SAĞLIK - 30 Eylül 2021 Perşembe 13:43

Şırnak’ta ilk kez laparoskopik böbrek kanseri ameliyatı yapıldı

A
A
A
Şırnak’ta ilk kez laparoskopik böbrek kanseri ameliyatı yapıldı

Şırnak Devlet Hastanesinde böbrek kanseri teşhisi konulan 63 yaşındaki Şirin Turgun, Üroloji Uzmanı Op.

Şırnak Devlet Hastanesinde böbrek kanseri teşhisi konulan 63 yaşındaki Şirin Turgun, Üroloji Uzmanı Op. Dr. Engin Denizhan Demirkıran ve Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Murat Gülşen tarafından hastanede ilk defa yapılan ameliyat ile sağlığına kavuştu.


Şırnak’ın İdil ilçesinde yaşayan ve karın ağrıları olan 63 yaşındaki Turgun, birçok kez farklı kentlerde tedavi ve ameliyatlar geçirdi. 63 yaşındaki Turgun son 2 yıldır çeşitli hastanelere başvurmasının ardından şifayı Şırnak Devlet Hastanesinde buldu.


Böbrek kanseri teşhisi konulan Turgun’a laparoskopik böbrek kanseri ameliyatı yapıldı. Şırnak Devlet Hastanesinde üroloji uzmanı Op. Dr. Engin Denizhan Demirkıran hasta Turgun’u laparoskopik yöntemi ile sağlığına kavuşturdu.


Operasyonla ilgili bilgi veren üroloji uzmanı Op. Dr. Engin Denizhan Demirkıran, “Hastamızda Şırnak’ta ilk defa yapılan ameliyat ile sağlığına kavuşturmanın sevinci içerisindeyiz. Hastamız bize yaklaşık bir ay önce karnında ağrı şikâyetleriyle gelmişti. Yapılan ultrason sonucunda bir böbreğinde yaklaşık 1,5 santimlik kisttik bir kitlesi vardı. Kisttik kitlelerde bizim şüphemiz genelde kanser çıkması yönünde sorun çıkarabileceği yönünde oluyor. Bu nedenle ileri araştırmalarını yaptık. Yapılan tomografisinde kisttik kitlenin kanser olma ihtimalinin yüksek olduğunu bulduk. Ardından hastamızın ameliyatını planladık. Bu ameliyatın özelliği eskiden yapılan hastaların 10 ile 15 santimlik açık kesiler ile yapılmamış olmasıdır. Ve böbreğin tamamının alınmamış olmasıdır. Artık eski dönemlerde yapıldığı gibi böbreğin hepsini alarak, özellikle küçük kitlelerde böbrek kanserlerini tedavi etmeye gerek kalmıyor. Sadece kitleyi alıp, böbreği yerinde bırakarak, böbreğin çalışmasına olanak sağlayabiliyoruz" dedi.


Demirkıran, "Hastamız bir böbreğini kaybetmemiş oluyor. Bir yandan da kitlesinden kurtulup sağlığına kavuşuyor. Bütün bunların yanında ameliyatı laparakospik yaptık. Ameliyatı laparakospik yapmamızda hastanın bir santimlik küçük kesiler den bu ameliyatı yapmış olmamız özellik arz ediyor. Bu ameliyatlar daha çok üniversite hastaneleri, eğitim araştırma hastaneleri gibi ekip olarak çalışan, üçüncü basamak hastane olarak tabir edilen yerlerde yapılıyor. Biz burada Şırnak halkına hizmet ederek, halkın kendi şehrinde bu hizmete ulaşmasını sağladığımız için çok mutluyuz. Ameliyatı yaparken meslektaşım Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Murat Gülşen’e ve hastane yönetimine teşekkür ederim. Daha öncede Şırnak’ta ileri teknik gerektiren ve yapılmayan birçok ameliyatı yaptık. Bu ameliyatı da yapmak bize nasip oldu. Umarım bu hizmetlerin devamını getirip, şehrimize faydalı şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Hastamızın ameliyatını yapalı iki gün oldu. Bu gün hastanın taburculuğunu planlıyoruz. Açık ameliyat olmuş olsaydı yaklaşık bir hafta yatışı olacaktı. Kapalı ameliyatın en büyük avantajı hem ameliyat sonrası kanama durumunun çok az olması, hem de günlük yaşama geçişi daha hızlı oluyor” diye konuştu.


Böbrek kanseri ameliyatı olan Şirin Turgun da, “Allah doktorumuzdan razı olsun. Çok hastane dolaştım, şifayı bu doktorumuzun elinde buldum. Daha önce 3 ameliyat geçirdim. Bu sefer sağlığıma kavuştum. Allah herkesten razı olsun” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın millet iradesine dayanan kararlı duruşu, tarihi bir dönüm noktası oldu ve bu girişimi boşa çıkardı. Bugün Türkiye; rotası bildirilerle çizilen değil, iradesini sandıkta ortaya koyan milletin yön verdiği bir hukuk devleti ise, bu Cumhurbaşkanımızın 27 Nisan’da sergilediği güçlü liderlik ve aziz milletimizin bu iradeye verdiği sarsılmaz destekle mümkün oldu" ifadelerini kullandı. "Demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duruşunun Türkiye’de darbe ve muhtıra zihniyetine karşı verilen mücadelenin en önemli kırılma anlarından biri olarak tarihe geçtiğini belirten Bakan Gürlek, "27 Nisan’da ortaya konan irade, 15 Temmuz’da milletimizin destansı direnişiyle daha da güç kazandı. Adalet Bakanlığı olarak milli iradeyi esas almaya, demokrasimizin üzerinde hiçbir vesayet gölgesine izin vermemeye kararlılıkla devam ediyor; 27 Nisan E-muhtırasının yıl dönümünde demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Bu vesileyle her türlü anti-demokratik girişimin karşısında olduğumuzu; hukuktan, adaletten ve milli iradeden asla taviz vermeyeceğimizi; vesayet ve darbe dönemlerinin artık tamamen geride kaldığını en güçlü şekilde ifade ediyoruz" dedi.
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.