EKONOMİ - 05 Mayıs 2023 Cuma 12:52

Tokuş: “Temel İSG eğitimi aldırmayan işverene ceza var”

A
A
A
Tokuş: “Temel İSG eğitimi aldırmayan işverene ceza var”

Kariyer Enstitüsü kurucu ortağı Mehmet Erdem Tokuş, çalışanlarına temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi aldırmayan ve 6331 sayılı Kanunun 17.

Kariyer Enstitüsü kurucu ortağı Mehmet Erdem Tokuş, çalışanlarına temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi aldırmayan ve 6331 sayılı Kanunun 17. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverenlere her bir aykırılık için çalışan başına ayrı ayrı olmak üzere 2023 yılında 3 bin 138 TL idari para cezası uygulanabileceğini söyledi.


Tokuş, İş yerlerinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusunda şuurlandırılması, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak ve meslek hastalıklarından korunmak için oldukça önemli olduğunu ifade ederek, “ İşverenler, 6331 sayılı Kanunun 17. maddesi gereği, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlamakla yükümlüdürler. İşe başlama, çalışma yeri veya iş değişikliği, iş ekipmanının değişmesi veya yeni teknolojilerin uygulanması gibi durumlarda verilen temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenmeli ve düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. İşverenler, çalışanların temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri için programların hazırlanması ve uygulanmasını, uygun yer, araç ve gereçlerin temin edilmesini, çalışanların bu programlara katılmasını ve katılımların eğitim katılım tutanağı ile kayıt altına alınmasını ve program sonunda katılanlar için eğitim belgesi düzenlenmesini sağlamakla yükümlüdürler. Eğitimde, genel konular, sağlık konuları, teknik konular ve diğer konular olmak üzere dört başlıkta olmalıdır. Eğitimler, çalışanların kolayca anlayabileceği şekilde teorik ve uygulamalı olarak düzenlenmeli ve çalışanlara bireysel ya da gruplar halinde uygulanabilir. İşverenler, kendi belirleyeceği bir yöntem ile bireysel seviye tespiti yapılarak çalışanların eğitim öncesi seviyesi ve yönetmelikle belirlenen konular dışında almaları gereken eğitimler belirlenmelidir” dedi.


“Ülkemizde işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterince ciddiyet gösterilmiyor”


Ülkemizde işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterince ciddiyet gösterilmediğine değinen Tokuş, “ İş sağlığı ve güvenliği eğitimleri; çalışanlarda iş sağlığı ve güvenliğine yönelik davranış değişikliği sağlamayı ve eğitimlerde aktarılan bilgilerin öneminin çalışanlarca kavranmasını maksatlanmaktadır. İşe başlama eğitimi, işveren tarafından verilebileceği gibi işveren tarafından görevlendirilen bilgi sahibi ve deneyimli çalışanlarca da verilebilir. Temel eğitimler, işverenin yönetmeliğinde belirtilen genel konular, sağlık konuları, teknik konular ve diğer konuları içermelidir. Ayrıca, çalışma yeri veya iş değişikliği, iş ekipmanının değişmesi, yeni teknoloji uygulanması gibi durumlarda ortaya çıkacak risklerle ilgili eğitimler ayrıca verilmelidir. Maalesef ülkemizde işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterince ciddiyet gösterilmiyor. Binlerce insan her yıl iş kazaları veya meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor veya sakat kalıyor” ifadelerini kullandı.


Bu noktada, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenliği Bakanlığı tarafından iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri noktasında yetkilendirilmiş olan Ankara merkezli Kariyer Enstitüsü A.Ş. Kurucu ortağı Mehmet Erdem Tokuş, “ işyerlerindeki riskleri ortadan kaldırmak ve çalışanların güvenliğini sağlamak için işveren tarafından tüm çalışanlara uygulanması yasal bir zorunluluk olan temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin, artık online eğitim sistemi üzerinden yer ve zaman sınırı olmadan verilebiliyor” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Bir savaşın içindeyiz. Savunma sanayi meselesi yatırım yapıp kar etme serüveni değil, bu bir beka meselesi" TBMM Milli Savunma Komisyonu üyelerinin katılımıyla Kayseri’de Savunma Sanayi konulu toplantı düzenlendi. Düzenlenen toplantıda konuşan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar; "Bir savaşın içindeyiz, şu veya bu şekilde. Bunun şiddeti azalıyor, çoğalıyor, yayılıyor, daralıyor. Her zamankinden daha güçlü orduya ihtiyacımız var. Ordunun da kahramanlığı malum. O zaman geriye silah, malzeme, mühimmat. Bunu nasıl yapacağız? Savunma sanayi meselesi bu. Savunma sanayi meselesi bir sanayicinin yatırım yapıp kar etme serüveni değil bu bir beka meselesi" dedi. Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantının açılışında konuşan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, gelişip kalkınmaya devam edeceklerini söyleyerek; "Şehrimiz, 5 organize sanayi bölgesi, 1 serbest bölge, 2 teknopark ve 16 sanayi sitesi ile 51 milyon metrekareden fazla planlı endüstri alanına sahiptir. Kayseri savunma sanayisinin temelleri 1920’li yıllarda dayanmaktadır. İlk olarak 06 Ekim 1926 tarihinde Kayseri’de Tayyare ve Motor Türk A.Ş. uçak fabrikası açılmış, 1 yıl içerisinde A-20, F-13 ve G23 uçaklarının montaj, üretim, bakım ve onarımları başlamıştır. 1931 yılında Milli Savunma Bakanlığı’na devrolan Kayseri Tayyare Fabrikası ayda 4 uçak üretebilecek kapasiteye ulaşmıştır. 1932-1942 yılları arasında 200 adet uçak üretimi gerçekleştirilmiştir. 1979 yılında yüzde 85’i yerli malzeme ile üretilen Türk uçağı ’Mavi Işık 79-XA’, Kayseri İkmal Merkezi’nden havalanmıştır. Ayrıca; 1954 yılında Kayseri’de 2’nci Ana Bakım Merkez Komutanlığı kurulmuş olup, halen 387 bin metrekarelik alanda tank üretimi, modernizasyonu ve yenileştirme çalışmalarına devam etmektedir. Bugün Kayseri’de yeni nesil stratejik nakliye uçağı” A400M başta olmak üzere, Tüm uçakların Fabrika Seviyesi bakım, onarım, revizyon ve modernizasyon işlemleri yapılmaktadır. Kayseri’nin bu alandaki zengin birikimi, kenti bir Sivil Havacılık Bakım ve Onarım Merkezi haline rahatlıkla dönüştürebilir niteliktedir. Dolayısıyla Kayseri, savunma sanayisinde 1926 yılından beri gelen köklü bir geçmişe sahiptir. Kayseri’de tank sanayisine, uçak sanayisine ve silah sanayisine ciddi şeklide tedarik yapan firmalarımız var. Bugüne kadar Savunma Sanayii ile iş yapmış olan toplam 65 firmamız var. Bildiğiniz üzere savunma sanayii yatırım projeleri, gerek bilgi, teknoloji, gerekse sermaye olarak ağır yatırım alanlarıdır. İnsan kaynağımız ve müteşebbisimizin bolca bulunduğu Kayserimizde kamunun yol göstericiliğinde özel sektör ağırlıklı savunma sanayi modellerine önem vermeliyiz. Halihazırda Kayserimizde güzel gelişmeler olduğunu biliyoruz. Sayıları az da olsa savunma sanayiye üretim yapan firmalarımız var. Kayseri’deki odalar olarak (gerek Sanayi Odası, gerekse Ticaret Odası) elimizden geleni yapmaya hazırız. Diğer taraftan Kayseri olarak ciddi bir beşeri sermayeye sahibiz. Bu sermayemizin gelişmesi ve güçlenmesine katkı sunan 5 üniversitemiz var. OSB’lerimizde 100 binin üzerinde çalışanımız var. Bu nedenle, önemli bir bilgi birikimine ve potansiyele sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Sahip olduğumuz nitelikli insan gücü ile şehrimizin bu potansiyelinin kullanılması adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnşallah Kayseri olarak gerek savunma sanayiinde gerekse diğer alanlarda yaptığımız yeni yatırımlarla, ülkemizin her alanda gelişip kalkınmasına güçlü desteğimizi sürdüreceğiz" dedi. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ise, yerli ve milli projelerin destekçisi olduklarını ifade ederek; "Her şehir ve ülkelerin ekonomisinde dönüm noktaları var. Kayseri Sanayisinin ve ekonomisinin dönüm noktası; cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında kurulan Kayseri Tayyare Fabrikası, Sümerbank Bez Fabrikası ve Ana tamir Fabrikası’dır. Bu 3 yatırım Kayserimizin sanayisine ve ekonomisine katkı sağlamış, yön vermiş ve müthiş bir işgücü yetişmesine de vesile olmuştur. Bugünkü sanayici ve yatırımcılarımızın adreslerine baktığımız zaman kökeni de aynıdır. Dolayısıyla Kayseri ekonomi, sanayi, yatırım ve girişimcilik ruhunun temelinde 1926’da başlayan devlet destekli sanayileşmenin büyük payı vardır. Akabinde de ortaklık kültürü oluşmuş, farklı sektörlerde de yatırım yapılmıştır. Bugün üretim merkezi haline gelen Kayserimizde müteşebbislik ruhundan gelmektedir. Bugün yerli ve milli savunma sanayiinde geldiğimiz nokta, cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu müthiş bir iradenin ve siz değerli heyetin ve Savunma Sanayi’de yer alan kurum ve kuruluşlarımızın ekiplerinin gayretleriyle, milli şuur içerisinde çalışmasının sonucudur. Bu başarıyla yerli ve milli sanayiye verilen destek sonucu şuan dünya, Türk Savunma Sanayiini izliyor. Dünyayı kıskandıran savunmamızla uluslararası boyutta da dikkat çekiyor. Bugün Allaha çok şükür ülkemiz, ihtiyacı olan silahların tamamını kendi imkanları ile üretir hale geldi. Bununla da yetinmeyerek dost ve kardeş ülkelerimize de ihraç ediyor. Geçen yıl 5,5 milyar dolar savunma ihracatı gerçekleştirildi. Kendi savaş gemisini yapan 10 ülkeden birisi haline geldik. İnsansız hava araçları İHA, SİHA, Akıncı, en son KAAN’ımız çıktı. Uzaya ilk astronotumuzu gönderdik. Öte yandan KIZIL ELMA ile ANKA-3’ün hizmete girmesiyle savunma sanayiinde çığır açıldı. Gururluyuz, mutluyuz. Bütün bu projelere cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade sonucu hayat veren mühendislerimize ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Sizlerden ve kıymetli heyetinizden istirhamımız, stratejik öneme sahip olan şehrimizin geçmişten gelen tecrübesi, girişimcisi ve özelliklede havacılık sanayiindeki tecrübesiyle de devlet destekli yatırımlarında Kayseri unutulmamalı. Kamu, özel sektör ortaklığı ve devlet aklıyla milli savunma sanayiindeki yatırımlara öz sermayemizle hazırız. Bakanım, sanayi odamızla da uyum içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehrimize ve ekonomimize daha fazla katkı vermek için projeler üretmeye çalışıyoruz. Stratejik öneme sahip olan tüm projelere de destek veriyoruz. Bildiğiniz gibi Ticaret Odamız, sanayi odamızın katılımı ve 10 sanayici arkadaşımızla tamamen milli duygularla rol bir model olmak için kendi öz sermayemizle yerli Türk mühendisliğiyle oluşan bir yatırımımız var. Kayseri İleri Malzemeler Sanayi ve Teknoloji A.Ş. adını verdiğimiz KİM Teknoloji. İnşallah bu modelin önümüzdeki yıllarda sayılarını artırma gayreti içerisindeyiz. 5. Nesil Savaş Uçağı, Milli Muharip uçağımız KAAN’ın uçak fren diskleri KİM Teknolojimiz tarafından geliştirilmekte ve üretilmektedir. Milli Savunma Sanayiinde Kayseri olarak daha fazla yer almak istiyoruz. Bu konuda desteklerinize ihtiyacımız var. Bu süreçte sizlerin de her kapınızı çaldığımızda, tıkandığımız noktada önümüzü açtınız. Desteklerinizi esirgemediniz. Vermiş olduğunuz desteklerinizden dolayı teşekkür ediyorum. Bizler hem oda olarak hem de yatırımcılar olarak yerli ve milli projelerimizin destekçisiyiz" diye konuştu. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da yerel yönetimler olarak ne gerekiyorsa yapmaya hazır olduklarını vurgulayarak; "Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Kayserimize stratejik bir şehir olarak bakış açısı ve ilk yatırımını uçakla ilgili hava ikmalimizde başlatmış olmasını anlamlı buluyorum. Umarım bu anlayış içerisinde bundan sonraki süreçte savunma sanayinde çok daha fazla yatırımlar yapılmasının da önemseneceğine inanıyorum. Bundan sonraki süreçte inşallah yol alma adına hep beraber birlikte neler yapabilirize kafa yormamız gerektiğine gayret göstermeliyiz. Yerel yöneticiler olarak üzerimize ne düşüyorsa gerekli destekleri sağlamak için her şeyi yapmaya gayret ediyoruz" ifadelerini kullandı. Vali Gökmen Çiçek de; "Kayseri ile ilgili geldiğim günden beri hep söylediğim bir şey var. Kayseri enteresan bir şehir diyorum. Şöyle ki; Kayseri aslında baktığımızda limanı olmayan, şuan için ulaşım yollarının tam ortasında olan bir şehir değil, birçok da dezavantajı var. Bozkırın ortasında, içte bir şehir. Bu dezavantajlarına rağmen Kayseri, bugün 4 milyar dolar ihracat yapıyor. İthalatının iki katı ihracat yapıyor. Ormanı olmadığı halde mobilyada ihracat rekoru Kayseri’ye ait. Yine denizi olmadığı halde yavru balıkta Türkiye rekoru yine Kayseri’ye ait. Gerçekten Kayseri çok ciddi ürünler yetiştiriyor" şeklinde konuştu. "Savunma sanayi kar etme meselesi değil bir beka meselesidir" Toplantıda konuşan TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, bir savaşın içinde olduklarını ve savunma sanayinin bir beka meselesi olduğunun altını çizerek; "Etrafımız ateş çemberi, bunun şakası yok. Bizim biran önce engelleri aşıp düze çıkmamız lazım. Sanayide, ticarette, üretimde. Bunun sonucunda da silahlı kuvvetlerinin ihtiyaçlarını kendi kendimize karşılayabilecek bir hale gelmemiz lazım. Kiraladığımız İHA’lar vardı, parasını verdiğimiz halde bakımını yapmadılar. Pili vermediler. Şimdi içinde bulunduğumuz ortamda ’dost’ dediğimiz ülkelerle yaptığımız temaslarda hiç kimse ’ambargo’ kelimesini kullanmıyor. Artık bir savaş ilanı falan kalmadı. Ukrayna - Rusya Savaşı tipik bir örnek. Orada Ukrayna, Rusya’ya karşı bir mücadele veriyor. Ukrayna tek başına bunu yapabilir mi? Yapamaz. Ukrayna’nın arkasında herkes var ama savaş ilanı yok. Peki PKK, YPG, DEAŞ, FETÖ kim bunlar? Bunlar tek başına bunu yapabilirler mi? Kim var arkalarında? Herkes var. Dolayısıyla bir savaşın içindeyiz, şu veya bu şekilde. Bunun şiddeti azalıyor, çoğalıyor, yayılıyor, daralıyor. Her zamankinden daha güçlü orduya ihtiyacımız var. Ordunun da kahramanlığı malum. O zaman geriye silah, malzeme, mühimmat. Bunu nasıl yapacağız? Savunma sanayi meselesi bu. Savunma sanayi meselesi bir sanayicinin yatırım yapıp kar etme serüveni değil bu bir beka meselesi. Onun için bizim bu günlerde yürüyerek değil koşarak çalışmamız lazım. Bu bizim milli ve manevi görevimiz. Sadece ticaret meselesi değil. Aksi halde gerçekten çok sıkıntıya düşeriz" dedi. "Hakkımızı çiğnetmeyiz" Milli Muharip Uçağı KAAN tüm dünyayı ayağa kaldırdı fakat bizim içimizdeki bazılarında hiçbir şey yok" diyen Akar; "Bu kadar bozgunculuk olur. Görüyorsunuz; Yunanistan’da gündem KAAN, ’şunu yaptılar, bunu yaptılar, geldiler, gidiyorlar’. Böyle bir ortamda bu bizim caydırıcılık tarafımız. Biz haklarımızı çiğnetmeyiz. Kıbrıs, Ege, doğu Akdeniz, bu güne kadar haklarımızı çiğnetmedik çiğnetmeyeceğiz. Diğer yandan da Azerbaycan, Libya, terörle mücadele, diğer dost ülkelerde ihtiyaç ne varsa destek vermeye devam ediyoruz. Bunların hepsinin temelinde ekonomi ve ordu var" diye konuştu. Milli Savunma Komisyon Başkanı Akar sözlerini şöyle sürdürdü; "Türkiye’de bu güne kadar yapılan çalışmalarla çok ciddi entelektüel birikim oldu. Bunları kullanmak suretiyle savunma sanayindeki mücadelemizi açık ve net şekilde ortaya koymamız lazım. Şimdi Allah’a şükretme makamındayız tabancasını, tüfeğini, otomatik tüfeğini, makinalı tabancasını biz ihraç ediyoruz. Söz dinleyen değil sözü dinlenen Türkiye’de yaşıyoruz. Bunun için de ne yapmamız gerekiyorsa yapacağız. Devlet, millet tek, sen, ben yok. Tek millet, tek devlet olarak elimizden gelen neyse güvenliğimiz için bu mücadeleyi yapacağız. Burada herkesin görevi var. Bu bayrak, bu memleket, bu tarih bizim. Hep beraber yürüyeceğiz."
Burdur Burdur’da ağıldaki çoban cinayetine 1 tutuklama, 2 adli kontrol Burdur’un Halıcılar köyünde dağlık alanda bir çobanın, ağılda tüfekle vurulmuş halde ölü bulunduğu olayda gözaltına alınan kardeşlerden biri cinayeti itiraf etti. Cinayet aleti tüfek ve kanlı kıyafetler ağıl arazisinde jandarma ekipleri tarafından bulundu. Olay, 22 Şubat’ta Burdur merkeze bağlı Halıcılar köyünde meydana gelmişti. Edinilen bilgilere göre, köye yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki dağlık alanda bulunan keçi ağılında Cihan K., (44), kardeşi A.K. (34) tarafından tüfekle vurulmuş halde bulunmuştu. A.K., durumu önce babası A.K. (79) ve kardeşi F. K’ye (40), ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber vermişti. İhbar üzerine olay yerine gelen ağlık ekipleri yaptığı kontrolde Cihan K’nın hayatını kaybettiğini belirlemişti. Jandarma olay yeri inceleme ekipleri ve cumhuriyet savcısının olay yerinde ve evde yaptığı incelemeler sonrasında Cihan K’nın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Burdur Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Jandarma ekipleri tarafından ifadelerini alınmak üzere baba A.K. ile maktulün kardeşleri A.K. ve F.K’yı karakola götürüldü. 22 Şubat’tan itibaren gözaltında olan ban A.K., kardeşler A.K. ve F.K. karakoldaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. Cinayeti itiraf etti Jandarma ekipleri tarafından 4 gün boyunca sorgulanan daha sonra savcılığa sevk edilen kardeşlerden A.K. savcılıktaki ifadesinde ağabeyini kendisinin öldürdüğünü itiraf etti. Öte yandan arazide inceleme yapan jandarma ekiplerin suç aleti av tüfeğini ve şahsın olay anında üzerinde bulunan kanlı kıyafetlerini ağılın olduğu arazide bulduğu öğrenildi. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilen şahıslardan A.K. tutuklanarak Burdur E Tipi Kapalı Cezaevine gönderilirken diğer kardeş F.K. ve baba A.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.