Su seviyesindeki artışla birlikte muhtemel taşkın riskine karşı dolu savak alanlarında temizlik, kontrol ve tahliye hazırlıkları başlatıldı. Belediye ekipleri, dere yatakları ve tahliye kanallarında iş makineleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Baraj çevresindeki piknik alanında su seviyesinin yürüyüş yolunun bir bölümüne kadar ulaşması üzerine vatandaşların can güvenliği için fiziki önlemler alındı. Bazı alanlar, geçici süreyle kullanıma kapatıldı. Çorum Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürü Yasemin Ağca Kafa, yılın başında barajlardaki toplam rezervin yüzde 3 seviyelerinde olduğunu belirterek, bahar yağışlarının su kaynaklarını olumlu etkilediğini söyledi. Kafa, "En dolu barajımız şu an çekim yaptığımız Çomar Barajı. Doluluk oranı yüzde 85 seviyelerinde. Dört barajın ortalaması ise yüzde 34 seviyesinde. Bu da bu seneyi biraz daha rahat geçireceğimiz anlamına geliyor. Yaklaşık 2 aydır baraj seviyesini sürekli kontrol ediyoruz. Dolu savaktan taşma ihtimaline karşı giderlerin kontrolü ve temizlikleri düzenli olarak yapılıyor. Planlarımız ve kontrollerimiz yolunda, her şey kontrolümüz altında" dedi. Ailesiyle birlikte piknik yapmaya gelen Alptekin Şahin ise su seviyesindeki artışa şaşırdığını belirterek, "Eskiden barajın yanına gitmek için yürümek gerekiyordu. Şimdi iki adım atınca suyun buraya kadar geldiğini görüyoruz. Senelerdir suyun bu seviyeye ulaştığını görmemiştim" diye konuştu. Yusuf Efe Ünlü de su seviyesindeki yükselişin sevindirici olduğunu ifade ederek, "Piknik yapmak ve köpeğimizi gezdirmek için geldik. Su seviyesi bizi şaşırttı. Geçen yıl burada böyle bir görüntü yoktu. Bu yaz su sıkıntısı çekmeyeceğimizi düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.