KÜLTÜR SANAT - 15 Eylül 2023 Cuma 15:10

Sahabelerin eliyle kiliseden camiye çevrilen fethin sembolü Cizre Ulu Camii dimdik ayakta

A
A
A
Sahabelerin eliyle kiliseden camiye çevrilen fethin sembolü Cizre Ulu Camii dimdik ayakta

Şırnak’ın Cizre ilçesinde bulunan Ulu Camii, 639 yılında İyaz bin Ganem komutasındaki İslam ordularının Cezire topraklarını fethettikten sonra İslam ile şereflenen ilçede sahabelerin eliyle kiliseden camiye çevrilen ilk cami olarak 14 asırdır dimdik ayakta duruyor.


639 yılında Şaban ayının ortalarında İslam orduları İran ve Mezopotamya’yı fethederken, bölgenin komutanı İyaz bin Ganem, Cizre’ye yaklaşmış ve yöre halkına İslamiyet’i kabul etmelerini söylemiştir. Bölgesinin önemli bir şehri olan medeniyetlerin beşiği Cizre (Ceziretul İbn Ömer), İslamla şereflenmeden önce Bizans zulmünün elindeydi. İslamiyet’in adil, temiz ve insanları eşit gören bir din olduğunu hem komşularından hem de Cizre-Harran-Şam-Mısır, Cizre-Bağdat arasında çalışan kervan tacirlerinden sık sık duyan Cizre halkı, savaşmadan İslam’ı kabul etmiştir. İslamiyet’i kabul eden Cizre’de, sahabelerin eliyle kiliseden camiye çevrilen Ulu Camii, bölgenin ilk camisi olma özeliğini taşıyor.


Cami, Abbasîler döneminde tamir görmüştür. 1160 yıllarında Zengî Atabeyi Ebü’l-Kasım Mahmud Sencer Şah tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. Yapının minaresi 1155 yılında yapılmıştır. Üzerinde mevcut sekiz adet kitabeden 1203 ve 1284 yıllarında da bazı onarımlar geçirmiştir. Ulu Camii, 639 yılından beridir halkın değer verdiği Cizre’nin en önemli ve en büyük camisidir. Cami, birçok bilim adamı yetiştirmiş ve önemli olaylara tanıklık etmiştir. Sibernetik bilimin kurucusu olarak kabul edilen İsmail Ebul-iz El Cezeri, bu camide eğitim görmüş ve birçok eserini burada yapmıştır. Ulu Camii kapısı için tunçtan yaptığı iki başlı ejder figürlü kapı tokmakları Cizre halkının sembolü haline gelmiştir.



"Bölgede yetişmiş büyük alimlerin çoğunluğu burada ders görmüşler"


Sahabelerin bu camide namaz kıldığını belirten Ulu Cami imam hatibi Murat Denli, "İslam’ın Anadolu topraklarına girmesinden sonra camiye çevrilen kadim Cizre Ulu Camisi’ndeyiz. Burası Cizre halkının nazarında bir Kabe hürriyetindedir. Çünkü bütün camileri Kabe’nin şubesi buda ana merkezi sayılıyor. 1950’li yıllara kadar sadece burada cuma namazı eda ediliyordu. Onun için Cizrelerin gönlünde bir başka yeri var. Cizre’de hac ibadetinden dönen kardeşlerimiz 3 gün burada kalıyorlardı. Bölgede yapılan bütün sulhlar burada yapılıyordu. 19. yüzyıla kadar bölgede yetişmiş büyük alimlerin çoğunluğu burada ders görmüşler. Gördüğümüz revakların birisi hadis ilmiyle, birisi Kur’an ilmiyle, birisi tecvit ilmiyle iştikak oluyorlardı. Cizre’de kılınan cenaze namazlarının yüzde 90’ı burada kılınıyor. Ondan sonra mevlit kandilleri diğer kandiller olsun ya da cuma günlerinde eda ettiğimiz cuma namazları olsun insanlar ulu camiyi tercih ediyorlar. Çünkü içerisinde sahabelerin secdeye vardığı bir camide namaz kılmak gibi bir şerefe ulaşmak istiyorlar. Cizre’ye gelen yerli ve yabancı turistlerimiz de burayı merak ediyorlar, ibadet için geliyorlar. Cizre’nin en büyük camisi, en eski camisi ve kadim camisi olması nedeniyle tercih edilen camilerinden birisidir" ifadelerini kullandı.


Cizre Ulu Camii’nin yüzyıllardır ibadet merkezi olduğu aktaran araştırmacı yazar Abdulaziz Bilge, "Cizre Ulu Camimiz çok kadim bir mabettir. 639’dan önce burası kilisesiydi. İslamiyet’le müşerref olduktan sonra burası 639’da camiye çevrildi ve fetih camisi olarak hizmet etmeye devam etti. Asırlar boyunca tabii boyunca pek çok yıkıma tahribata uğradığı için onarımdan geçti. Abbasiler döneminde bir onarım geçirdi. Zengî Atabeyi Ebü’l-Kasım Mahmud al Sencer Şah tarafından da bir onarım gördü. Daha sonraki yıllarda da devamlı onarım görerek bu zamana kadar geldi. Ulu Camii’nin önemli simgelerinden birisi de dörtgen şeklinde inşa edilmiş olan minaresidir. 13 yüzyılda yapılmış minaresi tarih boyunca kaynaklarda yer edinmiştir. 17. yüzyılda Cizre Ulu Camii’ne uğrayan Evliya Çelebi de buradan bahsetmektedir. Ulu Cami’nin bir minaresinin dörtgen şeklinde olduğunu ifade eder ve önemli bir şey daha da nakleder Evliya Çelebi, Cizre Ulu Camii’nin maneviyatını değinir ve dualarının burada kabul bulunduğuna işaret eder. Bu noktada da Cizre Ulu Camii’nin maneviyat önünde de çok önemli bir yer tuttuğunu bize tarihten gelen bu bilgilerle aktarmaktadır" dedi.



Sahabelerin eliyle kiliseden camiye çevrilen fethin sembolü Cizre Ulu Camii dimdik ayakta

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum şubesi hizmete açıldı Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesinde etkin rol alma hedefiyle faaliyetlerine yeniden başlayan Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum Şubesi hizmete açıldı. İhracatçının ana bankası olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Türk Ticaret Bankası, hizmet alanını genişletmeye devam ediyor. Bu yıl ihracatçılara 110 milyar TL finansman desteği vermeyi hedefleyen Türk Ticaret Bankası, açılışı gerçekleştirilen Erzurum Şubesi ile bölgedeki ihracatçılara hizmet sunacak. Açılış törenine, Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı ve Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Gültepe, Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü İlker Yeşil ile Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) Başkanı Ethem Tanrıver, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, ETSO Başkanı Saim Özakalın, Erzurum Merkez 1 OSB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Urkuç’un yanı sıra bölgede faaliyet gösteren çok sayıda ihracatçı katıldı. Mustafa Gültepe konuşmasında, üretim ve ihracatın Türkiye ekonomisi için taşıdığı önemin altını çizdi. İlker Yeşil ise sadece bir finansal kurum olmanın ötesinde stratejik bir yol arkadaşı olarak her adımda ihracatçının yanında yer almayı planladıklarını söyledi. Yeşil, bankanın 2025’te 76,3 milyar TL’ye ulaşan toplam finansman desteğini bu yıl 110 milyar TL’ye yükseltmeyi hedeflediklerini bildirdi. Ethem Tanrıver: "İhracatçılarımız artık doğrudan finansmana erişebilecek" DAİB Başkanı Ethem Tanrıver de, bölgenin ihracat potansiyelini en üst seviyeye taşıma hedefiyle çalıştıklarını söyledi. Tanrıver, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hedefe yürürken, güçlü bir paydaş olarak gördüğümüz Türk Ticaret Bankası’nın hizmet binamız çatısı altında şube açmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu önemli adım sayesinde ihracatçılarımız artık doğrudan finansmana erişecek; dış ticaret süreçlerinde ihtiyaç duydukları çözümlere vakit kaybetmeden ulaşabilecekler. İhracat ailemiz ile finans dünyasını omuz omuza çalışır hale getiren bu iş birliğinin, bölgemizin rekabet gücüne ivme kazandıracağına yürekten inanıyor, tüm üyelerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."
Eskişehir Bu belirtiler varsa spora devam etmeyin uyarısı Acıbadem Eskişehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Recep Kurnaz, diz ekleminde en sık görülen spor yaralanmalarından birinin menisküs yırtığı olduğunu belirterek, "Menisküsler diz sağlığı açısından kritik yapılardır. Bu nedenle oluşabilecek bir hasar, yalnızca ağrıya değil uzun vadede eklem problemlerine de neden olabilir" uyarısında bulundu. Menisküslerin diz eklemi içinde uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında yer alan ve adeta bir "yastık" görevi gören yapılar olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kurnaz, "Bu yapılar yük dağılımını dengeler, darbe emilimini sağlar ve eklem stabilitesine katkıda bulunur. Menisküste en sık ani dönme hareketleri, çömelme, sıçrama sonrası yanlış basma veya dize aşırı yük binmesi sonucu yırtıklar oluşabilir. Futbol, basketbol, voleybol ve kayak gibi sporlarda risk yüksek olsa da sporcu olmayan kişilerde de menisküs yırtığı gelişebilir. Ayrıca yaş ilerledikçe menisküs dokusu zayıflar ve daha basit hareketlerle dahi yırtık oluşabilir" dedi. Dizde kilitlenme ve takılma hissine dikkat Menisküs yırtıklarında en sık görülen belirtilerin dizde ağrı, şişlik, takılma hissi, kilitlenme ve hareket kısıtlılığı olduğunu belirten Kurnaz, "Özellikle merdiven çıkarken veya çömelirken ağrının artar. Bazı hastalarda dizde boşalma hissi de görülebilir. Yırtığın yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak kişi dizini tam açıp kapatmakta zorlanabilir. Bu durumda spora devam etmek ya da dizi zorlamak, yırtığın büyümesine neden olabilir" diye konuştu. İlk aşamada istirahat önemli Şikâyetler başladığında yapılması gereken en doğru yaklaşımın dizin zorlanmasını önlemek olduğunu belirten Kurnaz, "İlk aşamada istirahat, buz uygulaması ve elastik bandaj kullanımının fayda sağlayabilir. Ancak bu yöntem geçici rahatlama sağlar. Bu nedenle altta yatan sorun mutlaka bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Yırtığın tipi ve boyutu net olarak belirlendiğinde doğru tedavi planı oluşturulabilir. Erken tanı kıkırdak hasarı ve diz kireçlenmesi gibi ileri sorunların önüne geçilmesinde kritik rol oynar" ifadelerini kullandı. Kas güçlendirme egzersizlerinin diz çevresini desteklediğini belirten Kurnaz, "Ancak büyük, kilitlenmeye neden olan veya tedaviye yanıt vermeyen yırtıklarda artroskopik cerrahi gerekebilir" diye kaydetti. Basit önlemlerle korunmak mümkün Menisküs yaralanmalarını önlemek için spor öncesi ısınmanın büyük önem taşıdığını belirten Kurnaz, "Diz çevresi kaslarını güçlendiren egzersizlerin yaralanma riskini azaltır. Doğru teknikle spor yapmak, uygun ayakkabı seçimi ve ani, kontrolsüz hareketlerden kaçınmak da koruyucudur. Dizde ağrı, takılma veya hareket kısıtlılığı gibi belirtiler hafife alınmamalı. Erken dönemde uzman desteği almak, ileride oluşabilecek daha ciddi sorunların önüne geçer ve kişinin aktif yaşamını korumasını sağlar" ifadelerini kullandı.
Erzurum "Kütüphaneler en güvenli liman" Erzurum Valisi Aydın Baruş ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, 62. Kütüphaneler Haftası dolayısıyla İsmail Saib Sencer İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen programa katıldı. "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla gerçekleştirilen programda konuşan Vali Aydın Baruş, medeniyetimizin ilk emri "Oku" olan mukaddes kitabı esas aldığını belirterek, cehaletin en büyük hastalık; ilim, irfan ve kitabın ise bu hastalığın yegâne şifası olduğunu ifade etti. Kütüphanelerin yalnızca kitapların bulunduğu mekânlar olmadığını vurgulayan Vali Baruş, bu mekânların ruhun nefes aldığı, zihnin berraklaştığı ve gönüllerin sükûnet bulduğu birer şifahane olduğunu dile getirdi. Dijital dünyanın yoğunluğu içerisinde kitapların en sadık dost, kütüphanelerin ise en güvenli liman olduğunu kaydeden Vali Baruş, kütüphanelerin sadece sınavlara hazırlık yapılan yerler değil; hayatın her anında kendini inşa etme imkânı sunan mekânlar olduğunu belirterek, okuyan, sorgulayan ve bilgisini hayata aktaran bir neslin güçlü Türkiye idealinin en önemli teminatı olduğunu vurguladı. Sekmen: "Kitapla büyüyen bir nesil, güçlü bir geleceğin en sağlam teminatıdır" Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’de yaptığı değerlendirmede, " Kütüphaneler Haftası münasebetiyle düzenlenen açılış programına katıldık. Bilginin, hikmetin ve irfanın kapılarını aralayan kütüphaneler; sadece kitapların değil, aynı zamanda bir medeniyetin ruhunun muhafaza edildiği müstesna mekânlardır. Bizler de Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak, gençlerimizin ilimle, kültürle ve değerlerimizle yoğrulmuş bir şekilde yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; kitapla büyüyen bir nesil, güçlü bir geleceğin en sağlam teminatıdır. Bu anlamlı haftanın hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.