SAĞLIK - 20 Haziran 2025 Cuma 10:51

"Sanal dünyada gerçek bağımlılık büyüyor"

A
A
A
"Sanal dünyada gerçek bağımlılık büyüyor"

Dikkat çeken bir davranışsal sağlık sorunu olarak öne çıkan ‘sanal kumar bağımlılığının’, özellikle genç bireylerde psikiyatrik sorunlara kapı araladığını belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Burçin Nuri Akal, "Klinik gözlemler ve bilimsel veriler, bu bağımlılık türünün yalnızca davranışsal değil; aynı zamanda duygusal, bilişsel ve sosyal alanlarda da derin etkiler bıraktığını ortaya koyuyor" dedi.


VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Burçin Nuri Akal, sanal kumar bağımlılığı hakkında bilgilendirmede bulundu. Kumar bağımlılığının tütün veya alkol bağımlılığına benzer şekilde, beyindeki dopamin ödül sistemiyle ilişkili davranışsal bir bağımlılık türü olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Akal, "Bu bozuklukta birey, kazanma heyecanıyla tekrar tekrar kumar oynama eğilimindedir ve sıklıkla kontrolünü yitirir. Süreç içerisinde dikkat dağınıklığı, gerçekçi olmayan inançlar, dürtüsellik ve risk almaya yönelik artan bir eğilim gözlemlenir" şeklinde konuştu.



"Bağımlılığın temeli erken yaşta atılıyor"


Ergenlik döneminden itibaren başlayan sanal kumar alışkanlığının ilerleyen yaşlarda gelişebilecek psikiyatrik sorunlar için risk oluşturan bir zemin hazırladığını belirten Uzm. Dr. Akal, "Özellikle genç erişkinlerde yalnızlık hissi, düşük benlik saygısı ve zayıf psikolojik dayanıklılık gibi faktörler, sanal kumar bağımlılığına yatkınlığı artırıyor. Savunmasız kişilik yapısına sahip bireylerde bu tür davranışsal bağımlılıkların gelişme riski çok daha yüksek" dedi.



Ruh sağlığı üzerindeki yansımaları


Sanal kumar bağımlılığının genellikle anksiyete, depresyon, sosyal izolasyon ve dürtüsellik gibi psikolojik belirtilerle birlikte görüldüğünü söyleyen Uzm. Dr. Akal, "Bu durum, bilişsel işlevlerde bozulma, duygudurum dalgalanmaları ve intihar riskinde artışla ilişkilendirilmiştir. Bağımlı bireylerde kendini suçlu ve değersiz hissetme yaygın olup, bu olumsuz duyguların tekrar kumara yönelimi tetikleyebildiği bilinmektedir" diye konuştu.



Tanı ve tedavi yöntemleri


Sanal kumar bağımlılığının etkin tedavisi için öncelikle doğru tanının konulmasının gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Akal, "Klinik değerlendirme sürecinde bireyin davranışları, düşünce kalıpları ve bağımlılığın günlük yaşam üzerindeki etkileri detaylı şekilde incelenir. Tedavi sürecinde ise çeşitli psikoterapi yöntemleri, destek grupları ve gerektiğinde ilaç tedavisi kullanılır" dedi.


Bilişsel Davranışçı Terapinin (BDT), zararlı düşünce kalıplarını tanıtarak, yeniden yapılandırma, tetikleyici faktörlerle başa çıkma stratejileri geliştirdiğini belirten Uzm. Dr. Akal, "Aile terapisi ve grup desteği, sosyal destek aracılığıyla yalnızlık ve suçluluk duygusunu azaltır. İlaç tedavisi, antidepresanlar, ruh halini düzeltebilir; opioid antagonistleri ise dürtü kontrolüne katkı sağlayabilir. İnternet temelli terapi uygulamaları, online BDT destekli metotlar, erişimi kolaylaştırarak terapinin sürdürülebilirliğini destekler" ifadelerine yer verdi.



"Tedavi gecikirse etkisi büyüyor"


Bir davranışsal bağımlılık olarak sanal kumarın bireyin sosyal bağlarını zayıflattığını, finansal sorunları tetiklediğini ve ruh sağlığını olumsuz etkilediğini söyleyen Uzm. Dr. Akal, "Erken teşhis edilmeyen olgular zamanla hem kişinin psikiyatrik desteğe ihtiyacına yol açar hem de toplumda çevresel ve ekonomik yük oluşturur" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Saldırıda hayatını kaybeden Kerem’in mezarına çiçekler dikildi Kahramanmaraş’ta okulda gerçekleşen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kerem Erdem Güngör’ün eniştesi, "Kerem çok tatlı bir çocuktu. 11 yaşındaydı. Kimseyi kırmayan, güler yüzlü, tarif edilemeyecek ve ağzından küfür çıkmayan bir çocuktu" dedi. Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybederek Şeyh Adil Mezarlığı’nda yan yana defnedilen çocukların mezarına yakınlarının ziyaretleri sürüyor. Saldırıda hayatını kaybeden Kerem Erdem Güngör’ün eniştesi Durmuş Koca ve yakınları mezar başında dua edip, mezara çiçekler dikti. "Kerem çok tatlı bir çocuktu" Enişte Durmuş Koca, Kerem’in güler yüzlü ve ağızından küfür çıkmayan bir çocuk olduğunu söyleyerek, "Sözün bittiği yer. Allah, anne babalarına sabırlar versin. Kerem’in babası, ’pilot olmak istiyordu oğlum’ diyordu. Allah sabrını versin. Ben enişteleriyim. Kerem çok tatlı bir çocuktu. 11 yaşındaydı. Kimseyi kırmayan, güler yüzlü, tarif edilemeyecek bir çocuk ve ağızından küfür çıkmayan bir çocuktu. Bizi gördüğünde çok severdi. Biz kendisine doyamadık, doyamadan gitti. Ailesine çok iyiydi sıkıntı yoktu. Ben olay yerine sonradan gelmiştim geldiğimde orada yoktu hastanede aradık. Kerem üç kardeşti ve ortanca çocuktu. İki kardeşi daha var. Kardeşleri aklı ermiyor olabilir ama abisinin yokluğunu arayacaktır. Unutulacak şey değil" dedi.
Eskişehir Rektör Adıgüzel’in katılımıyla "AUPRESS Dergi Editörleri Değerlendirme Toplantısı" yapıldı Anadolu Üniversitesi yönetimi ve dergi editörleri, yayıncılık faaliyetlerinde kurumsallaşma ve uluslararasılaşma hedeflerini değerlendirmek üzere bir araya geldi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in başkanlığında, AUPRESS yönetimi ve bünyesindeki tüm dergi editörlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda, akademik yayıncılıkta gelinen son nokta ve gelecek vizyonu paylaşıldı. "AUPRESS hem ulusal hem de uluslararası yayıncılık literatüründeki stratejik konumunu pekiştiriyor" Toplantının açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin bilimsel üretim kapasitesinin altını çizerek şunları kaydetti: "Üniversitemiz bünyesinde üretilen bilimsel bilginin küresel ölçekte karşılık bulması; yayınlarımızın niteliği ve erişilebilirliği ile doğrudan ilişkilidir. Bugün AUPRESS çatısı altında, ESCI ve Scopus gibi prestijli uluslararası dizinlerde taranan dergilerimizin varlığı, küresel bilim ekosisteminde üst sıralarda yer alma kararlılığımızın somut bir göstergesidir. Bunun yanı sıra, ulusal yayıncılık standartlarının temel referans noktası olan TR Dizin’de taranan dergi sayımızın kayda değer bir seviyeye ulaşması, AUPRESS’in hem ulusal hem de uluslararası yayıncılık literatüründeki stratejik konumunu pekiştiriyor. Gelinen bu yetkinlik aşamasında; kalitesini kanıtlamış mevcut dergilerimiz, yayın hayatına yeni başlayan dergilerimize rehberlik ederek akademik prestijimizi daha ileriye taşıma noktasında öncü bir rol üstlenecek." Toplantının ana gündem maddesini, Anadolu Üniversitesi bünyesindeki tüm süreli yayınların AUPRESS çatısı altında birleşmesiyle yakalanan ivme oluşturdu. Rektörlük ve AUPRESS yönetimi tarafından yapılan sunumlarda; 20 dergilik portföyün tek bir kurumsal şemsiye altında toplanmasının, yayın süreçlerinde standardizasyonu sağladığı ve kurumsal aidiyeti güçlendirdiği vurgulandı. "Dergilerimizin AUPRESS çatısı altında toplanması vizyoner bir adımdır" Akademik dergilerin tek bir merkezden yönetilmesinin stratejik önemine değinen Rektör Danışmanı ve ANASAM Müdürü Prof. Dr. Mustafa Bostancı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Dergilerimizin AUPRESS çatısı altında toplanması sadece teknik bir birleşme değil; aynı zamanda yayıncılıkta kalite standartlarımızı ortak bir paydada buluşturan vizyoner bir adımdır. Bu bütünleşik yapı sayesinde editoryal süreçlerde tam uyum sağlarken, üniversitemizin entelektüel sermayesini çok daha güçlü ve organize bir biçimde uluslararası mecralara taşıma imkânı buluyoruz." Toplantıda, özellikle ESCI ve Scopus gibi prestijli dizinlerde taranan Anadolu Üniversitesi dergilerinin elde ettiği başarılar örneklerle aktarıldı. Bu başarıların, Anadolu Üniversitesi’nin bilimsel literatürdeki ağırlığını ve uluslararası sıralamalardaki konumunu doğrudan yükselttiği ifade edildi.Editörlerin görüş ve önerilerinin dinlendiği oturumlarda; niteliksel gelişimin, niceliksel artıştan daha öncelikli olduğu kararlılıkla yinelendi. AUPRESS’in önümüzdeki döneme ait stratejik yol haritasının da masaya yatırıldığı görüşmede; dijital yayıncılık teknolojilerinin optimizasyonu, açık erişim politikalarının genişletilmesi ve diğer dergilerin de uluslararası üst dizinlere kabul edilmesi için sunulacak teknik ve akademik destek süreçleri detaylandırıldı. Toplantı, bilimsel mükemmeliyet odaklı bu yapılanmanın Anadolu Üniversitesi araştırma ekosistemine sunduğu katkıların artırılarak sürdürülmesi temennisiyle sona erdi.