SAĞLIK - 22 Ağustos 2025 Cuma 12:55

"Uyku apnesi kalp krizi ve inme riskini artırıyor"

A
A
A
"Uyku apnesi kalp krizi ve inme riskini artırıyor"

Uyku apnesinin birçok hastalığın temel nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Liv Hospital Samsun Kulak Burun Boğaz Kliniği’nden Opr. Dr. Yunus Karadavut, "Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir" dedi.


Dünya Uyku Günü dolayısıyla uyku apnesi hakkında bilgilendirmede bulunan Liv Hospital Samsun Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, hastalığın en önemli belirtisinin horlama olduğuna dikkat çekerek "Bazen yan odalarda uyuyanlar bile hastanın uyku apnesi durumunu anlayabilir. Kişinin uyurken solunumunun durmasını ise yanında yatan kişi fark eder. Uyku apnesi belirtilerinden bir diğeri ise gündüz uyuklama durumudur. Hasta gece boyunca bahsedilen uykuda nefesin durması, horlama gibi faktörler yüzünden uyku düzenini kaybeder. Hasta sabah kalktığında yorgun ve bitkin bir şekilde kalkacaktır. Kaliteli uyku olmadığı için de hasta gündüz uyuklama halindedir" diye konuştu.



"İşte ve okulda performans sorununa yol açar"


Opr. Dr. Yunus Karadavut, uyku apnesinin sebep olduğu problemler hakkında şu bilgileri paylaştı:


"Uyku apnesi yaşayan hasta; uykusunu yeterli ve düzenli alamadığı için sabah kalktığı zaman ciddi bitkinlik, yorgunluk hali yaşar. Hasta uykusunu tam alamaz, buna bağlı olarak sinirli olma, konsantre olamama durumlar da kendini gösterir. Ciddi baş ağrısı yakınmaları vardır, gece boyunca sık sık idrara çıkma söz konusudur. Uygunsuz yerlerde uyuma vardır, bu da hastanın iş ve okul performansını ciddi oranda azaltır."



"Tedavide yüksek hava basıncı uygulanabilir"


Uyku apnesinde tedavi yollarına değinen Opr. Dr. Karadavut, "Uyku apnesi birçok hastalığın temel nedenlerinden biridir. Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, uyku apnesi tedavisi olmayan bir hastalık değildir. Yüksek derecede uyku apnesi için pozitif hava basıncı tedavisi uygulanmaktadır. Yukarıda bahsedilen belirtileri taşıyan kişilerin mutlaka kulak burun boğaz konusunda uzmanlaşmış kişilere görünmeleri gerekmektedir" diye konuştu.



"Bu hastalıklar uyku sorunlarına yol açıyor"


Uyku sorunlarına yol açan hastalıklara dikkat çeken Opr. Dr. Karadavut, "Depresyon ve kaygı bozuklukları; astım ve akciğer hastalıkları; kalp yetmezliği, kronik böbrek yetmezliği, fibromiyalji, parkinson, MS, kas hastalıkları ve ALS gibi bazı hastalıklar farklı tiplerde uyku sorunlarına yol açabilmektedir. Bunun dışında, Covid-19 hastalarında uyku apne riski yüksek bulunan vakalarda klinik seyrin, düşük riskli gruba göre 2 kat daha ağır geçtiği gözlemlenmiştir. Uyku apne tanı ve tedavisinin daha etkin bir şekilde yapılmasıyla bu risklerin de azaltılabileceği kanısındayız" şeklinde konuştu.



"Bu belirtilerde hemen doktora başvurun"


Hangi belirtilerde doktora başvurulması gerektiğine de değinen Opr. Dr. Karadavut, "Uykuya dalmakta zorluk, nedensiz şekilde sık uyanma, sabah çok erken saatte uyanıp bir daha uyuyamama, gece en az 1 kez tuvalet ihtiyacıyla uyanma, uykuda terleme, uykuda sık pozisyon değiştirme veya sık hareket etme, sabah dinlenmemiş ve yorgun uyanma, gündüz yorgunluğu, gün içinde uyku ihtiyacı veya uyuklama, zihinsel aktivitelerde giderek bozulma, normal beslenmeye karşın giderek kilo alma, sebepsiz mizaç bozuklukları, sinirlilik ve gerginlik gibi önemli problemler olduğunda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır" diyerek sözlerini noktaladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da Gebe Okulları ile sağlıklı nesillere güçlü adım Diyarbakır’da anne ve bebek sağlığını güçlendirmek amacıyla İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde yürütülen Gebe Okulu hizmetleri, il genelinde yaygın şekilde sürdürülüyor. Gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmalarında yer alan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Sertaç Ayçiçek, gebe okullarının yalnızca gebelik sürecinde değil, gebelik öncesinden itibaren önemli bir rehberlik sunduğunu belirtti. Uzm. Dr. Ayçiçek, "Gebelik planlayan ya da gebelik sürecinde olan tüm kadınlarımızın bu eğitimlerden faydalanması gerekiyor. Gebe okullarımızda; doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası süreçler detaylı şekilde anlatılmakta, anne adaylarımız birebir eğitimler ve danışmanlık hizmetleri ile desteklenmektedir" dedi. Normal doğumun önemine de dikkat çeken Uzm. Dr. Ayçiçek, "Normal vajinal doğum, sezaryen doğuma kıyasla hem anne hem bebek açısından daha fizyolojik ve sağlıklı bir süreçtir. Anne ile bebek arasındaki bağın güçlenmesine katkı sağlarken, komplikasyon riskleri de daha düşük olmaktadır. Bu nedenle normal doğumu desteklemek ve doğru bilgilendirme yapmak büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Gebe Okullarının riskli gebeliklerin erken tespiti ve doğru yönlendirilmesi açısından da önemli bir görev üstlendiğini aktaran Uzm. Dr. Ayçiçek, bu sayede muhtemel sağlık sorunlarının önüne geçilebildiğini kaydetti. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise il genelinde gebe okulu hizmetlerinin her geçen gün daha da güçlendirildiğini ifade etti. Asiltürk, "Anne ve bebek sağlığı, sağlık hizmetlerimizin en öncelikli alanlarından biridir. Bu kapsamda ilimiz genelindeki hastanelerimizde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde hizmet veren gebe okullarımız ile anne adaylarımıza kapsamlı eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Amacımız, gebelik sürecinin her aşamasında anne adaylarımızın yanında olmak ve sağlıklı nesillerin temellerini güçlendirmektir" diye konuştu.
Balıkesir Midilli gümrüğü çarşamba gününe kadar kapalı Ege Denizi’nde ulaşımı etkileyen gelişmede; Yunanistan’ın Midilli (Lesvos) Adası’nda görülen şap hastalığından olumsuz etkilenen adadaki çiftçilerin hudut kapısı ve liman eylemleri nedeniyle Midilli gümrüğünün önümüzdeki çarşamba gününe kadar kapalı olacağı bildirildi. Edinilen bilgilere göre, hayvan hastalığına karşı uygulanan karantina önlemleri kapsamında liman faaliyetlerinde kısıtlamaya gidilirken, buna ek olarak Midilli’deki çiftçilerin protesto eylemleri de ulaşımı durma noktasına getirdi. Ayvalık’tan, Midilli Adası’na karşılıklı seferler düzenleyen dört firmanın da kendi aralarında anlaşarak Ayvalık-Midilli hattındaki geçişleri geçici olarak durdurdukları öğrenildi. Feribot firmalarından Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale yaptığı açıklamada, "Hafta sonunda Midilli’ye gitmek isteyen 500 civarında yolcumuz olmasına rağmen, Midilli’deki çiftçi eylemlerinin Türk yolcuların geçişine olumsuz etki yapıp-yapmayacağına ilişkin bizlere güvence vermemesi nedeniyle dört firma bu kararı aldık. Zaten hafta pazartesi ve salı günleri de kış mevsimi nedeniyle seferlerimiz olmadığı için Çarşamba gününe kadar Midilli Adası’na yönelik yolcu taşımacılığı yapmayacağız" dedi. Ali Jale, söz konusu uygulamanın Türk yolculara özel bir şey olmadığını, aynı olumsuzluklardan Midilli’den Pire ve Atina’ya gidecek olan Yunanlı yolcuların da etkilendiğini de sözlerine ekledi. Öte yandan, şap hastalığı nedeniyle binlerce büyük ve küçükbaş hayvanın telef edildiği Midilli’de, Yunan hükûmeti tarafından zararlarının hiç olmazsa bir bölümünün karşılanmasını isteyen çiftçi ve köylülerin adadaki deniz hudut kapısının yanı sıra havaalanını ve stratejik noktaları abluka altına alarak protesto eylemlerini sürdürecekleri de gelen bilgiler arasında.