GENEL - 18 Haziran 2023 Pazar 13:12

Sivereklileri il olma heyecanı sardı

A
A
A
Sivereklileri il olma heyecanı sardı

Geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Cumhuriyetin 100.

Geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Cumhuriyetin 100. yılında 100 il" açıklaması Sivereklileri heyecanlandırdı. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte il statüsüne kavuşan ancak 1926 yılında il statüsünden çıkarılıp ilçeye çevrilen Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi, 97 yıl sonra yeniden il olmak istiyor.


1926 yılında il statüsünden çıkarılarak ilçe olan Siverek, birçok başbakan ve devlet adamının seçim vaatleri arasında olmasına rağmen 97 yıldır il olmadı. İl sözü veren ve vaatlerini yerine getirmeyen birçok eski başbakan ve devlet adamlarını mahkemeye veren, il olmak için her yıl binlerce imza toplayan 300 bin nüfusa dayanan Siverekliler şu ana kadar bir netice alamadı. Geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Cumhuriyetin 100. yılında 100 il ve bin ilçe" açıklamasının iktidar kanadında karşılık bulması üzerine Sivereklileri bir heyecan sardı. İl yapılması planlanan 19 ilçe arasında yer almak için de çalışmalara başlayan Siverekliler, il müjdesini bir an önce almak istiyor.



"Bu sefer il olacağız"


Şimdiye kadar birçok devlet adamının Sivereklilere il olma sözü verdiğini ve kimsenin sözünü yerine getirmediğini belirten Siverek’i İl Yapma ve Kalkındırma Derneği (SİVİL-DER) Başkanı Ayhan Ekinci, ”Ama Devlet Bey’in açıklamasını, teklifini inandırıcı buluyor ve bunu yerine getireceğine inanıyoruz. Siverek’in il olması için hak ettiği her şey mevcuttur. Örneğin kriterler arasında nüfusun 100 binden fazla olması, Siverek 300 bin nüfusa dayanmış, il merkezine en az 30 kilometre uzaklıkta olması, bize en yakın il 90 kilometre. Mevcut şehirleşme; Siverek mevcut şehirleşmesini tamamlamış, birçok ilden daha fazla bu kriteri taşıyor. Ulaşım durumu; Siverek’te herhangi bir ulaşım sorunu yok, tam tersine doğu ile batıyı birbirine bağlayan bir güzergah üzerindeyiz. Ekonomik çeşitlilik; Siverek’te birçok alanda ekonomik çeşitlilik var. Bunların başında tarım, hayvancılık geliyor ve en sonda eğitim durumu. Bu konuda da Siverek’te herhangi bir sorun yok, Siverek eğitim alanında kendini kanıtlamış ve geliştirmiş bir ilçedir. Bunun için Siverek’in il olması hakkında herhangi bir engel yok, kaldı ki biz zaten 1923 yılında ildik. Bizim yeni bir talebimiz yoktur, biz elimizden alınan bir hakkın geri verilmesini istiyoruz. İnşallah bu da Sayın Doktor Devlet Bahçeli’nin girişimleriyle bize iade edilecektir. Siverekliler olarak bu müjdeli haberi bekliyoruz” dedi.


Derneği 1990 yılında kurduklarını ve yaklaşık 35 yıllık bir mücadelenin içinde olduğunu söyleyen SİVİL-DER Fahri Başkanı Koçali Aymaz ise, “Sayın Devlet Bahçeli’nin il konusu ile ilgili yapmış olduğu açıklama bizleri son derece sevindirdi, mutlu etti. Şimdiye kadar 45 tane devlet adamı bize il sözü verdi ve maalesef bunlardan hiçbiri bu sözünü yerine getirmedi. Ancak Sayın Bahçeli’nin bu son açıklaması sonucunda Siverek’in il hakkının iade edileceğine inanıyorum. Çok sevinçliyiz, heyecanla bekliyoruz” diye konuştu.


Harran Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Bardakçı da yaptığı açıklamada, ”Sayın Devlet Bahçeli’nin açıklamaları sonrasında Siverek’te insanlar arasında büyük bir heyecan başladı. Çünkü uzun yıllardır Siverek halkının peşinde olduğu bir şeydir il olma hayali. Siverekliler hayal diyor artık, çünkü birçok devlet büyüğünün vaat ettiği ama bu zamana kadar bu vaat gerçekleşmemiş bir şey, ondan dolayı hayal diyoruz. Ama son günlerde özelikle Devlet Bahçeli’nin yapmış olduğu açıklama ile beraber ilçede bir heyecan başladı. Şu anda toplum neredeyse il olmaya garanti gözüyle bakıyor. Yani özelikle nüfusun yoğun olması, şehrin gelişmiş yapısı itibarıyla artık bu iş oldubitti gözüyle bakılıyor. Siverekliler mutlu açıkçası, insanların beklentilerini karşılayan bir açıklama oldu" dedi.



"Siverek il olmaya en elverişli ilçe sırasında"


Dr. Bardakçı, Siverek ilçesinin il olmayı bekleyen ilçeler arasında en elverişli şehirler arasında olduğunu vurgulayarak, ”Siverek birçok konuda gelişmiş bir şehirdir. Mevcut şartların Siverek’i kaldıramadığını düşünüyorum, yani bir kaymakamın bu ilçeyi yönetmek için yetersiz kaldığı bir gerçek. Çünkü bir ilçe için çok fazla nüfusa sahip. Ayrıca gelişim olarakta öyle, nüfus arttığı zaman ticari ve ekonomik olarakta gelişmesi gerekiyor. Eğer ticari ve ekonomik olarak gelişme durursa problem yaşanıyor. Bugün Siverek’in geldiği nokta da böyle bir durum. Nüfus artmış, toplum gelişiyor ama il olmadığı için sanayisinde bir ilerleme, bir adım atılamıyor. Bu haberler sonrasında buralarda da bir ilerleme beklentisi toplumda oluştu. Tabii insanların bu olaylara karşı bakış açıları da değişiyor. Örneğin il olunduktan sonra işsizliğin burada azalacağını, özelikle mevsimlik işçilerin artık şehirde kalıp, ekmeklerini burada kazanmak isteyeceklerini düşünüyorlar. Bu yönüyle de il olmanın bölgeye ciddi bir katkısı olacaktır” dedi.


İş adamı Osman İzol, Siverek’in il olmasıyla birlikte şehre ekonomik alanda da bir canlık geleceğini söyledi. İzol, ”İl olma söylentileri her dile getirildiğinde yıllarca tüm Sivereklilerde bir heyecan uyandırıyor. Bizim il olma mücadelemiz uzun yıllara dayanan bir mücadeledir. Siverek bölgesel olarakta il olmayı hak eden bir şehir, hem Diyarbakır ve hem de Şanlıurfa’nın ortasında her birinden 90 kilometre uzaklıkta bir şehirdir. Nüfusu bakımından, potansiyeli bakımından bir ilçe olma özeliğinden daha fazla bir il görünümü var zaten. Fakat resmiyette il değil, il olmadığı için de Siverek’e ticari anlamda büyük yatırımlar yapılmıyor ve bu Sivereklilerin de ciddi anlamda şikâyet ettikleri bir konu. Devlet Bahçeli’nin Cumhuriyetin 100. yılında 100 il söylemi bizde bir heyecan uyandırdı. Umarız en kısa zamanda Siverek’imizi il olarak görürüz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Sıfır araçta korkunç ihmal Düzce’de sıfır kilometre aldığı 2024 model Chery Tiggo 7 Pro Max aracıyla trafik kazası geçiren sürücü Abdullah Yaldız, hava yastıklarının yırtık açılması ve işlevini yerine getirmemesi sebebiyle firmaya dava açtı. Yaldız, "Chery firmasından bir geri dönüş aldık ama aracın kusuru kadar indirim yapıp tekrar sıfır araç satmak gibi bir niyetleri var. Biz bunu kabul etmiyoruz" dedi. Edinilen bilgiye göre, Abdullah Yaldız idaresindeki 2024 model otomobil, 5 Temmuz 2025 tarihinde Kocaeli’den Düzce’ye dönüş yolunda, Sakarya’nın Hendek ilçesi mevkisinde otoyol üzerinde dönüş yapmaya çalışan bir tırla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle araçta bulunan 4 kişiden 3’ü yaralandı. Kazanın ardından aracın hava yastıklarının (airbag) tam açılmadığını fark eden Yaldız, hukuki süreç başlattı. Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından atanan bilirkişi heyeti, hurdaya dönen araç üzerinde yaptığı incelemede; sağ taraftaki hava yastıklarının yırtık açıldığı, yeterince şişmediği ve aracın bu yönden kusurlu olduğunu raporladı. "Dava açtık çünkü hava yastıkları yırtık çıktı" Yaşadığı süreci anlatan sürücü Abdullah Yaldız, kaza anında araçtaki herkesin emniyet kemerinin takılı olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "5 Temmuz 2025’te Kocaeli’den Düzce’ye geliyorduk. Sakarya Hendek civarında otoyol üzerinde, sadece özel araçların dönüş yapabildiği refüjde bir tır Ankara istikametine giderken İstanbul istikametine dönmeye çalıştı. O esnada biz tırla çarpıştık. Ben hariç diğer 3 kişi yaralandı. Sağ önde oturan arkadaşımızın kalçası kırıldı. Sağ arkada oturan arkadaşımızın omzunda parçalı kırık vardı. Kendisine 13 vida ve 2 platin takıldı. Sol arkada oturan arkadaşımızın burnu ve arka kaburgası kırıldı. Herkesin emniyet kemeri takılıydı. Kazanın ardından firmaya dava açtık. Davayı açmamızın sebebi aracın airbaglerinin yırtık çıkmasıydı. Bilirkişi talep ettik, raporlar elimizde. Chery firmasından bir geri dönüş aldık ama aracın kusuru kadar indirim yapıp tekrar sıfır araç satmak gibi bir niyetleri var. Biz bunu kabul etmiyoruz." "Bu kazada ölüm de olabilirdi" Hava yastıklarının devreye girmemesi nedeniyle yaralanmaların ağırlaştığını savunan Yaldız, "Bu kazada ölüm de olabilirdi. Sağ tarafta oturan arkadaşlarımız, hava perdeleri inseydi ve şişseydi daha hafif bir kuvvetle kazayı atlatabilirdi ama şişmediği için sağ ön koltukta kırık oluştu. Sağ ön tarafta oturan arkadaşımızın vücudu sağ tarafa vurdu. Aracı sağ taraftan vurduk. Hava yastığı açsaydı bu kadar büyük yaralanmalar olmazdı" dedi. "Chery tamamen pişmanlıktır" Aracın 1,3 milyon lira bedelle hurdaya ayrıldığını anlatan Yaldız, "Araç hurdaya ayrıldı ancak aracın emsal bedelini ödeme kararı almadılar. Kazanın üzerinden 7 ay geçti, mahkemelerle uğraşıyoruz. 2012 model başka bir marka aracımla kaza yapmıştım. Aracımın emsal fiyatını 15 gün içerisinde iade etmişlerdi. Bu olayda aynı yaklaşımı göremedik. Chery tamamen pişmanlıktır. Firmadan bu konuda bize ulaşmalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kütahya Kütahya Gazeteciler Cemiyeti’nden söyleşi ve iftar programı Kütahya Gazeteciler Cemiyeti, güncel konularda görüş alışverişinde bulunmak amacıyla iftar programı ve söyleşi etkinliği düzenledi. Programın onur konuğu gazeteci Cem Küçük oldu. TGRT Haber program yapımcısı ve yorumcusu, aynı zamanda Türkiye Gazetesi yazarı olan Cem Küçük’ün katılımıyla gerçekleştirilen programa ilgi yoğun oldu. Etkinlikte yerel ve ulusal gündeme ilişkin başlıklar ele alınarak karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Düzenlenen iftar programına Musa Işın, AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, İl Emniyet Müdürü Osman Elbir ile çok sayıda yerel basın mensubu katıldı. İftar sonrası yapılan duada, ülkenin birlik ve beraberliği için temenniler dile getirildi. Programda konuşan Vali Musa Işın, Kütahya’da görev yapan basın mensuplarının özverili çalışmalarına dikkat çekerek, gazetecilerin kentin tanıtımı ve gelişimi için önemli bir görev üstlendiğini ifade etti. Işın, yapıcı eleştirinin her zaman kıymetli olduğunu belirterek cemiyet yönetimine ve tüm gazetecilere teşekkür etti. Kütahya Milletvekili Mehmet Demir ise Cem Küçük’ü Kütahya’da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını dile getirerek, yerel basının şehir adına yürüttüğü çalışmaların büyük önem taşıdığını vurguladı. Demir, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarına teşekkür etti. Gazeteci Cem Küçük de Kütahya’yı yakından tanımaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, kentin tarihi ve turistik değerlerinden etkilendiğini söyledi. Yerel medyanın önemine dikkat çeken Küçük, davetleri için Cemiyet Başkanı Erkan Sağlam ve yönetimine teşekkür etti. Program, otelde düzenlenen söyleşi bölümünde haber spikeri ve gazeteci Eray Özden Akça’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen sohbet ve karşılıklı görüş alışverişiyle sona erdi. Söyleşi programına ayrıca AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler ile AK Parti MKYK Üyesi Jülide İskenderoğlu da katıldı.
Kırıkkale Teravih namazına camiye gelen çocuklar ilahi söyledi Kırıkkale’de teravih namazına gelen çocuklara çekilişle top ve bisiklet hediye edildi. Çocuklar, etkinlikte hep birlikte "Kabe’de Hacılar Hu Der Allah" ilahisini seslendirdi. Kırıkkale İl Müftülüğü tarafından yaklaşık bir buçuk yıldır sürdürülen "Haydi Çocuklar Camide Buluşuyoruz" programı, Yahşihan Çarşı Merkez Camii’nde gerçekleştirildi. Din görevlileri tarafından her ay sabah namazında düzenlenen program, Ramazan ayı dolayısıyla bu kez teravih namazında yapıldı. Programa çocuklar ve aileler yoğun ilgi gösterdi. Namaz sonrası yapılan çekilişte çocuklara top ve bisiklet hediye edildi. Din görevlileri, 15 yaşına kadar sosyal medya hesabı kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Etkinlik, çocukların hep birlikte seslendirdiği "Kabe’de Hacılar Hu Der Allah" ilahisiyle sona erdi. Cami çıkışında çocuklara kek ve meyve suyu ikram edildi. Ramazan ayı boyunca diğer ilçelerde de programların devam edeceği bildirildi. Yahşihan İlçe Müftüsü Dr. Hasan Kılıç, İHA muhabirine yaptığı açıklamada camilerin özellikle Ramazan ayında çocuklar ve gençler için önemli bir buluşma noktası olduğunu belirtti. Kılıç, "Çocuklarımıza top ve bisiklet başta olmak üzere çeşitli hediyeler verdik. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yılın Ramazan temasını ‘Ramazan, Cami ve Hayat’ olarak belirledi. Çocuklarımıza ve gençlerimize Müslüman kimliğinin oluşmasında en güzel mekanın cami, en güzel zamanın ise Ramazan olduğunu ifade ettik. İnşallah çocuklarımız camilere gelerek bu mübarek ayda kimliklerini daha güçlü şekilde kazanacak" dedi.
Hatay Misafirliğe geldiği evde camdan çıkarak kaybolan gencin ailesi 10 gündür evlatlarından gelecek haberi umutla bekliyor Hatay’da penceredeki sinekliği parçalayarak camdan çıkıp, evden ayrılan psikolojik rahatsızlığı olan genç 10. gününde aranmaya devam ediyor. Günlerdir kaybolan evladı için üzülen baba Abdurrahman Çalışkan, evladının bir an önce bulunmasını istediğini söyledi. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’a 3 yıl önce bipolar bozukluğu tanısı konmuştu. Psikolojik rahatsızlığını atlatmak için ilaç kullanan Çalışkan, 10 gün önce sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısına ait evin penceresindeki sinekliği parçalayarak evden ayrılmış ve sırra kadem basmıştı. Aile tarafından yapılan kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Ekiplerin sahadaki çalışmaları 10. gününde devam ediyor. Arama kurtarma çalışmalarında Uğur Çalışkan’a it eşyaların bulunmasına rağmen kendisinden 10 gündür haber alınamıyor. Günlerdir kaybolan evladı için üzülen baba Abdurrahman Çalışkan, evladının bir an önce bulunmasını istediğini söyledi. "Kardeşim Uğur 10 gündür kayıp ve arama çalışmaları devam ediyor, herhangi bir ize rastlanmadı" İHA’larla arama çalışmalarının devam edeceğini söyleyen ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim Uğur, 10 gündür kayıp ve arama çalışmaları devam ediyor. Herhangi bir ize rastlanmadı. AFAD ve jandarma ekipleri arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Bundan sonraki süreç nasıl olur bilemiyoruz. Kardeşimin bir an önce bulunmasını istiyoruz. Devlet yetkililerinden geniş çaplı arama çalışması istiyoruz. Çünkü ormanlık alanda yapılan aramada bir ize rastlanmadı. Bugünden sonra İHA dronlarla havadan arama desteği verilecek. Herkes kardeşime umut olsun" dedi. "Oğlumun en kısa sürede bulunması için devletimizden yardım istiyoruz" Evladının 10 gündür kaybolmasından dolayı üzgün olduğunu söyleyen baba Abdurrahman Çalışkan, "Ben hiç iyi değilim, 10 gündür oğlum kayıp ve mağduruz. Oğlumun en kısa sürede bulunması için devletimizden yardım istiyoruz" ifadelerini kullandı.