EĞİTİM - 10 Kasım 2020 Salı 13:23

Şırnak’ta en çok tercih edilen okullar belirlendi

A
A
A
Şırnak’ta en çok tercih edilen okullar belirlendi

Yaklaşık 4 yıldır ücretsiz eğitim veren Şırnak özel NEO Lisesi bu yıl da en çok tercih edilen okullar arasında yerini almaya devam ediyor.

Yaklaşık 4 yıldır ücretsiz eğitim veren Şırnak özel NEO Lisesi bu yıl da en çok tercih edilen okullar arasında yerini almaya devam ediyor.


Şırnak’ta en çok tercih edilen okullar arasında bulunan özel NEO Lisesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Onuk, Bakanlığın talimatları doğrultusunda korona virüs kapsamında öğrenciler için tüm önlemleri aldıklarını ve okullarının eğitime hazır hale getirildiğini söyledi. Şırnak’ta özel okul olarak ücretsiz eğitim veren tek ve en çok tercih edilen okul olduklarını vurgulayan Onuk, "Şırnak özel NEO Lisesinde vermiş olduğumuz eğitim kadar bu salgın döneminde öğrencilerimizin sağlığı için de her türlü tedbirleri aldık, almaya da devam edeceğiz. Bizler, dünyanın kültürel, sanayi ve teknoloji gelişimine katkıda bulunan, çağdaş uygarlık düzeyini aşmayı hedefleyen, branşında gerekli donanıma sahip, yükseköğrenime ve Türkiye’nin çalışma alanlarına kalifiye eleman yetiştirmekteyiz. Okulumuz ’Dünya Türkiye ile Türkiye benimle büyüyecek’ vizyonuna sahip mesleki eğitimde öğrencileri alanlarında en iyi şekilde yetiştirerek ülke ekonomisini kalkındıracak ve kendi işini kuracak temel altyapısını oluşturan eğitim donanımı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanları yetiştirmek, aynı zamanda yükseköğretime öğrenci hazırlamaktır" dedi.


TSE’den ’Okulum Temiz’ sertifikası aldıklarını belirten özel NEO Liseleri Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Onuk, "Tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüs süreci boyunca gerek uzaktan eğitim gerekse yüz yüze uygulamalı eğitimle öğrencilerimizi yalnız bırakmayarak TSE, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından uluslararası kriterler göz önünde bulundurularak belirlenen tüm koşulların okulumuzda sağlanması neticesinde Silopi ilçesinde ilk ‘Okulum Temiz’ belgesini almaya hak kazanarak sağlıklı ve güvenli bir eğitim öğretim ortamına model oluşturmuş olmaktan mutluluk duyuyoruz. NEO Okulları kuruluş tarihinden itibaren bölgede en çok tercih edilen eğitim kurumudur" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.