KÜLTÜR SANAT - 03 Ekim 2025 Cuma 10:43

Kayınbabasından kalan 450 yıllık tarihi evi işletmeye çevirdi

A
A
A

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde yaşayan Emine Yalgı, kayınbabasından kalan tarihi bazalt taşlı evi, Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle gelecek nesillere aktarmak adına örnek bir projeyle hayata geçirdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının tarihi evleri korumak amacıyla verdiği hibe destekleri sayesinde Siverek'te birçok tarihi yapı korunuyor. Bu kapsamda, Siverek'te yaşayan 2 çocuk annesi Emine Yalgı, Tarihi Hasan Çelebi Mahallesinde yıllardır atıl durumda olan, kayınpederinden miras kalan 450 yıllık evi restore ederek işletmeye dönüştürdü.

Eşiyle birlikte açtıkları mekân, hem otantik atmosferi hem de yerel lezzetleriyle kısa sürede halkın ve turistlerin uğrak noktası haline geldi. Siverek'in geleneksel taş mimarisini yansıtan işletme, geçmişin izlerini günümüze taşıyor.

Kadın girişimci Emine Yalgı, Kültür Bakanlığının hibe desteğiyle hayalini gerçekleştirdiğini belirterek, "Burayı Kültür ve Turizm Bakanlığının yardımlarıyla meydana getirdik, yani onların verdiği hibeyle. Burası kayınbabamdan kayınlarım ve eşime kalmıştı. Atıl durumdaydı, 15 yıllık hayalimdi aslında burayı restore edip bir işletmeye çevirmek. Bu hayalimizi bu sene gerçekleştirdik. Tarihi bir mekânda, Siverek gibi bir yerde kadın işletmecisi olmak çok güzel bir duygudur. Siverek'te eskiden kadın denince bir adım geriye gidilirdi, ama şimdi benim gibi çok sayıda kadın işletmeci var. Umarız ben ve benim gibi kadınlar örnek olur. Buraya avludan içeri girildiği gibi, tarih kokan bir atmosferle karşılaşıyorlar. Çok ayrı bir atmosferi var. Mekanımızda eski tarihi eşyalar da var, gelip onları görüyor, onlarla fotoğraf çekiyorlar. ‘İşte bu annemde vardı, ya da anneannemde hatırlıyorum, dedemde vardı' gibi sohbetlere şahit oluyorum" dedi.

Ziyaretçilerden Esat Ayata ise, "Siverek'te ilk defa böyle tarihi bir mekân açan Emine Hanım'a çok teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun inşallah, emeklerinin karşılığını alır. Birkaç defadır buraya geliyorum, bu işletme gerçekten günümüz gençleri için önemli bir yer. Tarihi ve otantik görünümüyle, özel odalarıyla, buram buram tarih kokan şıklığıyla görülmesi gereken bir mekân. Gerek ailece gerekse arkadaşlarıyla herkesin rahatlıkla gelebileceği bir yer. Özellikle gençlerimize burayı öneriyorum, çünkü buraya insan girdiği gibi eski manevi havayı hissediyor. Bu işletme için Emine Hanım'ı tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.
İstanbul'da yaşayan Halil Yoğunlu da, "Siverek'in eski otantik evlerinden birini Emine Yalgı Hanımefendi Siverek'e kazandırdı. Ona çok teşekkür ediyoruz. Biz bugün burayı ziyarete geldik. İstanbul Siverekliler Derneği olarak geldik. Böyle bir yerin işletme olarak açılmasına çok memnun ve mutlu oldum. Gerçekten evi öyle güzel restore etmişler ki, sanki yüz yıl önceki bir ev havasında. Gençlerimizi, öğretmenlerimizi, geçmişe özlem duyan tüm Siverekli veya Siverekli olmayan herkesi davet ediyorum. Gelsinler ve tarihi görsünler. Yapılan hizmet de çok güzel, sıcak bir ortam oluşmuş. Biz istiyoruz ki Siverek'in eski tarihini yaşatalım, kültürünü yaşatalım. Herkesin buraya gelip bir çay veya kahve içmesi lazım. Emine Hanım'ı da tekrardan tebrik ediyorum" diye konuştu.

Mevlüt Bayraktar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.