ASAYİŞ - 26 Temmuz 2025 Cumartesi 11:23

Tekstil mağazasında korkutan yangın

A
A
A
Tekstil mağazasında korkutan yangın

Samsun’da bir tekstil mağazasında çıkan yangın, itfaiyenin hızlı müdahalesi sonucu ürünlere ulaşmadan söndürüldü.


Yangın, İlkadım ilçesi Cumhuriyet Caddesi üzerindeki 5 katlı Yeşilyurt Apartmanı girişinde bulunan tekstil mağazasında saat 08.40’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mağaza içerisinde bulunan çay ocağından çıktığı belirlenen yangında dükkan içerisinden siyah duman çıktığını gören çevre sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi ve işyeri sahibine bildirdi. Yangına hızlı bir şekilde müdahale eden itfaiye ekipleri, tutuşan ocak ve baca kısmını söndürüp, alevlerin tekstil ürünlerine sıçramasını önledi.


Aynı dükkanın 2 sene önce de kafe olarak işletildiği zaman yandığını ve o zaman her şeyin kül olduğunu dile getiren işyeri sahibi Uğur Akyüz, "Yangın çıktığında evdeydim. Komşular arayıp dükkanın yandığını ve duman çıktığını söylediler. Ben gelmeden itfaiye de gelip erkenden yangına müdahale etti. Erken müdahale de yangının büyümesini önledi. Burası tekstil mağazası. Yangın eğer büyüseydi daha durduramazdık. 2023’te burası kafeydi. O zaman çıkan yangında çok büyük zararım olmuştu. Şimdi en azından az bir zararla bu yangını atlattık" dedi.


İtfaiyenin soğutma çalışmalarını tamamlamasının ardından olayla ilgili polis ekipleri de tutanak tutarak gerekli incelemeleri yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Ali Kındap: "Jeotermal yatırımların ülke geneline yayılması için seferberlik ilân edilmeli" Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Anadolu ve Trakya coğrafyasında bin 500’ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası olduğunu hatırlatarak, başta enerji olmak üzere yatırımların Ege’den ülke geneline doğru yayılması için seferberlik ilân edilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermal, ülke ekonomisine çok farklı alanlarda değer oluşturan yatırımların adresi oluyor. Jeotermal kaynaklardan enerji üretiminin büyük bölümü Ege Bölgesi’nde kümelenirken, zengin jeotermal kaynaklara sahip Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki sahalarda yeni santral projeleri geliştiriliyor. JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Anadolu ve Trakya coğrafyasında bin 500’ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası olduğunu hatırlatarak, başta enerji olmak üzere yatırımların Ege’den ülke geneline doğru yayılması için seferberlik ilân edilmesi gerektiğini vurguladı. Doğu anadolu jeotermal zengini Ağrı, Muş, Bingöl, Elazığ ve Van başta olmak üzere Doğu Anadolu illerinin tektonik yapıları gereği çok zengin jeotermal kaynaklara sahip olduğu bilgisini veren Kındap, "Jeotermal tamamen bizim olan, kullanırken kimseden izin istemediğimiz, kimseye bir para ödemeyeceğimiz; 7 gün 24 saat kesintisiz üretim yaptığımız; temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir bir kaynak. Doğu Anadolu Bölgemizdeki illerimizde, jeotermalin tüm kullanım alanlarında ülke ekonomisinin kalkınmasına hizmet edecek projeler geliştiriliyor. Pek çok kentimizde yurttaşlarımızın yatırımları desteklediğini görmek bizlere de mutluluk veriyor. Çünkü hepimiz biliyoruz ki tamamen bizim olan jeotermal enerjiye ‘hayır’ demek, kıt olan dövizimizi harcayarak ithal ettiğimiz enerji kaynaklarına ‘evet’ demek anlamına geliyor" dedi. "Bilgi eksikliğini gidermek görevimiz" Muş ve Bingöl’de bazı vatandaşların bilgi eksikliğinden kaynaklı sebeplerle jeotermale karşı çıkabildiğini söyleyen Kındap, bu yöndeki eksikliğin giderilmesi ve karşı çıkışların siyasi istismar konusu olmaması için JED ve benzeri sivil toplum örgütlerine görev düştüğünü hatırlattı. "Türkiye’de halen enerji üreten ya da inşa halinde olan jeotermal santrallerin, dünyanın kabul ettiği en yüksek çevre standartlarına sahip olduklarına işaret eden JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: "Varto ve Karlıova başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi’nde gerçekleştirilecek jeotermal yatırımların, başta istihdam olmak üzere bölge ekonomisine çok farklı alanlarda katkı sağlamasını bekliyoruz. Bugün Ağrı’nın Diyadin ilçesi nasıl jeotermal seracılıkta bir Türkiye markası olduysa; Varto ve Karlıova gibi pek çok ilçemiz enerji üretiminde, termal turizmde, sebze ve meyve kurutma yatırımlarında, jeotermal madencilik uygulamalarında birer marka şehir olabilir. Gerek inşaat gerekse işletme süreçlerinde doğrudan ve dolaylı iş imkanları, bu ilçelerimizde ciddi bir ekonomik hareketlilik oluşturacak. Kaynaklarımızın verimliliği ile paralel olarak tarımsal üretimde artış, yılın 12 ayı kesintisiz üretim yapılabilen modern seracılık uygulamaları yaygınlaşacak. Sektör temsilcileri olarak bizler, yurttaşlarımızın doğru bilgilenmesine büyük önem vermekteyiz. Bir ilimizde jeotermal yatırımlar alkışlarla karşılanırken, birkaç yüz kilometre uzaklıktaki bir başka şehrimizde eleştiri konusu oluyorsa, bizlerin de sorumluluk alması gereken bir bilgi eksikliği var demektir." "Türkiye jeotermali elinin tersi ile itemez" Rusya–Ukrayna ve ABD-İran savaşlarının Türkiye için enerji arz güvenliğinin taşıdığı stratejik önemi gösteren örnekler olduğuna dikkat çeken Kındap, gelişmişlik seviyesi ne olursa olsun tüm ülkelerin yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına çok daha fazla önem verdiklerini belirtti. Dünyada dördüncü, Avrupa’nın lider jeotermal zengini ülkesi olan Türkiye’nin, bu dev enerji kaynağını elinin tersi ile itemeyeceğini kaydeden Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkemiz doğalgaz ve petrol zengini bir ülke değil. Enerjide bağımsız olmamız için bu kaynaklara sahip olmamız da gerekmiyor. Tüm yenilenebilir kaynaklarımızdan etkin şekilde ve sonuna kadar yararlanmalı, 85 milyonluk ülkemizin enerjisini bu kaynaklarla karşılamalıyız. Bu açıdan baktığımızda Doğu Anadolu’daki jeotermal yatırımlarımız ekonomik kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve enerji bağımsızlığı hedeflerimizin tam kesişim noktasında yer alıyor. Bu yatırımların ülkemizin temiz enerji yolculuğunda güçlü birer adım olduğuna inanıyoruz. Nasıl ki rüzgâr enerjisi yatırımlarımız son yıllarda batıdan doğuya doğru hızlı bir ivme ile yayılıyorsa, jeotermal enerjide de aynı rotayı izlemeliyiz." Rakamlarla jeotermal sektörü - Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda. - Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip. - Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW/termal olarak açıklarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye üçte birinden azına karşılık gelen 19 bin 836 MW/termal kullanıma sahip. - 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin yüzde 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’inci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer alıyor.
Bilecik Bilecik’in kitap kafeleri Türkiye’ye örnek oldu Bilecik Belediyesi tarafından yapılan kitap kafeler, yapılan değerlendirmeler sonucunda Türkiye’ye örnek gösterildi. Bilecik Belediyesi tarafından hayata geçirilen kitap kafeler, Türkiye Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen forumda iyi uygulama örneği olarak öne çıktı. Türkiye genelinden 700’ün üzerinde belediyenin başvurduğu programda Bilecik Belediyesi de başarılı projeleriyle dikkat çeken kurumlar arasında yer aldı. 69 belediyenin sunum yapmaya hak kazandığı forumda, Bilecik Belediyesi’ni temsilen Eğitmen Sevgi Akkoy katılarak kitap kafe projelerini anlattı. Yapılan sunumda, özellikle öğrenciler başta olmak üzere toplumun her kesimine hitap eden çalışmaların detayları paylaşıldı. Bilecik Belediyesi tarafından şehir genelinde Kültür ve Kongre Merkezi Kitap Kafe, Hürriyet Mahallesi Kitap Kafe ve Sanat Sokağı Kitap Kafe olmak üzere üç ayrı noktada hizmet veriliyor. Zengin kitap içerikleri, sessiz çalışma ortamı ve çeşitli ikramlarla dikkat çeken kitap kafeler, özellikle sınav dönemlerinde yoğun ilgi görüyor. Ayrıca üniversite öğrencilerine sınav dönemlerinde ücretsiz çorba ikramı yapılarak sosyal destek sağlanıyor. Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, projelerin gördüğü ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek, "Eğitime ve gençlerimize yönelik projeler üretmeye devam ediyoruz. Kitap kafelerimizin Türkiye’ye örnek gösterilmesi bizleri gururlandırdı. Öğrencilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Van Van’da iki mevsim bir arada: Bir yanda bahar, diğer yanda kış Van’da ilkbaharın gelişiyle birlikte meyve ağaçları çiçek açarak doğayı renklendirmeye başladı. Kent merkezinde ve alçak kesimlerde badem, kayısı ve erik ağaçlarının açan çiçekleri baharın yüzünü gösterirken, yüksek rakımlı ilçelerde ise kış mevsimi etkisini sürdürüyor. Özellikle Çatak ve Bahçesaray ilçelerinde kar örtüsü halen yer yer kalınlığını korurken, soğuk hava ve zaman zaman etkili olan kar yağışı bölgeyi adeta kış ortasındaymış gibi gösteriyor. Dağlık alanlarda beyaza bürünen manzaralar ile kent merkezindeki çiçek açmış ağaçlar, aynı il sınırları içinde iki farklı mevsimin yaşandığını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, Van’ın coğrafi yapısı ve rakım farklarının bu tür mevsimsel zıtlıkların yaşanmasına neden olduğunu belirtiyor. Baharın etkisini artırmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde yüksek kesimlerde de karların erimesi ve doğanın uyanmaya başlaması bekleniyor. "Merkezde bahar coşkusu, yüksek kesimler kış" Van Gölü havzasında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte doğa uyandı. Kent merkezinde ve göl kıyısındaki yerleşim yerlerinde: çiğdemler, kayısı ve badem ağaçları beyaz ve pembe çiçekleriyle görsel bir şölen sunuyor. Çatak ve Bahçesaray’da kış mevsimi hakim. Van merkeze sadece onlarca kilometre uzaklıktaki Çatak ve Bahçesaray ilçelerinde ise manzara tamamen farklı. Bu bölgelerde: kar kalınlığı yüksek kesimlerde yer yer bir metreyi buluyor.