GENEL - 08 Ekim 2018 Pazartesi 17:13

Bakan Gül, terör mağdurları için yapılan konutları inceledi

A
A
A
Bakan Gül, terör mağdurları için yapılan konutları inceledi

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Şırnak’a geldi.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Şırnak’a geldi.


Şırnak’ın Cizre ilçelerindeki temaslarının ardından karayolu ile geldiği Şırnak’ta adliyeyi ziyaret etti. Şırnak Adalet Sarayı bahçesinde Bakan Gül, Bakan Yardımcıları Cengiz Öner ve Yıldız Seferinoğlu ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Aytekin Sakarya’yı Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Yılmaz, hakim ve savcılar karşıladı. Bir süre adalet sarayında görevine yeni başlayan Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Yılmaz ile görüşen Bakan Gül, ardından Şırnak Valiliğini ziyaret etti. Valilik şeref defterini imzalayan Bakan Gül, Vali Mehmet Aktaş’tan kent ile ilgili bilgi aldı.


Daha sonra beraberindeki heyet ile birlikte İsmepaşa ve Bahçelievler Mahallelerinde terör mağdurları için inşa edilen konutlarda incelemelerde bulunan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, örnek daireyi gezdi. Şırnak Ziyareti ile ilgili bira açıklamada bulunan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, “Bugün hakim savcı arkadaşlarımızı, adliye personelimizi ziyaret etmek üzere Şırnak’taydık. Adliyemizi, baromuzu ziyaret ettik. Hakim savcı arkadaşlarımızın çalışma koşullarını, personellerimizin çalışma koşullarını yerinde görme fırsatımız oldu. Adliyemizin ihtiyaçlarını yerinde görme fırsatımız oldu. Çok şükür, sevinerek şunu ifade etmek isterim ki Şırnak’ımızda hakim savcı sayısı itibari ile son kararname ile birlikte gereken tüm atamalar yapılmış. Yeterince hakim savcı arkadaşımız var. Personelimizde çok az bir eksik var o da yakın zamanda tamamlanacak. Arkadaşlarımızın çok verimli bir çalışma içerisinde olduklarını, moral motivasyonlarının çok yüksek olduğunu gördük. Onları dinledik, sorunlarını ihtiyaçlarını dinledik, yerinde tespit etme fırsatı bulduk. Ve özellikle Türkiye’de huzurun, toplum birlik ve beraberliğinin temini anlamında yargının büyük bir rolü var. Özellikle terörle mücadele anlamında da Türk yargı sisteminin vermiş olduğu başarı takdire şayandır. Ben gayret içerisinde fedakarlıkla çalışan tüm yargı mensuplarımıza, adliye personelimize ve avukatlarımıza teşekkür ediyorum. Özellikle terörün ortadan kalkmasına yönelik devletimiz büyük bir kararlılıkla mücadele ediyor. Terörün Türk Kürt kardeşliğini barışlı nasıl bozduğunu en iyi bu bölge halkı biliyor.Vatandaşlarımız biliyor. Bu gün bin yıllık kardeşliğimizi daha da artırılarak devam ettiğini görüyoruz. Hükümetimiz terör örgütünün yaptığı, açtığı ve tahrip ettiği bu hasarları telefi ediyor. Ayrıca maddi olarak değil, manevi olarak ta devletimiz, hükümetimiz milletinin daima yanında olmaya devam ediyor. Bu birliği, beraberliği, kardeşliği her zaman daha da ileriye götüreceğiz. Şırnak’ta da gördüğümüz budur. İnşallah hizmetlerimizi hükümetimiz, yerel yönetimlerin hizmetlerini yerinde görme fırsatına da kavuştuk. Burada terör örgütün yapmış olduğu çukur hadiselerinde milletimize, Şırnak halkına vermiş oldukları zararı, hükümetimiz telafi ediyor" dedi.


Bakan Gül konuşmalarını şöyle sürdürdü:


"Hakim savcılarımızın yoğun olarak, özellikle bedelli askerlikle ilgili adli tatilde biz bu hakkımızı kullanalım diye bir talepleri oldu. Avukat arkadaşlardan da böyle talepler gelmişti. Milli savunma bakanlığımız taleplerimizi ilettik. Hakim, savcı ve avukatlarımızın adli tatilde bedelli askerlik yapmaları hususunda taleplerimizi yazılı olarak ilettik. Şifahi olarak ta milli savunma bakanlığımız bu konuda da her türlü desteği vereceğini ifade ettiler. Buna göre de hakim, savcı ve avukatlarımızın adli tatilde bedelli askerlik yapma imkanına kavuşacaklar. Yine biz adliye personelimiz içinde yargı süreci aksamasın diye onlar içinde talepte bulunduk. Bu konuda yine olumlu katkı sağlayacaklarına inanıyoruz. İnşallah yargı hizmetleri aksamadan devam edecek.”


Daha sonra AK Parti İl Başkanlığına geçen Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, burada İl Başkanı İbrahim Halil Erkan ve partililerle bir araya geldi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği İskenderun sahili ücretsiz nostaljik trenle şenlendi Hatay’ın İskenderun ilçesinde depremde zarar gören ve ihya çalışmalarıyla yeniden hayat bulan sahil, İskenderun Belediyesi’nin hizmete aldığı ücretsiz elektrikli gezi treniyle şenlendi. Asrın felaketinde kayma yaşanan İskenderun sahili, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çalışmalarıyla yeniden hayat bulmuştu. Birkaç ay öncesine kadar deprem nedeniyle yürünmesi dahi zor olan, birçok noktasında hasar ve söküklerin bulunduğu sahil bandı bugün ise vatandaşların nefes aldığı, ailelerin vakit geçirdiği modern bir yaşam alanına dönüştü. Bölgeyi eski günlerine kavuşturmayı hedefleyen İskenderun Belediyesi, sahil bandında ücretsiz elektrikli gezi trenini hizmete aldı. İskenderun Belediyesi tarafından hayata geçirilen proje kapsamında 3 buçuk kilometrelik sahil boyunca hizmet verecek olan tren; özellikle yaşlıların, çocukların ve hamile kadınların sahili rahatça gezebilmesine imkan sağlıyor. İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, ilk seferde kara trenin direksiyona geçerek vatandaşlarla birlikte sahil turu yaptı. Başkan Dönmez, deprem sonrası İskenderun’un hızlı bir toparlanma sürecine girdiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti. Depremin ardından büyük acılar yaşayan şehirde bugün insanların yeniden sahilde yürüyebildiğini, çocukların oynayabildiğini ve ailelerin güvenle vakit geçirebildiğini ifade eden Dönmez, "Birkaç ay önce burada insanlar yürümekte zorlanıyordu. Bugün ise sahilde gezi treniyle vatandaşlarımız keyifli vakit geçiriyor. Bu tablo, İskenderun’un yeniden ayağa kalktığının en önemli göstergelerinden biridir" dedi. Avrupa’daki turistik sahil kentlerinden ilham alınarak hazırlanan proje sayesinde sahilin daha canlı ve sosyal bir yapıya kavuştuğunu belirten Başkan Dönmez, "Artık İskenderun sahili sadece bir yürüyüş alanı değil, insanların vakit geçirmekten keyif aldığı modern bir yaşam merkezi haline geliyor. Üstelik gezi trenimiz tamamen ücretsiz olacak" diye konuştu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği "Gezi Treni", ilk günden itibaren sahilde oluşan yeni sosyal yaşamın sembollerinden biri olarak dikkat çekti.
İstanbul Kurban Bayramı’nda görünmeyen risk: Sessiz protein yükü Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi, düzensiz öğünler ve uzun süren sofralar sindirim sistemini zorlayabiliyor. Ancak uzmanlara göre bayram döneminde yalnızca fazla yemek değil; yüksek protein yükü, lif yetersizliği ve sosyal yeme baskısı da sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle son yıllarda yaygınlaşan yüksek protein odaklı beslenme alışkanlıklarının bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artabildiğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Bayram döneminde kırmızı et ve hamur işi tatlı tüketimi artarken, fiziksel aktivitenin azalmasının sindirim sistemi üzerinde ciddi yük oluşturabildiğini belirten Medicana Çamlıca Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle liften fakir beslenmenin bağırsak dengesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Sürekli kırmızı et ağırlıklı beslenmenin bağırsak mikrobiyotasını etkileyebildiğini ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Fazla kırmızı et tüketimi bağırsaktaki faydalı bakterilerin azalmasına neden olabilir. Özellikle lif tüketiminin yetersiz olduğu bayram sofralarında şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunlar daha sık görülebiliyor. Bu nedenle et tüketimini sebzeler, yeşillikler ve tam tahıllarla dengelemek oldukça önemli" dedi. Etin yanında lif kaynaklarına yer açın Et tüketiminin yanında lif açısından zengin besinlerin mutlaka sofrada bulunması gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek; özellikle roka, maydanoz, semizotu ve marul gibi yeşilliklerin sindirim sistemini desteklediğini söyledi. Brokoli, enginar, karnabahar ve brüksel lahanası gibi yüksek lifli sebzelerin de bayram sofralarında daha fazla yer alması gerektiğini belirterek beyaz pirinç yerine bulgur, karabuğday veya kinoa gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesini önerdi. Kuru baklagillerin de önemli bir lif kaynağı olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Mercimek, nohut, barbunya gibi besinler hem bağırsak sağlığını destekler hem de öğünlerin daha dengeli olmasına katkı sağlar" diye konuştu. Protein sağlıklı ama fazlası vücudu yorabiliyor Bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artan protein tüketiminin vücutta sessiz bir yük oluşturabileceğini söyleyen Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, özellikle aşırı kırmızı et ve sakatat tüketiminin sindirim sistemini zorlayabildiğine dikkat çekti. Pirçek, "Kırmızı et gibi yoğun protein kaynaklarının sindirimi daha uzun sürer. Lif tüketiminin yetersiz kalmasıyla birlikte gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca fazla protein tüketimi karaciğer ve böbreklerin çalışma yükünü artırabilir" ifadelerini kullandı. Aşırı protein tüketiminin ürik asit seviyelerini yükselterek gut ataklarını tetikleyebileceğini de belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen halsizlik ve ağırlık hissi yalnızca tatlı tüketiminden değil yoğun protein yükünden de kaynaklanabiliyor" dedi. "Bir tabak daha ye" ısrarı fark edilmeden fazla yemeye neden olabiliyor Bayram sofralarının yalnızca yemek değil; aynı zamanda gelenek, paylaşım ve sosyal bağ anlamı taşıdığını da belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, sosyal yeme baskısının da kontrolsüz tüketimi artırabildiğini söyledi. "‘Bir tabak daha al", "bayramda diyet mi olur?’ gibi cümleler çoğu zaman masum görünse de kişiler üzerinde fark edilmeden baskı oluşturabildiğini söyledi ve özellikle aile ortamlarında ikramı reddetmenin bazı kişilerde suçluluk hissi oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu durumun ise fiziksel açlıktan çok duygusal nedenlerle yeme davranışını tetikleyebildiğini belirten Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen suçluluk duygusu çoğu zaman yeni bir kısır döngüye yol açabiliyor. Oysa önemli olan kusursuz beslenmek değil, dengeyi koruyabilmek ve bedenin sinyallerini fark edebilmek" şeklinde konuştu. Bayram tabağı dengeli olmalı Bayram sofralarında amaçlanan şeyin yalnızca protein tüketmek değil, öğünü dengelemek olduğunu vurgulayan Pirçek, ideal bir bayram tabağında etin yanında mutlaka sebze, salata ve kompleks karbonhidrat kaynaklarının bulunması gerektiğini belirtti. Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Et tüketiminin yanında bol yeşillik, sebze ve yeterli su tüketimi sindirim sistemini destekler. Bayram boyunca küçük porsiyonlarla ilerlemek, öğün dengesini korumak ve fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmamak da oldukça önemlidir" dedi.