ASAYİŞ - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 11:18

Şanlıurfa’da aranan hükümlü yakalandı

A
A
A
Şanlıurfa’da aranan hükümlü yakalandı

Şanlıurfa’da hırsızlık suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası bulunan hükümlü Karaköprü ilçesinde yakalandı.


Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığınca, aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, hakkında "hırsızlık" suçundan 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan D.D. yakalandı. Karaköprü ilçesinde, İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yakalanan hükümlü gözaltına alındı.Şüpheli, işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yıldırım’da ‘Nesiller Buluşuyor’ projesi Anneler Günü programıyla taçlandı Yıldırım Kaymakamlığı tarafından, Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğiyle yürütülen ‘Nesiller Buluşuyor’ projesi, düzenlenen proje kapanış programı ve Anneler Günü buluşmasıyla tamamlandı. ‘Ben Her Yerde Varım - Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik’ anlayışı doğrultusunda hayata geçirilen proje; öğrenciler ile yaşlı bireyleri bir araya getirerek kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirmeyi, öğrencilerde vefa, saygı, empati ve sorumluluk bilincini geliştirmeyi hedefledi. Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Öğretmeni Hacer Esen koordinatörlüğünde yürütülen projede, gönüllü 16 öğretmen ve 75 öğrenci görev aldı. Ocak ayında başlayan ve mayıs ayına kadar devam eden proje kapsamında 16 yaşlı vatandaşı düzenli olarak ziyaret edildi. Öğrenciler, ziyaretlerde büyükleriyle sohbet etti, günlük yaşamlarında destek oldu, ev işlerinde yardımcı oldu ve sosyal etkinliklerle gönül bağları kurdu. Proje sürecinde gerçekleştirilen ziyaretlerin yanı sıra iftar programları, sosyal buluşmalar ve Anneler Günü programı ile büyüklerin moral ve motivasyonuna katkı sağlandı. Projenin kapanış programı, Anneler Günü vesilesiyle ayrı bir anlam kazandı. Programda annelik, sevgi, vefa, dayanışma ve kuşaklar arası bağların güçlendirilmesi mesajları ön plana çıktı. Proje kapanış programına Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Yıldırım İlçe Millî Eğitim Müdürü Mustafa Sevinç, Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ömer Yılmaz, okul idarecileri, öğretmenler, öğrenciler ve projeye dahil olan büyükler katıldı. Yıldırım Kaymakamı Esen: ‘Büyüklerimize sahip çıkmak ortak sorumluluğumuzdur’ Programda konuşan Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, ‘Nesiller Buluşuyor’ projesinin kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren örnek bir çalışma olduğunu söyleyerek "Bugün burada hem anlamlı bir projenin kapanış programında hem de Anneler Günü vesilesiyle çok özel bir buluşmada bir araya gelmiş bulunuyoruz. ‘Nesiller Buluşuyor’ projesi, gençlerimiz ile büyüklerimizi aynı gönül ikliminde buluşturan, vefayı, saygıyı ve dayanışmayı yaşatan çok kıymetli bir çalışmadır. Büyüklerimiz; ailemizin hafızası, değerlerimizin taşıyıcısı ve toplumumuzun en kıymetli hazineleridir. Onların hâlini hatırını sormak, yalnız olmadıklarını hissettirmek ve hayır dualarını almak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu proje sayesinde öğrencilerimiz, hayatın en önemli derslerinden birini yaşayarak öğrenmiştir. Yardımlaşmayı, empati kurmayı, büyüklerine hürmet etmeyi ve topluma faydalı bireyler olmayı sahada tecrübe etmişlerdir. Anneler Günü vesilesiyle başta burada bulunan kıymetli annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor; kendilerine sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum. Projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi idarecilerine, öğretmenlerine, öğrencilerine ve proje koordinatörüne teşekkür ediyor; bu tür çalışmaların ilçemizde çoğalarak devam etmesini temenni ediyorum" dedi Program, öğrencilerin büyüklerle sohbet etmesi, Anneler Günü kutlamaları ve iyi dileklerin paylaşılmasıyla sona erdi. ‘Nesiller Buluşuyor’ projesi, Yıldırım’da gençlerin enerjisi ile büyüklerin tecrübesini buluşturan, sevgi ve vefa temelli örnek bir sosyal sorumluluk çalışması olarak hafızalarda yer aldı.
Bursa Geleceğin tarım stratejileri BUÜ’de konuşuldu Bursa Uludağ Üniversitesinde (BUÜ) Uludağ Tematik Kahve Günleri’nin bu sene 9’uncusu düzenlendi. BUÜ AR-GE Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Uludağ Tematik Kahve Günleri’nin dokuzuncusu, Ziraat Fakültesi Dekanlık binasında ‘Akıllı Tarım, Güvenli Gıda ve Sürdürülebilir Gelecek’ temasıyla gerçekleşti. "İklim değişikliğine dirençli üretim yapmak zorundayız" Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut yaptığı açılış konuşmasında, gıda arzı ve güvenliğinin küresel ölçekte en stratejik önceliklerden biri haline geldiğine dikkat çekerek fakültenin bu alandaki uluslararası başarısına değindi. BUÜ’nün dünya üniversite sıralamalarında tarım alanında elde ettiği saygın konumun önemini hatırlatan Turgut, özellikle iklim değişikliğine karşı dirençli üretim sistemlerinin geliştirilmesinin artık bir zorunluluk olduğunu belirtti. Kısıtlı doğal kaynaklarla yüksek verim alabilmek için yapay zeka, büyük veri ve uzaktan algılama gibi akıllı tarım teknolojilerinin kullanılmasının şart olduğunu vurgulayan Dekan Turgut, fakülte bünyesinde dikey tarım ve topraksız tarım gibi yenilikçi alanlarda yürütülen nitelikli projelerin geleceğin tarım vizyonuna ışık tuttuğunu sözlerine ekledi. "Akademik bilgiyi işbirliği ve projeye dönüştürüyoruz" Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ise geçen yılın başından bu yana düzenli olarak sürdürdükleri bu buluşmaların artık Bursa genelinde ilgiyle takip edilen bir marka haline geldiğini belirtti. Üniversite içindeki farklı uzmanlık alanlarını ortak temalar etrafında toplayarak proje ve akademik çıktıları artırmayı hedeflediklerini dile getiren Karaca, bu işbirliği ağını sadece akademisyenlerle sınırlı tutmayıp sanayi ve kamu temsilcilerini de sürece dahil ettiklerini vurguladı. Beşer dakikalık kısa sunumların ardından gerçekleştirilen uzun kahve molalarının, teorik bilginin pratik iş birliklerine dönüşmesi için bir zemin hazırladığını ifade eden Karaca, etkinliğin temel felsefesinin seminer disiplininden ziyade samimi bir fikir alışverişi ortamı oluşturmak olduğunun altını çizdi. Akademiden sektöre uzanan geniş katılım Akademisyen ve sektör temsilcilerinin takip ettiği programda; EMKO Elektronik Eğitim Sorumlusu Dinçer Yılmaz, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Taşkın, Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak, ALR Tarım Firma Sahibi Ali Rıza Alan, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Şahan, BUÜ Hukuk Fakültesi Arş. Gör. Dr. Merve İnan Orman, BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Akbudak, SS İnovasyon Firma Sahibi Nilgün Seçilmiş, BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünden Muhammed Çetin ve BUÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Kıvılcım Çorakbaş tarafından sunumlar yapıldı.
Bilecik Kaymakam Kara’dan miniklere hayat kurtaran uyarı Pazaryeri Kaymakamı Muhammet Mustafa Kara, Trafik Haftası kapsamında Kınık İlkokulu’nda düzenlenen anlamlı etkinlikte öğrencilerle bir araya geldi. Jandarma ve polis ekiplerinin hazırladığı uygulamalı trafik parkurunu gezen Kaymakam Kara, miniklerle tek tek sohbet ederek trafik kurallarının önemine dikkat çekti. Öğrencilere sadece bugünün değil, hayatlarının her döneminde unutmayacakları tavsiyelerde bulunan Kaymakam Kara, trafik kurallarına uymanın bir tercih değil, hayati bir sorumluluk olduğunu söyledi. Özellikle karşıdan karşıya geçerken dikkatli olunması, emniyet kemeri kullanımı ve servis araçlarında kurallara uyulması konusunda öğrencileri uyaran Kara, "Bir saniyelik dikkatsizlik ömür boyu pişmanlığa dönüşebilir" mesajı verdi. Kaymakam Kara, çocuklarda küçük yaşta trafik bilinci oluşturmanın gelecekte yaşanabilecek kazaların önüne geçeceğini belirterek ailelere de önemli çağrıda bulundu. Çocukların en büyük örneği anne ve babalar olduğunu ifade eden Kara, trafik kurallarına önce büyüklerin uyması gerektiğini söyledi. Etkinlikte jandarma ve polis trafik ekipleri tarafından oluşturulan eğitim parkurunda öğrenciler hem eğlendi hem öğrendi. Miniklere yaya geçidi kullanımı, trafik ışıkları, okul servislerinde güvenli davranış ve temel trafik kuralları uygulamalı olarak anlatıldı. Çocukların büyük ilgi gösterdiği etkinlikte renkli görüntüler ortaya çıktı. İlçe Jandarma Komutanı Recep Kuş’un da katıldığı Trafik Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, öğrencilere verilen çeşitli bilgilendirmeler ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
İstanbul İnsansız denizaltı TENGİZ ve uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN harp sahasında oyun değiştirici güç olacak STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., harekat sahasında dengeleri değiştirecek uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN’u ve otonom insansız sualtı ailesinin en büyük üyesi TENGİZ’i ilk kez vitrine çıkardı. KUZGUN, 1000+ km uçuş menzili, 6 saat uçuş süresi, 200 kilogram kalkış ağırlığı ile dikkat çekiyor. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "KUZGUN bin kilometrenin üzerine gidebiliyor, 6 saatten fazla havada kalabiliyor. KUZGUN’un testleri şu anda devam ediyor. Diğer yandan, mevcut denizaltıların yapabildikleri yetkinliklerin birçoğunu ise TENGİZ’e taşıma safhasındayız" dedi. Türkiye’nin tam bağımsız savunma sanayii hedefleri için milli teknolojiler geliştiren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda, uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN’u ve otonom insansız sualtı ailesinin en büyük üyesi TENGİZ’i ilk kez vitrine çıkardı. Özellikle İran-İsrail savaşında gündeme gelen uzun menzilli vurucu İHA sistemlerine milli ve yerli bir soluk getirdi. Deniz platformları ve taktik insansız hava araçlarında kendini kanıtlayan STM, bu kez de uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN ile dikkatlerini üzerine çekti. Sınır ötesi operasyonlar ve düşman hattı gerisindeki kritik hedeflere yönelik tasarlanan sistem, aerodinamik yapısı sayesinde yüksek beka kabiliyeti sunuyor. Herhangi bir pist altyapısına ihtiyaç duymadan, mobil kara platformları veya sabit fırlatıcılar üzerinden roket destekli (RATO) kalkış yapabilen sistem, operasyonel esnekliği en üst seviyeye çıkarıyor. 6 saati aşan havada kalış süresi ile uzak mesafelerdeki hedeflere süratli ve etkili taarruz imkanı tanıyor. Yoğun GNSS karıştırmasının yaşandığı çatışma bölgeleri için optimize edilen KUZGUN, karıştırma dayanımlı seyrüsefer mimarisiyle öne çıkıyor. Sualtı harbi özelliğine sahip TENGİZ Otonom insansız sualtı ailesinin en büyük üyesi TENGİZ, sualtı harbinin temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok amaçlı bir operasyonel yapı sunuyor. Elektronik harp, sinyal istihbaratı ve deniz tabanı haritalama gibi görevlerde kullanılan TENGİZ, kritik altyapıların denetiminde rol alırken, aynı zamanda taarruzi mayın harbi çerçevesinde belirlenen alanlara mayın dökme kabiliyetine sahip. Ağır ve çok hafif torpido fırlatma yeteneğine sahip olan TENGİZ, bünyesinde mühimmat sistemini taşıyıp sualtından fırlatabilen bir "ana gemi" (mothership) yapısıyla çalışıyor. ADVENT komuta kontrol mimarisi sayesinde ağ merkezli harp konseptine dahil olan platform, uydu haberleşmesi üzerinden veri aktarımı gerçekleştiriyor. 40 feet ISO konteyner boyutlarıyla uyumlu olan TENGİZ, limanların yanı sıra lojistik destek gemileri ve TCG ANADOLU (LHD) gibi havuzlu gemilerden otonom olarak göreve başlayabiliyor. TENGİZ; 11,2 metre uzunluğa, 1,6 metre çapa ve 17,8 ton deplasman ağırlığına sahip. 400 metreyi aşan derinliklerde görev icra edebilen platform, sualtında 8 knotun üzerinde hıza ulaşabiliyor. Sistem mimarisi ve enerji kapasitesi, aracın herhangi bir dış desteğe ihtiyaç duymadan 20 günü aşkın süre boyunca kesintisiz operasyon sürdürmesine imkan tanıyor. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "SAHA 2026 oldukça heyecanlı, aktif geçiyor. STM olarak gerçekten hem KUZGUN hem başka ürünlerimizle beraber SAHA’da farklı lansmanlar yaptık. Özellikle İHA sistemleri konusunda, otonomi konusunda STM’nin çok ciddi bir yetkinliği var. Ama hepimiz şunun farkındayız; sahada giderek KUZGUN gibi uzun mesafelere gidebilecek, 1000 kilometre üzerine gidebilecek, oldukça etkili harp başlığı taşıyabilecek ama bir taraftan da maliyet etkin çözümlere de ihtiyaç var. O anlamda STM olarak bizler de KARGU ile başlayan insansız sistemlerde elde ettiğimiz tecrübelerle Kuzgun’un lansmanını yaptık. KUZGUN benzeri ürünlere karşı kullanılabilecek, Avcı dronumuz TUNGA-X’in de lansmanını yaptık. İnsansız deniz alanında da insansız sistemlerle ilgili lansmanlarda bulunduk" ifadelerini kullandı. "KUZGUN 1000 kilometrenin üzerine gidebiliyor, sürü halinde saldırabilecek" Kamikaze İHA sistemi KUZGUN’nun bin kilometrenin üzerinde menzile sahip olduğunu vurgulayan Güleryüz, "Savaş alanı artık giderek insansız sistemlerin insansız sistemlerle savaşı haline dönüyor. O yüzden KUZGUN gibi işte çok uzun menzillere gidebilecek, oldukça yüksek kapasitede harp başlığı taşıyabilecek ki, KUZGUN 1000 kilometrenin üzerine gidebiliyor, harp başlığı oldukça etkili, 6 saatten fazla havada kalabiliyor. Ama bir taraftan da hem radar kesit alanı son derece düşük; o yüzden radarlarca tespit edilmesi çok kolay değil, ama maliyet olarak baktığımızda da maliyet etkin. En büyük artısı KUZGUN’un diğer taraftan da otonomi seviyesi oldukça yüksek olacak, sürü konseptiyle çalışabilecek" diye konuştu. "KUZGUN’un testleri şu anda devam ediyor" KUZGUN’un testlerinin devam ettğini belirten Güleryüz şöyle devam etti: "Hem KUZGUN içerisinde bir sürü oluşturabilmek hem de heterojen sürüler olarak adlandırdığımız farklı İHA’larla, belki insansız kara araçlarıyla, deniz araçlarıyla beraber çalışabilecek konsepti, STM’nin bu SAHA Fuarı’nda en fazla ön plana çıkarmaya çalıştığı konu diyebilirim. ALPAGU-B, TIRPAN, ALPAGUT. Tek lançerden atılabilecek, oldukça etkili mühimmat taşıyabilecek, özellikle kara platformları, deniz platformları gibi entegre platformlara entegre edilebilecek ürünlerimiz var. Hem platformlarımızdan saldırı gerçekleştirebilmek hem de platformlarımızın kendilerini İHA’lara karşı veya benzer insansız sistemlere karşı koruyabilmelerini için çok önemli bir ürün çeşitliliği STM standında mevcut. KUZGUN’un testleri şu anda devam ediyor. Mümkün olan en kısa sürede hem silahlı kuvvetlerimizin envanterine hem yurt dışında farklı ülkelerin envanterine katmak istiyoruz. Özellikle daha önce ihracatını gerçekleştirdiğimiz ülkelerde de KUZGUN için ciddi bir talep var. İnşallah ihracat konusunda da çok yakın zaman içerisinde önemli ilerlemeler kaydedeceğiz" dedi. TENGİZ, 20 günden fazla suyun altında kalacak, torpido atabilecek Büyük Otonom Sualtı Aracı TENGİZ hakkında bilgiler veren Güleryüz, şu ifadeleri kullandı: "Mevcut denizaltıların yapabildikleri yetkinliklerin birçoğunu biz TENGİZ’e taşıma safhasındayız. Biz insansız denizaltı konusunda da özellikle çalışacağız. Otonom Sualtı Aracımız NETA şu anda deniz testleri tamamlandı sayılır, seri üretime aşamasına geçti, hatta iki farklı sözleşmeyle şu anda teslimatını bekliyor. Ama ben o gün de söylemiştim; STM adım adım özellikle suyun altında insansız sistemler konusunda kendini geliştirmeye devam edecek. TENGİZ’in lansmanını yaptık. TENGİZ baktığınızda NETA’nın çok daha büyük abisi konumunda. Yaklaşık 12 metreye yakın bir boyu var, 20 günden fazla suyun altında operasyon yapabilecek. Bir taraftan üzerinde iki tane ağır torpido taşıyabilecek, buradan farklı mühimmatları atabilecek ama bir taraftan da su altında arama kurtarma faaliyetleri veya bilgi toplama faaliyetleri gibi farklı alanlarda kullanılabilecek; gelişmiş bir insansız su altı aracı diyebilirim. Mevcut denizaltıların yapabildikleri yetkinliklerin birçoğunu biz TENGİZ’e taşıma safhasındayız. O anlamda üzerinde artık mühimmat da taşıyabilen, torpido olsun ya da farklı mühimmatlar olsun, onları da atabilecek gerçekten de insansız denizaltı sınıfında bir ürün ortaya çıkmış olacak."