GÜNDEM - 06 Şubat 2024 Salı 07:08

Enkaz altından böyle kurtarıldılar, aile o geceyi anlattı

A
A
A
Enkaz altından böyle kurtarıldılar, aile o geceyi anlattı

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Şanlıurfa’da 40 kişinin hayatını kaybettiği apartmandan sağ kurtulan aile, o gece yaşadıklarını anlattı.


Kahramanmaraş merkezli 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler nedeniyle Şanlıurfa’da 71 bina yıkıldı, 170 kişi hayatını kaybetti. Depremde ilk yıkılan binalardan bir olan Osman Ağan Apartmanı’nda ise 40 kişi hayatını kaybederken, 11 kişi ise yaralı olarak kurtarıldı. 40 kişinin öldüğü apartmandan yaralı olarak kurtarılan 5 kişilik İstegün ailesi, asrın felaketi olarak adlandırılan o geceyi anlattı. Yıkılan apartmanın enkazı altından yaklaşık 7 saat sonra çıkarılan İstegün ailesi, hayatını kaybeden komşularının acısını yaşadıklarını belirtti.


Baba Eyüp Sabri İstegün, depremi hissettiği anda çocuklarını yanına çağırdığını, oluşan hayat üçgeni içerisinde yardım beklediklerini söyledi. Üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen geceleri halen deprem korkusu yaşadıklarını belirten aile fertlerinden Hayrunnisa İstegün, “Biz hala geceleri korkarak uyuyoruz. Gözümüzü kapattığımızda, o anlar aklımıza geliyor, tekrar gözlerimizi açıyoruz” dedi.


“Sapsarı bir ışık sanki içerde şimşekler çakıyor”


Depremde ailesiyle nasıl hayatta tutunduklarını anlatan baba Eyüp Sabri İstegün, “6 Şubat gecesini aslında hatırlamak istemiyoruz. Allah bir daha kimseye yaşatmasın. İlk depremi hissettiğimiz zaman, hafif bir sarsıntı oldu, uyandım. Yatakta 3-5 saniye falan oturdum, sarsıntı devam etti. Ben kalktım koridora doğru yürüdüm. Çocuklara seslendim. Benim çocuklar kendi odalarında, onlar sarsıntıda koridora çıktı, oğlumda kendi odasında, bu arada öyle bir sarsıntı oluyor ki karolar yerinden oynuyor. Karolar kapıyı sıkıştırmış, sonra bir şekilde kapı açıldı, çocuk yanıma geldi. Teskin vermeye çalıştım, ‘korkmayın deprem oluyor ama korkmayın gelin yanıma’ dedim. Yanıma geldiler, tam yetiştiler, döndüm öyle sol tarafıma döndüm, hanım da kalkmış bize doğru gelmeye çalışıyor ama gelemiyor. Sarsıntıdan dolayı gelemiyor. Seslendim birkaç sefer seslendim, pencerenin köşesini tutmuş çünkü sarsıntı öyle bir şiddetli ki anlatamam yani hem alttan vuruyor hem sağa sola savuruyor. O gıcırtılar, o bina kolonlarının çatırtıları geldiği zaman bir uğultu var. O çökme anında bir ışık parıldadı. Sapsarı bir ışık sanki içerde şimşekler çakıyor. O şimşeklerin aydınlığı içeriye yansıdı. Ondan sonra binanın çökmesi bir oldu. İlk 45 dakika, 1 saat kendimizde değildik. Sonra kendimize gelmeye başladık, sesler gelmeye başladı. Yukarıdan sesler, aşağıdan bağrışmalar gelmeye başladı. O sırada o kadar çok toz yutmuşuz ki anlatamam. Göğsümüze kadar enkazın altındayız, kıpırdayamadık. Yani bize bir hayat üçgeni oluşmuş, 1 metrekare yer oluşmuş. Döndüm sol tarafımda yatak odasında bulunan eşime seslendim. 5-10 sefer seslendim, baktım ses yok. Ses gelmeyince artık dedim eşim gitti, ben çocuklarla ilgileneyim. Çocuklarla ilgileneyim, bize yetişirler, umudumuz kesmedik, hiç bir zaman umutsuzluğa kapılmadık. Daha önce Van depreminde çalıştım. Van Erciş depreminde UMKE olarak çalıştığım zaman, 112 Acil Servis olarak oraya yardıma gittik. Enkazda tablalar hep üst üste çökünce tüneller açılırdı, ekipler o tüneller içinden yaralılara ulaşıyordu. Bu kez kurtarılmayı bekleyen bizler olduk. Bize ilk olarak enkaz altında bir polis memuru ulaştı, bize bir soba borusu kadar genişlikteki boşluktan el feneri ve su attı. O gece aile olarak dairemizde 5 kişi kalıyorduk. Düşün 12 daireden 11 kişi kurtulmuşuz, 40 kişi hayatını kaybetti. Ev sahibim Mehmet abi, o gece anne ve babasını yanına getirdi, ’ahiretimi getirdim, evimde ısınsınlar’ dedi. Evinde doğalgaz var diye anne ve babasını yanına getirdi, beraber ahirette gittiler. Onlar 6 kişi, benim alt katımda Suriyeli aile vardı, onlar 6 kişi, benim karşı komşum 5 kişi, düşünün o bina 40 kişiye mezar oldu. Kapı ve pencerelerim halen eskiydi, keresteden yapılmıştı, 5’e 25 kalaslardan yapılmıştı, o kalasların sayesinde hayatta kaldık. O kalaslar kırılmadı. Şimdiki kapılara bakıyorsun kağıt gibi eziliyor" dedi.


“Biz hala geceleri korkarak uyuyoruz”


Depremden yaralı olarak kurtulan Hayrunnisa İstegün ise, “Önce açıkçası geçeceğini düşündük çünkü burası aktif bir fay hattının üzerinde bir yer değil, deprem yaşanan bir bölgedeyiz. Genelde çevre illerde olan depremlerin o sarsıntılarını ufak hissettiğimiz birçoğunda evden bile dışarı çıkmadığınız bir yerde yaşıyoruz. O akşam da en başta öyle olacağını düşünmüştüm ama öyle olmadı. Bizim yan yana gelmemiz ile yere düşmemiz yani binanın yıkılması bir oldu. Birbirimizi kontrol ediyorduk, zifiri karanlığın içerisindeydik. Ben, kız kardeşim, erkek kardeşim ve babam aynı yerde sıkışmıştık, annem diğer odanın diğer ucunda kalmıştı çünkü bize yetişememişti. O da orada belden aşağısı sıkışmıştı. Annem ilk hastaneye götürülenlerdendi. Biz saatlerce kurtarılmayı bekledik. Saatlerce bize gelsinler diye bağırdık yardım istedik ama aynı zamanda da annemize de seslendik. Bizi orada en çok yıpratan şey, annemizin yokluğuydu. Çünkü aşağıda insanların sesini duyuyorsunuz, altımızdaki insanların sesini duyuyorduk, sol tarafımızdaki insanların sesini duyuyoruz ama annemin sesini kesinlikle duymuyorduk. Üzerimizden blok kaldırıldıkça sesleri artık net bir şekilde duyuyorduk, hatta kendi ailemden ilk sesini duyduğum dayım olmuştu. Korkmayın, biz buradayız, birazdan geleceğiz, birazdan çıkacaksınız dediler ama hani biz orada kalmaktan ziyade annemiz için endişeleniyorduk. Çok ağrılı, çok sancılı bir süreçti bizim için ve halen de öyle devam ediyor. Yeniden bir hayat kurmak, hiç kolay değil. Üzerinden yaklaşık bir sene geçti ama biz hala geceleri korkarak uyuyoruz. Gözümüzü kapattığımızda o anlar aklımıza geldiği zaman gözlerimizi tekrar acıyoruz. Umarım bir daha yaşanmaz umarım hiçbir yerde yaşanmaz ve umarım bunların önlemleri alınmıştır" ifadelerini kullandı.


170 kişinin hayatını kaybettiği, 3 bin 294 kişinin yaralandığı Şanlıurfa’da, arama-kurtarma çalışmaları 4’üncü günde son bulmuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Ertuğrul Doğan: "Onana, kalmak isterse rakam konusunda çözüm buluruz" Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Konyaspor maçının ardından yaptığı açıklamada, sezonu kupayla kapatmalarının önemini vurgulayarak gelecek sezonun planlamasını bir an önce yapacaklarını söyledi. Kaleci Andre Onana’nın takımda kalmasını istediğini aktaran Doğan, "Onana, kalmak isterse rakam konusunda çözüm buluruz" dedi. Ziraat Türkiye Kupası finalinde Konyaspor’u 2-1 mağlup ederek kupanın sahibi olan Trabzonspor’da Başkan Ertuğrul Doğan, maç sonu açıklamalarda bulundu. Gelecek sezon çok daha iyi bir Trabzonspor izleteceklerini aktaran Ertuğrul Doğan, "Bugüne kadar taraftara çok mahcup olduk. Hep beraber bugün kazandık. Önümüzdeki yıl için söylüyorum. Birinci yılını kupayla tamamlamak çok önemliydi gerçekten, herkese çok teşekkür ediyorum. Önümüzdeki yıl inşallah bundan daha iyi bir yıl olacak. Hepimiz sevindik, ama zirveye yürümek için belirli şartların da bir araya gelmesi lazım. İnşallah biz de gereğini yapacağız. Eksikleri gidereceğiz. Önümüzdeki yıl hep beraber daha iyi bir Trabzonspor seyredeceğiz" diye konuştu. Zor bir sezon geçirmelerine rağmen kupa kazandıkları için mutlu olduğunu dile getiren Doğan, "Bizim için zordu yani, ama önceki yıllara baktığımız zaman çok iyi diyebiliriz. Sonu güzel oldu. Şu an mutluyuz. Taraftarın en çok sevdiği dönem başlıyor. Artık gelenlere, gidenlere bakacağız. Ama eksiklerimizi biliyoruz, hocamız ve ekibi de biliyor. Bizde elimizden gelen her şeyi yapacağız" ifadelerini kullandı. "Onana, kalmak isterse rakam konusunda çözüm buluruz" Onana’nın kalmak istemesi durumunda gerekeni yapacaklarının altını çizen Doğan, "Ben ilk geldiği zamanda söylemiştim. Onana Trabzon’da şu anda mutlu. Onu çok seviyoruz. Takım içerisindeki uyumu iyi. Mental olarak kalmak isterse rakam konusunda çözüm buluruz. Onana gibi bir karaktere Trabzonspor’un ihtiyacı var" şeklinde konuştu. "Trabzonspor taraftarı, Türkiye’ye medeniyet dersi verdi" Bordo-mavili taraftarların, final müsabakası öncesi bir çok sıkıntı yaşadığını vurgulayan Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, "Bin 250 kilometre yol getirdiler taraftara, şehrin dışında saatlerce beklettiler. Tüm bunlara rağmen yine Türkiye’ye medeniyet dersi verdiler. Kendilerine ben tek tek teşekkür ediyorum. Dönüş yolu çok önemli, herkesle konuştum. Sessiz sakin bir şekilde yavaş yavaş kaza falan olmadan, kimsenin burnu kanamadan. Hepimizin annesi babası, çoluğu, çocuğu var. Çok dikkatli bir şekilde geri dönecekler. Taraftarımızı çok seviyoruz. İnşallah seneye onları daha mutlu edeceğiz" dedi. "Sezon başı hocamızla konuşup, eksiklerimizi gidereceğiz" Önümüzdeki sezonun planlamasını ve hedeflerini hep birlikte konuşacaklarını söyleyen Doğan, "Hocamızın hedeflerini sezon başı hep beraber konuşacağız. Onun da hedefi, Trabzonspor olarak hep zirvede olmak. Kimsenin aklından başka bir şey geçmiyor. Yapılanma döneminin ilk yılı için normal bir söylemdi. Trabzonspor’un her zaman zirvenin içerisinde olması lazım. Eksiklerimizi gidereceğiz, sezon başı hocamızla konuşacağız. Kendisine desteği biz sonuna kadar vereceğiz. Bizim zaten üst seviyede bir planlamamız vardı. Gerekeni yapmak durumundayız. Çok mahcup olduk taraftara önceki 2 yıl, gidermemiz lazım bir şekilde. Elimizden geldiği kadar iyi transfer yapacağız" ifadelerini kullandı.
Antalya 24. Alanya Uluslararası Kültür Sanat ve Turizm Festivali başladı Alanya Belediyesi tarafından bu yıl 24. kez düzenlenen Alanya Uluslararası Kültür Sanat ve Turizm Festivali, kortej yürüyüşü ve açılış programıyla başladı. Bu yıl "kervan" temasıyla başlayan festival; 3 gün boyunca sergiler, stantlar, konserler ve atölyeler gibi birbirinden renkli etkinliklerle devam edecek. Festivalin açılışında kortej yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşe yerli ve yabancı binlerce vatandaş katıldı. Kilometrelerce uzanan kortejde bando takımı eşliğinde büyük coşku yaşandı. Yöresel kıyafetleri ve bayrakları ile korteje katılan çok sayıda ülke vatandaşı festivale renk kattı. Kardeş şehirlerden gelen delegeler, halk oyunları ekipleri, spor kulüpleri, eğitim kurumları, klasik arabalar, dans grupları, oteller, maskotlar ve Alanya’nın kültürünü yansıtan detaylarla unutulmaz anlara sahne olan festivalin açılışında konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, "Aramızda çok değerli konuklar var. Festivalimize, çok sayıda ülkeden katılımcılar var. Halk oyunları sahnesinde, Yeni Alanyalılar Platformu meydanında, her ülke kendi kültürlerinden unsurları sunacaklar. Bunun yanı sıra aramızda, kardeş şehirlerimizin temsilcileri bulunuyor. Almanya Gladbeck Belediyesi delegasyonu, Litvanya Şilute Belediyesi delegasyonu, Letonya Talsi Belediyesi delegasyonu, Polonya Wodsizlaw Slaski Belediyesi delegasyonu, Polonya Nowy Sacz Belediyesi delegasyonu, Çatalca Belediyesi ise gelişen bazı olaylar nedeniyle son anda iptal ettiler. Onların da sizlere selam ve sevgileri var." dedi. Tarıma destek ödülleri verildi Açılış programında Alanya Belediyesi Zeybek Kursları’nda eğitim gören kursiyeler ve eğitmenler tarafından hazırlanan zeybek gösterisi gerçekleştirildi. Alanya zeybeklerinin de oynandığı gösteri ayakta alkışlandı. Ardından geleneksel hale getirilen yaşam boyu ödüllerinde, Alanya’da Tarıma Destek Ödülü, 3 isme takdim edildi. Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak tarafından üreticiler Mehmet Balki, Ahmet Dalabasmaz ve Ahmet Arslan’a teşekkür ederek ödülleri verildi. Başkan Yardımcısı Koçak, Rusya Antalya Konsolosu Alexey Voronın, Kazakistan Antalya Başkonsolosu Kuat Akhmetkalievich Kanafeev teşekkür plaketi sundu. Festival açılış programı Antalya Devlet Opera ve Balesi üyelerinden oluşan Aspendos Ensemble grubunun konseriyle tamamlandı. Feztivalin ilk gününde Aşkın Nur Yengi sahne aldı Festivalin ilk gününde Eski Belediye Binası arkasındaki konser alanında sahneye önce DJ Haluk Sarıtaş çıktı. Hareketli şarkılarla izleyicilere eğlenceli dakikalar yaşatan Sarıtaş’ın ardından Aşkın Nur Yengi sahne aldı. Sarı Şeker Sema’nın sunuculuğu yaptığı konserde alanı dolduran binlerce vatandaş için en sevilen şarkılarını seslendiren Aşkın Nur Yengi, unutulmaz bir konser imza attı.