ÇEVRE - 31 Mayıs 2025 Cumartesi 11:20

Bedava protein, doğadan elleriyle tek tek topluyorlar

A
A
A
Bedava protein, doğadan elleriyle tek tek topluyorlar

Sivas’ta vatandaşlar, hava sıcaklıklarının artmasının ardından doğada kendiliğinden yetişen mantarları toplarken, hem doğal hem de ekonomik olan bu mantarı protein kaynağı olarak et yerine tüketiyorlar.


Sivas’ta hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte doğada kendiliğinden yetişen köy mantarları vatandaşların ilgisini çekiyor. Yüksek rakımlı bölgelerde görülen ve halk arasında ‘evlek’ olarak adlandırılan bu mantarlar, doğal yapısı ve yüksek protein içeriğiyle sofralarda yerini alıyor. Vatandaşlar, sabah erken saatlerde açık alanlara çıkarak bu doğal mantarları topluyor. Hem besleyici hem de lezzetli olan köy mantarı, sofralarda bedava şekilde etin alternatifi olarak tüketiliyor.



"Allah bize bu mantarı lütfetmiş"


Köy mantarının doğanın insana sunduğu en özel nimetlerden biri olduğunu söyleyen Selahaddin Şeker, "Şu anda Sivas’ın Merakum mevkiinde bulunuyoruz. Buraya mantar toplamaya geldik. Her toplamaya geldiğimizde 20-30 kg civarında mantar topluyoruz. Protein deposu olan bu mantarı doğal olduğu için tüketiyoruz. Biz yıllardır mantar toplama işiyle uğraştığımız için hangi mantarın zehirli olup olmadığını anlayabiliyoruz. Mantar toplamaya giderken yanına bilen bir kişi almak önemlidir. Toplanan yerlerde yılan ve kene olduğundan dolayı dikkatli olunmalıdır. Bazı kişiler mantardan anlamadığı için farkında olmadan zehirli olan türünü tüketebiliyor. Köy mantarı, belli mevkide yetişen ve belli bir zamanda yetişen bir mantar türüdür. Allah bize bu mantarı lütfetmiş, çok güzel bir nimet. Biz de toplayıp bu nimeti değerlendiriyoruz" dedi.



"Mantarı etten daha çok seviyorum"


Köy mantarının Allah’ın kendilerine verilen bir nimet olduğunu belirten Halit Dursun, "Köy mantarını bahar ayının bize vermiş olduğu bir ikram olarak görüyoruz. Hem kendimize hem de etrafımızdaki insanlar için topluyoruz. Allah her mevsimde güzellikler veriyor. Bahar ayında da Sivas’ta yetişen madımak, yemlik, evelik otu ve mantar güzelliği vardır. Her sene mayın ayının ilk haftası köy mantarı toplama sezonu başlar. Yağmur yağar, havalar ısınır ve mantarlar yüzeye çıkar. Sivas’ın insanı bu mantarı severek tüketir. Bu mantarın közlemesi yapılır, mangalda üzerine kaşar eklenip pişirilerek tüketilir. Soslu yemekler dâhil mantarı birçok yemek türü ile birlikte tüketiyoruz. Mantarı etten daha çok seviyorum" diye konuştu.



Bedava protein, doğadan elleriyle tek tek topluyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.