SAĞLIK - 01 Aralık 2023 Cuma 13:30

Bu virüs 12 ile 18 ayda öldürüyor

A
A
A
Bu virüs 12 ile 18 ayda öldürüyor

Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kenan Yenihayat, ileri evrede tanı konulan HIV taşıyıcılarında ortalama yaşam süresinin 12 ile 18 ay arasında olduğunu söyledi.


Sivas Medicana Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kenan Yenihayat, çağın ölümcül hastalıklarından biri olan AIDS hakkında önemli bilgiler verdi. Yenihayat, ileri evrede tanı konulan bir hastanın ortalama yaşam süresinin 12 ile 18 ay arasında olduğunu belirterek, “HIV, insan bağışıklık yetmezliği virüsüdür. AIDS ise sonradan edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromudur. HIV ve AIDS kesinlikle bir birinden ayrı iki olgudur. Yani, bağışıklık sistemini zayıflatarak vücudun direncini farklı enfeksiyonlara karşı güçsüz hale getirir. Bir kişi HIV ile enfekte olmuşsa bu kişiye HIV pozitif ya da kronik HIV taşıyıcısı denir. Virüsü aldıktan 2-4 hafta sonra sıklıkla geçici hastalık tablosu görülebilir ve hastalığın oluşması 8-10 yılı bulabilir. İleri evrede tanı konulan hastalarda ortalama yaşam süresi 12-18 aydır.” dedi.


Vücudun savunma sistemini çökertiyor


Yenihayat virüsün vücuttaki savunma sistemini çökerttiğini belirtip, “Yani vücudun başta bulaşıcı hastalıklar, enfeksiyonlar olmak üzere diğer birçok hastalıklara karşı temel savunma ve direncini düşürür. Sendrom kelimesi ise başka hastalıkla bağlantısı olabilecek çeşitli enfeksiyon türlerinin oluşturduğu klinik durumu ifade eder. Kişi, uygun, etkili ve virüsü baskılayıcı tedavi almadığı durumda HIV ilerleyen süreçte AIDS’e neden olabilir. Bunun için HIV pozitif bir kişinin gecikmeden uygun, etkili ve virüsü baskılayıcı tedaviye erişimi büyük önem taşır" dedi.


Dövme yaptıranlar da risk altında


Yenihayat HIV virüsünün bulaşma yollarını şu şekilde sıraladı: “HIV’in bilinen bulaşma yolları şunlardır; korunmasız cinsel ilişki, oral, vajinal ve anal ilişki, cinsel istismar, virüs taşıyan kan veya kan ürünlerinin nakli, virüs taşıyan şırınganın batması, uyuşturucu kullanımı, dövme, jilet uygulamaları ile bulaşabilir. Anneden bebeğe anne karnında, doğumda veya anneden bebeğine emzirme yoluyla bulaşabilir. Girişimsel tıbbi uygulamalarla bulaşabilir. Halsizlik, baş ağrısı, kısa sürede yüzde 10’dan fazla kontrolsüz kilo kaybı, birkaç haftadan fazla süren ve sebebi açıklanamayan ateş, titreme ve gece terlemeleri, ciltte ağrısız, vücudun her yerinde bulunabilen düzgün, sert ve gittikçe büyüyen pembe-kızıl renkli lekeler, nedeni bilinmeyen ve iki haftadan uzun süren lenf bezlerinde (koltuk altı, boyun, kasık vb.) şişlik, nefes darlığı ve kuru öksürük, ağızda devamlı beyaz lekeler (pamukçuk, aft gibi) bulunması, uçuklar, kronik ishal gibi belirtiler HIV olabilir. Unutulmamalıdır ki kişinin HIV ile enfekte olduğunu düşündürebilen bu belirtilerin birçok farklı sebebi de olabilir. Bunun için Düzenli olarak HIV taraması yapılması en doğru olandır.”


Erken tanı önemli


Sivas Medicana Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kenan Yenihayat birçok hastalıkta olduğu gibi HIV hastalığında da erken tanı ve tedavinin önemli olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi: “HIV teşhisi ELİSA testleri ile hızlı ve güvenilir bir şekilde yapılmaktadır. Virüsle temastan sonra 1. Ve 3. Aylarda test yapılabilir. Bu test gönüllülük esasına göre yapılır. Test sonucu hastanın izni olmadan 3. kişilerle paylaşılmaz. HIV, günümüzde uygun, etkili ve baskılayıcı tedavi yöntemleri ve düzenli ilaç kullanımı sayesinde kronik hastalık olarak devam etmektedir. Yani tedaviye düzenli bir şekilde bağlı kalındığında ve etkin bir tedavi ile HIV pozitif her insan sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürebilmektedir. Riskli grupta olan ve şüpheli durumda olan herkesin bir sağlık kuruluşuna başvurup testini yaptırması son derecede önemlidir. HIV’den ve HIV’li kişilerden değil her sağlık probleminde olduğu gibi geç kalmaktan kaçınmak gerekir.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakaryalılar Anneler Günü’nde Poyrazlar Gölü’ne akın etti Sakarya’daki Poyrazlar Tabiat Parkı’nda düzenlenen festivalde göl kenarı ve piknik alanları doldu taştı. Anneler Günü’ne denk gelen festivalde yoğunluk havadan görüntülendi. Sakarya’da havanın ısınmasıyla birlikte Anneler Günü’nü ve Üniversiteli Trabzonsporlular Birliği tarafından düzenlenen Geleneksel Poyrazlar Bahar Şenliği’ni fırsat bilenler Poyrazlar Tabiat Parkı’nda buluştu. Gölün etrafında yoğunluk oluşturan vatandaşların kimi festivalde horon oynadı, kimisi de piknik alanlarının ve güneşli havanın tadını çıkardı. "Herkes mangal yapıyor, çok eğleniyor gibi gözüküyorlar" Ailesiyle birlikte sıcak havanın keyfini çıkartmak için piknik yapmaya gelen Tülay Işık, "Sıcak havayı değerlendirmek için bizde ailecek pikniğe geldik. Bir anne olarak bütün annelerin Anneler Günü’nü kutluyorum. Yine bir anne olarak gördüğünüz gibi anne her yerde anne. Piknikte de, işte de her yerde" dedi. Arkadaşları ile birlikte festival olduğunu duyup şehir dışından Sakarya’ya gelen Rabia Uzun ise, "Havaların güzelleşmesiyle birlikte festival olduğunu öğrendiğimizde arkadaşlarımızla birlikte İzmir’den geldik. Çok eğleniyoruz, horon çok güzel ama çok yorulduk. Bir sürü aile var, Anneler Günü’nü değerlendirdiklerini düşünüyorum. Herkes mangal yapıyor, çok eğleniyor gibi gözüküyorlar" diye konuştu. "İzmir’den geldik" Fatma Zehra Dursun ise, "Anneler Günü’nün pazar gününe denk gelmesiyle birlikte aileler buraya akın etmişler, çok kalabalık. Geçen sene de gelmiştik, çok güzeldi. Keyifli bir ortam var, çok samimi herkes. Şehir dışından gelenler var. Biz mesela İzmir’den geldik. Hava çok sıcak ve kalabalık" şeklinde konuştu.
Van Van YYÜ’de "Sanal Bahis Felaketine Karşı Seferberlik Paneli" düzenlendi Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen "Aileni Koru, Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi"nin Doğu Anadolu buluşması, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Mühendislik Fakültesi Prof. Dr. Turan Haydaroğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, dijital bağımlılıklar ve sanal bahis tehlikesine karşı toplumsal farkındalığın önemi vurgulandı. Programın açılışında konuşan Tuşba Kaymakamı Musa Göktaş, sanal bahsin aile yapısı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Son zamanlarda aileleri bitiren ve yuvaları yıkan bu durumla sıklıkla karşılaşıldığını belirten Göktaş, projenin bilinçlendirme noktasındaki önemini ifade etti. Van Valisi Ozan Balcı’nın selamlarını ileten Göktaş, "Bu noktada İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız ve ilgili kamu kurumlarımız her daim desteklerini sunuyorlar. Çok değerli akademisyenlerimiz ve yargı mensuplarımızdan öğreneceğimiz bilgilerle bizler de bilinçleneceğiz. Ev sahipliği için Van Yüzüncü Yıl Üniversitemize ve rektörümüze teşekkür ediyorum" dedi. Üniversite olarak böylesine kritik bir projeye ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, dijitalleşmenin getirdiği sinsi tehlikelere karşı uyarıda bulundu. Sanal bahsi, gençleri sahte umutlarla ağlarına düşüren ve aileleri içten içe çürüten büyük bir felaket olarak tanımlayan Rektör Şevli, yargı ve emniyet birimleriyle eş güdüm içinde hareket ettiklerini vurguladı. Gençlerin kolay kazanç vaatleriyle hukuki ve maddi yıkımlara sürüklenmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Rektör Şevli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bu bataklık, evlatlarımızı adliye koridorlarına mahkûm etmektedir. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi olarak temel gayemiz; gençlerimizin vatanına ve ailesine faydalı, donanımlı bireyler olarak mezun olmalarıdır. Dijital farkındalığı artırmayı ve bu dayanışma ağını tüm Türkiye’ye yaymayı hedefliyoruz." Üniversite bünyesinde bağımlılıkla mücadele konusunda akademik ve idari adımlar attıklarını hatırlatan Şevli, "Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Merkezimizin yeni binası tamamlandı ve çok yakın zamanda açılışını gerçekleştireceğiz" dedi. Ayrıca Rektör Şevli, Bilişim Teknolojileri ve Bağımlılık Anabilim Dalını kurduklarını belirterek disiplinler arası yüksek lisans programının önemine değindi. Van YYÜ Genç Yeşilay topluluğunun 650 gönüllüye ulaşarak yürüttüğü çalışmaları takdirle karşıladığını belirten Rektör Şevli, yargı ve emniyet mensuplarına destekleri için teşekkür etti. HUDER Genel Başkanı Av. Hasan Oymak ise konuşmasında sanal bahsin ulaştığı ekonomik ve sosyal boyutlara ilişkin veriler paylaştı. Oymak, bu durumun bir bağımlılıktan öte "toplumsal bir erozyon" haline geldiğini ifade etti. Oymak, "Karşımızda yıkıcı bir tehdit var. Bu afet binalarımızı değil, yuvalarımızı yıkmaktadır. Bu bir kırmızı alarm durumudur. Mücadelenin topyekûn olması, ailelerin, üniversitelerin ve devlet kurumlarının birlikte hareket etmesi elzemdir. Cumhurbaşkanımızın bu tehdide karşı yaptığı topyekûn mücadele çağrısı projemizin çıkış noktasıdır" şeklinde konuştu. HUDER Başkanı Oymak, ev sahipliğinden dolayı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesine ve katılımcılara teşekkür ederek sözlerini tamamladı. Açılış hitaplarının ardından sanal bahis tehlikesine dikkat çeken tanıtım filmi izlendi ve moderatörlüğünü Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemin Güllüoğlu’nun yaptığı panel bölümüne geçildi. Panelde; Van Cumhuriyet Başsavcısı Osman Kara "Bilişim Suçları, Kumar ve Yasadışı Bahis Suçları Uygulaması", Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Kurhan "Sanal Bahis Bağımlılığı: Beyinden Davranışa, Davranıştan Aileye Uzanan Bir Süreç", Dr. Ulaş Koray Milanlıoğlu "Sanal Bahis Bağımlılığına Karşı Aile İçi Hukuki Koruma Mekanizmaları" ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Uyum Daire Başkanı Nevzat Özer ise "Bağımlılık ve Aile" konularında kapsamlı sunumlarını gerçekleştirdiler. Program, konuşmacılara ve moderatöre katılım ve teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. Etkinliğe; Van Vali Yardımcısı ve Tuşba Kaymakamı Musa Göktaş, Van Cumhuriyet Başsavcısı Osman Kara, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, Van İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, Van Barosu Başkanı Av. Sinan Özaraz, İlim Yayma Cemiyeti Van Şube Başkanı Av. Zahir Soğanda, HUDER Genel Başkanı Av. Hasan Oymak, HUDER Genel Başkan Yardımcısı Hatice Hasdemir, HUDER Van Şube Başkanı Av. Çağatay Akyol, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Sakarya Sakaryalılar Anneler Günü’nde Poyrazlar Gölü’ne akın etti Sakarya’da havanın ısınmasını ve Anneler Günü’nü fırsat bilenler Poyrazlar Tabiat Parkı’nda buluştu. Güneşli havayı değerlendirmek isteyen vatandaşlar göl kenarına ve piknik alanlarına akın etti. Güneşli havayla birlikte oluşan güzel ortam ve tabiat parkındaki yoğunluk dron ile görüntülendi. Sakarya’da havanın ısınmasıyla birlikte anneler gününü ve Üniversiteli Trabzonsporlular Birliği tarafından düzenlenen Geleneksel Poyrazlar Bahar Şenliği’ni fırsat bilenler Poyrazlar Tabiat Parkı’nda buluştu. Gölün etrafında yoğunluk oluşturan vatandaşların kimi festivalde horon oynadı, kimisi de piknik alanlarının ve güneşli havanın tadını çıkardı. "Herkes mangal yapıyor, çok eğleniyor gibi gözüküyorlar" Ailesi ile birlikte sıcak havanın keyfini çıkartmak için piknik yapmaya gelen Tülay Işık, "Sıcak havayı değerlendirmek için bizde ailecek pikniğe geldik. Bir anne olarak bütün annelerin Anneler gününü kutluyorum. Yine bir anne olarak gördüğünüz gibi "Anne her yerde anne". Piknikte de işte de her yerde" derken, arkadaşları ile birlikte festival olduğunu duyup şehir dışından Sakarya’ya gelen Rabia Uzun ise, "Havaların güzelleşmesiyle birlikte festival olduğunu öğrendiğimizde arkadaşlarımızla birlikte İzmir’den geldik. Çok eğleniyoruz, horon çok güzel ama çok yorulduk. Bir sürü aile var, anneler günün değerlendirdiklerini düşünüyorum. Herkes mangal yapıyor, çok eğleniyor gibi gözüküyorlar" diye konuştu. "İzmir’den geldik" Fatma Zehra Dursun ise, "Anneler gününün pazar gününe denk gelmesiyle birlikte aileler buraya akın etmişler, çok kalabalık. Geçen senede gelmiştik, çok güzeldi. Keyifli bir ortam var, çok samimi herkes. Şehir dışından gelenler var, biz mesela İzmir’den geldik. Hava çok sıcak ve kalabalık" şeklinde konuştu.
Bartın BARÜ Girişimcilik Zirvesi’nde yenilikçi fikirler buluştu Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen "Girişimcilik Zirvesi"nde sektör temsilcileri, akademisyenler ve girişimciler öğrencilerle bir araya geldi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Kutlubey Yerleşkesi İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda "Girişimcilik Zirvesi" düzenlendi. Gençlerin iş dünyasını ve girişimcilik ekosistemini yakından tanımaları amacıyla yapılan zirvede girişimcilik ekosistemi, marka tasarımı, yenilikçi fikirler ve genç girişimcilere sunulan destekler farklı yönleriyle ele alındı. Açılış konuşmalarında kurumlar arası iş birliği vurgulandı Programın açılış konuşmaları BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, KOSGEB Bartın İl Müdürü Gökhan Akdağoğlu ve Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Halil Balık tarafından gerçekleştirildi. Üniversite-kamu-sanayi iş birliği kapsamında çalışmalar sürdürdüklerini belirten Rektör Akkaya, "Bartın Üniversitesi olarak üniversite, kamu ve sanayi iş birliği ile birçok proje birçok etkinlik gerçekleştiriyoruz. Bugünkü Girişimcilik Zirvesi de bu çalışmaların önemli bir parçası. Bugün burada alanında önemli isimler deneyimlerini öğrencilerimizle paylaşacak. Zirvemizin herkes için verimli geçmesini diliyorum" dedi. KOSGEB Bartın İl Müdürü Akdağoğlu, gençlere yönelik hibe, eğitim ve danışmanlık destekleri hakkında bilgiler verirken Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Balık ise kendi yaşamından örnekler paylaşarak genç girişimcilerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Ünlü iş insanı Şefik Yılmaz Dizdar deneyimlerini öğrencilerle paylaştı Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen ilk oturumda, Türkiye’de giyim sektörünün öncü isimlerinden Taha Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar mesleki deneyimlerini paylaştı. Girişimcilik yolculuğunu öğrencilerle paylaşarak gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Dizdar, "1961 yılında iş hayatına atıldım. Türkiye Demir-Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Karabük fabrikalarına işe başladım. İzmir’de İç Ticaret ve Maliye Bölümünden mezun oldum. Şu an 88 yaşındayım, bu zamana kadar birçok zorluklarla karşılaştım. Demir-Çelikte çalıştığım sırada çeşitli görevlerde bulundum. Buradan ayrıldıktan sonra dünyada yaşanan iç ve dış politika gelişmelerini değerlendirerek tekstil sektörüne adım attım. Taha Tekstil firmasıyla önemli başarılara imza attık. Günümüzde Türkiye’de tekstil sektörü zor günler geçiriyor, maliyetler yükseldi. Bizim şu anda LC Waikiki olarak yaklaşık 1375 mağazamız var, bunların bir kısmı yurt dışında faaliyet gösteriyor. Gençlerimizin girişimcilik fırsatlarını iyi değerlendirmesi, yeni piyasa ihtiyaçlarını takip etmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Marka tasarımı, girişimcilik ekosistemi, iş dünyası deneyimleri anlatıldı BARÜ Eğitim Fakültesinden Doç. Dr. Sunay Akkaya ise "Deneyimsel Marka Tasarımı" başlıklı sunum gerçekleştirdi. Doç. Dr. Akkaya sunumunda deneyim, marka illüzyonu, marka ile ilgili yanılgılar, marka kavramı ve marka ekosistemi hakkında katılımcılara bilgiler vererek markalaşma sürecini  örnekler üzerinden anlattı. Bartın Ticaret ve Sanayi Odasından Dış Ticaret, Proje, Kalite ve Akreditasyon Uzmanı Eyüp Sabri Kundak "Cebindeki Sıfır ve Konforun Ötesi" başlığında kendi girişimcilik yolculuğunda yaşadığı zorlukları anlatarak gençlere çeşitli önerilerde bulundu. Yoğun ilgi gören program kapsamında fuaye alanında kurulan stantları da ziyaret eden öğrenciler, firmalardan staj ve iş imkanları hakkında bilgi edinme fırsatı buldu.