GÜNDEM - 18 Aralık 2025 Perşembe 11:01

Çekirdek aile küçüldü, yalnız yaşam arttı

A
A
A

Prof. Dr. Vehbi Ünal sanayileşme, bireyciliğin yükselişi ve ekonomik zorlukların aile yapısını zayıflattığını söyleyerek, çekirdek ailenin de küçüldüğünü ve insanların giderek tek başına yaşamayı tercih ettiğini ifade etti.

Türkiye’de son yıllarda aile yapısında belirgin bir değişim yaşanıyor. Çekirdek aile yapısının giderek küçüldüğü, hatta birçok bireyin evlilik yerine tek başına yaşamayı tercih ettiği gözlemleniyor. Sanayileşme ile birlikte tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş, kırsal alandan kentlere yoğun göç ve şehir yaşamının getirdiği yeni alışkanlıklar, aile yapısının dönüşümünde etkili oluyor.

Bireyciliğin yükselişi, bürokratik yaşamın günlük hayata hâkim olması ve konfor alanını genişletme isteği, geniş aileden çekirdek aileye geçişi hızlandıran unsurlar arasında yer alıyor. Aile içi ilişkilerin zayıflaması, paylaşma ve dayanışma kültürünün gerilemesi de bu süreci derinleştiriyor. Aşırı bireyselcilik, aile içi iletişimin gevşemesine neden oluyor. Boşanma oranlarındaki artış, nikâhsız birlikteliklerin yaygınlaşması ve evlilik dışı ilişkilerin normalleşmesi, evliliğe bakışı ise olumsuz yönde etkiliyor.

Çekirdek aile küçüldü, yalnız yaşam arttı

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü’nde görevli Prof. Dr. Vehbi Ünal, sanayileşme, bireyciliğin yükselişi, ekonomik zorluklar ve değer kaybının aile yapısını olumsuz etkilediğini belirterek, "Bunun dışında ekonomik sorunlar, büyük aileyi geçindirme zorunluluğu, ailenin kaldıramayacağı külfetler gibi etkenler ve yine aile içi ilişkilerin zayıflaması bu anlamda bireyciliğe, aşırı vurgu aile içi iletişimi de ciddi anlamda gevşetmiştir" dedi.

Ünal, aile kavramının kutsallığının dejenere olduğunu vurgulayarak, "Sözde aile baskısından uzaklaşma gibi bu tür etkenler aileden insanları, gençlerimizi maalesef evlilikten de uzaklaştırmaktadır. Günümüzde 1+1 tarzında ufak evlerinde artışın ise bunun en somut göstergesi olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu.

"Küçülmeye neden oluyor"

Tarım toplumundan sanayi topluma geçişin ailelerin küçülmesine neden olduğunu belirten Vehbi Ünal, "Sanayileşme ile birlikte tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş oldu ve bu ailelerin küçülmesini beraberinde getirdi. Kırsal alandan şehirlere göç yine bu anlamda aileyi küçülttü. Zihniyet değişimi yine aileyi küçülten diğer bir etkendir. Özellikle bireyciliğin yükselişi, bürokratik yapıların hayata egemen olması gibi bu tür etkenlerde yine bu anlamda aileyi daraltan diğer etkenlerdir. Konfor alanını da genişletme arzusu da yine geniş aileden çekirdek aileye geçişinin etken olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan bir tanesi ekonomik nedenlerdir. Evlilik masraflarının artması, düğün, çeyiz, takı, gibi etkenler evliliği zorlaştıran faktörlerdir. Konut edinme zorunluluğu, evlilikle birlikte mesken ihtiyacını doğurmaktadır. Bu durum evlilik bir ev almayı yüksek kiraları beraberinde getirecektir. Ev almanın zorlaşması, yoksulluk, gelecek kaygısı, kalıcı iş bulamama gibi etkenler bu anlamda ekonomik yetersizlik olduğunu söyleyebiliriz" dedi.

Çekirdek aile küçüldü, yalnız yaşam arttı

"Değer kaybı var"

Evliliği olumsuz etkileyen faktörlere değinen Ünal, "Bunun dışında evlilik kurumunun zayıflaması ki evliliğe güven giderek sarsılmakta. Boşanma oranlarının artması, nikahsız birliktelik evlilik dışı gibi etkenler evliliğe güveni azaltan etkenlerdir. Eskiden insanlar evlendiği zaman bir ömür boyu evleniyorken şimdi ise gittiği yere kadar anlayışının ortaya çıktığını görüyoruz. Bu anlamda bu da evliliği olumsuz etkileyen faktör olarak söyleyebiliriz. Bunun dışında değerlerin aşınması da yine bu konuyu etkileyen diğer bir faktör olarak söyleyebiliriz. Özellikle ülkemizde diğer alanlarda olduğu gibi ciddi anlamda değer kaybının söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Aile değerleri, sevgi, saygı, paylaşma ve fedakarlık üzerine kuruludur ve bu değerler yer almadığı zaman aile birlikteliği de uzun sürmüyor. Bireyselliğe aşırı vurgu insanları bencilleştirmiştir. Sekülerleşme, hayatın sadece bu dünyayla sınırlı olması anlayışı, aileyi sekürize etme çabaları ailenin kutsallığını da bu konuda dejenere ettiğini düşünüyorum" diye konuştu.

"Gençler evlilikten uzaklaşıyorlar"

Filmlerde, dizilerde ve sosyal medyada bu yaşam tarzının model olarak sunulduğunu ifade eden Ünal, "Gençler evlilikten uzaklaşmaktalar. Gençlerde anlık haz anlayışı olduğu için uzun vadeli bağlılıktan kaçıyorlar. Yine eğlence odaklı yaşam, aileden uzak durmayı beraberinde getiriyor. İnsanoğlunun varoluş düzende üstlendiği sorumluluğu unutması, hayatı anlamlandırmada yaşadığı kafa karışıklığı asıl sebeplerinden biri olduğunu ifade edebiliriz. Bunun dışında batılı yaşam tarzının model olarak sunulması da bunu etkileyen diğer bir faktördür. Filmlerde, dizilerde, sosyal medyada bu yaşam tarzı model olarak sunulmakta. Bireysel yaşam, bağımsızlık vurgusu, özgürlük söylemi tüketim kültürü, sözde aile baskısından uzaklaşma gibi bu tür etkenler aileden insanları, gençlerimizi maalesef evlilikten de uzaklaştırmaktadır. Günümüzde 1+1 tarzında ufak evlerin de artışı ise bunun en somut göstergesi olduğunu söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Makam odasında sahur geleneği Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın her yıl geleneksel hale getirdiği gençlerle makam odasında sahur programı bu Ramazan ayında da yoğun katılımla devam etti. Nevşehir Belediyesi makam odasında düzenlenen sahur programına yaklaşık 250 genç katıldı. Yoğun ilgi nedeniyle gençler zaman zaman makam odasına sığmazken, sahur programı samimi ve renkli görüntülere sahne oldu. Gençlerle birlikte sahur yapan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ramazan ayının Nevşehir’de farklı bir atmosferde yaşandığını söyledi. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı yaptığı açıklamada, "Ramazan’ın ilk günü şöyle bir ifade kullanmıştım; her yerde Ramazan güzeldir ama Nevşehir’de bir başka güzeldir diye. Bu güzelliği yaşatmak maksadıyla gerçekten Nevşehir’de çok keyifli zamanlar geçiriyoruz. Ramazan’ın gündüzü ayrı güzel, akşamı ayrı güzel. İftar sofraları ayrı güzel ama bir de geleneksel hale getirdiğimiz belediyede iftar ve sahur yapma organizasyonumuz vardı. Bu gidişle gördüğünüz gibi yüzlerce gencimizle birlikte belediyenin makam diye tarif ettiğimiz odasını gençlerimizle birlikte sahur sofrasına çevirdik. Gençlerimizle çok keyifli bir sahur yapıyoruz. Bu da Nevşehir’in ve Nevşehir Belediyesi’nin her şehirden farklı olduğunun bir göstergesi. İnanılmaz keyifli bir ortam. İnşallah gençlerimiz de mutludur ama biz de gençlerimizle beraber sahur yapmanın mutluluğunu, keyfini ve o farkını hissediyoruz. Bu da bize mutluluk olarak yetiyor" dedi. Sahur programına katılan Nazlı Hilal Zeren ise etkinlikten memnun kaldıklarını belirterek, "Sahur çok güzel, yemekler çok güzel, ortam çok güzel. Baya kalabalık bir arkadaş grubuyla geldik. Güzel bir şekilde sahur yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Sayit Budak da organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Başkanımız her yıl bu organizasyonu düzenli olarak yapıyor. Bugün yine sahurda birlikteyiz. Ortam çok güzel, arkadaşlarımızla birlikte keyifli bir sahur yapıyoruz" diye konuştu.
İstanbul Kadıköy’de ’Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği’ uygulamasında, yüksek sesli müzik sistemi olan araç sürücüsüne ceza yağdı Kadıköy Bağdat Caddesi’nde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulamasında, kurallara uymayan sürücülere göz açtırılmadı. Denetimler kapsamında yüksek sesle müzik yayını yapan bir araç sürücüsüne 21 bin TL para cezası kesilirken, araç 30 gün süreyle trafikten menedildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla Kadıköy Şaşkınbakkal mevkii Bağdat Caddesi üzerinde "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulaması gerçekleştirdi. Denetim noktalarında şüpheli görülen araçlar tek tek durdurularak arandı, sürücülerin kimlik kontrolleri yapıldı. Uygulama sırasında durdurulan bir otomobilde, çevreye rahatsızlık verecek şekilde yüksek sesli müzik sistemi olduğu tespit edildi. Ekipler, ilgili kanun maddesi uyarınca araç sürücüsüne 21 bin TL idari para cezası uyguladı. Ceza işleminin ardından otomobil, çekici yardımıyla yediemin otoparkına çekilerek 30 gün süreyle trafikten menedildi. Emniyet güçlerinin, bölgedeki huzur ve asayişi korumaya yönelik denetimlerinin kararlılıkla devam edeceği öğrenildi. Yetkililer, bu tür denetimlerin temel amacının kesinlikle cezai işlem uygulamak veya gelir elde etmek olmadığını, aksine İstanbul halkının sokağa çıktığında kendini güvende hissetmesini sağlamak olduğunun altını çizdi. Devletin tüm imkanlarıyla vatandaşın huzurunu tesis etmek için sahada olduğu belirtildi.
Edirne Edirne’de imece usulü iftar: Okul içinde Ramazan bereketi Edirne’de Ramazan ayının manevi atmosferi okul içerisinde düzenlenen imece usulü iftar programıyla yaşadı. Öğrenciler, veliler ve öğretmenler aynı sofrada buluşarak hem oruçlarını birlikte açtı hem de paylaşmanın bereketini hep birlikte hissetti. İlhami Ertem Anadolu Lisesi’nde gerçekleşen programda, velilerin evlerinde hazırladığı yöresel yemeklerle kurulan iftar sofraları, eski mahalle kültürünü aratmayan görüntüler oluşturdu. Okulun salon ve koridorlarında kurulan masalarda öğrenciler aileleriyle birlikte iftar saatini bekledi. Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen programda Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhu ön plana çıktı. 12. sınıf öğrencisi Damla Nur Öz, organizasyonun kendileri için farklı bir deneyim olduğunu belirterek, "Bugün çok farklı bir ortam var. Herkes evinde hazırladıklarını getirdi. Aile arasında yapıyorduk ama burada arkadaşlarımızla birlikte olmak çok güzel. Kendi aramızda büyük bir etkinlik oldu" dedi. İftar öncesinde yapılan duada katılımcılar hep birlikte ellerini açarak, "Milletimizi her türlü belalardan, musibetlerden uzak eyle. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cennet olan Ramazan’ı hayırlı eyle Ya Rabbi" duasına amin dedi. Okul yönetimi ve velilerin iş birliğiyle gerçekleştirilen imece usulü iftar programı, yalnızca bir yemek organizasyonu olmanın ötesine geçerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ramazan ayının manevi ikliminde aynı çatı altında buluşan öğrenciler ve aileler, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.