ASAYİŞ - 03 Aralık 2023 Pazar 15:35

Şırnak’ta yangın sonucu ölen çocuk sayısı 3’e yükseldi

A
A
A
Şırnak’ta yangın sonucu ölen çocuk sayısı 3’e yükseldi

Şırnak’ta 12 Kasım’da bir binada çıkan yangın sonucu ağır yaralanan çocuk, 22 günlük yaşam mücadelesini kaybetti.


12 Kasım’da merkez Cumhuriyet Mahallesi’nde bir binada çıkan yangın sonucu Huzan Talay ve Umutcan Muhammed Küden, ağır yaralı olarak kaldırıldıkları hastanede hayatlarını kaybetmişti. Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisi devam eden Kenan Yorga (12) ise 22 günlük yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti.



Şırnak’ta yangın sonucu ölen çocuk sayısı 3’e yükseldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın ailesine Türk bayrağı hediye edildi Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın annesi Sıddıka ve babası Ali Gezeravcı, oğullarının uzay yolculuğunu ABD’de takip etti. Memleketleri Mersin’in Silifke ilçesine dönen aileye Silifke Belediye Başkanı Sadık Altunok, Türk bayrağı hediye etti. Gezeravcı ailesini evlerinde ziyaret eden Silifke Belediye Başkanı Sadık Altunok, AK Parti Silifke İlçe Başkanı Mehmet Emin Kurt ve MHP Silifke İlçe Başkanı Kıvanç Derya, aileye Türk bayrağı hediye etti. Oğlunun gelecek nesillere çok faydalı olacağını belirten baba Ali Gezeravcı, “Cumhuriyetimizin 100. yılında evladımız olan Alper Gezeravcı’nın gurur ve mutluluk sevinci bütün insanları, ülkemiz insanlarını sevince boğdu. Ben kendisinden çok memnunum. Allah vatana, millete hayırlı eylesin. Gelecek nesiller inşallah Alper ağabeylerini en iyi şekilde temsil ettiğini, önderlik yaptığını düşünerek, gelecek nesiller için faydalı olmasını Allah’tan diliyorum” dedi. “Cumhuriyetimizin 100. yılında uzaya giden ilk Türk astronotun annesi olmam nedeniyle gurur duyuyorum” diyen anne Sıddıka Gezeravcı ise, “Bende ilk Cumhuriyetimizin 100. yılında uzaya giden ilk Türk astronotun annesi olmam nedeniyle gurur duyuyorum. Allah’ım başarılarının devamını getirsin. Emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere yardımcılarına, bakanları ve herkese teşekkür ediyorum. Dönüşte çok güzel oldu. Gurur yaşattı, sevinç yaşattı. Gidişimiz üzüntülü, dönüşümüz çok sevinçli oldu. Allah’a şükürler olsun ama sağ salim döndü, bizlere kavuştu. Giderken kendisine sarılamadık hasretle gönderdik, dönüşü o hasreti gidererek kavuştuk” diye konuştu. “Ziyaret ettiğimiz okullarda öğrenciler ‘Alper ağabeyimiz gibi olacağız’ diyorlar” diyen Silifke Belediye Başkanı Sadık Altunok, “Bugün Alper Gezeravcı’nın anne ve babasını ziyaret ettik. Silifke’mize geldiler, hoş geldiler. Bizlere bu gururu yaşattığı için Alper kardeşimize teşekkür ediyorum. Hem Silifke’nin, hem ülkemizin, hem dünyanın gurur kaynağı oldu. İlk astronot olması bizim için ve gelecek nesiller için güzel bir olay. Ziyaret ettiğimiz okullarda öğrenciler Alper ağabeyimiz gibi olacağız diyorlar. Silifke’mizde Bilim ve Teknoloji Merkezimiz var. Orada astronotlarımız var. Uzay Bilim Merkezini kuracağız. Başarılarının devamını diliyorum. Başta Cumhurbaşkanımıza ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Antalya Prof. Dr. Ömer Özkan: "Bir gün kalp siparişi vereceksiniz ve takılacak" Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, organ üretiminin sonunda başarılacağına inandığını belirterek, "Her organ rafta satılabilecek hale gelir mi? Biz daha basamağı oluşturmaya çalışıyoruz, emekleme aşamasındayız. ARGE, immünoloji ve genetik üzerindeki hızı yakaladığımızda bir gün göreceksiniz ki kalbin siparişini vereceksiniz ve takacaksınız. Ütopik gibi gelebilir ama değil" dedi. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisinin desteğiyle Akdeniz Üniversitesi’nin ev sahipliğinde 12 üniversitenin desteğiyle düzenlenen "Güney Kariyer Fuarı (GÜNKAF)", Mimar Sinan Kongre ve Sergi Merkezi’nde devam ediyor. GÜNKAF çerçevesinde Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, kariyeri ve yapmayı hedeflediği çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Başarılı yüz, rahim ve kol nakilleriyle adını dünyada duyuran Özkan, "Ölümsüzlük mümkün mü?" şeklindeki soruya şu cevabı verdi: “Çok ünlü bir milyarder vardı. Kalp ve karaciğer nakli oldu, ölümsüz olacağını düşündü ama sonuçta öldü. Burada Orta Çağ’a doğru gidersek insanların ana hedefi ölümsüzlüğü bulmakmış. İnsanlar ölümsüzlük üzerine sürekli çalışmışlar. Bir süre sonra ölümsüzlüğü bulamayacaklarını anlamışlar. Sonuçta bize ne kalmış, sağlıklı yaşamak. İnsan ömrü Orta Çağ’da 35-40 yaşındayken, biz bugün 80-85’lerden bahsediyoruz. Hedefi yüksek tutmak lazım. Ölümsüzlük denilen kavramda 30’lardan 80’e geldiysek, belki 100’e de uzayacak. Doğdunuz yüzünüz yok, okula gidemiyorsunuz, iki kolunuz yok, 80 yaşına kadar yaşamak ister misiniz? İnsanın daha refah, daha huzurlu yaşamasından bahsediyorum. Hedefimizi hep üst seviyede tutmamız gerekir. İnsanların daha uzun, sağlıklı yaşayacağını düşünüyorum” dedi. Kafa ve beyin nakli Canlıdan organ naklini en iyi yapan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu kaydeden Özkan, beyin ve kafa naklinin gelecekte mümkün olup olmayacağına ilişkin ise, "Beyin nakli yüzyıllardır insanların aklında olan bir şey. İnsana fantastik geliyor. Beyini yaşatmak çokta zor değil. Beyin nakletmek ne için yapılır? Faydalı olabileceği birkaç hastalık da var aslında. İnsan vücudunda beyin çalışıyor ama bir gövde lazım. İşbirliği içinde başka branşlarla birlikte bunu geliştirmemiz lazım. Sinir iyileşmesi denilen kavramı bizim uçurmamız gerekir. Daha bizim kafa naklinden önce felç olan insanların tedavisini yapabilmemiz lazım. Kafa nakli mümkün olduğu zaman, felçle dolaşan insanların tedavisini yaptığınız zaman artık beyin nakli yapılabilir. Beyin nakli yapılmaya ihtiyaç olduğu anda belki başka türlü bu işleri çözmeye başlayacağız. Tıp yeniden başlıyor. Tıpta temel bilimlerin geri kaldığını kabul etmeliyiz. Kaynaklarımızı dışarı kaybediyoruz. Cumhurbaşkanlığı bize büyük destek verdi laboratuvar anlamında. Bizim ülkemizde gen transferi yapacak insan bulamıyorum. Gen transferi yaptığımız zaman SMA’lı hastanın tedavisi 2 milyon 600 bin dolar bir hapın tedavisi. Belki tedavi olacak olmayacak, bizim bunun üstünde bir şey yapmamız lazım. Çünkü patent yok. Genetik, genetik mühendisliği, gelecekte mesleklerin yapay zekayla sonlanacağını düşünmüyorum. Kanser hastalarının, birçok felcin, sinir sistemi hastalıklarının tedavisi gelecekte temel bilimlerde. Bizim kurduğumuz laboratuvarlarda gelişeceğini düşünüyorum. Bizim ülkemizde bunun biran önce hızlandırılması gerekir” dedi. "Genetik yapın" Özkan, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda öğrencilerin kalp beyin cerrahisi yazmadığını ve rahat alanların tercih edildiğini belirtti. Salondaki öğrencilerden trende kendilerini kaptırmamalarını isteyen Özkan, “Bir meslek seçerken 10-20 sene sonrasını düşünün. Günümüzde dermatoloji, plastik cerrahi popüler, çok güzel paralar kazanıyorlar. Ne olur aldanmayın. Kadın doğum ama üzerine mutlaka genetik yapın. Bizim artık laboratuvarda geri planda çalışacak insanlara ihtiyacımız var” dedi. "Bir gün kalbin siparişini vereceksiniz" "Her organ rafta satılabilecek hale gelir mi?" sorusu üzerine Özkan, “Tekerlek, arabalar bulunuyor ama bir buhar makinesi bulunuyor, o kadar hızlı ilerliyor. Tıpta bu durum farklı. Biz daha basamağı oluşturmaya çalışıyoruz. Biz daha buhar makinesini keşfetmedik. Daha emekleme aşamasındayız. ARGE, immünoloji ve genetik üzerindeki hızı yakaladığımızda bir gün göreceksiniz ki kalbin siparişini vereceksiniz ve takacaksınız. Ütopik gibi gelebilir ama değil. Erken basamakları belirli yerlerde üretiliyor. Yapay rahimler geliştirilmeye başlandı. 15-20 güne kadar anne karnı dışında yaşatılan çocuklar var. Bunlar gelecekte çok daha hızlı gelişecek” cevabını verdi. "Daha fazla laboratuvar çalışması" Kanserin bilinen net bir sebebi olmadığına değinen Özkan, “Bizim daha fazla laboratuvar çalışmamız, ana sebebini bulmak için çok çalışmamız gerekir. Mutlaka ARGE’ye dönük ülkemizde bu ilaçları geliştirmemiz lazım. Sağlık harcamalarını kısmamız için ekonomik ve stratejik değeri olan, kendi kendimize yeterli hale gelmeliyiz. İşinizi basitleştirmeyin. Sadece basit iş bulma hedefinden öte kendinize yer bulun. Unutmayın pandemilerin arkası kesilmeyecek, biyolojik, kimyasal, nükleer saldırılar olabilir. Alt yapı olarak bunlara hazır olmalıyız. Aşıyı anında yapmamız lazım. Hedeflerinizi büyük tutun” diye konuştu. "Organ üretimi başarılacak" "Gelecekte Ömer Özkan ne yapacak, planı nedir?" sorusuna Özkan, “Bundan 2-3 ay önce fantastik bir şey oldu. ABD’de domuzdan kalp nakli yapıldı. İlham verici bulgularla oldu. Bu ülkede o nakli yapsanız perişan olmuştunuz. Birçok insana ilham verdi. Ya hayvandan insana nakil yapacaksınız ya da diğeri, siz organ üretmek zorundasınız. Organ üretiminin sonunda başarılacağına inanıyorum. Üniversite olarak hedefimiz bunları gündeme sokmaktır” dedi. Özkan, saat 24.00’a kadar mutlaka tıp, sonra genetik okuduğunu ama öğrenci yıllarında olsa immünoloji ya da genetik yapmak istediğini belirtti. "Trendlere takılmayın" Plastik cerrahisinin iki dalı olduğunu dile getiren Özkan, “Birincisi estetik, burun, dudak ameliyatları çok popüler. Dünyada hep trendler var, insanların güzelliğine önem verdiği bir trend var. Kendini beğendirme kadar lüks bir kavram yok. Aklını beğendirme yerine fiziğini beğendirmeye çalışıyor. Plastik cerrahinin estetik dışında, vücudunun ilgilenmediği alanı yok. Sayısı hızla atan bir trend, plastik cerrah oldun sadece botoks, dolgu yapacak olursan çok iyi para kazanırsın. Sayısı artacak, fiyatı düşecek ve mutsuz olacaksın. Sadece bugünkü trendi düşünmeyin. Hem severek hem de para kazanacağınız işi yapın” dedi. Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, Özkan’a plaket takdim etti.
Denizli Babadağ Belediyesi sokak boyama çalışmalarıyla ilçeyi renklendiriyor Babadağ Belediyesi, Gündoğdu Mahallesi’nde sokak boyama çalışması başlattı. Başkan Atlı, boyama çalışmalarını incelerken, çalışmayı gerçekleştiren öğrencilere kolaylıklar diledi. Babadağ Belediyesi, ilçenin görsel anlamda daha güzel ve sanatla buluşması amacıyla adım atmaya devam ediyor. Başkan Atlı’nın ilçe turizmin geliştirilmesi amacıyla sokak boyama çalışması başlatmıştı. İlçenin görsel güzelliğine katkı sağlayan proje ile daha önce Gazi Mahallesi Çarşı Meydanı ve Cumhuriyet Mahallesi Nazar sokakta yapılan boyama çalışmaları bu kez Gündoğdu Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Pamukkale Üniversitesi öğrencileri tarafından gerçekleştirilen boyama çalışmaları hakkında bilgi alan Başkan Ali Atlı, çalışmalara katılan öğrencilere de kolaylıklar diledi. Başkan Atlı, yine aynı mahallede geçtiğimiz aylarda meydana gelen yangında kaybedilen evin yeniden yapımını da yerinde takip etti. ’Birlikte daha güzel ve güçlü Babadağ’ Mahallede gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili konuşan Başkan Atlı, “Gündoğdu Mahallemizde başlattığımız sokak boyama çalışmalarını yerinde inceledik. Aynı zamanda, geçtiğimiz günlerde yaşanan yangın felaketinde kaybettiğimiz evin yeniden yapım çalışmalarını yakından takip ettik. Birlikte daha güzel ve güçlü bir Babadağ için çalışmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Bartın Adalet Bakanı Tunç’tan kıraathanedeki vatandaşlarla esprili sohbet Memleketi Bartın’a gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Cumhuri İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ile birlikte kent merkezindeki esnafı ziyaret etti. Bakan Tunç, girdiği kıraathanede “Gençler kıraathanesi yazıyor burada, maşallah. Gençlerimiz burada. Burası gençlerin kıraathanesi. Görüyorsunuz gençleri” diyerek espri yaptığı vatandaşlarla sohbet etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, beraberindeki AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ile birlikte cuma namazı sonrasında şehir merkezindeki esnafı dolaşarak, destek istedi. Esnafın ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Bakan Tunç, vatandaşların da taleplerini dinleyerek, sorunların çözümü için danışmanlarına talimat verdi. Gençler kıraathanesindeki yaşlılara takıldı Genç Çay Ocağı isimli kıraathaneye giren Bakan Tunç, içeride gördüğü yaşlı seçmenlere ise esprili bir dille takıldı. Kapıda gençler kıraathanesi yazdığını belirten Tunç, “Gençler kıraathanesi yazıyor burada, maşallah. Gençlerimiz burada. Burası gençlerin kıraathanesi. Görüyorsunuz gençleri” dedi. Bakan Tunç’un esprisine Milletvekili Aldatmaz da, “Burası genç hissedenlerin kıraathanesi” diyerek karşılık verdi. Bakan Tunç ve beraberindekiler kıraathanedeki gençlerle ve yaşlılarla tek tek tokalaşıp, hatırlarını sordu. Tunç, Cumhur İttifakı’nın adayı olan mevcut Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu için destek isteyerek, “Bu sefer Bartın daha güçlü birlikte inşallah” ifadelerini kullandı. Bakan Tunç’un caddede gezerken selam verdiği bir kadın ise hayat pahalılığından yakınarak, fiyatların uyguna çekilmesini talep etti. Adalet Bakanı Tunç’u bir anda karşısında gören ve çok sevindiğini söyleyen kadın, “Her şeyin uygun olmasını istiyorum. Aldığımız maaşlarımız yetmiyor kardeşim. Sağolun çok sevindim sizi gördüğüme. Misafiriz biz burada. İstanbul’dan geldik. Gebze’de ameliyat oldum, 5 ameliyat oldum” dedi. Geçirdiği ameliyatlar nedeniyle kadına geçmiş olsun temennisinde bulunan Bakan Tunç, kadının zamlarla ilgili talebine ise, “O da olacak. Allah’ın izniyle o da olacak” cevabını verdi. "Aday adaylarında kırgınlık yok" Bakan Tunç, esnaf gezisi sonunda gazetecilere yaptığı açıklamada Cumhur İttifakı’nın belediye başkan aday adaylarından hiçbirinde bir kırgınlık yaşanmadığını, aksine gösterilen adaya destek verildiğini ifade etti. Tunç, “Cumhur İttifakı’ndaki her iki partinin aday adaylarının seçilen, belirlenen adayları desteklediğini görüyoruz. Bu da memnuniyet verici. İnşallah Bartın’ımız çok daha güzel günlere hem layık hem hazır” diye konuştu.