GÜNDEM - 05 Haziran 2025 Perşembe 13:37

Magandalar için gelin ve damatlara çağrı

A
A
A
Magandalar için gelin ve damatlara çağrı

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, düğünlerde silah sıkılması nedeniyle yaşanan ölüm vakalarının önüne geçilmesi için en büyük görevin yeni evlenen gelin ve damada düştüğünü söyleyerek tepkilerini ortaya koymalarını isterken acılı baba ise "Ben yandım, ciğerim yanıyor, başkaları yanmasın. Bu silahı bırakalım" diyerek gözyaşlarına boğuldu.


Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, hafta sonu Suruç ilçesinde yaşanan ve 6 yaşlındaki Sami Yusuf Kaya’nın hayatını kaybettiği yorgun mermi vakasıyla ilgili açıklama yaptı. Alınan önlemlerde vakalarda azalma olduğunu fakat buna rağmen insanların hayatını kaybetmeye devam ettiğini söyleyen Vali Hasan Şıldak, güvenlik güçlerinin yanı sıra yeni evlenen gelin ve damatlara da çağrıda bulunarak düğünlerde havaya ateş açılmasına tepki göstermelerini söyledi.


Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine bağlı Barış Mahallesindeki parkta bisiklet süren 6 yaşındaki Sami Yusuf Kaya, başına yorgun merminin isabet etmesi üzerine hayatını kaybetti. Bisikletten düşmeye bağlı kafa travması şüphesiyle Suruç Devlet Hastanesine kaldırılan küçük çocuğun kafasını delip içeri giren bir yorgun mermi olduğu belirlendi. Doktorların ilk müdahalesinin ardından durumu ağır olduğu gerekçesiyle Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan küçük çocuk, 2 günlük yaşam mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti.


Acılı baba konuştu


Suruç’ta taziyeleri kabul eden acılı baba Abdulkerim Kaya, " Ben yandım, ciğerim yanıyor, başkaları yanmasın. Bu silahı bırakalım" diyerek gözyaşlarına boğuldu.


Vakalarda azalma oldu


Bu yılın ilk 5 ayında düğünlerde silah sıkılma oranlarında ciddi düşüş olduğunu söyleyen Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, "Şanlıurfa’da eskiden kalan bir alışkanlık halen devam ediyor. Biz de bunu önlemeye ve insanlarımıza anlatarak sadece yasaklama kararları ve denetimle değil bilinçlendirme faaliyetlerimizle de silah atılması, meskun mahallerde silah kullanılması ve bunların açtığı olumsuzlukları gidermeye çalışıyoruz. Hakikaten şehrimizin algısını bir hayli aşağı çeken, olumsuz kanaatler oluşmasına sebep olan bu durumlar ilimizde giderek azalıyor. Bunu da memnuniyetle ifade etmek isterim. Tabii bu konuda valiliğimizin koordinasyonunda yapılan çalışmalar, özellikle eğitim kurumlarımızda, çocuklarımıza, gençlerimize ve tabii ki velilerimize yönelik yürüttüğümüz çalışmalar, faaliyetler, güvenlik birimlerimizin denetimleri ve valiliğimiz tarafından bu konuda geçen yıl alınan bir genel emir idari yaptırım kararı getirmek suretiyle bu alandaki çalışmaları desteklemeye, güçlendirmeye çalıştık. Nitekim 2025 yılında silah atılması olaylarının nispeten azaldığını, şehir merkezi ve kırsalda bu tür olaylardaki can kayıplarının azaldığını da görüyoruz" dedi.


Vali Hasan Şıldak alınan tüm önlemlere rağmen 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 8 kişinin ise yaralandığını belirterek, "Ancak yine de 2025 yılının ilk 5 ayında maalesef bir çocuğumuzu kaybettik. Suruç ilçemizde yorgun mermi parkta oynayan küçük yaşta bir yavrumuzun vücuduna isabet etti ve maalesef hastanede hayatını kaybetmesine sebep oldu. Yine bu ilk 5 ayda 8 vatandaşımızın da yararlandığını ifade etmek istiyorum. Buna mukabil emniyet ve jandarmamız 18 işlem yapmış. Yine 18 silah ele geçirmiş durumdayız" ifadelerini kullandı.


Vatandaşlardan ihbar etmelerini istedi


Silahla ateş açanların ihbar edilmesini söyleyen Vali Şıldak, "Vatandaşlarımıza çağrımız şudur, özellikle kutlama amaçlı düğünlerde, törenlerde, bayramlarda, topluluk ortamlarında kesinlikle silah kullanmamaları gerekiyor. Bu hem ceza kanununda suç olarak tanımlanmıştır, hem de bir idari yaptırımla, valilik kararıyla yasaklanmıştır. Hem cezası vardır, kanuna göre suçtur ve hapis cezasını gerektirmektedir hem de idari para cezasına çaktırılmaktadır. Denetimlerimiz sürecek. Vatandaşlarımıza bu konuda özellikle ihbarda bulunmalarını, çevrelerinde duydukları her silah sesiyle ilgili 112’yi aramak suretiyle jandarmamıza ve polisimize bildirmelerini ve olaylara müdahale edilmesini talep etmelerini özellikle bize destek olarak algılayacağız. Bunu rica ediyoruz ve yine bu tür sorumsuzluk örneği davranışlar gösteren bütün Urfalılara da çağrıda bulunuyorum. Artık medeniyet, uygarlık, insana saygı gerektiren durumları kavrayalım. Maalesef insanlarımızın hayatını kaybetmesine kadar varan yorgun mermi olarak nitelendirdiğimiz bu tür olaylara sebep olmayalım" dedi.


Yeni evlenen çiftlere büyük görev düşüyor


En büyük işin yeni evlenen gelin ve damada düştüğünü belirten Vali Şıldak," Bu kapsamda şunu da ifade etmek isterim. Bilhassa düğünlerde bunun artık gelenek olarak addedilmemesi, bir tür normal hareket olarak kabul edilmemesi, bilhassa evlenen çiftlerin, gelin ve damadın da düğün sahipleri olarak, aileleri ile birlikte tepki göstermeleri, engel olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Emniyetimiz ve jandarmamız bütün düğün sahiplerine bu yönde taahhütname alıyorlar ama bilhassa gençlerimizin, evlenecek gençlerimizin de bu tepkiyi ortaya koymasının anlamlı olacağını ve çağrının yerini bulacağını da düşünüyorum" diye konuştu.



Magandalar için gelin ve damatlara çağrı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.