SAĞLIK - 21 Mayıs 2026 Perşembe 10:41

Polen alerjisine dikkat: "Başvurular arttı, çoğu zaman griple karışıyor"

A
A
A
Polen alerjisine dikkat: "Başvurular arttı, çoğu zaman griple karışıyor"

Özellikle bahar aylarında birçok insanı etkileyen polenlere karşı uyaran Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Aysun Aynacı, "Özellikle bahar, yaz aylarında şikayetler ortaya çıkartır, astım ataklarına neden olabilir. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlarda şikayetler daha ağır seyreder. Çoğu zaman grip gibi şeylerle karışıyor. Polen alerjileri yaz döneminde de devam ediyor hatta bazı polenler var, ağustos gibi ortaya çıkıyor. Poliklinikte özellikle şu dönemde polen alerjileri çok daha fazla, 2 ay öncesinde ev tozu alerjileri daha fazlaydı ama bu dönemde polenler daha fazla şikayetleri daha çok arttı o yüzden de başvurular arttı" dedi.


Polenler bitkilerin üreme döneminde havaya yayılan tanecikler olarak ifade edilirken çoğunlukla ilkbaharda insanları etkiliyor. Uzmanlar, yaz sonu ve sonbaharda ise genellikle yabani otların polen üretmeye başladığını söylerken polen alerjisine karşı önemli uyarılarda bulundu. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Aysun Aynacı, polenlerin kaşıntı, peş peşe hapşırık, burun akıntısı, öksürük, gözlerde kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkardığını belirtirken tanı ve tedavi süreçlerine yönelik bilgi verdi. Uzm. Dr. Aysun Aynacı, son dönemlerdeki başvurulara ilişkin de konuştu.



"Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlarda daha ağır seyreder"


‘Polen bitkilerin üremek için oluşturduğu toz tanecikleri’ diyerek sözlerine başlayan Uzmanı Dr. Aysun Aynacı, "Özellikle çayır, çimen, yabani ot ve ağaçlardan kaynaklanır. Bahar, yaz aylarında şikayetler ortaya çıkartır. Rüzgarla havaya karışır, yatkınlığı olan kişilerde semptomlara sebep olur. Burun akıntısı, kaşıntısı, hapşırma, göz sulanması, gözlerde kaşıntı, kızarma, yanma, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, yanma ve bazı durumlarda alt solunum yollarını etkileyerek nefes darlığı, hırıltı, hışıltı, öksürük, astım krizine kadar yol açabilen ciddi semptomlara sebep olabilir. Astımlı hastaların polen zamanında alerjik şikayetleri daha fazla olur, astım ataklarına neden olabilir. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlarda şikayetler daha ağır seyreder. Çoğu zaman grip gibi şeylerle karışıyor. Ateş olmadığı sürece, mevsim boyunca devam ederse ve her yıl tekrarlarsa bu polen alerjisiyle uyumlu. Böyle bir durumda alerji uzmanına başvurmalarını öneriyoruz" dedi.



"Mutlaka kıyafetlerini değiştirerek, duş alarak, polenleri uzaklaştırmaları gerekiyor"


Tedaviye ilişkin bilgi veren Uzm. Dr. Aynacı, "Tedavi noktasında burun spreyleri, göz damlaları, alerji hapları astımlı hastalarda özellikle cihazlarla kullanılabilen astım ilaçları semptomlarını gidermede oldukça etkili. Ayrıca polene yönelik tedaviler uygulanabiliyor, tamamen kişiye özel planlanıyor. Alerji aşısı dediğimiz bazı tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Kuru, rüzgarlı havalarda, sabah saatlerinde mümkün olduğunca çayır, çimenden uzak durmaları gerekiyor, mecburen çıkılacaksa koruyucu önlemler; şapka, gözlük, uzun kollu kıyafetler kullanılarak eve geldiklerinde de mutlaka kıyafetlerini değiştirerek, duş alarak, polenleri uzaklaştırmaları gerekiyor. Ev içerisinde de sabahları kuru ve rüzgarlı havalarda havalandırma amaçlı pencerelerinin açılmaması faydalı" şeklinde konuştu.



"Polen alerjisi önemli değil’ denerek alt solunum yollarını da tutan bir sorun haline gelebiliyor"


Sosyal medyadan alerjilere karşı önerilere yönelik konuşan Aynacı, "İçeriğini bilemediğimiz ürünler alerjisini gidermek yerine daha büyük alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Çok tehlikeli buluyorum, tıp ehli olmayan kişilerin çeşitli, ilaç adı altında önerdikleri şeylerin faydadan daha çok zarar getireceğine alerjik reaksiyonlara tehlikeli boyutta zemin hazırlayabileceğini düşünüyorum. Kimi zaman alerjilerinin farkında değiller, genellikle semptomlarını çok önemsemiyorlar, gelir geçer olarak düşünüyorlar. ‘Normal bir polen alerjisi önemli değil’ şeklinde davranıyorlar ama bu ilerleyen süreçlerde her geçen yıl daha da ağırlaşıp sonrasında alt solunum yollarını da tutan bir sorun haline gelebiliyor. Polen alerjileri yaz döneminde de devam ediyor hatta bazı polenler var, ağustos gibi ortaya çıkıyor; yabani ot polenleri. Ağustos, eylül, ekim, kasım aylarında hastanın özellikle şikayet ortaya çıkarmasına sebep oluyor. İlkbaharda olmadığı için hastalar tarafından çok polenmiş gibi hissedilmiyor ve ne olduğunu anlamadan bize geliyor. Yabani otların bazıları özellikle sonbaharda etki gösteriyor ve bunlar da polen alerjisi" ifadelerini kullandı.



"Şikayetleri daha çok arttı o yüzden de başvurular arttı"


‘Her zaman sağlıklı beslenmeyi öneriyoruz’ diyen Aynacı, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Katkı maddeli besinler, çok fazla fast food tüketmek hiçbir zaman istediğimiz şeyler değil. Hem alerjiye yatkınlığı artırıyor hem de alerjik reaksiyonlara sebep oluyor. Kapalı alanlarda kalınca ev tozunun etkisi çok fazla artıyor. Yaz kış çok fark etmiyor. Bahar aylarında özellikle polen alerjisi çok miktarda geliyor, bu aralar çayır, çimen polenleri çok görüyoruz ama kendi adıma servi ağacının polenini de çok görmeye başlıyorum. Bazıları farkında, ‘Alerjim var’ diyerek geliyor. Çeşitli testler yapıyoruz, bazıları kan testi, bazıları koldan yapılan testler. Bunları yapıp hastanın alerjisini doğruluyoruz. Neye karşı alerjisi olduğunu buluyoruz sonrasında tedavisini düzenliyoruz. Hastanın şikayetleri geçtikçe alt solunum yollarına inmeyip astım gelişmesini bir nebze önlüyor. Alerji aşıları, immünoterapi dediğimiz yöntemle polene, ev tozuna ya da evcil hayvana karşı hastanın alerjisini ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Poliklinikte özellikle şu dönemde polen alerjileri çok daha fazla, 2 ay öncesinde ev tozu alerjileri daha fazlaydı. Bu dönemde polenler daha fazla gelmeye başladı çünkü şikayetleri daha çok arttı o yüzden de başvurular arttı. Hastalar şikayetleri olmayınca genelde zaten başvurmuyorlar" şeklinde konuştu.



Polen alerjisine dikkat: "Başvurular arttı, çoğu zaman griple karışıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Araçla birlikte köprüden düşerek akıntıya kapılan 19 ve 20 yaşındaki 2 genç kayboldu Hatay’da etkili olan yağış sonrasında Antakya ile Samandağ’ı birbirine bağlayan köprü tek taraflı yıkıldı ve akıntıya kapılan araçtaki 2 kişi kayboldu. Suya kapılarak kaybolan 19 ve 20 yaşındaki 2 genci arama çalışmaları devam ediyor. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da dün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesi Karaçay Mahallesi’nde bulunan Karaçay nehri, yağış sonrası taştı. Taşan Karaçay nehri, Samandağ ile Antakya ilçelerini birbirine bağlayan Karaçay köprüsünün Samandağ’a gidiş yönünü çökertti. Çökme esnasında köprünün üzerinde ilerleyen araçtaki 20 yaşındaki Musa Paşa ve 19 yaşındaki Deniz Hoşgel kayboldu. Olay yerine sevk edilen AFAD, Hatay Büyükşehir Belediyesi Su altı Arama ve Kurtarma ekipleri başta olmak üzere çok sayıda ekip arama çalışmalarını sürdürüyor. Öte yandan gençlerim akıntıya kapıldığı araçsa ekipler tarafından hurdaya dönmüş halde bulundu. Selden dolayı yıkılan köprüden düşen şahısların kaybolduğunu ifade eden muhtar Cemil Gültekin, "Gece kuvvetli bir yağış oldu. Aniden gelen taşkınla Karaçay nehri doldu taştı. Nehir taşınca Antakya ile Samandağ ilçelerini bağlayan köprünün tek tarafı yıkıldı. Kaybolan kişi Antakya’dan gelirken bazı vatandaşların dur ikazına uymadan devam ettiği için arabasıyla yıkılan köprüden aşağıya düştü. Nehre düşüp akıntıya kapılınca kayboldu. Arabası bulundu ama kendisinden henüz haber yok. Sahil Güvenlik, jandarma, AFAD bütün ekipler seferber oldu. Allah devletimizden razı olsun. Gece boyunca yağış hiç durmadı" ifadelerini kullandı.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nden vatandaşlara kurbanlık seçiminde önemli uyarılar Ataşehir Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların sağlıklı ve dini şartlara uygun kurbanlık seçebilmesi için dikkat edilmesi gereken önemli noktaları paylaştı. Veteriner Hekim Senem Aksoy, kurbanlık hayvan seçiminde sağlık belgelerinden yaş tayinine kadar birçok konuda uyarılarda bulundu. Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte kurbanlık alışverişleri hız kazanırken, Ataşehir Belediyesi de vatandaşların bilinçli seçim yapabilmesi amacıyla bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Ataşehir Belediyesi Veteriner Hekimi Senem Aksoy, kurbanlık hayvan seçiminde dikkat edilmesi gereken önemli hususları anlattı. Veteriner Hekim Senem Aksoy, kurbanlık hayvanların mutlaka küpe numarasına sahip olması gerektiğini belirterek, hayvan pasaportu, veteriner sağlık raporu ve şehir dışından getirilen hayvanlar için il nakil belgelerinin kontrol edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Kurbanlık hayvanların yaş şartlarına da dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Aksoy, sığır ve mandaların en az 2 yaşını doldurmuş olması gerektiğini, koyun ve keçilerde ise 1 yaş şartı arandığını söyledi. Aksoy ayrıca, 6 ayını tamamlamış ancak gelişimi itibarıyla 1 yaşını doldurmuş gibi görünen koyunların da kurbanlık olarak tercih edilebileceğini belirtti. Hayvanların sağlık durumunun dikkatle gözlemlenmesi gerektiğine işaret eden Aksoy, özellikle süt dişlerini değiştirmiş olmalarının önemli bir kriter olduğunu söyledi. Hayvanların canlı bakışlara, parlak tüylere sahip olması gerektiğini belirten Aksoy, vatandaşların hayvanları birkaç dakika gözlemleyerek davranışlarını incelemeleri gerektiğini kaydetti. Hayvanların aşırı tepkili ya da tamamen tepkisiz olmamasının önemli olduğunu ifade eden Aksoy, vücutta yara, şişlik veya bere bulunmaması gerektiğini dile getirdi. Öksürük, ağız ve göz akıntısı, salya, ishal ve yüksek ateş gibi belirtilerin hastalık göstergesi olduğunu belirten Aksoy, bu tür hayvanların kurbanlık olarak tercih edilmemesi gerektiğini söyledi. Kurbanlık seçiminde hayvanların hareketlerinin de dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Aksoy, gebe ya da aşırı güçten düşmüş hayvanların kurban edilmesinin uygun olmadığını ifade etti. Yeni doğum yapmış hayvanların da kurbanlık olarak seçilmemesi gerektiğini belirten Aksoy, sürü devamlılığının korunması adına öncelikli olarak erkek hayvanların tercih edilmesinin önemine dikkat çekti. Ataşehir Belediyesi, vatandaşların hem sağlık şartlarına uygun hem de dini kurallara uygun kurbanlık seçebilmesi için bu hususlara dikkat etmeleri gerektiğini hatırlattı.
Çankırı Çankırı ve Kastamonu’da doğum sayısı düştü Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Doğum İstatistikleri’ne göre, Çankırı ve Kastamonu’da canlı doğan bebek sayısı bir önceki yıla göre azaldı. 2 ilde 2025 yılında toplam 4 bin 567 bebek dünyaya geldi. TÜİK verilerine göre, Çankırı’da 2024 yılında bin 803 olan canlı doğan bebek sayısı, 2025 yılında bin 660’a geriledi. Kentte dünyaya gelen bebeklerin yüzde 50,4’ü erkek, yüzde 49,6’sı kız oldu. Toplam doğurganlık hızı ise 2024 yılında 1,37 iken 2025 yılında 1,28’e düştü. Çankırı’da doğumların en fazla 25-29 yaş grubundaki annelerde gerçekleştiği görüldü. Bu yaş grubunda 2024 yılında 755 doğum yaşanırken, 2025 yılında bu sayı 635 oldu. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27 olarak kayıtlara geçti. Kaba doğum hızı da binde 8,9’dan binde 8,3’e geriledi. Kastamonu’da da benzer bir düşüş yaşandı. Kentte 2024 yılında 3 bin 62 olan canlı doğan bebek sayısı, 2025 yılında 2 bin 907’ye düştü. Bebeklerin yüzde 51’i erkek, yüzde 49’u kız olarak kayıtlara geçti. Toplam doğurganlık hızı ise 1,32’den 1,28’e geriledi. Kastamonu’da doğumların en fazla görüldüğü yaş grubu yine 25-29 oldu. Bu yaş grubunda 2024 yılında bin 148 doğum gerçekleşirken, 2025 yılında sayı bin 107’ye düştü. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,6 oldu. Kaba doğum hızı ise binde 7,9’dan binde 7,6’ya geriledi.
Çorum Çorum’da gençlerden "Şehitlere Saygı ve Vefa Yürüyüşü" Çorum’da Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Şehitlere Saygı ve Vefa Yürüyüşü"nde üniversite öğrencileri, 50 metre uzunluğundaki Türk bayrağıyla şehitliğe yürüdü. Hitit Üniversitesi tarafından 2023 yılından itibaren düzenli olarak gerçekleştirilen yürüyüşte yüzlerce öğrenci bir araya geldi. Kuzey Kampüs’ten Çorum Şehitliği’ne kadar uzanan güzergahta öğrenciler, 50 metrelik Türk bayrağını eller üstünde taşıdı. Milli birlik ve beraberlik mesajlarıyla yürüyen gençler, şehitlere vefa örneği gösterdi. Şehitlikte devam eden programda saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından aziz şehitlerin ruhları için Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı, dualar edildi. Programın sonunda öğrenciler ve katılımcılar, yanlarında getirdikleri gülleri Çorumlu şehitlerin kabirlerine bıraktı. Yürüyüşün ardından açıklamalarda bulunan Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, gençlerin şehitlere olan vefasını göstermek için bir araya geldiklerini belirtti. Öztürk, "2023 yılından itibaren Hitit Üniversitesi olarak, Çorum Şehitliği’ne olan yakınlığımızı da bir görev bilerek bu yürüyüşü düzenliyoruz. Gençlerimizin şehitlerimize olan vefasını ve üniversitemizin şehitlere olan saygısını göstermek için burada buluşuyoruz. Bundan sonra da Hitit Üniversitesi olarak her yıl 19 Mayıs Gençlik ve Spor Haftası kapsamında şehitlere saygı yürüyüşünü gerçekleştireceğiz. Bu gurur bize yeter" dedi.