ÇEVRE - 31 Temmuz 2025 Perşembe 12:54

Balıklıgöl çevresinde tarihi dönüşüm hamlesi

A
A
A
Balıklıgöl çevresinde tarihi dönüşüm hamlesi

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Balıklıgöl çevresindeki tarihi estetiği ve dokuyu güçlendirmek için önemli bir adım attı. Gölbaşı-Yakubiye Turizm Platosu Projesi kapsamında, bölgenin siluetini bozan 84 yapı uzlaşıyla kaldırılıyor ve alan, tarihi dokuya uygun peyzaj çalışmalarıyla yeniden düzenlenecek.


Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, tarihi ve kültürel mirasın korunması amacıyla başlattığı Gölbaşı - Yakubiye Turizm Platosu Projesi kapsamında önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Projenin birinci etabı çerçevesinde, Balıklıgöl Turizm Platosu yakınındaki Kalkan Yokuşu çevresinde yer alan 84 bağımsız yapıyla sağlanan uzlaşmanın ardından, tahliye ve yıkım süreci resmen başlatıldı.


Bölgenin tarihi dokusuna uygun şekilde yeniden düzenlenmesi amacıyla planlanan projede, ilk etapta estetik bütünlüğü bozan ve tarihi yapılarla uyumsuz olan yapıların kaldırılması hedefleniyor. Uzun süredir planlama aşamasında olan Gölbaşı - Yakubiye Turizm Platosu Projesi, hem turizme hem de kent estetiğine büyük katkı sunması beklenen çalışmalardan biri olarak dikkat çekiyor. Tahliye edilen yapıların yerine tarihi dokuya uygun peyzaj düzenlemeleri yapılacak ve bu alanlar yerli-yabancı turistlerin daha konforlu şekilde gezip görebileceği, fotoğraf çekebileceği alanlara dönüştürülecek.


Bu kapsamda, Şanlıurfa’nın simgelerinden biri olan Balıklıgöl çevresindeki yoğun yapılaşmanın azaltılması, hem turistik hareketliliği artıracak hem de kentte yaşayan vatandaşlara daha ferah bir yaşam alanı sunacak.



Balıklıgöl çevresinde tarihi dönüşüm hamlesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.