GÜNDEM - 11 Mart 2025 Salı 14:45

Yarım asırlık marangoz ustası mesleğini aşkla sürdürüyor

A
A
A
Yarım asırlık marangoz ustası mesleğini aşkla sürdürüyor

Şanlıurfa’da yaşayan 59 yaşındaki marangoz ustası Yaşar Birecikli, 53 yıldır baba mesleğini aşkla sürdürüyor. Toz ve talaş içinde çalışmalarını sürdüren usta, Ramazan mesaisinin kendilerini zorlamadığını söyledi.


Şanlıurfa’da yaşayan marangoz ustası Yaşar Birecikli, 6 yaşında başladığı baba mesleğini 53 yıldır aşkla sürdürüyor. Tarihi çarşılar bölgesindeki 15 metrekarelik dede yadigarı dükkanda mesleğini sürdüren 5 çocuk babası Birecikli, eskiden yaz mevsiminin sıcak havasında tuttukları Ramazan orucunun şimdilerde kendilerini zorlamadığını söyledi.


Mesleğin teknolojiye yenik düştüğünü belirten Birecikli, çırak yetişmediği için zamanla yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını ifade etti. Helal ve az paralı marangozluk mesleğinin rağbet görmediğinden yakınan Birecikli, "5 tane çocuk büyüttük. Rabbimin kerametine şükürler olsun. Helal para ile evimize bir parça ekmek götürdük mü tamamdır" dedi.



Ramazan mesaisi zorlamıyor


Marangoz ustası Birecikli, "Rabbim herkese hayırlı Ramazanlar nasip etsin. Güzel bir rahmet ayı, çok gül bir aydayız. İşimizin başındayız. Eskiden bu şartlar altında yaz orucunu tutardık. Şimdi yine şartlar aynı kış orucu tutuyoruz. Onun için zor olmuyor. Yaşım 59’dur. 6 yaşımdan beri baba mesleğimi sürdürüyorum. 53 yıldır çalışıyorum. Teknolojinin gerisinde kaldık. Bunun için teknoloji ile yarışamıyoruz. Parasız bir meslek, paralı bir meslek değil. Teknolojinin gölgesinde kaldık. İşte 5 tane çocuk büyüttük, 4’ü erkek bir kız büyüttüm. Rabbimin kerametine şükürler olsun. Helal para ile evimize bir parça ekmek götürdük mü tamamdır. Mesleğimizde para olmadığından dolayı yeni eleman çırak da yetişmiyor" dedi.


Müşterilerden Hakkı Kırmızıgül, "Mutfak tahtası lazımdı, amcayı yıllardır tanıdığımız için gelip kendisinden aldık. Amcamız el sanatlarında baya hamarat biridir. Ürünleri güvenceli olduğu için sürekli buradan alışveriş yaparız. Bir tane mutfak tahtası aldık. Eksik malzemeleri buradan bulabiliyoruz. Geldik ihtiyacımız olanı aldık. Plastik mutfak tahtaları çok sağlığında olmadığından dolayı biz de el yapımı tahta olanı tercih ediyoruz" ifadelerini kullandı.



Yarım asırlık marangoz ustası mesleğini aşkla sürdürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.