EĞİTİM - 04 Şubat 2026 Çarşamba 13:35

Haliliye Belediyesi’nden gençlere eğitim ve istihdam atağı

A
A
A
Haliliye Belediyesi’nden gençlere eğitim ve istihdam atağı

Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, katıldığı televizyon programında belediye tarafından gençlere yönelik hayata geçirilen projeler ile eğitim odaklı çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Rutin belediyecilik hizmetlerinin ötesine geçtiklerini belirten Canpolat, gençlerin geleceğine dokunan sosyal projelere öncelik verdiklerini söyledi.


Haliliye’nin genç nüfus potansiyeline dikkat çeken Başkan Canpolat, ilçe belediyesi olarak yalnızca imar ve altyapı çalışmalarıyla sınırlı kalmadıklarını ifade ederek, "Genç kardeşlerimizin geleceğe bakışında onların elinden nasıl tutabiliriz diye düşünüyoruz. Amacımız, gençlerimizin önünü açmak" dedi.


İstihdama yönelik mesleki eğitim iş birlikleri


Gençlerin meslek sahibi olması ve istihdama kazandırılması amacıyla projeler yürüttüklerini aktaran Canpolat, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Organize Sanayi Bölgesi ile iş birliği içerisinde çalıştıklarını belirtti. Bu kapsamda gençlerin teknik branşlarda eğitim alarak usta statüsünde belge sahibi olmalarının sağlandığını kaydetti.


Bahçelievler Eğitim Merkezi’nde üniversiteye hazırlık


Üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilere yönelik Bahçelievler Eğitim Merkezi’nde önemli bir çalışma yürütüldüğünü ifade eden Başkan Canpolat, merkezde yaklaşık bin öğrencinin kayıtlı olduğunu açıkladı.


Bu öğrencilerden yüzün üzerinde gencin tıp fakültesi başta olmak üzere dört yıllık ve özel üniversiteleri kazandığını, diğer öğrencilerin ise meslek yüksekokullarına yerleştiğini söyledi.


Bahçelievler Gençlik ve Eğitim Merkezi’nde özel sınıflar ve birebir derslerle öğrencilerin desteklendiğini belirten Canpolat, belediye bünyesindeki öğretmenler ile Halk Eğitim Merkezi’nden gelen eğitmenler tarafından eğitim verildiğini ifade etti. Her ay düzenli deneme sınavları yapıldığını, YÖK müfredatına uygun fasikül, kitap ve soru bankalarının öğrencilere ücretsiz dağıtıldığını da sözlerine ekledi.


Dijital ve klasik kütüphanelerle güvenli ortam


Gençlik merkezlerinin yanı sıra 3 farklı kütüphanenin de hizmet verdiğini belirten Başkan Canpolat, kütüphanelere kart sistemiyle giriş yapıldığını ve giriş-çıkış bilgilerinin SMS yoluyla ailelere bildirildiğini söyledi. Bu alanlarda yalnızca ders çalışma ortamı değil, aynı zamanda üniversiteye hazırlanan öğrencilere yönelik deneme sınavlarının da yapıldığını kaydetti.


BESYO ve POMEM hazırlıklarında yüksek başarı


Haliliye Belediyesi bünyesinde BESYO ve POMEM hazırlık birimlerinin de bulunduğunu aktaran Canpolat, gençlerin antrenman salonlarında sınavlara hazırlandığını ifade etti. Geçtiğimiz yıl bu programlara katılan 44 öğrenciden 40’ının BESYO ve POMEM sınavlarını kazandığını belirterek elde edilen başarıya dikkat çekti.


"geleceğe ve insana yatırım yapıyoruz"


Belediyeciliğin yalnızca yol, kaldırım, asfalt ve park yapmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Canpolat, "Biz geleceğe ve insana yatırım yapıyoruz. Çocuklarımıza ve gençlerimize yatırım yapmak bizim görevimiz" dedi.


Haliliye Belediyesi olarak sosyal projelerle, bilimsel ve disiplinli bir anlayışla gençlerin her zaman yanında olduklarını belirten Canpolat; spor, BESYO, üniversite hazırlık, halk oyunları, bilgisayar, diksiyon, satranç, İngilizce, Almanca ve kişisel gelişim gibi birçok alanda kursların devam edeceğini sözlerine ekledi.



Haliliye Belediyesi’nden gençlere eğitim ve istihdam atağı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu belirten Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını anlatan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini ifade etti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.