ASAYİŞ - 14 Nisan 2026 Salı 11:01

Şanlıurfa’da lisede silahlı saldırı: 13 yaralı

A
A
A
Şanlıurfa’da lisede silahlı saldırı: 13 yaralı

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede silahlı düzenlenen silahlı saldırıda 13 öğrenci yaralandı. Görgü tanığı korku dolu anları anlattı.


Edinilen bilgiye göre olay, Siverek ilçesine bağlı Hasan Çelebi Mahallesi’nde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 18-20 yaşlarında olduğu öne sürülen bir kişi, elindeki uzun namlulu silahla okul bahçesi ve içerisinde rastgele ateş açtı. Olayda 14 öğrenci yaralandı. Saldırganın daha sonra aynı silahla intihar ettiği öne sürüldü.


İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve jandarma özel harekat ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçlerince okulda bulunan öğrencilerin büyük bölümünün tahliye edildiği öğrenildi. Yaralı öğrenciler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından hastanelere sevk edildi.


Görgü tanıklarından Gökhan Başaranoğlu, "17-18 yaşlarında bir çocuktu. Dış kapıdan içeri girer, girmez elindeki uzun namlulu silahla ateş açmaya başladı. Önce sağa sola, ardından da okula ateş açtı. Daha sonra koşarak okul içerisine girdi. İçerde direkt önüne gelene sıktı. Daha sonra öğrenciler bağırdı, herkes bir yere kaçtı" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Getir’den yeni reklam filmi Getir, yeni reklam filminde super app içindeki akıllı özelliklerine odaklanıyor. Filmde, siparişin hızından çok, uygulama içindeki akıllı özellikler ile kullanıcının günlük hayatında kazandırdığı zamana dikkat çekiliyor. Getir, yeni reklam filminde odaklandığı super app içindeki akıllı özellikleriyle hızlı teslimat kategorisindeki iletişimini güçlendirdiğini duyurdu. Marka bu kez odağı siparişin hızından çok, uygulama içindeki akıllı özellikler ile kullanıcının günlük hayatında kazandırdığı zamana çeviriyor. Filmde; kampanya, market alışverişi, yemek siparişi ve gündelik planlama süreçlerinde biriken zaman kayıplarının görünür kılınması dikkat çekilirken, Getir’in sunduğu teknolojik çözümleri somut kullanıcı faydası üzerinden anlatılıyor. Filmde, Getir’in super app içindeki yeni özellikleri, fiziki alışverişe zaman ayırmak yerine kullanıcılara alışverişte geçen zamanı kendilerine ve sevdiklerine ayırmaları için geri veriliyor. Kampanya, Getir’in yeni marka konumlandırmasına uygun olarak genç ve modern bir çizgide kurgulanırken; bu dönüşüm, Jingle Jackson tarafından markanın yeni ruhuna uygun şekilde dinamik, modern ve enerjik bir formda yeniden yorumlanan reklam müziğiyle tamamlanıyor. Fotoğraf çekerek ya da telefondaki notlara yazılmış alışveriş listesi yüklendiğinde otomatik sepet oluşturan ‘Alışveriş Listem’, önceki alışverişlere göre anında sepet öneren ‘Hazır Sepetin’, siparişi gece planlayıp sabaha teslim eden ‘Randevulu Teslimat’ ve yemek siparişi verirken herkes kendi telefonundan seçimlerini yapabildiği ‘Grup Siparişi’ gibi yeni özellikler, reklam filminde doğrudan hayatın içinden sahnelerle aktarılıyor.
Sivas Uzmanı uyardı: "Bu hastalıkta erken tanı önemli" Parkinson hastalığında erken tanı ve doğru tedavinin hastaların yaşam kalitesini artırmasında kritik rol oynadığını belirten Sivas Medicana hastanesinde görevli Doç. Dr. Şeyda Figül Gökçe, özellikle 50 yaş sonrası artan risk nedeniyle erken belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Halk arasında ‘hareket hastalığı’ olarak bilinen Parkinson hastalığı, beyinde hareketleri kontrol eden sinir hücrelerinin zamanla hasar görmesi sonucu ortaya çıkıyor. Sivas Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Şeyda Figül Gökçe, hastalığın çoğunlukla yaşlanmaya bağlı geliştiğini belirterek, özellikle 50 yaş sonrasında görülme sıklığının arttığını, nadiren de olsa genç yaşlarda da ortaya çıkabildiğini söyledi. Parkinson hastalığında hareket koordinasyonunun bozulduğunu ifade eden Gökçe, hastalarda en sık hareketlerde yavaşlama, kas sertliği, titreme, duruş bozukluğu ve denge kaybı gibi belirtilerin görüldüğünü dile getirdi. Titremenin her hastada ortaya çıkmayabileceğini belirten Gökçe, genellikle istirahat halinde başladığını ve çoğunlukla tek taraflı görülüp zamanla diğer tarafa yayılabildiğini kaydetti. Ayrıca hastalarda öne eğilme, mimiklerde azalma ve yürümede yavaşlama gibi bulguların da sık rastlanan belirtiler arasında yer aldığını aktardı. "Temelinde dopamin eksikliği bulunuyor" Hastalığın temelinde dopamin eksikliğinin bulunduğunu vurgulayan Gökçe, dopamin üretiminden sorumlu sinir hücrelerinin zamanla kaybının hastalığın ilerleyici bir seyir göstermesine neden olduğunu ifade etti. Bu sürecin genellikle yavaş ilerlediğini belirten Gökçe, erken dönemde koku alma duyusunda azalma, uyku bozuklukları ve hafif hareket yavaşlığı gibi belirtilerin gözden kaçabileceğini söyledi. Bu nedenle erken tanının büyük önem taşıdığını dile getirdi. "Farklı belirtileri görülüyor" Parkinson hastalığının yalnızca hareket sistemiyle sınırlı olmadığını belirten Gökçe, terleme bozuklukları, ciltte yağlanma, ağrı, salya artışı, idrar problemleri, cinsel fonksiyon bozuklukları, depresyon ve ileri evrelerde bunama gibi farklı belirtilerin de görülebileceğini ifade etti. Tedavi yöntemlerine de değinen Gökçe, Parkinson’da temel yaklaşımın beyinde eksilen kimyasalların yerine konulması olduğunu belirtti. "Erken tanı önemli" İlaç tedavilerinin ağızdan alınan ilaçlar, cilt altı pompa uygulamaları ve bağırsak yoluyla verilen yöntemler şeklinde uygulanabildiğini söyleyen Gökçe, ileri evre hastalarda ‘derin beyin stimülasyonu’ olarak bilinen ve halk arasında beyin pili olarak adlandırılan cerrahi yöntemlerin de başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Gökçe, erken tanı, düzenli tedavi, egzersiz ve Akdeniz tipi beslenmenin Parkinson hastalarının yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini belirterek, belirtilerin fark edilmesi halinde vakit kaybetmeden uzman hekime başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Zonguldak Vali Hacıbektaşoğlu: "Devlet kimseye ortak olmaz" Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, İl Genel Meclisi’nde yaşanan başkanlık seçimi sürecinde yaşanan itirazlar ve sonrasındaki gerginliklere ilişkin açıklamalarda bulundu. Hacıbektaşoğlu, sürecin hukuka uygun ilerlediğini belirterek, iddialara cevap verdi. İl Genel Meclisi üyeliği seçimlerinin ardından 1 Nisan’da gerçekleşen meclis başkanlığı seçiminde oyların eşit çıkması ve ardından yapılan oylama sayımıyla ilgili süreci değerlendiren Vali Hacıbektaşoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hacıbektaşoğlu, "Sonuç kanun. Her şey kanun ve hukuk devleti çalışır arkadaşlar" dedi. "İtiraz yeri yargıdır" Seçim sırasında yaşanan gerginliklere değinen Vali Hacıbektaşoğlu, "Biliyorsunuz İl Genel Meclisi üyeliği seçimi oldu. 1 Nisan’da meclis toplandı. Meclis seçime geçildi. Tabii normal seçim yapıldı. Yapılırken, oylar sayımı, dökümü yapıldı. İtirazlar geldi. Onun üzerine bir müdahale oldu maalesef, üzücü bir şekilde. Ama ara verildi. Ertesi gün tekrar meclis kaldığı yerden toplandı. Seçimini yaptı. Kararlarını kanuna göre bize gönderdi zaten" şeklinde konuştu. Valilik olarak süreci incelediklerini belirten Hacıbektaşoğlu, "Biz de baktık; hukuka aykırı bir durum görmedik. Dolayısıyla yine 5302 sayılı kanun gereği, İl Genel Meclisinin kararları kesinleşmiş oldu. Bu süreci yakından takip ettik. İstenmeyen bazı nahoş olaylar oldu" ifadelerini kullandı. Meclis çalışma yönetmeliğine atıfta bulunan Vali Hacıbektaşoğlu, "Burada zaten kanun çok açık. İl Genel Meclisi başkanının, divana başkanlık yapacağı açıktır. 5302 sayılı kanun ve İl Genel Meclisi Çalışma Yönetmeliği çok açıktır. Dolayısıyla orada oyların ne olduğuna, ne olacağına, geçerli olup olmayacağına sadece divan karar verir. Onun dışında valinin veya herhangi bir merciinin bir yetkisi yoktur. Dolayısıyla bunun itiraz yeri de yargıdır. İdarenin bütün işlem ve eylemleri yargıya açıktır. Yargıdır. Dolayısıyla biz orada İl Genel Meclisi’nin hangi kararı açıkça hukuka aykırı bir kararı alıp almadığı konusunda karar alması lazım. Bir de kendi görevini yapamaz hale gelmesi lazım. Bunlar kanunda hepsi düzenlenmiştir, açıktır" dedi. "Zonguldak demokratik olgunluğu yüksek bir yer" Sürecin elektrikli geçtiğini ve yaşanan olaylardan dolayı üzüntü duyduklarını ifade eden Hacıbektaşoğlu, şunları kaydetti: "Tabii esasında gelen itirazlar kanunu anlamamaktan değil, yönetmeliği anlamamaktan değil; bunu herkes okuyup anlayabilir. Tabi oylar eşit olduğu için, İl Genel Meclisi üyeleri sayısı eşit olduğu için orada daha öncesinde de yine ilk seçimde de bir muhalefet partisinden bunlara girmeyiz biz. Herhangi birinin başkan seçilebilir, seçilmesi, bizim için değişmez. Dolayısıyla biz oralara girmeyiz. Tabi bunları biz sayın milletvekillerimize de belirttik. Ne düşündüğümüzü esasında. Çünkü itiraz bizden diyaloğa geçtiler. O zaman da söyledik bunlar belli şeyler... Baktık dolayısıyla öyle bir şey görmedik. Yalnız tabii orada gerçekten tatsız olaylar oldu. Sonrasında yapılan açıklamalar var. Bunlar tatsız şeyler, yakışmadı. Zonguldak gerçekten demokratik olgunluğu yüksek bir yer. İl Genel Meclisi, İl Özel İdaresi tarafsız hizmetlerini yapar, her vatandaşımıza, her muhtarımıza, her İl Genel Meclisi üyemizi ciddiye alırız, önemser, taleplerini." "Kimsenin bir şeyine ortak olmayız" Son olarak, bazı kesimler tarafından yöneltilen iddialara da yanıt veren Vali Hacıbektaşoğlu sözlerini şöyle tamamladı: "Dolayısıyla biz işin hizmet tarafındayız. Biz o taraftayız. Onun dışında biz öyle o yakıştırılan kelimeleri tabi biz kimsenin bir şeyine ortak olmayız. Devlet ortak kabul etmez yani. Kimseye de ortak olmaz, kimse merak etmesin."
Denizli Kazada ölen kurye Muratcan’ın ilk duruşması görüldü Denizli’de geçtiğimiz yıl otomobilin ve motosikletin karıştığı kazada hayatını kaybeden 25 yaşındaki motosiklet sürücüsünün Muratcan Pekeroğlu davasında ilk duruşma görüldü. Acılı aile sanığın mahkemeyi yanıltmaya yönelik yalan beyanlardan bulunduğunu belirtirken, tutuksuz yargılanma kararına da kızgın olduklarını ifade etti. 23 Kasım 2025’te Pamukkale ilçesi Siteler Mahallesi’nde seyreden S.S. idaresindeki otomobil 25 yaşındaki motokurye Muratcan Pekeroğlu idaresindeki motosiklete çarptı. Çarpmanın şiddetiyle Pekeroğlu motosikletten savrularak sürüklendi. Bölgeye gelen ambulans ekiplerince hastaneye sevk edilen genç motokurye yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kazanın ardından Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına Muratcan Pekeroğlu’nun babası Mustafa Pekeroğlu, annesi Makbule Pekeroğlu, avukatları ile sanık S.S., ve avukatları hazır bulundu. Sanık S.S., savunmasında Muratcan Pekeroğlu’nun kaza sırasında kafasında kas olmadığını, hızının 20 kilometre civarında olduğunu, sinyal verdiğini ifade ederek ilk bilirkişi raporundaki yüzde 100 oranındaki kusuru kabul etmediğini ve rapora itiraz ettiğini söyledi. Olayı gören görgü şahitlerinin ise 90 metre civarında uzak olduklarını bu nedenle kazayı tam göremediklerini ifade eden sanık S.S., beraatını talep etti. Muratcan Pekeroğlu’nun annesi ve avukatları ise sanık S.S.’nin tutuklu yargılanmasını ve en ağır cezayı almasını talep etti. Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti olay yeri keşfine, bilirkişi raporu alınmasına, bir sonraki celsede tanıkların dinlenmesine ve sanığın tutuksuz yargılanmasına karar vererek duruşmayı 22 Eylül’e erteledi. "Tutukluluk talebimizi reddedildi" Sanığın tutuklu yargılanma taleplerinin mahkeme tarafından reddedildiğini belirten avukat Kürşat Aykol, "Rahmetli Muratcan’ın vefatıyla ilgili ilk duruşma görüldü. İçeride sanık dinlendi. Muratcan’ın anne ve babası dinlendi. Mahkemede keşif yapacak, bilirkişi raporu aldıracak. Olayı gördüğüne ilişkin ifadeleri bulunan tanıklar var. Tanıklar dinlenecek, şu an için ilki yargılama görüldü. Biz sanığın tutuklu yargılanmasını talep etmiştik. Hem ailenin acısının bir nebze dinlemesi hem de benzer olaylardaki uygulamalar ve güncel kanun düzenlemeler gereğince. Tutukluluk talebimizi reddedildi. Sanığın tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Onun dışında da şu an için deliler toplanacak. Daha ilk celse görüldü. İkinci duruşma Eylül ayına bırakıldı. Dosyayı aileyle birlikte hukuki olarak takip ediyoruz" dedi. "Gözünün içine baka baka adaleti yanıltmaya çalışıyorlar" Sanığın yalan beyanlarda bulunduğunu ifade eden acılı baba Mustafa Pekeroğlu, "Biz çok kızdık, hayret ettik. İnsanlar yalan söylüyor, gözünün içine baka baka adaleti yanıltmaya çalışıyorlar. Yalan söylüyorlar, ‘Başında kaskı yoktu’ diyorlar, ‘Motor arabaya çarpmadı, sürücüsü çarptı’ diyorlar. Bilirkişi raporuna itiraz ediyorlar. Kamera kaydına itiraz ediyorlar, her şeye itiraz ediyorlar. Tutuklanmasını istiyoruz. Biz çocuğumuzu toprağa vermeden ertesi gün toprağa vermeden o dışarıdaydı" ifadelerini kullandı.
Sivas Sivas’ta 18 bin dekar alan üretime kazandırılacak Sivas’ta desteklenen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında düzenlenen törende çiftçilere nohut ve yağlık ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Proje ile yaklaşık 18 bin dekar arazinin üretime kazandırılması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında Sivas’ta tohumluk dağıtım töreni gerçekleştirildi. Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan projeler çerçevesinde üreticilere nohut ve yağlık ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek’in katılımıyla düzenlenen programda, ‘Nohut Üretimini Geliştirme Projesi’ ile ‘Yağlık Ayçiçeği Üretimini Geliştirme Projesi’ kapsamında toplam 133 bin 200 kilogram nohut tohumu ile 3 bin 170 kilogram yağlık ayçiçeği tohumu üreticilere ulaştırıldı. Dağıtılan tohumların, nadasa bırakılan ya da boş kalan tarım arazilerinde ekilmesi planlanıyor. Projelerin toplam bütçesinin 9 milyon 322 bin 800 lira olduğu, bu tutarın yüzde 75’ine karşılık gelen 6 milyon 992 bin 100 liralık kısmının Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hibe olarak karşılandığı belirtildi. Projelerin merkez ilçe dahil olmak üzere 15 ilçede uygulanacağı bildirildi. Proje kapsamında yaklaşık 18 bin dekar alanda ekim yapılmasının hedeflendiği ifade edilirken, bu sayede üretim yapılmayan arazilerin yeniden tarıma kazandırılması amaçlanıyor. "Üretime önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" Törende konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, tarım arazilerinin daha etkin kullanılması ve üretimin artırılması adına önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, "Boş bırakılan ya da nadasa ayrılan arazilerin yeniden üretime kazandırılmasını hedefliyoruz. Bu desteklerle çiftçilerimizin yükü hafifliyor ve daha geniş alanlarda üretim yapılmasının önü açılıyor. Dağıtılan tohumların ilimiz üretimine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi. "Sivas ekonomisinin temelini oluşturuyor" Tarım ve hayvancılığın Sivas ekonomisinin temelini oluşturduğunu vurgulayan Şimşek, üreticilerin her zaman yanında olduklarını ifade ederek, nohutun kuru tarıma uygunluğu ve ekonomik değeri, yağlık ayçiçeğinin ise ülkenin yağ ihtiyacındaki kritik rolüne dikkat çekti. Programa Vali Şimşek’in yanı sıra İl Tarım ve Orman Müdürü Salih İnan, davetliler ve çok sayıda çiftçi katıldı. Program, tohumların üreticilere dağıtılmasıyla sona erdi.