SAĞLIK - 31 Mart 2026 Salı 11:48

Yurt dışına gidecek ailelere ‘menenjit’ uyarısı

A
A
A
Yurt dışına gidecek ailelere ‘menenjit’ uyarısı

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülsenem Aracı, İngiltere’de yeniden gündeme gelen menenjit vakalarına dikkat çekerek, özellikle yurt dışına gidecek çocuklar için erken tanı ve aşının hayati önem taşıdığını vurguladı.


Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülsenem Aracı, İngiltere’de son dönemde artış gösteren menenjit vakalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Son dönemde özellikle gençler arasında görülen menenjit vakalarının yeniden gündeme geldiğini belirten Uzm. Dr. Aracı, bu durumun hem İngiltere’de yaşayanları hem de çocuklarını dil eğitimi için yurt dışına göndermeyi planlayan aileleri tedirgin ettiğini ifade etti. Uzm. Dr. Aracı, "Sağlıklı bireylerde bile saatler içinde ağır tabloya ilerleyebilen bu hastalık, maalesef geç kalındığında ölümcül olabilmektedir" dedi.


Menenjitin beyin ve omuriliği saran zarların iltihabı olduğunu belirten Aracı, hastalığın özellikle meningokok kaynaklı formlarının daha ağır seyredebildiğini vurguladı. Hastalığın kısa sürede ilerleyebilmesi nedeniyle erken fark edilmesinin kritik olduğunu dile getiren Aracı, belirtilerin çoğu zaman ani başladığını söyledi. Menenjit belirtilerinin hızlı gelişebileceğine dikkat çeken Aracı, özellikle yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kusma, ense sertliği, ışığa hassasiyet, bilinç değişikliği ve ciltte mor döküntüler gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Bu belirtilerin bir arada ya da kısa sürede artarak görülmesinin ciddi bir tabloya işaret edebileceğini belirten Uzm. Dr. Aracı, "Özellikle ciltte görülen mor döküntüler, hastalığın ilerlediğini gösteren önemli bir uyarı bulgusudur" diye konuştu.


Hastalıkta zaman kaybının ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Aracı, "Bu hastalıkta ‘bekle-gör’ yaklaşımı doğru değildir. Şüpheli belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Erken tanı hayat kurtarır" şeklinde konuştu.


Menenjit aşılarının hastalığa karşı en etkili korunma yöntemi olduğunu belirten Uzm. Dr. Aracı, özellikle meningokok aşılarının önemine dikkat çekti. Türkiye’de Hib ve pnömokok aşılarının rutin olarak uygulandığını hatırlatan Uzm. Dr. Aracı, meningokok aşısının ise henüz ulusal aşı takviminde yer almadığını ifade etti. Bu yüzden ailelerin bilinçli hareket etmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Aracı, "Ergenler, çocuklar ve riskli gruplar mutlaka aşılanmalıdır. Aşılama planı için hekime başvurulmalı ve çocuğa uygun takvim oluşturulmalıdır" ifadelerini kullandı.


Özellikle yurt dışına çıkacak çocuklar için önceden sağlık değerlendirmesi yapılmasının önemine değinen Aracı, farklı ülkelerde görülen enfeksiyon risklerine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirterek şunları söyledi:


"Dil eğitimi ya da farklı nedenlerle yurt dışına gidecek çocukların, gitmeden önce aşı durumlarının gözden geçirilmesi ve gerekli koruyucu önlemlerin alınması büyük önem taşır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bahar ve Nihal Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar: Örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Bahar Candan’ın 44, ablası Nihal Candan’ın ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar açıklayan mahkeme, örgüt lideri Onur Apaydın’ın 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Tutuksuz sanık Bahar Candan’ın 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hayatını kaybeden Nihal Candan hakkında açılan davanın düşürülmesine kararı verildi. Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğinde hareket ederek ucuza araç sattığını söyleyip vatandaşları sazan sarmalı yöntemi ile dolandırdığı iddia edilen 2’si tutuklu 21 sanıklı çete davasında karar duruşması görüldü. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, örgüt lideri olduğu öne sürülen tutulu sanık Onur Apaydın ve İlker Oflu, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Müşteki Bayram Serkan Zağlı ile bir kısım tutuksuz sanıklar da duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz sanık Bahar Candan ise duruşmaya katılmadı. "Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" Son beyanı sorulan müşteki Bayram Serkan Zağlı, "Şikayetim devam etmektedir, zararım bugüne kadar giderilmemiştir, sanıkların cezalandırılmasını talep ederim" dedi. Son sözü sorulan örgüt yöneticisi tutuklu sanık İlker Oflu, "Yaklaşık iki yıldır tutukluyum, bu dosya nedeniyle mağdurum, tahliyemi talep ederim. Sağlık problemlerim vardır, tansiyon hastasıyım, dikkate alınmasını talep ederim. Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık örgüt lideri Onur Apaydın ise son sözünde, "Bilirkişi raporunu inceledim, raporda Ömer Şeker’in tarafları yönlendirdiği, baskı altına aldığı açıktır. Suç duyurusunda bulunulmasını isterim, bu aşamada başka bir diyeceğim yoktur" şeklinde konuştu. Örgüt lideri hakkında 231 yıl 8 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, örgüt lideri tutuklu sanık Onur Apaydın hakkında, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından, 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen tutuklu sanık İlker Oflu için, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay, 35 ayrı dolandırıcılık suçuna ilişkin ise, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle beraatına ve tahliyesine karar verdi. Nihal Candan hakkındaki davanın düşürülmesi kararı Mahkeme, tutuksuz sanık Alisya Bahar Candan hakkında, ‘suç işlemek amacıyla kuruşmuş örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Ayhan Güldan, Ömer Çapan ve Şahin Baran’ın ise üzerine atılı tüm suçlarından ayrı ayrı beraatına hükmetti. Öte yandan mahkeme heyeti, 21 Haziran 2025 tarihinde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybeden ve dosya kapsamında tutuksuz yargılanan Nihal Candan’ın, hayatını kaybettiği gerekçesiyle üzerine atılı suçtan davanın ‘düşürülmesine’ karar verdi. Heyet, diğer sanıkların da değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında "Nihal ve Bahar Candan’ın önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı" ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek "Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu" şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ’suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ’kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti. Bahar Candan 20 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti.