POLİTİKA - 19 Ekim 2025 Pazar 18:26

Vali Ekici: "Bir çocuk okula gitmiyorsa, Dicle’de kuzuyu kurda kaptırmışız demektir"

A
A
A
Vali Ekici: "Bir çocuk okula gitmiyorsa, Dicle’de kuzuyu kurda kaptırmışız demektir"

Şırnak Valisi Birol Ekici, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla muhtarlarla valilik konutunda bir araya geldi. Vali Ekici, muhtarlık müessesesinin önemine dikkat çekerek, özellikle çocukların eğitimine vurgu yaptı. "Eğer bir çocuk okula gitmiyorsa, Dicle diyarında kuzuyu kurda kaptırmışız demektir" diyen Vali Birol Ekici, çocukların okulla gidebilmesinin tüm toplumun sorumluluğunda olduğunu söyledi.


Vali Ekici, valilik konutunda muhtarları ağırladı. Burada açıklamalarda bulunan Vali Ekici, muhtarlığın hem seçilmiş hem de kamu görevi niteliği taşıyan önemli bir kamu hizmeti olduğunu söyledi. Vali Ekici, "Muhtar çok seçkin bir kişi, hem seçilmiş kişi hem de memur sayılıyor. Benim meslek hayatına başladığım zamanda muhtarlık gönüllü yapılan bir iş iken, burada 7 dönem muhtarlık yapan muhtarımız var. Muhtarlık eskiden gönüllü bir iş iken, şimdi herkesin cazibeyle muhtar olmak için yarıştığı, aday olduğu ve köyüne sahip çıkmaya çalıştığı bir görev haline dönüştü. Bundan 35 yıl önce benim mesleğe başladığım zaman yani 7 dönemdir muhtar olan muhtar ağabeylerimiz bilir, muhtarlık böyle gönüllü yapılan birazcık da angarya gibi bir işti. Ama şu anda çok cazip bir iş. Bu yüzden yürüttüğünüz bu görevinizden dolayı sizi tebrik ediyorum. Köyde ne varsa mutlaka muhtarın bilmesi gerekiyor. Muhtarın bu köyün sorunlarını üst kademelere iletmesi gerekiyor. 2011’li yıllarda muhtardan ikametgah vermesi bir miktar işte elektronik ortama kaydığı için muhtarlar bir krize girdi. Biz ikametgah belgesi veremez oldu diye muhtara aslında ikametgah merkezi memuru değil, şehirde, köyünde o kadar iş var ki, o işlere baktığı zaman şehirler güllük gülistanlık oluyor. Ben hasleten köyde bir hasta varsa, bir çocuğun okulla ilgili bir sorunu varsa, bir ailenin bir sorunu varsa bunlarla muhtarın hemhal olmasını, bunlarla muhtarların ilgilenmesini, bunları ilgili makamlara bildirmesini çok önemsiyor, çok kutsal bir görev olarak görüyorum" dedi.



Altyapı, içme suyu ve asfalt çalışmaları sürecek


Kırsalda yürütülen yatırımlara da değinen Vali Ekici, "Mahallesinde içme suyu akmayan bu yıl tabii çok çok zor bir yıl geçiriyoruz. İçme suyunda paylaşımla ilgili çok sorunlarımız var. Bunların tamamını tamamlamamız lazım. Bunun için gayret göstermeliyiz. Yine yollarımızda bir eksiklik varsa arkadaşlar çok sayıda iş makinesi aldık. Yani hiçbir şey yapamazsak hemen iş makinalarımızı gönderip tamirini yaparız. Mutlaka onları bize iletmenizi hasleten istiyorum. Yayla yolları konusunda bir miktar tereddütlüyüz. Yayla yollarını eğer İl Genel Meclisimiz komple programı alır ve yol ağımızı alırsa, yayla yollarında yaparız. Ama öncelikle diğer yollarımızın tamamını onarıp hatta yapabilirsek hepsini sıcak asfalt yapabilirsek işte o zaman köylerimiz şehire dönmüş olacak. Bunun için gayret göstermeliyiz. Bu sene 50 km sıcak asfalt yaptık ve tüketmeye devam ediyoruz ve bizim finişherimiz var. Onunla kendimi döküyoruz aslfatı. Bunu bilmenizi istiyorum. Bunun için il özel idaremize gurur duyabilirsin" dedi.



"Ağaç kesilmeyecek, ormanlar korunacak"


Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talimatı doğrultusunda izinsiz ağaç kesimlerinin yasaklandığını hatırlatarak muhtarlardan bu konuda destek isteyen Vali Ekici, "Bir başka hususa hasseten değinmek istiyorum. Buraya göreve başladığım zaman Tarım ve Orman Bakanımız, beni arayıp kesin bir talimat verdi. Ağaçlar kesilmeyecek dedi. Muhtarlar bu konuda çok önemli arkadaşlar. Bu emri yerine getirmek için var gücümüzle gayret gösteriyoruz. Ama bunda muhtarları da yanımızda görmek istiyorum. Ormanlarımızı talan eden, ormanlarımızı izinsiz kesen birisi varsa mutlaka bize bilgi vermelisiniz ve onlarla birlikte mücadele etmeliyiz. Ve bu konuda bizim yanımızda olmanız gerekiyor. Çünkü diğer illerden de bana ’Efendim ağaç kesecektik, giremedik’ diye şikayete gelenler var. Hasseten bu konuda kendi ormanlarımıza, şehrimizin ormanlarına sahip çıkmalıyız. Burada şunu demek istemiyorum. Bizim çobanlarımızın hayvanlarına yedirmek üzere sürgünleri kesmesini söylemiyorum. Ağacımızı dibinden kesip götürenlere mutlaka karşı durmalıyız ve bunların kesilmemesi için gayret göstermeliyiz. Sayın bakanımız Ankara’dan bize talimat veriyor. Vali bey, bir daha o şehirde orman kesilmeyecek, ağaç kesilmeyecek diyor ama benim elim ayağım sizsiniz’’ diye konuştu.


Çocukların eğitimi konusunda muhtarlara özel sorumluluk düştüğünü vurgulayan Vali Ekici, "Hep birlikte gayret göstereceğiz. İlk 10’a gireceğiz, Şırnak modelini böyle oluşturacağız. Bir defa buradan şunu hasleten size söylüyorum, bu diyarı Dicle’de bir kurt kuzuyu kaparsanın bugünkü tercümesi şudur. Bir çocuk okula gitmiyorsa, senin muhtarlığın zamanında daha sonra bil ki o köyde muhtar olarak daha büyük sorunla karşı karşıya kalacak. Bir çocuğun okula gitmemesi bizim için çok büyük bir sorundur. Böyle bir sorunumuz varsa beni arayın. Telefon numaram olmayan muhtarımız yok. Çocuklarımızın mutlaka okula gitmesini sağlamalıyız. Sadece okula gitmesini değil, destekleme kurslarımız var. Onların köylerimizde yapılmasını sağlamalıyız. Bu konuda desteğinizi bekliyoruz. Eğer burada şimdi sizi imtihan etmek isterim. Aslında geçen yıl köyünden fen lisesini kazanan sayısını bilmiyorsa muhtarımız, diyarı Dicle’de kuzuyu kurda kaptırmış demek oluyor. Kaptırmayacağız. Çocuklarımızın fen lisesini kazanması için gayret göstereceğiz" şeklinde konuştu.



Güvenlik için kamera sistemi çağrısı


Şırnak’ta güvenliğin artırılması amacıyla köy meydanlarına kamera sistemi kurulduğunu belirten Vali Ekici, sistemin sadece muhtarların talebiyle kurulacağını açıkladı. Vali Ekici, ’’Güvenlikle ilgili olarak biz çok sayıda kamera kurduk. Bu şehir artık huzurun, güvenin başkenti olacak. Biz Şırnak modeli oluşturuyoruz ve bu Şırnak modeli dalga dalga güneydoğuda, ülkemizde her yerde duyuluyor, her yerde yayılıyor. Bunun için gayret gösterildiği için teşekkür ediyorum. Köyünde hırsızlık olmasını istemeyen, köyünde ahlaksızlık olmasını istemeyen bize başvursun, köyüne kamera takalım. Başvurmadan takmayacağım bunları. Köyün muhtarı başvurursa köyde takacağım. Yoksa hani vatandaş istemeden, zaten şehirlerimiz kamera altında, muhtarlarımızdan kamera talep eden olursa köy meydanına kamera vereceğim. Ve sizde rahat uyuyacaksınız. Çünkü köyünüze giren çıkanı bize bildirmekle zaten mükellefsiniz. Köye giren çıkanı böylece 7 gün 24 saat izlemiş olacaksınız. Bu konuda da gayret gösterelim" dedi.



Terörsüz Türkiye


Terörsüz Türkiye projesi için muhtarlardan destek beklediğini belirten Vali Ekici, "Bir defa bu birlik, beraberlik, kardeşlik projemizi çok önemli. Buna dört elle sarılmalıyız. Bugün dünyaya baktığımız zaman geçen gün biz yurt dışına gittik, Irak’a gittik. Orada bizi kardeşim diye herkes bağrına bastı. Herkes dünyada neden Müslümanlar bu kadar birbirine silah çekiyor, onu düşünsün? Niye bir Müslüman Hristiyan’a veyahut da başka bir dinden birine bir şey söyleyemiyor da Müslüman Müslüman’a silah çekiyor? O silahın üreticisi de değil aslında. Neden biz birbirimize tutuşuyoruz? Neden birbirimizin ısrarla burnuna ellemeye çalışıyoruz? Ve şuradan 100 kilometre aşağıya gittiğimiz zaman doğuya, güneye, efendim güneydoğuya gittiğimiz zaman birçok kardeşimizin ülkesi harap durumda. Arkasında ağ babaları var, onlara güveniyorlar ama bir gün burada tekrar kardeşliğimiz, birlik beraberliğimiz güçlendiği zaman hepsi kaçacak delik arayacak. Evet, bu konuda da herkes kendisine tekrar tekrar sorsun. Neden Müslüman Müslüman’a silah çekiyor? Ve hangi hainler var? Bu konuda da hepimiz kendimize soru sormalıyız. Artık devletimizle vatandaşımızı, milletimizle devletimizi kucaklaştırmanın vaktidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan bu sürece hep birlikte destek vermeliyiz" ifadelerini kullandı.



"Muhtar, belediyeciliğin kader ortağıdır"


Programa katılan Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka da muhtarların belediye çalışmalarındaki kritik rolüne dikkat çekerek, "Muhtarlar aynı zamanda belediye başkanlarının kaderdaşıdır. Çünkü biz aynı gün seçiliyoruz ve görev süremiz de beraber başlıyor, beraber bitiyor. Muhtarlar için çok önemli bir söylem var. Evet şehir mahallede büyür. Hakikaten bu muhtar bizim mahallede gözümüz, ayağımız ve kulağımızdır. Ve 7 yıllık belediye başkanlığım süresince en güzel verim muhtarlarla yaptığımız istişarelerdir. Herkesli istişare yapmak güzeldir ama muhtarlarla bir ayrı güzeldir. Çünkü bizim işimiz sokakta, mahallede. Bizim mahallede göremediklerimizi, muhtarlarımız bize geldiğinde inanın haz alıyoruz" diye konuştu.


22 yaşında muhtar seçilen Mehmet Nuri Genç, Türkiye’nin en genç muhtarlarından biri olduğunu belirterek, muhtarlık kurumunun 1829’dan bu yana devlet geleneğinde yer aldığını hatırlattı.



Vali Ekici: "Bir çocuk okula gitmiyorsa, Dicle’de kuzuyu kurda kaptırmışız demektir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı Mart ayı piyasa denetim bilançosu belli oldu Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı mart ayı piyasa denetim bilançosu belli oldu. Yaklaşık 130 bin firma ve 15,1 milyon ürün denetlenirken tplamda 784,6 milyon TL idari para cezası uygulandı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın ekonomik refahını bozacak, bununla birlikte iç piyasadaki istikrarlı seyri olumsuz etkileyecek, tüketicilerimizin arz ve talep dengesinde olumsuz etki oluşturması muhtemel her türlü fiile karşı; iç ticaret denetim birimlerimiz tarafından hassasiyetle yürütülen denetimlerimiz hız kesmeden devam etmekte olup, 2026 yılının ilk üç ayında yapılan denetimler neticesinde; 129 bin 327 firma denetlenmiş, 15.167.058 ürün incelenmiş, toplam 784,6 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır" denildi. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından, haksız ticari uygulamalar başta olmak üzere stokçuluk, fahiş fiyat kapsamında 2026 yılında 23 bin firma denetlenerek yaklaşık 221 milyon tl idari para cezası uygulandığı vurgulanarak şu bilgilere yer verildi: "Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından 2026 yılında gerçekleştirilen; otomotiv, stokçuluk,, ödeme süreleri kapsamında yapılan denetimler neticesinde; 23 bin 3 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş, 2 bin 155 gerçek ve tüzel kişi için aykırılık tespit edilmiştir. Toplam 221 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde uygulanan idari para cezaları şu şekildedir: Fahiş fiyatlara ilişkin: 174,3 milyon TL, Emlak sektörüne: 19,2 milyon TL, Otomotiv sektörüne: 5,1 milyon TL , Kuyum sektörüne: 2,6 milyon TL, Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolar: 17,5 milyon TL Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından, 2026 yılının ilk üç ayında 16,3 bin firma denetlenerek 517 firmaya yaklaşık 310 milyon TL idari para cezası uygulandı. , reklam ve haksız ticari uygulamalar, ürün güvenliği kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde, 2026 yılının ilk üç ayında; 16 bin 421 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş, 517 gerçek ve tüzel kişiye aykırı eylemler nedeniyle, Toplam 309,6 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Bu kapsamda uygulanan idari para cezaları şu şekildedir: Ön ödemeli konut satışları, abonelik sözleşmeleri, mesafeli satış sözleşmeleri, taksitli satış ödemeleri, paket tur ve devre tatil sözleşmelerindeki aykırılıklar: 254,9 milyon TL, Reklam ve haksız ticari uygulamalar: 50,2 milyon TL , ürün güvenliği (piyasa gözetimi ve denetimi): 4,4 milyon TL. 81 ilde bulunan Ticaret Bakanlığı’na bağlı ticaret il müdürlüklerimiz aracılığıyla, 2026 yılının ilk üç ayında 89,9 bin firma ve 15,1 milyonu aşkın ürün denetlenerek, 19 bin firmaya 254 milyon TL ceza uygulanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak 2026 yılının ilk üç ayında 81 ilde bulunan Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığıyla yapılan denetimlerimizde; 89 bin 903 firma denetlenmiş, 19 bin 50 firmaya idari yaptırım uygulanmış, Toplam 254 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığı ile gerçekleştirilen denetimlerde; İstanbul ilimizde aykırılık tespit edilen 46 bin 416 ürüne, 203,3 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Ayrıca bazı illere ait ürün bazlı denetim rakamları şu şekildedir: Ankara: 4 milyon 710 bin 323 ürün, İstanbul: 2 milyon 515 bin 909 ürün, Antalya: 1 milyon 816 bin 202 ürün. Rekabet Kurumu, 2025’te 227 firmaya 13,2 milyar TL, 2026 yılının ilk 3 ayında ise 90 firmaya 5 milyar TL idari para cezası uyguladı. Öte yandan, Rekabet Kurumu tarafından yapılan çalışmalar kapsamında; 2025 yılında: 227 firmaya 13,2 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır. 2026 yılının ilk üç ayında: Başta bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, gıda endüstrisi, bankacılık ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren; 90 firmaya 5 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak; enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk, haksız ticari eylemler ile mücadele ederek iç piyasa dengesini sağlayıp, tüketicilerin huzur ve refahı için çalışmalarımızı titizlikle sürdürmeye devam edeceğiz."
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.