SAĞLIK - 19 Kasım 2023 Pazar 15:12

Elazığ’dan Şırnak’a gelen hasta, eş zamanlı ameliyatla sağlığına kavuştu

A
A
A
Elazığ’dan Şırnak’a gelen hasta, eş zamanlı ameliyatla sağlığına kavuştu

Elazığ’dan Şırnak’a gelen kadın hasta, eş zamanlı Laparoskopik (kapalı) İsthmosel ameliyatı olarak sağlığına kavuştu.


Elazığ’da yaşayan Hatice Yalçındağ (40), tekrarlayan sezaryenlere bağlı olarak sezaryen kesi yerinde bir cepleşme, tünelleşmenin oluşması, uzun süren adet kanamaları, lekelenmeler, ara kanamalar, kronik kasık ağrıları, ilişki sonrası kanamalar, yine aynı şekilde yapışıklığa bağlı kronik kabızlık şikayetleri, hazımsızlık, idrar kaçırma, uzun süre idrar tutamama şikayetleriyle Şırnak Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde görev yapan Opr. Dr. Zeynep Usta Kurt’a başvurdu. Yalçındağ, tetkikler sonrası tek seansta eş zamanlı birden çok ameliyat olarak sağlığına kavuştu.


Opr. Dr. Zeynep Usta Kurt, hastaya Laparoskopik (kapalı) İsthmosel onarımı ameliyatı gerçekleştirdiklerini söyledi.


Şırnak’ta 1 yılda 200’ü aşkın ameliyat gerçekleştirdiğini aktaran Kurt, Şırnak Devlet Hastanesinde yaklaşık 1 yıldır görev yaptığını, 1 yıllık süreçte 200’ü aşkın jinekolojik ameliyatı gerçekleştirdiğini belirterek, bunlardan biri de dün gerçekleştirdikleri Laparoskopik (kapalı) İsthmosel onarımı olduğunu dile getirdi.


Kurt, şöyle konuştu:


"Tekrarlayan sezaryenlere bağlı olarak, sezaryen kesi yerinde bir cepleşme, bir tünelleşmenin oluşması ve hastalarımızda uzun süren adet kanamaları, lekelenmeler, ara kanamalar, kronik kasık ağrıları, ilişki sonrası kanamalar, yine aynı şekilde yapışıklığa bağlı kronik kabızlık şikayetleri, hazımsızlık, idrar kaçırma, uzun süre idrar tutamama şikayetleri vardı. Burada yaptığımız muayenede mesanenin ileri derecede rahime yapışık olduğunu tespit ettik. Aynı zamanda geçirilmiş sezaryenlere bağlı olarak eski sezaryen yerindeki 3 kez yapılan sezaryene bağlı doku iyileşmesinde bozukluk ve rahimde bir açıklık vardı. O açıklık olan kısmı İsthmosel olarak isimlendiriyoruz. Orayı Laparoskopik olarak onardık. Bağırsaklarına ve mesanesine ait olan yapışıkları karın içinde serbestleştirdik. İdrar kesesindeki sarkmayı da vajinal yoldan onarmış olduk. Eş zamanlı birden çok ameliyatı tek seansta gerçekleştirmiş olduk. Hastamız ameliyatının 1’inci gününde. Bu gün gayet iyi. Bugün ki takiplerinden sonra yarın taburcu edip, Elazığ’a göndermeyi düşünüyoruz.”


Hasta Hatice Yalçındağ, dün ameliyat olduğunu, bu gün çok iyi olduğunu dile getirdi. Yalçındağ, "Hatta bugün gitmeyi de istedim. Doktorumuz, hayır dedi, biraz daha kalmanız gerekiyor. Yarın taburcu olacağım. Kendisine çok çok teşekkür ediyorum. Zeynep doktora sahip oldukları için Şırnak’ın gerçekten şanslı olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.



Elazığ’dan Şırnak’a gelen hasta, eş zamanlı ameliyatla sağlığına kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.