GÜNDEM - 07 Mart 2026 Cumartesi 12:29

Siirt’in tek kadın ambulans şoförü zorlu coğrafyada hayat kurtarıyor

A
A
A

Siirt’te tek kadın ambulans şoförü olan Perihan Ekinci, keskin virajlı yolları aşarak hayat kurtarmak için zamanla yarışıyor.

Siirt’te yaşayan Perihan Ekinci, birçok kuruma atanmasına olmasına rağmen, Pervari ilçesine ambulans şoförü olarak atanması gerçekleştikten sonra diğerlerini iptal edip feragatname göndererek direksiyon başına geçti. İki kız çocuğu annesi olan Ekinci, dar ve keskin virajları aşarak hayat kurtarmak için zamanla yarışıyor.

Siirt’in tek kadın ambulans şoförü zorlu coğrafyada hayat kurtarıyor

Perihan Ekinci, İHA muhabirine, 3 yıldır Pervari 2 No’lu Acil Sağlık İstasyonu’nda ambulans şoförü olarak görev yaptığını söyledi. İnsanlara yardımcı olmayı çok sevdiğini belirten Ekinci, bu yüzden özellikle 112’de çalışmayı çok istediğini dile getirdi.

Memleketinde hizmet etmek istediğini belirten Ekinci, "O yüzden Pervari’yi tercih ettim. Hatta birçok kuruma atanabilmeme rağmen özellikle bekledim. Pervari’ye atanma sürecim gerçekleştikten sonra onları iptal edip feragatname göndererek buraya geldim. Bu coğrafyaya alışmak zaman aldı. Hatta ilk geldiğim gün deneme sürüşünde panik yaşamıştım. Fakat daha sonra alıştım. Artık en zorlu yol bile normal geliyor" dedi.

"Günün sonunda iyi bir iş çıkardığımız zaman gurur duyuyoruz"

Ekinci, genel olarak sürücü arkadaşlara Pervari-Siirt arasındaki yolun çok sıkıntılı geldiğine değinerek, "Çok dar ve keskin virajlar var. Kar ve buzlanmanın olduğu bir coğrafya burası. Engebe ve toprak kayması riski yüksek. Kız kıza, kadın kadına nöbet tutmak çok ayrı bir keyif verici. Günün sonunda iyi bir iş çıkardığımız zaman gurur duyuyoruz. Siirt’in tek kadın ambulans şoförüyüm. Olumsuz tepkilerle karşılaştığım oluyor ama genelde olumlu dönüşler alıyorum" diye konuştu.

Siirt’in tek kadın ambulans şoförü zorlu coğrafyada hayat kurtarıyor

"2 kız çocuğum var, onlar da bu işi yaptığım için gurur duyuyorlar"

"Trafikte benimle yarışmaya kalkıyorlar. Özellikle dar yollarda kasıtlı olarak yol vermek istemiyorlar" diyen Ekinci, konuşmasını şöyle devam etti:

"Hastanın aciliyeti olduğu dönemlerde sollayıp geçmek durumunda kalıyorum. 2 kız çocuğum var. Onlar da bu işi yaptığım için gurur duyuyorlar ve her yerde mesleğim hakkında bilgi veriyorlar. Hastalarımız bazen doğumun gerçekleşmesine çok az zaman kala arıyorlar. Benim de müdahale etmemi bekliyorlar. Halbuki meslek tanımım dışında olduğu için genelde bekliyorum. Arkadaşlarımız yardımcı oluyor, gerekli durumlarda müdahale etmeye çalışıyorum."

Siirt’in tek kadın ambulans şoförü zorlu coğrafyada hayat kurtarıyor

"Erkeklerin aşırı özgüveni ciddi kazalara sebebiyet verebiliyor"

Kadınların görevi çok daha özveriyle yaptığını kaydeden Ekinci, "Bu coğrafyada özellikle çok daha temkinli davranıyorlar. Hayati riski olan kazalar yapmıyorlar. Erkeklerin aşırı özgüveni ciddi kazalara sebebiyet verebiliyor. Bu toplumun temelini kadınlar oluşturuyor. Çünkü çocukları, bireyleri yetiştiren anneler. Her zaman toplumsal menfaatlerimizin kişisel menfaatlerimizin önüne geçmesi lazım. Sağlık Bakanımıza bize sıfır ambulans gönderdiği için çok teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.

Siirt’in tek kadın ambulans şoförü zorlu coğrafyada hayat kurtarıyor

Zehra Gayretli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.