KÜLTÜR SANAT - 30 Temmuz 2022 Cumartesi 19:11

Teröristlerden temizlenen Cudi Dağı’nda 42 yıl sonra festival coşkusu

A
A
A
Teröristlerden temizlenen Cudi Dağı’nda 42 yıl sonra festival coşkusu

Şırnak’ta yıllarca teröristlerin barınma alanları olarak kullandığı Cudi Dağı, teröristlerden temizlenmesinin ardından festival, şenlik ve doğa sporlarının merkezi oldu.

Şırnak’ta yıllarca teröristlerin barınma alanları olarak kullandığı Cudi Dağı, teröristlerden temizlenmesinin ardından festival, şenlik ve doğa sporlarının merkezi oldu. 42 yıl sonra sonra gerçekleştirilen “2. Cudi Festivali” coşkuyla kutlandı.



Festivale, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Şırnak Valisi Osman Bilgin, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, Şırnak Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Tekin Aktemur, kurum müdürleri ve binlerce vatandaş katıldı. Sefine bölgesinde arbane eşliğinde yürüyüş gerçekleştiren vatandaşlar, ardından Hz. Nuh’un gemisinin karaya oturduğu yer olarak kabul edilen alanda şükür namazı kıldı, dua etti.



Hz. Nuh’un gemisinin ilk karaya oturduğu 2 bin 114 rakımlı Cudi Dağı’ndaki Sefine bölgesi Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar için Kudüs’ten sonra kutsal yer olarak biliniyor. Sefine’ye girişler 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra yasaklanmıştı. Bölgenin teröristlerden temizlenmesinin ardından Şırnak Valiliği himayesinde bu yıl 2. Cudi Dağı Festivali düzenlendi. 13 Temmuz 2020 yılında başlatılan “Yıldırım- 1 Cudi Operasyonu” kapsamında bölge teröristlerden ve patlayıcı maddelerden temizlendi. Onlarca şehit verilen 2 bin 114 rakımlı Cudi Dağı, şimdi ise vatandaşların akınına uğradı.



Festival alanına “Sayın Bakanımız temizlenen dağlara hoş geldiniz, devlet, millet, vatan, bayrak diye okunur. Recep Tayyip Erdoğan diye okunur, terörün korkulu rüyası Sayın Bakanımız Süleyman Soylu Cudi’ye hoş geldiniz’ pankartları asıldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bugün Cudi Dağı’nın konuştuğunu söyledi. Soylu, “Bize tarihi ve medeniyetiyle ve geçmişimizle olan vuslatını anlatıyor. Diyor ki, ben bugün için Cudi Dağı diyor ki ben bugün güzelim. Çünkü sevdiklerimle beraberim. Diyor ki benim bana bırakılan emanetlere sahip çıkan bu nesle müteşekkirim. Nuh’un emanetine, ecdadımızın emanetine, medeniyet mirasına sahip çıkan bu millete bu güzel insanlara müteşekkirim. Namazımızı kıldık, kurbanımızı kestik. Allah nasip edecek biraz sonra aşuremizi yiyeceğiz. Ve buradaki bize bırakılan üç emanete de sahip çıkmış olacağız. Dağlar konuşur mu? Dağlar konuşur. Onlar söz söyler. Ağaçlar konuşur mu? Anlarsanız onların tembihatları vardır. Çiçekler konuşur mu? Çiçekler konuşur. Çünkü onlar hepsi Cenabı Allah tarafından yaratıldılar. Kavgalar, dövüşler, kışkırtmalar, nifaklar ve fitneler bunlar her biri biraz önce anlattıklarımı engellemek içindir. Cudi Dağı konuşuyor. Terör bittiği için şenlik içerisinde, Cudi Dağı konuşuyor. Ben bugün neşeliyim. Şırnaklıyla, Batmanlıyla, Siirtliyle hep beraber buradaki Kürt kardeşlerimle hep beraber birlik içerisindeyim, diyor. Dağlar şenlenir mi? Dağlar neşelenir mi? Dağlar hüzünlenir mi? Dağlar gözyaşı döker mi? Aynen insan gibi. Dağlar neşelenir. Dağlar şenlenir. Dağlar hüzünlenir. Dağlar gözyaşı döker. Tam beş bin yıllık bir tarihi bugün yeniden ihya ediyorsunuz. Geçen yılı ihya ettiniz. Ondan önceki yıl Allah’a çok şükürler olsun Kurban Bayramı’nda burada aynen bugün kıldığımız gibi bir bayram namazını eda ettik” dedi.



Terörü hakim kılmamak için şehadete yürüyen evlatlara minnettar olduğuna dikkat çeken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Hazreti Hamza’ya yoldaş olan evlatlarımıza minnettarız. Birliğimizi ve beraberliğimizi daim etmek için çocuklarımızın geleceğe huzurla bakabilmesi için annelerin ve babaların Ayetel Kürsü okudukları arkasından bu çocuklarımızın mühendis, ilahiyat fakülteleri, uzay bilimi, doktor, eczacı, asker ve polis olabilmeleri için emek verdikleri evlatlarımızın rahat bir şekilde geleceği kucaklayabilmeleri için bugün bizi bu kutlu beldede, kutlu diyarda huzur içerisinde bir arada olmamızı sağlayan Cenabı Allah’a sonsuz hamdolsun şükürler olsun. Burada hep birlikteyiz, burada olamayan ama kalbi burada olan, gönlü burada olan ve milletinin bir tekinin gözyaşında hicran içerisinde olan sevincinde mutlu olan kıymetli Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kardeşlerine selamlarını, muhabbetlerini, sevgilerini getirdim. Biz sizin emrinize amadeyiz. Biz sizin hizmetkarınızız. Gün olur biz gideriz başka kardeşlerimiz gelir. Bilesiniz ki onların da adımlarının sahibi bellidir. Onların da yürüyeceği yol ve menzili bellidir. Şuradaki kardeşlerime bir şey söylemek istiyorum. Biz Müslüman’ız. Elhamdülillah bu dünya bu kadardır. Esası olan ahirdir. Biz bir sınav ve imtihan dünyasındayız. Yoklukla varlık arasında zenginlikle ve fakirlik arasında makam ve mevkiiyle işsizlik arasında bir sınav ve imtihan dünyasındayız. Hiçbir zaman hiçbiriniz ve hiçbiriniz aklımızdan Peygamber Efendimizin bütün insanlığa emanet bıraktığı ve veda ettiği veda hutbesindeki söyledikleri aklınızdan hiçbir zaman çıkmasın. Dilimiz, rengimiz, etnik kökenimiz bunların hiçbirisinin birbirimizi ayırt edecek bir gücü söz konusu değildir. Bizi ancak Allah karşısında ona olan kulluğumuzla takvamız kurtaracaktır. Sefine bize bunu anlatmaktadır. Hazreti Nuh aleyhisselam bize bunu anlatmaktadır. Muharrem ayının bize emanetleri budur. Kardeşliğimiz, ve birliğimiz, kardeşliğin bittiği andan itibaren başımıza hangi felaketler geleceği Kerbela’da bize en büyük örnektir. Hiç bundan vazgeçmeyin, ne derlerse desinler. Esas siyaset Allah’ın bize emrettikleridir. Hiç bundan vazgeçmeyin. Günlük birtakım kelimelerin, cümle oyunlarının esareti içerisinde olmayın. Olmayalım, kıymetli hemşehrilerim dilinizle, Kürtlüğünüzle ve Müslümanlığınızla gurur duyun." diye konuştu.



"Bu büyük medeniyetle gurur duyun." diyen Bakan Soylu, şunları kaydetti:


"Buradan şuradaki oturuşunuzla dilinizle öyle şeyler anlatıyor ve söylüyorsunuz ki geleceğe büyük bir miras bırakıyorsunuz. Kural oyununu ve tezgahları siz bozdunuz. Huzur yolculuğunuz, hayırlı ve uğurlu olsun. Bu vesileyle burada bulunan çok kıymetli Diyanet İşleri Başkanımıza Allah ondan razı olsun. Sadece bizim mihmandarımız değil, aynı zamanda ortaya koyduğu emek ve gayretle Türk dünyasından Balkanlar’a kadar bu Anadolu coğrafyasının nefesini, maneviyatını her yerde ortaya koyan Diyanet İşleri Başkanımızın burada olması da esasen sadece evet Nuh Diyarı’na değil Şam’dan Bağdat’a kadar Tahran’dan Kosova’ya kadar Özbekistan’a kadar bütün dünyaya birlikteliğimizin bir tescilidir.”



Soylu, "Bu güzel diyara hoş geldiniz. Bu kutlu beldeye hoş geldiniz dediler. Türkçe o kadar güzel sözler söylediler ve anlattılar ki salavatı şerifler getirdiler. Anlattıklarımın hepsi bizim zenginliğimizdir." diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Kim bundan vazgeçmeyi istiyorsa bilmelisiniz ki Cudi’ye ihanet ediyordur. Sefine’ye ihanet ediyordur. Hazreti Nuh’un bize bıraktığı emanetlere ihanet ediyordur. Bizim medeniyetimize ihanet ediyordur. Kardeşliğimize ve birliğimize karşı çıkıyordur. Hep birlikte inşallah hocam söyledi. Livâü’l-hamd sancağı altında birbirimizle inşallah aşır olacağız. Oyun kurmak isteyenler birliğimizi bozmak isteyenler de bize Allah’ın izniyle inşallah dua ediyoruz. Anneler, dualarınızı çocuklarınızdan esirgemeyin. Allah bahtlarını açık etsin inşallah. Buradaki asker, polis ve jandarma ağabeyleri onların huzuru için fedai can etmeye hazır mücadele ediyorlar. Çocuklarınızdan beklediğimiz bir tek şey var. Bütün dünyaya, medeniyetimizin nakşedecek ilimleri öğrenmeleri. Onlardan beklediğimiz bir tek şey var. Kardeşliğin gücünü her yere ama her yere yansıtmaları, son cümlelerim şu. İşimiz bitmedi. Çok daha işimiz var. Buradan benlik olarak söylüyor değilim. İşimiz varken bizden bu emanetleri alacak arkadaşlarımız içinde söylüyorum. Huzuru Diyarbakır’a, huzura Ağrı Dağı’na, huzuru Tendürek’e, huzuru evet Hakuk’tan Avaşin Basyan’a kadar huzuru Şam’a, huzuru Tahran’a, huzuru Bağdat’a, huzuru Yemen’e, huzuru Libya’ya, huzuru Balkanlar’a, Orta Doğu’ya ve ta Kafkasya’ya getirmek bizim sorumluluğumuzdur. Burada bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Gecenin ikisine, üçüne kadar Silopi’den Şırnak’a kadar, Cizre’ye kadar sokaklarda nasıl geziyorsanız, bilesiniz ki bir kardeşimiz olarak söylüyorum. Aynısı Şam’da olacak, aynısı Halep’te olacak, aynısı Bağdat’ta olacak, aynısı bütün Müslüman diyarlarda olacak. Allah bizi bugüne geleceğimize mahcup etmesin. Bu etkinliğimiz hayırlı ve uğurlu olsun”. Dedi.


Konuşmaların ardından festival ilahiler ve şarkılarla devam etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da 9 bin hastaya işitme sağlığı hizmeti Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Odyometri Birimi, 2026’nın ilk üç ayında 9 bin 937 hastaya sağlık hizmeti sundu. Kulak Burun Boğaz hekimlerinin yönlendirmesiyle görev yapan odyologlar ve odyometristler, işitme ve denge bozukluklarının tanı, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinde rol üstleniyor. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Sorumlu Odyometrist Nezahat Küçük, birimde her yaş grubuna yönelik kapsamlı hizmet sunulduğunu belirterek, "Odyolojik testler, timpanometri, yenidoğan işitme taraması (BERA), denge ve koordinasyon testleri ile klinik BERA uygulamaları, deneyimli odyolog ve odyometristlerimiz tarafından sessiz kabin ortamında, ağrısız ve güvenli şekilde uygulanmaktadır. Bu sayede işitme kayıplarının erken teşhisi sağlanmaktadır" dedi. Odyolojinin hem işitme hem de denge sistemlerini inceleyen çok yönlü bir bilim dalı olduğuna dikkat çeken Küçük, birimde 5 odyometrist ve 3 odyolog ile hizmet verdiklerini belirterek, "Odyolagların Sorumlusu Fatih Kaş ile birlikte son üç ayda 4 bin 190 hastaya odyolojik test, 2 bin 890 kişiye timpanometri, 425 bebeğe yenidoğan işitme taraması, bin 220 kişiye denge ve koordinasyon testi uygulanırken, 84 hastaya klinik BERA testi gerçekleştirdik. Toplamda 9 bin 937 hastanın testlerini başarıyla tamamlayarak tanı süreçlerini kolaylaştırdık" ifadelerini kullandı. Kulak Burun Boğaz Kliniği Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Murat Kar ise işitme kaybının yalnızca duyma değil, iletişim ve sosyal yaşamı da etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, erken tanı ve uzman desteğinin önemini vurguladı. Doç. Dr. Kar, "İşitme kaybı yalnızca sesleri az duymak anlamına gelmez. Aynı zamanda konuşmaları ayırt etme, anlamlandırma ve sosyal ortamlarda sağlıklı iletişim kurma becerisini de etkiler. Sosyal, fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilen bu durum, ihmal edilmemesi gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu süreçte odyolog ve odyometristlerin katkısı son derece değerlidir "dedi.
Bursa El bileği cerrahisi ve ortopedi alanında önemli bir yenilik Türkiye’de ilk kez el bileği artroskopisi için özel olarak hazırlanmış maket modelleri üzerinde gerçekleştirilen "El Bileği Artroskopisi Eğitimi" başarıyla tamamlandı. Alanında uzman eğitmenler tarafından düzenlenen El Bileği Artroskopisi kurs programı, katılımcılara hem teorik hem de uygulamalı bir eğitim olanağı sundu. Özel olarak hazırlanan ve Avustralya’dan temin edilen maketler üzerinde yapılan uygulamalar sayesinde, katılımcılar "El Bileği Kapalı Ameliyatları" konusunda deneyim kazanma fırsatı elde etti. Bursa Özel Hayat Hastanesi’nde el bileği anatomisi ve kapalı ameliyat girişim teknikleri detaylı şekilde ele alındı. Katılımcıların kapalı el bileği ameliyatları konusundaki becerileri geliştirildi. Minimal invaziv cerrahi teknikler arasında yer alan el bileği artroskopisinin, doğru eğitim modelleriyle desteklenmesinin önemi ortaya konuldu. Katılımcılar, bu yenilikçi eğitim yaklaşımının klinik uygulamalarına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Son derecede başarılı geçen toplantı sonrasında El Bileği Artroskopisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Kaleli şu açıklamalarda bulundu: "Bilindiği gibi Hayat Hastanesi IWC (International Wrist Centers-Uluslararası El Bileği Merkezleri) nin resmi temsilcisidir. İnsan vücudunun çeşitli anatomik boşluklarında yaklaşık 40 yıldır endoskopik cerrahi metotları uygulanıyor. Hatta son 10 senedir robotik ameliyatlar, çeşitli branşlarda, yurt dışında olduğu gibi ülkemizde de başarıyla yapılıyor. El bileği eklemimiz 8 adet küçük kemik içeren karmaşık bir eklem. El bileğinde robotik ameliyat uygulaması henüz Dünya’da yok. Ancak küçük, ince optik sistemler kullanarak artroskopik ameliyatlar yapıyoruz. Hayat Hastanesi El Bileği Artroskopik Ameliyat cihazlarını aldı. Biz de ekip olarak el bileği ameliyatlarını artık kapalı yöntemle yapıyoruz. Halihazırda Güney Marmara’da el bileği hastalık ve travmalarını artroskopik yöntemle tedavi eden bir hastaneyiz." Prof. Dr. Tufan Kaleli, "El Bileği Artroskopisi Derneği olarak, düzenlenen kurs ile ilgili gerekli olan eğitim maket sistemini ve kapalı ameliyat cerrahisi ile ilgili cihazları temin eden başta Bursa Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uz. Dr. Ahmet Özkul olmak üzere, Başhekim Uz. Dr. Fatih Özkul’a ayrıca organizasyona katkı sunan Hastane Müdürü Nurten Molla’ ya, Uluslararası Pazarlama ve Marka Müdürü Yasemin Gilaner Acı’ya teşekkürlerimizi sunuyoruz. Eğitim programımıza Pamukkale Üniversitesi’nden Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fahir Demirkan, İstanbul’dan Prof. Dr. Mehmet Alp ve Doç. Dr. Ali Cavit, Bursa’dan Prof. Dr. Alparslan Öztürk, Doç. Dr. Abdullah Küçükalp ve Op. Dr. Ahmet Özdel, Sakarya’dan Öğr. Üyesi Op. Dr. Kutay Yılmaz eğitmenler olarak değerli katkılarını sundular. El Bileği Artroskopisi Derneği gelecekte meslektaşlarımıza her organizasyonda yeni eğitim metodları ile eğitime devam edecektir" dedi. Dünya’ da ilk kez maketler üzerinde gerçekleştirilen eğitim programı, katılımcılar ve ortopedi uzmanları tarafından, el bileği cerrahisi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Kayseri AK Partili Cıngı: "2028 yılına kadar 3 milyondan fazla gencin istihdama kazandırılması hedefleniyor" AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında İŞKUR’un genç istihdamı ve işverenlere sağlanan destek politikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Cıngı, Türkiye İş Kurumu’nun son yıllarda hayata geçirdiği uygulamalarla istihdam piyasasında aktif ve yönlendirici bir rol üstlendiğini belirterek, her yıl ortalama 1 ila 1,5 milyon kişinin istihdama kazandırıldığını ifade etti. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfus yapısına dikkat çeken Cıngı, gençlerin eğitimden istihdama geçişinin yalnızca bireysel değil, ekonomik büyüme ve toplumsal refah açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu kapsamda 6 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Gençliğin Üretim Çağı - GÜÇ Projesi doğrultusunda yürütülen çalışmaların önemine değinen Cıngı, ‘Geleceğim Meslekte’ Programı ile gençlerin daha eğitim sürecindeyken iş hayatına hazırlandığını ifade etti. Program kapsamında bin 625 iş ve meslek danışmanının sahada aktif görev yaptığını, Mart 2026 itibarıyla yaklaşık 100 bin öğrenciyle birebir görüşme gerçekleştirildiğini ve 2028 yılına kadar 750 binin üzerinde gence ulaşılmasının hedeflendiğini belirtti. Milletvekili Cıngı, İşverenlere sağlanan desteklerden de bahsederek, İŞKUR’un işbaşı eğitim programları ve mesleki eğitim kurslarıyla nitelikli işgücü ihtiyacına doğrudan çözüm sunduğunu ifade etti. Bu kapsamda bir çalışanın 6 aylık maliyetine karşılık gelen yaklaşık 240 bin TL’lik desteğin İŞKUR tarafından karşılandığını, meslek lisesi mezunlarında bu desteğin yüzde 30 artırıldığını söyledi. Cıngı, kadın istihdamını artırmaya yönelik desteklerin de yine artırımlı olarak uygulandığını belirtti. Milletvekili Cıngı, 2028 yılına kadar yaklaşık 475 milyar TL kaynakla 3 milyondan fazla gencin istihdama kazandırılmasının hedeflendiğini aktardı ve Kayseri’nin güçlü sanayi altyapısı sayesinde bu süreçten önemli ölçüde fayda sağlayacak illerden biri olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve İŞKUR Genel Müdürü ve yönetimine teşekkür eden Milletvekili Cıngı, gençlerin üretime katılımını artıracak çalışmaların Türkiye’nin kalkınmasına güçlü katkı sağlayacağını vurguladı.
Zonguldak Zonguldak’ta Ortaokul Öğrencisinde Menenjit şüphesi Zonguldak Merkez Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu 8. sınıf öğrencisinde yüksek ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı ve bilinç kaybı şikayetleri üzerine menenjit şüphesiyle hastaneye yatırıldı. Kentte 8 Nisan 2026 Çarşamba günü yüksek ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı ve bilinç kaybı şikayetleri üzerine Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesine başvuran öğrenci, menenjit şüphesiyle aynı gün akşam saatlerinde hastaneye yatırıldı. Söz konusu durum, İl Sağlık Müdürlüğünün bildirimi zorunlu hastalıklar sistemi kapsamında şüpheli vaka olarak kaydedildi. Okul idaresi tarafından İl Millî Eğitim Müdürlüğüne yapılan bildirim üzerine, iki kurum arasında koordinasyon sağlandı. Bu kapsamda, 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 09.00’da Halk Sağlığı ekipleri tarafından okulda inceleme ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar doğrultusunda, yakın temaslı öğrenciler, öğretmenler, okul kantini çalışanları ve aile bireylerine yönelik koruyucu tedavi başlatıldı. Ailelere de gerekli bilgilendirmeler yapıldı. İkinci bir vaka tespit edilmedi Zonguldak Valiliği, olayla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, basına yansıyan menenjit şüphesi haberlerinin hassasiyetle takip edildiği; mevcut durumda ikinci bir menenjit şüpheli vaka tespit edilmediği bildirildi. Kadın, Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Çocuk Acil Servisleri başta olmak üzere tüm sağlık birimlerinin, Valilik koordinasyonunda konuyu takip ettiği öğrenildi. Valilik "Yapılan çalışmalar kapsamında; yakın temaslı öğrenciler, öğretmenler, okul kantini çalışanları ve aile bireylerine yönelik koruyucu tedavi başlatılmış, ayrıca ailelere gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır. Basına yansıyan menenjit şüphesi haberleri hassasiyetle takip edilmekte olup, mevcut durumda ikinci bir menenjit şüpheli vaka tespit edilmemiştir. Başta Kadın, Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Çocuk Acil Servisleri olmak üzere tüm sağlık birimleri konuyu Valiliğimiz koordinasyonunda hassasiyetle takip etmektedir" ifadelerini kullandı.