GÜNDEM - 13 Aralık 2025 Cumartesi 10:45

Başını dahi kontrol edemiyordu, bale gösterisi yapmaya başladı

A
A
A
Başını dahi kontrol edemiyordu, bale gösterisi yapmaya başladı

Sivas’ta yaşayan ve SMA teşhisi konulan 5 yaşındaki Asya Yüksel’in azmi takdir topladı. İlk günlerde baş kontrolü dahi olmayan minik Asya, hayalini kurduğu bale gösterisini yaptı.


Sivas’ta yaşayan Mesut ve Züleyha Yüksel çiftinin 2020 yılında kızları dünyaya geldi. Asya ismini verdikleri kız çocuğuna doktorlar tarafından SMA Tip-2 teşhisi konuldu. Minik Asya’nın tedavisi için araştırma yapan çift, kızlarını Akran Akademi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ne kayıt ettirdi. 1 buçuk yaşında fizyoterapistler eşliğinde mücadele etmeye başlayan minik Asya, gelişim gösterdi.


Öncesinde boyun kontrolünü yapamayan Asya Yüksel, önce emeklemeye daha sonra da yürümeye başladı. Tedavi sürecinde fizyoterapisti Aynur Seyhan’a bale yapmak istediğini aktaran Asya, çalışmalara başladı. Bağımsız hareket etmeyi başaran SMA’lı Asya, eğitim gördüğü kurumun etkinliğinde sahne alarak bale yaptı. Asya’nın hayat mücadelesi ve bale gösterisi, katılımcılardan yoğun alkış aldı.


"Geldiğinde baş kontrolü dahi yoktu"


Asya’nın gelişiminde büyük rol oynayan Fizyoterapist Aynur Seyhan, "Asya yaklaşık 1 buçuk yaşında bizim kuruma geldi. Geldiğinde baş kontrolü dahi yoktu. Kaslarda çok fazla kuvvet yetersizliği vardı. Emeklemede, kol kaslarında kuvvet yetersizliği, ayakta durma kaybı gibi bütün motor hareketlerde ciddi kuvvet yetersizliği vardı. Ama buna rağmen Asya çok azimli, çok istekli, çok enerjik bir çocuk. Dolayısıyla bizim ilerlememiz de çok güzel oldu. Her seansta ‘Aynur ben bale gösterisi yapmak istiyorum, o eteklerden giymek istiyorum’ diyordu. Hatta seanslarımızın birçoğunda ben bale gösterisi açardım, hareketleri tekrarlayarak yapardık. Alkışlanmak istiyorum, herkes beni izlesin istiyorum dedi. Biz çok şükür bunu gerçekleştirdik. Hayalinin gerçekleşmesinin şaşkınlığını kendisi de yaşadı" dedi.


"Asya nelerin başarılabileceğini gösterdi"


Gösterisinin çok beğenildiğini söyleyen Seyhan, "Sürekli ‘İnanamıyorum, sahneye çıktım, alkışlandım’ dedi. İstediği de bir şey oldu. Aslında Asya bir noktada da engellerin aşılabileceğini gösterdi ve orada kendi imzasını attı. Asya nelerin başarılabileceğini gösterdi, hayallerin gerçekleştirilmesi için hiçbir engelin olmadığını bize kanıtlamış oldu. Asya başardı ve bunu tüm SMA hastası çocuklar başarabilir, biz bunu gösterdik. Hatta Asya için şöyle denildi, çocukların doktor kontrol sırasında bir testleri var ve puan karşılığında o testi geçmek zorundalar. Asya, doktor kontrolüne gittiğinde ‘Siz gen tedavisi mi aldınız, nasıl olur bu, nasıl bağımsız durabilir?’ ifadelerine yer verdiler" diye konuştu.


"Bizim için çok büyük ve çok güzel bir anı oldu"


Asya’nın hastalığını öğrendiklerinde yatalak olacağını düşündüğünü söyleyen anne Züleyha Yüksel, "Hastalığı ilk öğrendiğimizde bizim için çok zor geçiyordu. İlk öğrendiğimiz zaman SMA hastaları gibi olacak, yatalak olacak diye düşünmüştüm. Gerçekten çok üzgün ve çok yorucu bir süreçti. Sürece alıştıkça, kabullendikçe işimiz daha çok kolaylaştı. Sevgiyle yaklaştıkça bunu daha güzel yönetebileceğimizi öğrendik. Sonra Aynur hocamla tanıştık, onunla tanışmak gerçekten hayatımızda bir dönüm noktası oldu. Çocuklar için doğru fizyoterapi gerçekten çok önemli. Asya’da çok azimli ve istekli bir çocuk, bu konuda bizi hiç yormadı. Fiziğe çok büyük bir şevkle katılıyor bu da çok büyük bir artı oldu. Bale yapmak ve sahne almak isteyen bir çocuktu, gösteriden sonra kendisi de inanamıyordu. Böyle bir şey gerçekleştiği için çok mutluydu. Eve geldiğinde ‘anne herkes beni alkışladı, herkes beni çok beğendi’ diye günlerce bunu anlattı. Bizim için çok büyük ve çok güzel bir anı oldu" ifadelerine yer verdi.



Başını dahi kontrol edemiyordu, bale gösterisi yapmaya başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çocuk meclisinden tarihi atmosferde 23 Nisan özel oturumu Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birebir benzeri olarak inşa edilen Büyükçekmece’deki Ulusal Bağımsızlık ve Kuruluş Müzesi’nde bir araya gelen çocuk meclisi, tarihi bir atmosferde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamanın mutluluğunu yaşadı. TBMM’nin 106. açılış yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 105. Yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törenler kapsamında Büyükçekmece Çocuk Meclisi anlamlı bir etkinliğe imza attı. Büyükçekmece’de imece usulüyle yaptırılan ve 1. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birebir aynısı olan Ulusal Bağımsızlık ve Kuruluş Müzesi anlamlı bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Büyükçekmece Çocuk Meclisi’nce organize edilen 23 Nisan özel oturumu renkli ve anmalı görüntülere sahne oldu. "Bağımsızlık destanının yazıldığı çok özel bir çatının altındayız" Büyükçekmece Çocuk Meclisi Başkanı Sadık Emir Pamuk’un başkanlığını yaptığı meclis oturumu saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla açıldı. Mecliste konuşan Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak, "Bugün burada, sıradan bir mekânda değil; yokluklar içinde bir bağımsızlık destanının yazıldığı çok özel bir çatının altındayız. Ulusal Bağımsızlık ve Kuruluş Müzesi’ndeyiz. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, milletin iradesini esas alarak ’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle bir dönüşüm başlattığı 1. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birebir örneği olan bu mekân, her adımda büyük devrimin izlerini taşımaktadır. Bu müze; Büyükçekmece ailemizle birlikte Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan ettiğimiz anlamlı bir eserdir. Ve bu kürsü Bir milletin iradesinin, onurunun ve direnişinin tarihe kazındığı yerdir. Sevgili çocuklar, bugün 23 Nisan Millet iradesinin ayağa kalktığı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür. Ve bu anlamlı gün, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilmiştir. Bu armağan; geleceği emanet ettiği çocuklara duyduğu sonsuz güvenin en güçlü ifadesidir" dedi. "Biz çocuklar olarak ülkemizi çok seviyoruz" Büyükçekmece Çocuk Meclisi Başkanı Sadık Emir Pamuk, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın çocuklar açısından önemine değinerek şunları söyledi: "Bugün çok mutluyuz çünkü bu güzel bayram bizim. Bize bu günü hediye eden Mustafa Kemal Atatürk’e çok teşekkür ederiz. Biz çocuklar olarak ülkemizi çok seviyoruz ve büyüyünce onu daha da güzelleştirmek için elimizden geleni yapacağız. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun." Başkan Akgün çocukların bayramlarını kutladı Meclis oturumunda Tarihçi ve Yazar Sacide Bolcan’ın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na giden tarihi süreci anlattığı konuşmanın ardından, AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Yazıcı ve CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan’da günün anlam ve önemine istinaden birer konuşma yaptı. Tarık Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik sürdürülen operasyon kapsamında 3 Haziran 2025 tarihinden bu yana Silivri Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün çocuklar için yazdığı mektubu okudu. Akgün mektubunda, tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Akgün mektubunda şu ifadelere yer verdi: "Geleceğimizin teminatı, en büyük umudumuz sevgili çocuklar, kıymetli Büyük Büyükçekmece Ailem, bugün 23 Nisan. Bugün sadece bir bayramı kutlamıyoruz; bugün, bu asil milletin ’Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ diyerek dünyaya meydan okuduğu şanlı tarihin yıl dönümüdür. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış ve milletin iradesi devlet yönetiminin en yüce gücü haline gelmiştir. Bu tarihi adım bağımsızlığımızın, Cumhuriyet fikrinin ve milli egemenliğin temelidir. Ve 23 Nisan, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından yalnızca bir millete değil, dünyadaki tüm çocuklara armağan edilmiştir. Bu armağan; barışın, kardeşliğin ve insanlığın ortak umududur. Şu an sizlerle yan yana, omuz omuza olamasam da; tüm kalbimle, Büyükçekmece’ye olan sarsılmaz sevdamla ve Cumhuriyet değerlerine olan sönmez inancımla, evlatlarımın o tertemiz heyecanında, tam yanınızdayım! Sevgili çocuklar, sizler bu ülkenin kaderisiniz. Sizler Cumhuriyetin yarını, bu milletin en büyük güvencesisiniz. Sizlerin gözlerindeki ışık, bu toprakların sönmeyecek umududur. Cumhuriyet; teslimiyetin değil direnişin, karanlığın değil aydınlığın adıdır. Ve bu Cumhuriyet, en büyük gücünü milletinden ve onun evlatlarından almaktadır. Bizlere düşen görev; Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyeti korumakla kalmayıp, onu daha güçlü, daha adil ve daha aydınlık yarınlara taşımaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu vatan için canını ortaya koyan tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Hepinizi hasretle kucaklıyor, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nızı yürekten kutluyorum. Yaşasın 23 Nisan, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın çocuklar."
Kars Kars’ta 73 yaşındaki usta, kaybolan "tar" geleneği için çırak arıyor Kars’ta köklü bir geçmişe sahip "tar" enstrümanı, son ustalarının omuzlarında ayakta kalmaya çalışıyor. 73 yaşındaki usta sanatçı Salih Şahin, babası Şahin Kara Şahin’den öğrendiği tar ve aşık sazı yapımını yıllardır sürdürmesine rağmen, bu sanatı gelecek nesillere aktaracak çırak bulamıyor. Küçük yaşlardan itibaren babasının yanında yetişerek zanaatı öğrenen Salih Şahin, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir enstrüman yapımı ve icrasıyla ilgileniyor. Kendi atölyesinde tar başta olmak üzere saz ve farklı telli çalgıların üretim ve onarımını yapan Şahin, bölgedeki sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Azerbaycan başta olmak üzere Kafkasya ve Orta Doğu kültürlerine ait, uzun saplı ve telli bir müzik aleti olan Tarın Kars’ta önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şahin, bu enstrümanın sadece bir müzik aleti olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu ifade etti. Şahin, "Baba mesleği olarak müzik aletleri yapımı ve icarasıyla uğraşıyorum. Tar’ı Türkiye’de yapan, çalan söyleyen ender kişi olduğum söyleniyor. Tar’ı kendi atölyemde yapıyorum. Tar’ın yanı sıra Sazuta diye tar ile sazın arası bir enstrüman, oda sadece bana ait buda tar sesine benzer, saz sesine bezer bir enstrümandır. Bunları yaparken, bir taraftan derleme ve beste çalışmalarım var. 141 eserim kayıtlı, ilk kez bu yörede Kars, Ardahan ve Iğdır türkülerini albüm haline getirine tek kişiyim" dedi. Ayrıca yılların birikimiyle sadece geleneksel enstrümanları yapmakla kalmayan Şahin, aynı zamanda yenilikçi bir çalışmaya da imza attı. Saz ile tar arasında bir ses karakterine sahip yeni bir müzik aleti geliştiren usta, bu enstrümana "Sazuta" adını verdi. "Kendi bestelerini seslendiriyor" Atölyede çalışmadığı zamanlarda müzikle iç içe yaşamaya devam eden Şahin, tar ve Sazuta çalarak kendi bestelerini seslendiriyor. Hem yapımcı hem icracı hem de söz yazarı olan Şahin’in 141 eseri bulunuyor. Bu yönüyle bölgede nadir bulunan sanatçılar arasında yer alıyor. "Gençlerin meslek öğrenmek gibi bir derdi yok" Gençlerin geleneksel mesleklere ilgi göstermediğini belirten 73 yaşındaki Salih Şahin, "Tar için, Sazuta için yine üretecek, bana gelecek çıraklık edecek, bu işi öğrenecek kişileri de bulamıyorum. Benim isteğim benden sonra da bu işi alsın götürsün yaygınlaştırsın" diye konuştu. "Tar ve Sazuta çaldı, türkü söyledi" Kendisine ait 141 eseri bulunan Salih Şahin, tar ve Sazuta çaldı, kendi bestelerinden mini bir konser verdi. Şahin, kültürel mirasın korunması ve bu tür sanatlara sahip çıkılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Ağrı Tutak’ta 23 Nisan Çocuk bayramı coşkuyla kutlandı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri Ağrı’nın Tutak ilçesinde büyük bir coşku ile kutlandı. Tutak İlçe Kaymakamı Ahmet Coşkun, Belediye Başkanı Fevzi Sayan, Cumhuriyet Savcısı Güngör Üçüncü , ilçe protokolü, öğrenciler ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen program; saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kaymakam Ahmet Coşkun ve Belediye Başkanı Fevzi Sayan katılımcıları selamladı. Öğrenciler tarafından hazırlanan tiyatro gösterisi, müzik etkinliği, halk oyunları, şiirlerin okunması ve çeşitli etkinlilerle devam eden programda dereceye giren öğrencilere hediyeler takdim edildi. Çekilen hatıra fotoğrafı ile program sona erdi. Kaymakam Coşkun makam koltuğunu Gazi İlkokulu öğrencileri Ayaz Başboğa ve İlknur Bahar Akkoyun’a devretti. Küçük Kaymakamlar makamda görev yaparak düşüncelerini, taleplerini ve geleceğe dair hayallerini paylaşırken, ilgili kurumlara yönelik talimatlarını da iletti. Çocukların sergilediği özgüven ve sorumluluk bilinci programa ayrı bir anlam kattı. Çocuklarla yakından ilgilenen Kaymakam Coşkun yaptığı konuşmada, çocukların ülkemizin geleceği olduğunu vurgulayarak; sevgi, eğitim ve güven ortamında yetişmelerinin önemine değindi. Programda, çocuklara çeşitli hediyeler takdim edilmesi ve bu anlamlı günün anısına çektirilen hatıra fotoğrafları ile sona erdi.