GÜNDEM - 11 Aralık 2025 Perşembe 10:51

Siirt Valisi Kızılkaya bir asırda yapılan asfalt yolu bir yılda ikiye katladı

A
A
A
Siirt Valisi Kızılkaya bir asırda yapılan asfalt yolu bir yılda ikiye katladı

Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Kemal Kızılkaya, ilde cumhuriyet tarihi boyunca yapılan bitümlü sıcak karışımlı 107 kilometrelik yol ağını bir yılda 111 kilometre ekleyerek ikiye katladı. Yapılan yollar sayesinde köy ve yaylalarına dönen çiftçiler üretimi katladı.


Bin 908 kilometrelik yol ağına sahip olan Siirt’e cumhuriyet tarihi boyunca 107 kilometrelik bitümlü sıcak karışımlı (BSK) asfalt yol yapıldı. 2023 yılında kentte göreve başlayan Vali ve Belediye Başkan Vekili Kemal Kızılkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Yol medeniyettir’ sözünü şiar edinerek şehrin ulaşım ağını güçlendirmeye başladı. Vali Kızılkaya, cumhuriyet tarihi boyunca yapılan 107 kilometrelik sıcak asfalt yol ağına bir yılda 111 kilometre ekleyerek ikiye katladı. Güçlenen yol ağı ve huzur iklimiyle köylerine ve yaylalarına geri dönen vatandaşlar, arıcılıktan hayvancılığa kadar çeşitli alanlarda üretimi ikiye katladı.


Vali Kızılkaya, Siirt’in tarım ve hayvancılık şehri olduğunu söyledi. Siirt’te tarım ve hayvancılığın en önemli alanlar olduğunu belirten Kızılkaya, bunun yanında turizmin Siirt’in en önemli gelişim dinamiklerinden olduğunu kaydetti. Kızılkaya, tarım ve hayvancılıkta yolların konforlu ve ulaşılabilir olmasının çok kıymetli olduğunu söyleyerek, "Bu yapmış olduğumuz yol çalışmalarıyla birlikte baktığımızda ciddi bir rahatlama oldu. Özelikle göçerlerimizin sürülerini ulaştırmada, arıcılarımızın yaylalara ulaşmasında çok büyük faydalar oldu. Geçtiğimiz günlerde Çemikari Yaylası’nda 35 kilometrelik bir yol çalışmamız oldu. Önümüzdeki günlerde biz bunu Doğan köyüne doğru 10 kilometresini daha tamamladığımızda 45 kilometrelik müthiş bir aks olacak. Bu, Şırnak-Van yollarımızla kesiştiğinden o bölgenin canlanmasını sağlayacak" dedi.



"Özel ekip ve iş makinalarımızı çiftçilerimizin, üreticilerimizin emrine vereceğiz"


"O bölge özelikle Pervari balıyla meşhur. Geçmiş dönemlerde gerek güvenlik kaygılarıyla, gerekse ulaşımda yaşanan zorluklar nedeniyle kışın özelikle çok büyük sıkıntılar çekilmişti" diyen Vali Kızılkaya, "Yapmış olduğumuz bu çalışmalarla tarım ve hayvancılıkta çiftçilerimizin yüzünü güldürmüş durumda. Önümüzdeki günlerde İl Özel İdare ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğüyle önemli bir projeye imza atacağız. Bu proje de şöyle ki, oluşturacağımız özel ekibi iş makinalarımızla çiftçilerimizin, üreticilerimizin emrine vereceğiz. Onlar, özelikle üretim amaçlı bağ yolları, üretim yolları, basit ama onların üretimi için çok kıymetli çalışmalara imza atacaklar. Asfalt ağımızda olmayan yerleri de basit mekanizma ile geliştiriyoruz" diye konuştu.



"Kırsal alanda yapılan yatırımlar bize, çiftçimize üretim, memleketimize bereket olarak geri dönüyor"


Yaşanan hizmet ve huzur ortamıyla birlikte geri dönüşlerin çok arttığını gördüklerini aktaran Kızılkaya, konuşmasına şöyle devam etti:


"2023 yılında göreve başladığımızda kovan sayısı sadece 184 bindi. Bunu örnek vereyim. Bugün geldiğimiz noktada 285 bin olmuştur. Bal üretiminde Türkiye’de 8’inci sıradan 5’inci sıraya gelmiş durumdayız. Kovan sayısında 13’lerden 7’inci sıraya gelmiş durumdayız. Her geçen gün çiftçimiz, üreticimizin köye dönüşlerini memnuniyetle görüyoruz. Aynı şekilde hayvan sayısında 1 milyon 100 binlerden şu anda 1 milyon 500 binlere doğru artan bir küçükbaş hayvan sayımız var. Bu, aynı şekilde diğer tarımsal ürünlerimize de sirayet etmiş durumda. Şunu görüyoruz; kırsal alanda yapılan yatırımlar bize, çiftçimize üretim, memleketimize bereket olarak geri dönüyor."


Son dönemlerde bölgeye turizm konusunda ciddi talepler geldiğine değinen Kızılkaya, "Turizmde ulaşım ve güvenlik çok önemli. Memleketimizi keşfetmek isteyen çok hemşehrimiz, vatandaşımızın olduğunu biliyorum. Siirt, gastronomisiyle, coğrafyasıyla keşfedilmeye değer ve keşfeden hemşehrilerimizin bir daha, bir daha gelmek istediği bir destinasyon. Çağrıda bulunuyoruz, gelin Siirt’i keşfedin. Bizim şu an toplam yol ağımız bin 908 kilometre. Bunun 111 kilometresini bu sene asfalt yapmış olduk. Geçmiş senelerde yapılan 107 kilometre ile birlikte toplam 220’lere yaklaşmış durumda. Dolayısıyla her geçen gün sıcak asfalt miktarını artırmış oluyoruz" şeklinde konuştu.


Bu sene 164 ton asfalt döktüklerini belirten Kızılkaya, konuşmasını şöyle tamamladı:


"Henüz yıl bitmedi, çalışmaya devam ediyoruz. Siirt’imizin bin 908 kilometre yol ağındaki bütün yolların ihtiyacını bitümlü sıcak karışım asfalt şeklinde dönüştürmek ve böylece vatandaşımızın konforlu bir ulaşıma kavuşmasını sağlamak. Cumhurbaşkanımız bize her zaman şunu söyler; ‘Yol medeniyettir.’ Bir ilin, ilçenin, beldenin gelişmesi için yol ağının çok sağlıklı olması lazım. Bir asra yakın İl Özel İdaresi, bundan önce Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, bütün bu zaman dilimi içerisinde yapılan yol kadarını biz bir senede yaptık. 107 kilometre bu zamana kadar yapılmış, biz ise bir senede 110 kilometre yol yapma suretiyle kendi ilimizde bir rekoru ortaya koymuş olduk. Şimdi artık kendimizle yarışacağız. Önümüzdeki seneler bunun da üzerine çıkarak başta bozuk olan yolları, ana yolları, grup yollarını, köy yollarını tamamlayarak ilimizin kalkınmasına, gelişmesine katkı sağlayacağız."



Siirt Valisi Kızılkaya bir asırda yapılan asfalt yolu bir yılda ikiye katladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hizmet ihracatının yüzde 62,3’ünü büyük ölçekli girişimler yaptı Hizmet ihracatının yüzde 62,3’ünü, hizmet ithalatının yüzde 56’sını büyük ölçekli girişimler yaptı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Girişim Özelliklerine Göre Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, hizmet ihracatının yüzde 8,7’sini yapan 1-9 çalışanı olan mikro ölçekli girişimler, toplam hizmet ihracatı yapan girişimlerin yüzde 74,3’ünü oluşturdu. Çalışan sayısı 10-49 kişi olan küçük ölçekli girişimlerin hizmet ihracatındaki payı yüzde 12,3 iken 50-249 kişi olan orta ölçekli girişimlerin ihracattaki payı yüzde 16,4 oldu. Hizmet ihracatı yapan girişimlerin yüzde 1,9’unu oluşturan 250 veya daha fazla kişinin çalıştığı büyük ölçekli girişimler hizmet ihracatının yüzde 62,3’ünü gerçekleştirdi. Hizmet ithalatı yapan girişimlerin yüzde 53,2’sini oluşturan 1-9 çalışanı olan mikro ölçekli girişimler, hizmet ithalatının yüzde 7,9’unu yaptı. Çalışan sayısı 10-49 kişi olan küçük ölçekli girişimlerin hizmet ithalatındaki payı yüzde 7,2 olurken 50-249 kişi olan orta ölçekli girişimlerin payı yüzde 17,7 oldu. Hizmet ithalatı yapan girişim sayısının yüzde 4,6’sını oluşturan 250 veya daha fazla kişinin çalıştığı büyük ölçekli girişimler toplam hizmet ithalatının yüzde 56’sını gerçekleştirdi. Hizmet ihracatının yüzde 66,1’ini ulaştırma ve depolama faaliyetindeki girişimler gerçekleştirdi Toplamda 60 milyar 913 milyon dolar olan hizmet ihracatının 40 milyar 252 milyon dolarını ulaştırma ve depolama faaliyetindeki girişimler gerçekleştirirken, bilgi ve iletişim faaliyetindeki girişimlerin hizmet ihracatı 5 milyar 906 milyon dolar oldu. Hizmet ihracatında 4 milyar 284 milyon dolar imalat sanayiindeki girişimler tarafından yapılırken ana faaliyeti finans ve sigorta olan girişimlerin hizmet ihracatı 2 milyar 929 milyon dolar oldu. Hizmet ticaretinde 48 milyar 462 milyon dolarlık ithalatın 12 milyar 752 milyon doları imalat sanayinde faaliyet gösteren girişimler tarafından yapıldı. Hizmet ithalatındaki 9 milyar 660 milyon dolar, ana faaliyeti toptan ve perakende ticaret olan girişimlere ait iken 3 milyar 826 milyon dolarlık hizmet ithalatı finans ve sigorta faaliyetinde bulunan girişimlerin oldu. Bilgi ve iletişim faaliyetindeki girişimler ise 2 milyar 728 milyon dolar hizmet ithalatı yaptı. Hizmet ihracatının yüzde 18,8’ini, ithalatının ise yüzde 32,0’ını yabancı kontrollü girişimler yaptı Hizmet ticaretinde en yüksek paya sahip olan taşımacılık hizmetlerinde yapılan ihracatın yüzde 90,2’si, ithalatın ise yüzde 76,2’si Türkiye kontrolündeki girişimler tarafından gerçekleştirildi. Diğer iş hizmetleri ihracatında Türkiye kontrollü girişimlerin payı yüzde 58,1 iken yabancı kontrollü girişimlerin payı yüzde 41,9 oldu. Telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetleri ihracatının yüzde 51,4’ü ve ithalatının yüzde 32,3’ü yabancı kontrollü girişimler tarafından yapıldı.
Yozgat Kaynak suyunda yetişiyor, vatandaş taze taze alıp gidiyor Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde belediye tarafından işletilen alabalık tesisi, hem ilçe sakinlerinin hem de çevre yerleşim yerlerinden gelen vatandaşların uğrak noktası haline geldi. Sürekli akış halinde olan soğuk ve tatlı kaynak suyunda yetiştirilen alabalıklar, taze olarak vatandaşlara sunuluyor. Tesiste yetiştirilen alabalıklar doğal kaynak suyunda büyütülürken balıkların beslenmesi için günlük ortalama 25-30 kilogram yem veriliyor. Sürekli tatlı su sirkülasyonu bulunan havuzlarda yetişen balıklar, yaklaşık 350-400 gram ağırlığa ulaştığında satışa sunuluyor. Vatandaşlara temizlenerek verilen alabalıkların kilogramı ise 300 liradan satılıyor. Tesise gelen vatandaşlar balıkları yerinde görerek satın alabiliyor. Yoldan geçen birçok kişi de tesise uğrayarak taze alabalık alıp yoluna devam ediyor. "Canımız istediği zaman taptaze balık alıp gidiyoruz" Eşiyle birlikte balık almaya gelen vatandaşlardan Nasır Alıcıoğlu, tesiste yetiştirilen balıkların lezzetinden memnun olduklarını belirterek, "Bugün gezme amaçlı hanımımla böyle bir balık alalım dedik. Yemek için geldik. Buranın balıklarını çok seviyorlar. Tat oranı çok yüksek Çayıralan’daki balıkların. Böyle bir tesisimizin olmasından tabii ki biz de gurur duyuyoruz. Canımız istediği zaman taptaze canlı balık alıp gidiyoruz buradan. Eskiden böyle bir düzen yoktu, şimdi çok iyi" dedi. "Buranın balıkları çok güzel" Uzunlu kasabasından geldiğini söyleyen Ahmet Karakurt ise "Uzunlu kasabasından balık almaya geldik. Hem gezmek hem de torunumu gezdirmek istedik. Çocuğumuz gezmeyi çok seviyor. Balıkları da görmek istiyor. Buranın durumunu bildiğimiz için geldik. Hem balık alıp hem de gezip gitmeyi düşünüyoruz. İyi bir yer burası, balıkları çok güzel" diye konuştu. "Aylık yaklaşık 1 ton üretim yapıyoruz" Çayıralan Belediye Başkanı Ahmet Kaygısız da ilçede geçmişte yapılan alabalık yetiştiriciliğinin bir süre durduğunu, yeniden canlandırılması için çalışma başlattıklarını söyledi. Kaygısız, "Yaklaşık yirmi yıl önce ilçemizde alabalık faaliyetleri yürütülüyordu fakat zamanla ekonomik şartlardan dolayı durdu. Biz de yeniden canlandıralım istedik. İlk etapta üç havuzla başladık. Talep artınca üretim de arttı. Kaynak suyumuzdan çıkan ve içme suyu hattından dışarı giden suyu değerlendirmiş olduk. Şu anda aylık yaklaşık bir ton üretim yapıyoruz ve pazar sıkıntısı yaşamıyoruz" dedi. Çevre ilçelerden de talep olduğunu belirten Kaygısız, Sarıkaya, Çandır ve Boğazlıyan gibi ilçelere haftanın belirli günlerinde canlı alabalık götürerek vatandaşların bu üründen faydalanmasını sağladıklarını ifade etti. Ayrıca ilerleyen süreçte yavru alabalık üretimi üzerine de yeni bir proje planladıklarını sözlerine ekledi.
Sivas Sivas Belediyesi’nden Türkiye’ye örnek olacak okul uygulaması Sivas Belediyesi, 2 yıl önce uygulamaya koyduğu örnek proje ile dikkat çekiyor. 2024 yılında Sivas Belediyesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde kentteki ortaöğretim okullarında görev yapan 30 güvenlik görevlisinin maaşı Sivas Belediyesi tarafından ödeniyor. Sivas Belediyesi’nin eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanmasına yönelik olarak 2024 yılında başlattığı uygulamanın önemi, son günlerde peş peşe yaşanan üzücü olayların ardından bir kez daha gündeme geldi. 2024 yılında Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun öncülüğünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan protokolle liselerde 30 güvenlik görevlisi istihdam edildi. Her yıl yenilenen güvenlik protokolü bu yıl da yenilenirken, protokole göre güvenlik görevlilerinin maaşlarını Sivas Belediyesi ödüyor. Aynı zamanda bir akademisyen ve eğitimci olan Belediye Başkanı Adem Uzun, hem Siverek’te hem de Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırıların toplumda derin bir üzüntü ve kaygı oluşturduğunu belirterek, eğitim kurumlarına yönelik her türlü şiddeti en güçlü şekilde kınadığını ifade etti. Okulların çocukların kendilerini en güvende hissetmeleri gereken alanlar olduğuna dikkat çeken Uzun, göreve geldiği ilk günden itibaren liselerde güvenlik personeli istihdamı sağlanmasının bu sorumluluk anlayışının bir gereği olduğunu vurguladı. Eğitimde güvenliğin ertelenemez bir konu olduğunun altını çizen Uzun, benzer acı olayların bir daha yaşanmaması temennisinde bulunarak, olaylardan etkilenen öğrenci, öğretmen ve ailelere geçmiş olsun dileklerini iletti.
İstanbul Esenyurt’ta okul önü ve çevresinde polis denetimi Esenyurt’ta okul ve çevrelerinde polis denetimleri artırıldı. Yapılan denetimlerde okul ve çevrelerinde şüpheli şahıslar durdurularak Genel Bilgi Taraması(GBT) yapıldı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen olayların ardından Esenyurt ilçesinde polis ekipleri tarafından okul ve çevrelerinde yapılan denetimler artırıldı. Yapılan denetimlerde, şüpheli görülen yaya şahıslar, otomobil sürücüleri ve motosiklet sürücüleri denetlendi. "Tabii ki tedirginlik var ama güvenlik güçlerimiz teyakkuzda" Çocuğunu okula getiren bir vatandaş yaşanan olaylarla ilgili, "İki gündür üst üste acı olaylar yaşadık. Hakikaten ülke çok sıkıntılı. Ne söylenebilir bilemiyorum. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Tabii ki tedirginlik var ama güvenlik güçlerimiz teyakkuzda. Onlara güveniyoruz. Onlar olduğu sürece Allah’ın izniyle bir şey olmayacağına da inanıyoruz. Okulların kapısında öğrenciler yerine silahlı güvenlik olması yönünde talebimiz var. Öğrenciler güvende olur" dedi. "Gelişme çağındaki çocukların bilinçaltına şiddet eğilimi veriliyor" Yaşanan olayların ardından şiddet eğilimli dizi ve filmleri eleştiren Ali Osman Koç ise, "Çok acı verici bir olay. Çocuklara böyle şeyler olmaması lazım. Çocuklarımıza dikkat etmemiz lazım. Oyunlar olsun, bu teknolojinin gelişimi ile birlikte çocuklarımızın geleceğinin kaybolmaması lazım. Mutlaka tedirginlik var. Öbür yerlere daha çok tedirgin oluyorum. Devletin bir yerde kısıtlama yapması lazım. Küçücük çocukların elinde farklı farklı şiddete meyilli oyunlar var. Şiddet eğilimli film ve diziler öne çıkarılıyor. Çocuklarda da özentiliğe neden oluyor. Gelişme çağındaki çocukların bilinçaltına şiddet eğilimi veriliyor. Bana kalırsa bilinçli bir şey. Bilinçli bir yüklemedir bu. Çocukları farklı bir tarafa çekmek istiyorlar. Anne babaların da dikkatli olmaları gerekiyor. Çocukların üzerinde durmaları lazım. Onların hangi tarafa kaydıklarını gözlemlemeleri lazım. Mutlaka önlem alınmalı. Sokakta bile önlem alınmalı. Çocuğun en büyük eğitim alanı sokak. Sokağa çıktığında kiminle arkadaşlık yapıyor, kiminle yürüyor ona dikkat etmek lazım" diye konuştu.