KÜLTÜR SANAT - 28 Eylül 2021 Salı 11:04

Terörün yerini huzura bıraktığı Şırnak, film çekimlerinin merkezi oldu

A
A
A
Terörün yerini huzura bıraktığı Şırnak, film çekimlerinin merkezi oldu

Şırnak’ta sağlanan huzur ve güven ortamıyla birlikte kentte sinema filmleri çekilmeye başlandı.

Şırnak’ta sağlanan huzur ve güven ortamıyla birlikte kentte sinema filmleri çekilmeye başlandı. ’Nuh’un Gemisi Cudi’de 2’ sinema filminin çekimleri Cudi Dağı zirvesi olan Sefine bölgesinde çekiliyor.


26 Şubat 2020 tarihinde Şırnak’ta ilk defa profesyonel olarak çekilen sinema filmi olma özelliği taşıyan ’Nuh’un Gemisi Cudi’de’ filminin ikincisinin çekimleri başladı. Film çekimlerin başladığı Cudi Dağı eteklerinde, setin açılışına, Şırnak Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Tekin Aktemur, Yapımcı Bülent Durgun, yönetmen Gürsel Ateş, bölge kanaat önderleri ve oyuncular katıldı.


Şırnak Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Tekin Aktemur, çekilen ilk setin ’oyun’ komutunu vererek bir süre çekimleri izledi.



“Çekimler Cudi Dağı zirvesinde olacak”


Film yapımcısı Bülent Durgun, Nuh’un Gemisi Cudi’de sinema filmiyle Şırnak’ta çekilen ilk film olarak ilk adımı attıklarını söyledi. Durgun, "Şırnak’ın artık dizi ve filmlerle anılması için mücadele ediyoruz. Filmin konusu birinci bölümün devamı ama burada farklı değerlendirmeler yapılacak. Birinci filmde komedi ağırlıktaydı, ikincisinde komedi olacak ama ağırlıklı olarak dram olacak. Final sahnesini Sefine bölgesinde yapmayı planlıyoruz. Geminin oturduğu yere çıkacağız ve orayı gündeme almayı hedefliyoruz. Filme yeni katılan oyuncular var. Şırnak’ta yeni yerler açılıyor. Bunlar turizm açısından çok önemli. Biz de Şırnak’ı her anlamda göstermeye çalışıyoruz. Zenginliklerini, kültürü ve sanatını göstermeye çalışacağız. Her filmimizde Şırnaklı olan yeni gençleri katıp onları da Türk sinemasına ve dizilerine katmaya çalışacağız. Amacımız bu bölgeyi sinema ve dizilere plato ili yapmak. Diğer iller gibi Şırnak’ı gündemde olmasını istiyoruz” dedi.


Oyuncu Emre Özmen, sinema filmi için ilk kez Şırnak’a geldiğini söyledi. Özmen, "Daha önce burada hiç sinema çekilmediği için geldim. Bu bir cesaret işi. Senaryoyu ilk okuduğumda acaba masalsı bir hikayemi yoksa kurgumu diye daha sonra Kur’an-ı Kerim’de geçen gerçek bir hikaye olduğunu öğrendim. Hikayenin bu tarafı ilgimi çekti. Seyirciyi bu konuda aydınlatmak gerekir” diye konuştu.


Oyuncu Metin Yıldız da 1 buçuk sene önce Nuh’un Gemisi Cudi’de filmini çektiklerini söyledi. Yıldız, "TRT’de yayınlandı ve ilk dörde girdi. Bu bizim için çok iyi bir başarı diyebiliriz. Şırnak’ta ilk sinema filminin içinde olmanın ayrı bir gururunu ve duygusunu yaşıyoruz. Bu bölge için çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Burada insanların sanatla var olması, sanatçıları görmeleri ve bir sinema setinin kurulması çok manalı olduğunu düşünüyoruz. Biz burada bir öncülük ettik. Umarım burada nice güzel filmler çekilir. Buraya gerekli ilgi alaka gösterilir, yatırımlar yapılır” şeklinde konuştu.


Yönetmen Gürsel Ateş ise birçok bölgede çalıştığını, çalışmadığı tek bölgenin Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Şırnak ili olduğunu söyledi. Ateş, "Özellikle Cudi bölgesinde çekim yapmak hem Nuh’un Gemisi Cudi’de 2 anlamında hem geçmiş ve tarihsel bağlantılarıyla hem de coğrafyasıyla çok heyecanlandırdı ve hiç tereddüt etmeden buraya geldim. Bu bölgenin insanına çok teşekkür ediyorum. Çok sıcak bir ilgiyle karşılandık. Şunu düşündüm Türkiye’nin dört bir tarafından çekim yapılırken, burada niye çekim yapılmasın. Buranın ne eksiği var diye yola çıktık. İnşallah başarılı bir çalışma olacağını düşünüyorum. Projemize güveniyorum” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın millet iradesine dayanan kararlı duruşu, tarihi bir dönüm noktası oldu ve bu girişimi boşa çıkardı. Bugün Türkiye; rotası bildirilerle çizilen değil, iradesini sandıkta ortaya koyan milletin yön verdiği bir hukuk devleti ise, bu Cumhurbaşkanımızın 27 Nisan’da sergilediği güçlü liderlik ve aziz milletimizin bu iradeye verdiği sarsılmaz destekle mümkün oldu" ifadelerini kullandı. "Demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duruşunun Türkiye’de darbe ve muhtıra zihniyetine karşı verilen mücadelenin en önemli kırılma anlarından biri olarak tarihe geçtiğini belirten Bakan Gürlek, "27 Nisan’da ortaya konan irade, 15 Temmuz’da milletimizin destansı direnişiyle daha da güç kazandı. Adalet Bakanlığı olarak milli iradeyi esas almaya, demokrasimizin üzerinde hiçbir vesayet gölgesine izin vermemeye kararlılıkla devam ediyor; 27 Nisan E-muhtırasının yıl dönümünde demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Bu vesileyle her türlü anti-demokratik girişimin karşısında olduğumuzu; hukuktan, adaletten ve milli iradeden asla taviz vermeyeceğimizi; vesayet ve darbe dönemlerinin artık tamamen geride kaldığını en güçlü şekilde ifade ediyoruz" dedi.
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.