GÜNDEM - 30 Kasım 2024 Cumartesi 13:19

Sinop’ta deniz şehitleri anıldı

A
A
A
Sinop’ta deniz şehitleri anıldı

Osmanlı donanmasının yaşadığı en büyük felaketlerden biri olarak kaydedilen Sinop baskınının 171’inci yıl dönümünde, şehadete kavuşan 2 bin 800 asker için anma tören düzenlendi.


Sinop limanında 30 Kasım 1853 tarihinde Rus donanması tarafından Osmanlı donanmasına yapılan deniz baskını sonucu 2 bin 800 Türk askerinin şehit düşmesi, tarihe acı bir iz olarak kazındı. Baskının 171. yıl dönümünde, şehit düşen askerlerin kemiklerinin muhafaza edildiği müze bahçesindeki şehitlikte anma töreni yapıldı. Şehitliğe çelenk konulmasının ardından askeri tören mangası saygı atışı yaptı.



“Rusya’nın ‘Osmanlı Devleti’ni ortadan kaldırma siyasetinin’ bir tezahürü”


Törende konuşan Sinop Üniversitesi’nden Doç. Dr. Cenk Demir, “1853-1856 Osmanlı-Rus Savaşı’nın diğer bir adıyla Kırım Harbi’nin önemli kırılma anlarından birisi olan ve 30 Kasım 1853 tarihinde Sinop’ta yaşanan felaketin üzerinden 171 yıl geçti. Esasında bu elim hadise, Rus dış politikasının temel prensiplerden biri olan ‘Osmanlı Devleti’ni ortadan kaldırma siyasetinin’ bir tezahürüdür. Özellikle Çar I. Nikolay döneminde şiddetlenen bu siyasi anlayışın önüne geçmek adına Osmanlı Devleti bir yandan diplomatik girişimlerde bulunurken diğer yandan da Karadeniz’de bir dizi askerî önlemler almıştı. Bu kapsamda Patrona Osman Paşa ve Riyâle Hüseyin Paşa komutasındaki Türk filosu Kasım 1853’te Karadeniz’e açılmış, ne var ki fırtınaya yakalanarak Sinop Limanı’na sığınmıştı. Türk filosuna nefes aldırmak istemeyen Amiral Nahimov komutasındaki Rus donanması ise Karadeniz’de devriye geziyordu. Ruslar, Osmanlı gemileri Sinop’a geldikten bir gün sonra şehrin açıklarında görüldü. Amiral Nahimov, Sivastopol limanından takviye kuvvetler gönderilmesi için girişimlerde bulunurken Osman Paşa, filonun Sinop’ta kalmasını uygun gördü. Liman açıklarında üç gün vakit geçirip fırtınanın dinmesini bekleyen düşman donanması, Sinop önünde yay çizerek konum alan Türk filosunu yok etmek üzere 30 Kasım günü harekete geçti. Öğleye doğru Rus donanması limana girdi ve Türk filosuna paralel bir şekilde konum aldı. Sonrasında Sinop, dünya deniz savaşları tarihinde yelkenli ahşap gemilerin rol aldığı son çarpışma ve gülle yerine patlayıcı mermilerin yani humbaraların kullanıldığı ilk çarpışmaya ev sahipliği yaptı. Bir buçuk saat içerisinde de muharebenin sonucu belli oldu. Sinop Limanı’nda bulunan Osmanlı filosu, bir vapur dışında tamamen imha edildi. Maalesef bir yanında derin deniz, diğer yanında ateş olan yüzlerce Osmanlı denizcisi de şehit düştü. Ruslar merhametsizce gülle, humbara ve yağlı paçavralar atarak kale içindeki Türk mahallesini de yaktı. Yaşanan felaketin ardından seferber olan Sinop ahalisi askerlerin yaralarını sararken şehit olanlar da hızlıca defnedildi. 1858’de şehitlerimizin hatıralarını yaşatmak adına, içinde bulunduğumuz alanın etrafı taş duvarlarla çevrildi. Sadrazam Mehmet Ali Paşa tarafından da kitabesi yaptırıldı. Yanında bulunduğumuz Şehitler Abidesi’nin temeli ise 1923’te atıldı, 1933’te de açılışı yapıldı” dedi.


Açıklamaların ardından şehitlerin anısına denize çelenk bırakıldı.



Sinop’ta deniz şehitleri anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.