EĞİTİM - 18 Kasım 2020 Çarşamba 13:07

NEO Okulları, geleceğin mesleklerini öğretiyor

A
A
A
NEO Okulları, geleceğin mesleklerini öğretiyor

Şırnak’ın Silopi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Birimi, Özel Nebahat Onuk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi (NEO) elektrik ve elektronik atölyelerinde incelemede bulundu.

Şırnak’ın Silopi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Birimi, Özel Nebahat Onuk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi (NEO) elektrik ve elektronik atölyelerinde incelemede bulundu.


Silopi İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bilen, Silopi Kaymakam Can Kazım Kuruca’nın eşi Eda Kuruca ve AR-GE Birimi ile birlikte Özel NEO Lisesini ziyaret etti. Özel NEO Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Onuk ve öğretmenleri tarafından karşılanan AR-GE birimi elektrik ve elektronik atölyelerini inceledi. Teknolojik imkanlar ve iş sağlığı açısından tam donanımlı atölyelerde öğretmenler tarafından bilgilendirmeler yapıldı. Geleceğin mesleklerinin yetiştirildiği atölyeleri dolaştıktan sonra açıklamada bulunan Silopi İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bilen, "Okulumuz, beni gerek fiziksel özellikleri gerek teknik donanımlar anlamında çok etkiledi. Öncelikle Serdar beye bu güzel eğitim kampüsünü Silopi’ye kazandırdığı için çok teşekkür ediyorum. Proje ekibimiz ve okulumuzun değerli öğretmenleri ile ileri dönük yapılabilecek projelerle alakalı fikir alışverişinde bulunduk. Gerek okulumuzun fiziksel ve donanım imkanlarının fazla olması gerekse öğretmenlerimizin özverili yaklaşımları beni gelecek adına umutlandırdı. NEO bilim ve teknik okulumuzda başarılı çalışmalar yapacağımıza olan inancım sonsuz. İnşallah en kısa sürede üretime geçecek kaliteli projeleri hayata geçireceğiz. İstişarelerimiz devam edecek. NEO üretecek, öğrencilerimiz kazanacak, Silopi kazanacak, ülkemiz kazanacak" dedi.



"Silopili gençlere kolejde ücretsiz okuma imkanı sunduk"


Okul hakkında bilgi veren Özel Nebahat Onuk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Murat Lale ise "Okulumuz 2017 yılında faaliyete girerek Silopili gençlere, kolejde ücretsiz okuma imkanı sağlayan tek okul olmuştur. Okul olarak önceliğimiz gençlerimizi yetenekleri ile tanımak ve yeteneklerine göre öğrencilerimizi desteklemek amacındayız. Şuan okulumuzda dile yatkınlığı olan öğrencilerimiz için dil sınıfı açarak İngilizce öğretmenliği-tercümanlık gibi dallarda öğrencilerimizi yetiştirmekteyiz. Ayrıca okulumuzda Wushu Türkiye 1.’si, 2.’si ve 3.’sü bulunmaktadır. Aynı zaman da bu öğrencilerimiz Balkanlar’da Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanmışlardır. Bunun dışında masa tenisi Türkiye şampiyonu da NEO Lisesi öğrencisidir. Üniversite hayali olan her öğrencimiz için okul içerisinde üniversiteye hazırlık kursumuzda üniversite sınavlarına yönelik kaynaklarını yine okulumuz kendi bütçesinden karşılamaktadır. Bu kaynakların içerisinde konu tarama testleri, soru bankaları ve deneme sınavları gibi önemli kaynaklar bulunmaktadır. Okul olarak elektrik elektronik okulu olmamızdan dolayı da günümüz ihtiyaçlarını yakından takip ederek ülkemizin istihdamına fayda verecek, ithalatı azaltacak çalışmalarımız da oluyor. Şuan yaptığımız çalışmalardan bahsedecek olursak, ortam dezenfektanı yapıyoruz ve dezenfektanlarımız UV ışınlı olup virüsleri bulunduğu ortamda parçalayıcı özelliğe sahiptir. Diğer bir çalışmamız da temassız ateş ölçer yapmak bunun için de ciddi yatırımlarımız ve çalışmalarımız mevcuttur" diye konuştu.



"İşsizliği azaltacak çalışmalarımız var"


Önümüzdeki dönemlerde işsizliği azaltacak çalışmalarının olduğunu aktaran Lale, "Önümüzdeki dört yıl içerisinde de yine üretime dayalı istihdamı arttırıcı, ihracatı arttırarak ülke ekonomisine katkıda bulunacak aynı zaman da Silopi gibi genç nüfusun fazla olduğu bir yerde işsizliği azaltacak çalışmalarımız olacaktır. Kurucumuz Serdar Onuk led ışık üretimi, otomobil elektrik tesisatı üretimi ve trafo üretimi için çeşitli fabrikalar, iş adamları ve tüccarlarla istişare halindedir. Hali hazırda da 50 kişinin çalıştığı bir fabrika ile işe başlamış bulunup fabrikamızda kumanda sistemleri üretmekteyiz. Okul olarak vizyonumuz geleceğe güvenle bakan kendi ayakları üzerinde durabilen iş kaygısı olmayan doğru hamleler ve yönlendirmelerle güzel bir nesil yetiştirmeyi amaçlıyoruz bu konuda fikirleriyle, yatırımlarıyla bizleri destekleyen okul kurucumuz Serdar Onuk’a teşekkürlerimizi sunuyoruz" şeklinde konuştu.



"‘Okulumuz, ’Dünya Türkiye ile Türkiye benimle büyüyecek’ vizyonuna sahip"


Özel Nebahat Onuk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Onuk ise okullarının ’Dünya Türkiye ile Türkiye benimle büyüyecek’ vizyonuna sahip olduğunu söyledi. Onuk, şöyle devam etti:


"Okulumuz dünyanın kültürel sanayi ve teknoloji gelişimine katkı da bulunan, çağdaş uygarlık düzeyini aşmayı hedefleyen, branşında gerekli donanıma sahip, yükseköğrenime ve Türkiye’nin çalışma alanlarına kalifiye eleman yetiştirmektedir. Okulumuz ’Dünya Türkiye ile Türkiye benimle büyüyecek’ vizyonuna sahip mesleki eğitimde öğrencileri alanlarında en iyi şekilde yetiştirerek ülke ekonomisini kalkındıracak ve kendi işini kuracak temel alt yapısını oluşturan eğitim donanımı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanları yetiştirmek, aynı zamanda yükseköğretime öğrenci hazırlamaktır. Tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüs süreci boyunca gerek uzaktan eğitim gerekse yüz yüze uygulamalı eğitimle öğrencilerimizi yalnız bırakmayarak TSE, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından uluslararası kriterler göz önünde bulundurularak belirlenen tüm koşulların okulumuzda sağlanması neticesinde Silopi ilçesinde ilk ‘Okulum Temiz’ belgesini almaya hak kazanarak sağlıklı ve güvenli bir eğitim öğretim ortamına model oluşturmuş olmaktan mutluluk duyuyoruz NEO Okulları kuruluş tarihinden itibaren bölgede en çok tercih edilen Eğitim kurumudur."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."