ÇEVRE - 04 Nisan 2025 Cuma 12:59

Su uzmanı profesör: "Yağışlar Karadeniz’i rahatlattı ama ülkenin yüzde 70’i kurak periyot geçiriyor"

A
A
A
Su uzmanı profesör: "Yağışlar Karadeniz’i rahatlattı ama ülkenin yüzde 70’i kurak periyot geçiriyor"

Su uzmanı Prof. Dr. Yusuf Demir, yoğun kar ve yağmur yağışlarının Karadeniz Bölgesi’ni rahatlattığını ancak ülkenin yüzde 70’inin ise kurak bir periyot geçirdiğini, başta İstanbul olmak üzere önemli metropolleri içinde barındıran Marmara Bölgesi’nde yaz aylarında muhtemel sıkıntılara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Demir, "Bir damla suyun bile önemli olduğu, her alanda tasarrufun ilke haline getirilmesi gereken bir sürece giriyoruz. Tüm topluma suyu anlatmak ve kullanmayı öğretmek bir vatan borcudur. Aksi takdirde çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayacağı dünyayı kendi ellerimizle yaşanmaz hale getiririz" dedi.


Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye’nin yağış durumu ve kuraklık riskini değerlendirdi. Şubat ayında son yılların en yoğun kar yağışını alan Karadeniz Bölgesi’nde bugünlerde ilkbahar yağışlarının etkili olduğunu, bu durumun diğer bölgelerde aynı olmadığını ve kuraklık riskinin devam ettiğini belirten Prof. Dr. Demir, "Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz verilerine göre, 1 Ekim 2024-28 Şubat 2025 dönemini kapsayan 2025 su yılı yağışları, 2024 su yılı yağışlarının altında gerçekleşmiştir. Türkiye geneli 2025 su yılı yağışı 221.4 milimetre, uzun yıllık ortalama yağış (1991-2020) 313.0 mm ve 2024 yılı aynı dönem su yılı yağışı 336.4 mm’dir. 2025 su yılı yağışı beş aylık dönemde normaline göre yüzde 29, geçen yıl aynı dönem yağışlarına göre yüzde 34 azalma göstermiştir. Yalnız şubat ayı dikkate alındığında, Türkiye geneli şubat ayı yağışı uzun yıllık ortalamaların altında, geçen yıl şubat ayı yağışının üzerinde gerçekleşmiştir. 2025 yılı Şubat ayı yağışı 40.0 mm, şubat ayı uzun yıllık ortalamaları (1991-2020) 59.8 mm, 2024 yılı Şubat ayı yağışı 34.5 mm’dir. Genel olarak 2025 yılı yağışları uzun yıllık ortalamaların altında gerçekleşmiştir Bu gerçekleşme ülkemizin bölgesel değerlendirmesinde önemli farklılıklar göstermiştir. Özellikle şubat ve mart aylarında Karadeniz Bölgesi diğer bölgelere göre daha yüksek yağış almış, diğer bölgelerde uzun yıllık ortalamaların altında gerçekleşmektedir. Geçen yıl aynı dönem yağışlarına göre ise Karadeniz Bölgesi hariç tüm bölgelerde azalma gözlenmiştir. Uzun yıllık ortalamalara göre en fazla azalma yüzde 56 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde su yılı yağışları son 65 yılın en düşük seviyesine inmiştir. Yalnız şubat ayı değerlendirildiğinde bölge genelinde Karadeniz Bölgesi hariç tüm bölgeler uzun yıllık ortalamalar altında yağış almış, bu ortalamalara göre en fazla azalma yüzde 74 ile Ege Bölgesi’nde gerçekleşmiştir" diye konuştu.



"Ülkemizin belli bölgelerinde düşen yağış miktarlarında azalma ve kuraklık riski devam etmekte"


Karadeniz Bölgesi mart ayında da yeter yağışı aldığını ancak Türkiye’nin belli bölgelerinde düşen yağış miktarlarında azalma ve kuraklık riski devam ettiğini söyleyen Demir, "Özellikle ülkemiz tarımında önemli bir yere sahip, Akdeniz, Ege, İç Anadolu Bölgelerimizin nisan ve mayıs aylarında alacağı yağış miktarları önemli hale gelmiştir. Yağış dağılımının mevcut trendde devam etmesi halinde su kaynaklarımız ve tarımsal sulama açısından önemli riskler taşımakta, su kaynaklarımızın yaz aylarında şehirlerimizde ve yerleşim birimlerimizde içme suyu ve tarımsal üretimde ihtiyaç duyulan sulama açısından yetersiz kalma riskine karşılık bugünden gerekli hazırlık ve tedbirlerin alınması zorunlu hale gelmektedir. Özellikle kar yağışını yetersiz alan bölgelerimizde yeraltı suyu beslenmesindeki eksiklikler nedeniyle, yeraltı suyu kullanımları iyi planlanmalı ve takip edilmelidir" şeklinde konuştu.



"Yaz aylarında yaşanma ihtimali olan sıkıntılara karşı hazırlıklı olunmalı"


Türkiye açısından gelecek dönemde 2- 3 ay içerisinde düşecek yağış miktarlarının dağılımlarının oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Demir, "Bu anlamda tüm yerel yönetimlerin, meteoroloji müdürlükleri ile yakın diyalog halinde kendi bölgelerindeki yağış dağılım ve değişimlerini takip etmeleri ve bölgesel ihtiyaçlarına göre mevcut kaynaklarının yeterlilik analizlerini ve alınacak tedbirleri uzman görüşleri ve danışmanları aracılığı ile planlanmalıdır. Aksi takdirde yaz ve sonbahar başlarında yaşanabilecek kaynak yetersizliklerine karşı hazırlıksız yakalanma riskleri aratacaktır. Şubat ve mart aylarında düşen yağışlar Karadeniz ve Marmara Bölgeleri başta olmak üzere belli bölgelerimizde önemli bir rahatlama sağladığı gözlenmektedir. Bu bölgelerde mayıs ve haziran yağışları mevcut kaynakların yeterliliğinin belirlenmesinde önemli olacaktır. Özellikle Başta İstanbul olmak üzere önemli metropolleri içinde barındıran Marmara Bölgesi’nde yerleşim yerlerinde içme ve kullanma suyu planlamaları bu trende göre gerçekleştirilmeli, yaz aylarında yaşanma ihtimali olan sıkıntılara karşı hazırlıklı olunmalıdır" açıklamasında bulundu.



"3 ve 6 aylık kuraklık analizlerine göre yüzde 70’ine yakını kurak bir periyot geçirmekte"


Prof. Dr. Yusuf Demir şunları söyledi:


"Kısaca son aylarımızda belli bölgelerimizde düşen yağışlar bizi rehavete kaptırmamalı, son yıllarda yaşanan kuraklık trenlerine paralel devam eden 2025 yılı yağışlarındaki dağılım yaz aylarına hazırlıklı girmemizi zorunlu hale getirmektedir. Ülkemizin son 3 ve 6 aylık kuraklık analizlerine göre yüzde 70’ine yakını kurak bir periyot geçirmektedir. Özellikle kar yağışlarının belli bölgelerimizde yetersiz yağması, yeraltı suyu beslenmesindeki riskleri artırmaktadır. İç Anadolu Bölgemiz başta olmak üzere tüm tarımsal bölgelerimizde yeraltı suyu kullanımları iyi planlanmalıdır. Ülkemizin önemli bir bölümünde yaz kuraklığı riski aratarak devam etmektedir. Yerel yönetimler, sulama birlikleri ve ilgili kurumlarımızın bu sürece karşı eylem planlarını bugünden hazırlamaları kaçınılmazdır. Aksi takdirde sıkıntı anında hazırlanacak eylem planları ve alınacak tedbirler yetersiz kalabilir. Bir damla suyun bile önemli olduğu, her alanda tasarrufun ilke haline getirilmesi gereken bir sürece giriyoruz. Tüm topluma suyu anlatmak ve kullanmayı öğretmek bir vatan borcudur. Aksi takdirde çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayacağı dünyayı kendi ellerimizle yaşanmaz hale getiririz."



Su uzmanı profesör: "Yağışlar Karadeniz’i rahatlattı ama ülkenin yüzde 70’i kurak periyot geçiriyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu’nda Bilim Rüzgarı: 19 proje görücüye çıktı Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu, öğrencilerin bilimsel merakını ve üretkenliğini desteklemek amacıyla düzenlenen TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’na ev sahipliği yaptı. Okul bünyesinde gerçekleştirilen etkinlikte, öğrencilerin uzun süreli araştırmaları sonucu ortaya çıkan 19 özgün proje sergilendi. Fen Bilimlerinden teknolojiye geniş yelpaze Toplam 19 projenin yer aldığı sergi, fen bilimlerinden teknoloji tasarıma kadar geniş bir alana yayılan içeriğiyle dikkat çekti. Öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini sergilediği fuarda, her bir stantta projelerini sunan genç araştırmacılar katılımcılardan tam not aldı. "Öğrencilerimizin vizyonu genişliyor" Fuarın açılışında konuşan Okul Müdürü Hüseyin Öztürk, akademik başarının bilimsel projelerle taçlandırılmasının önemine vurgu yaptı. Öztürk, "Bu tür etkinlikler öğrencilerimizin vizyonunu genişletirken, geleceğin bilim insanlarının yetişmesi için de güçlü bir zemin hazırlıyor. Emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilerimizi kutluyorum" dedi. Proje Yürütücüsü Emel Çorak liderliğinde yürütülen hazırlık sürecinde öğrenciler, bilimsel metodolojiyi temel alarak projelerini profesyonel standartlarda hazırladı. Hem öğrenciler hem de ziyaretçiler için unutulmaz bir deneyim sunan TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı, okulun bilimsel çalışmalarındaki kararlılığını gösterdi.
Konya Büyükşehir öncülüğünde hayata geçecek Konya Jeopark Projesi’nde saha incelemesi yapıldı Konya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde birçok kurum ve kuruluşun katkılarıyla Konya Jeopark Projesi hayata geçirilecek. Konya turizminin geleceği açısından büyük önem taşıyan Jeopark Projesi kapsamında Karapınar ilçesinin jeolojik ve doğal mirası açısından kritik noktalar yerinde incelendi. Bu kapsamda Karapınar Acıgöl, Meke Maarı ve Karapınar Çölleşme ve Erozyon Araştırma Merkezi’nde incelemeler gerçekleştirildi. İncelemelere; Karapınar Belediye Başkanı İbrahim Önal, Karapınar AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Ersoy, Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Uslu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürü Orhan Çatalçam, MTA Konya Bölge Müdürü Muharrem Göktaş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fikret Fidan, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Tayyip Sarı, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Hasan Hüseyin Acar, MEVKA Genel Sekreteri İhsan Bostancı, Toprak Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürü Cihan Uzun, Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yazlık, Konya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Latif Erdoğan katıldı. Proje ile Konya’nın doğal ve kültürel varlıklarının bütüncül bir anlayışla korunması, geliştirilmesi ve tanıtılması; kültür ve turizme ilişkin sosyal ve teknik altyapının kurulması ve işletilmesinin sağlanması gibi birçok alanda şehrin turizm potansiyeline katkı sunulması hedefleniyor.
Gaziantep Gaziantep’te ‘ebe gebe el ele’ vererek pirpirim aşı yaptı Gaziantep’te Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Her Gebeye Bir Ebe" projesi kapsamında anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Doğumu yaklaşan anne adayları ile ebeler mutfakta bir araya gelerek kentin yöresel lezzetlerinden olan pirpirim aşını birlikte hazırladı. Proje kapsamında koordinatör ebeler ve takip ettikleri anne adayları, Emine Göğüş Mutfak Müzesi’nde bir araya geldi. Etkinlikte, MUSEM Akademi’de Gaziantep’in tescilli lezzetlerinden pirpirim aşı eğitmen aşçı eşliğinde hazırlandı. Abdulkadir Konukoğlu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Uzman Diyetisyen Tuğba Tekerek tarafından anne adaylarına yemeğin besin değerleri, gebelikteki faydaları ve sağlıklı pişirme yöntemleri hakkında bilgilendirme yapıldı. İl Koordinatör Ebe Dilek Tabur, proje kapsamında yürütülen hizmetleri ve anne adaylarına sunulan danışmanlık sürecini anlatarak soruları yanıtladı. Program kapsamında ayrıca Selma Adnan İnanıcı Sağlıklı Hayat Merkezi Fizyoterapisti Gülay Mesci Uçar eşliğinde Gaziantep Kalesi önünde açık havada gebelik egzersizleri gerçekleştirildi, nefes teknikleri ve normal doğumu destekleyici uygulamalar paylaşıldı. Programa katılan anne adayları ise güzel bir gün geçirdiklerini belirterek programda emeği geçenlere teşekkür ettiler ve verilen eğitimlerden memnun olduklarını dile getirdiler. Bu özel etkinlik ile anne adaylarının gebelik sürecinde bilinçli, aktif ve desteklenmiş hissetmeleri hedeflendi.
Kayseri MHP’li Ersoy’dan Pınarbaşı için sağlık hamlesi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri’nin yüzölçümü bakımından en büyük ilçesi olan Pınarbaşı’nda sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yazılı olarak cevaplandırması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunulan soru önergesinde; Pınarbaşı Devlet Hastanesindeki branş doktoru eksikliği, MR ve tomografi gibi ileri görüntüleme cihazlarının yetersizliği, vatandaşların Kayseri merkeze sevk edilmek zorunda kalması ve hastanenin mevcut "D" sınıfından "C" sınıfına yükseltilmesi talepleri gündeme getirildi. Önergede ayrıca ilçenin ağır kış şartları, şehir merkezine uzaklığı ve trafik kazalarının yoğunluğu nedeniyle sağlık altyapısının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarında paylaşım yapan Ersoy, "Kayserimizin yüzölçümü olarak en büyük ilçelerinden Pınarbaşı’nda vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı sorunları Gazi Meclisimizin gündemine taşıdık. Branş doktoru eksikliği, MR ve tomografi yetersizliği, Kayseri merkeze yapılan yoğun sevkler, hastanenin "C" sınıfına yükseltilmesi talebi ile ilgili soru önergemizi, Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’na ilettik. Pınarbaşılı hemşerilerimizin sağlık hizmetlerine daha hızlı ve etkin şekilde ulaşabilmesi için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Erzincan Kemaliye ve İliç MYO’larında kalite güvencesi çalışmaları değerlendirildi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi bünyesinde Kemaliye Meslek Yüksekokulu ile İliç Dursun Yıldırım Meslek Yüksekokulunda kalite iyileştirme sunumları gerçekleştirildi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Kalite Güvencesi Sistemi çalışmaları kapsamında düzenlenen toplantılarda, birimlerde yürütülen kalite faaliyetleri ve kurumsal gelişime yönelik iyileştirme süreçleri ele alındı. Akademik ve idari personel ile öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen sunumlarda, eğitim-öğretim süreçlerinin niteliğinin artırılmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi. Toplantılara Rektör Prof. Dr. Akın Levent, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. A. Ercan Ekinci, Rektör Danışmanı Prof. Dr. M. Cihat Özgenel, ilgili meslek yüksekokullarının yöneticileri, Kalite Koordinatörlüğü üyeleri ile akademik ve idari personel ve öğrenci temsilcileri katıldı. Sunumlarda kalite odaklı yönetim anlayışı doğrultusunda yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, kurumsal gelişimin sürdürülebilirliği ve kalite kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik hedefler ele alındı. Program sonunda değerlendirmede bulunan Rektör Levent, kalite süreçlerinin üniversitenin gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, tüm birimlerde kalite odaklı çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.