KÜLTÜR SANAT - 30 Mayıs 2025 Cuma 12:45

Urfa Belgesel Film Festivalinin ilk gösterimleri yapıldı

A
A
A
Urfa Belgesel Film Festivalinin ilk gösterimleri yapıldı

Şanlıurfa’da bu yıl ilki düzenlenen "Urfa Belgesel Film Festivali’ne " ev sahipliği yapıyor. 29-31 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen festivalin ilk gösterimi gerçekleşti.


3 gün sürecek olan festivalin açılış programına, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Harran Üniversitesi Festival Başkanı Prof. Dr. Sedat Benek ve çok sayıda sanatsever katıldı.


Harran Üniversitesi paydaşlığında gerçekleştirilen festival, belgesel sinema aracılığıyla kentin kültürel mirasına dikkat çekmeyi hedefliyor. Etkinlik kapsamında iki panel, bir konferans ve 20 belgesel film gösterimi planlanıyor. Festivalin en önemli hedefleri arasında geleneksel Urfa evleri gibi kaybolmaya yüz tutmuş yapılar üzerinden Urfa kültürünün korunmasına dikkat çekmek, Şanlıurfa’nın kadim tarihini gelecek nesillere aktarmak bulunuyor.


"Taş Tepeler Urfa’sız olmaz, Urfa Taş Tepeler’siz olmaz"


Festivalde konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, "Urfa Her Adımda Bir Asır, Her Asırda Bir Sır" sloganıyla yola çıkarak Şanlıurfa’yı tanıtmak adına asli görevlerimizin yanında kendimize şehrin tanıtımını da bir görev adlettik. Kadim medeniyetlerin kalbi, kelimelerin şiir olduğu, her taşında bir tarih yazan, Şanlıurfa’mızda bir ilki gerçekleştirmekten dolayı, büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum. Dünyayı imkân el verdiği müddetçe karış karış gezerek Şanlıurfa’nın tanıtımına katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Şanlıurfa’da 80 vilayete nasip olmayan büyük bir zenginlik var. Turizm, kültür ve kadim toprakların zenginliği olarak değerlendirildiğinde bu zenginliği bir şekilde kullanmak gerekiyor. Bu zenginlikten istifade etmek gerekir. Bizim temel amacımız böylesi zengin topraklarda dünyanın bilmediği, toprakların dünyanın her tarafında tanınmasını bilinmesini istiyoruz. Burada mücadele ettiğim bir konu var. Taş Tepeler diye her yerde afiş ve reklamları görüyoruz ancak Taş Tepeler’in yanında Şanlıurfa’nın adı yok. Taş Tepeler Urfa’sız olmaz, Urfa Taş Tepeler’siz olmaz. Bu güne kadar yapılmamış bir şeyi yapmaya çalışıyoruz. Onun için bu tür organizasyonları çok önemsiyoruz. Elimizden gelen tüm desteği de kaynaklarımız ölçüsünde vermeye devam edeceğiz" İfadelerine yer verdi.


Harran Üniversitesi Festival Başkanı Prof. Dr. Sedat Benek ise Şanlıurfa’nın kadim bir kent olduğunu ifade ederek Şanlıurfa’ya yakışır bir belgesel film festivali düzenlediklerini kaydetti.


BSB Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bahriye Dal Kabadayı da festival ile ilgili olarak Türkiye’nin farklı şehirlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü festivaller düzenlediklerini Şanlıurfa’da da çeşitli film gösterimleri ve atölye çalışmaları yaptıklarını ifade etti.


Festivalde açılış filmi olan Harran Ekolü El Battani adlı belgesel filmin gösterimi de yapıldı. Festival 31 Mayıs Cumartesi gününe kadar devam edecek.



Urfa Belgesel Film Festivalinin ilk gösterimleri yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.