SAĞLIK - 27 Kasım 2025 Perşembe 11:00

Depremlerden etkilendi, diş tedavisinde implantı rafa kaldıracak cam fiber uygulamasını geliştirdi

A
A
A

Yaşanan depremlerden esinlenen Prof. Dr. İhsan Hubbezoğlu, diş tedavisinde Direkt Kompozit Lamina ve Cam Fiber Post uygulamaları ile implanta bağımlılığı ortadan kaldırarak, aynaya bile bakamayan yüzlerce hastasını inci gibi dişlere kavuşturdu.

Günümüzde diş tedavilerinde çıkar yol olarak görülen implant tedavisi kimi zaman sağlığa kavuştursa da kimi zaman ise olumsuzluklara yol açabiliyor. Çene içerisine vidalamak suretiyle gerçekleştirilen implant tedavisi, bazı hastaların çene yapısına uymayarak enfeksiyon ve kırılmalara neden oluyor. Birçok kişi çenesine vidalattığı implantları sökmek zorunda kalıyor. İmplant tedavisini minimuma indirmek, restorasyonu mümkün olmayan sadece diş kökü kalmış dişleri geri kazandırmak için 2 yıllık araştırma yapan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Hubbezoğlu, sağlam diş köklerine Cam Fiber Post uygulayıp, implanttan çok daha sağlam dişleri 4 seansta yapıyor. Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 2 büyük depremden etkilenen ve yapımında fiber kullanılan binalardan ilham alan Hubbezoğlu, sorunlu dişleri Cam Fiber Post uygulaması ile kurtarıp üzerine Direkt Kompozit Lamina Uygulaması yaparak 4 seansta tamamlıyor. Hastalara herhangi bir anestezi uygulanmazken, birkaç günde eski sağlıklarına kavuşması amaçlanıyor.

Depremlerden etkilendi, diş tedavisinde implantı rafa kaldıracak cam fiber uygulamasını geliştirdi

"Klinik bir vakaydım, aynaya bakamayacak hale gelmiştim"

Almanya’da şifa bulamayıp Sivas’ta çare arayan Fatma Hizmetli Okumuş, "Hem tatil amaçlı geldim hem de dişlerime baktırmak amaçlı Sivas’a geldim. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne başvurdum. Ben implant ve zirkonyum tedavisi düşünüyordum. Beni İhsan hocama yönlendirdiler. İhsan hocam zirkonyumdan daha iyi bir tedavi önerdi. Lamina diye yeni bir tedavi ile tanıştım. Belki aylar sürecek bir tedaviden sadece birkaç günde bu hale geldim. Klinik bir vakaydım, aynaya bakamayacak hale gelmiştim. Sadece birkaç seansta bütün dişlerimi kompozit lamina yaptı. Diş estetiğimi yaptı, çürüklerimi kapattı. Ayrıca sadece kökü kalan 2 dişime yeni bir diş yaptı. Kesinlikle ağrı, acı duymadım. Anestezi olmadı ama kesinlikle ağrı, acı hissetmedim" ifadelerine yer verdi.

"Her gördüğüm 5 hastanın 4’üne yapmayı başardık"

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Hubbezoğlu, "Fakültede yapılmayan farklı bir şey yapmayı düşündük. Diş tedavilerinde son yıllardaki trend doğal yaklaşım. Hastaların doğal dişlerini koruyarak neler yapabiliriz diye düşündük. Amacımız dişleri kesmeden, minimum aşındırmalarla çalışmaya başladık. Yaklaşık 2 yıldır bu işlerle uğraşıyorum. Dişleri kurtarmak için özel cam fiber postlar bulduk. Önceden vidalı postları çakarken dişler kırılabiliyor, çatlayabiliyor ya da bizim kullandığımız ön bölgede estetik durmuyordu. Hastanın sadece kökü bile olsa onları kurtarmaya başladık. Bizim yaptığımız estetik dolgu değil. Çok daha fazlası. Hastanın gülüş tasarımına estetik olarak neler yapabiliriz? Hastanın gülüşünü baştan oluşturabilir miyiz? Bununla ilgili çalışmaya başladık. Direkt kompozit laminalar Türkiye’de birçok yerde yapılıyor. Ama bunlar kısıtlı olarak yapılıyordu. Yaklaşık 100 hastadan 3-4 tanesine yapılıyordu. Ortodontik tedavi gören, dişleri görünür olan ve kapanış bozukluğu olmayan hastalarda yapılıyordu. Bunu biraz daha geliştirerek her gördüğüm 5 hastanın 4’üne yapmayı başardık" diye konuştu.

Depremlerden etkilendi, diş tedavisinde implantı rafa kaldıracak cam fiber uygulamasını geliştirdi

Yapımı 8-9 ay süren tedavi, 4 seansta tamamlanıyor

Uzun süren test aşamalarını tamamlayarak en iyi malzemeleri seçtiklerini ifade eden Prof. Dr. Hubbezoğlu, "Hangisinin iyi, hangisinin kötü olduğunu bilmediğimiz için bunlarla ilgili 5 tez çalışması yaptık. Bunlardan en iyi kompoziti, en iyi yapıştırıcıyı seçtik. En iyi polisaj sistemi, en iyi el aletlerini seçerek bunların en iyi kombinasyonunu bir araya getirerek gülüş tasarımı yapmaya başladık. Vücudumuzun en sağlam dokusu mine. Mine dokusu kesilip yok ediliyor. Ben buna karşıyım. Hastanın kökünün çekilip implant yapılmasına ya da sağlam dişin çekilip zirkonyum yapılmasına karşıyız. Bu amaçla dişleri kesmeden, şekil bozukluğunu, 15-20 derece eğime kadar olan dişleri düzeltebiliyoruz. Çürükleri varsa bunlar temizleniyor. Temizlendikten sonra dişine uygun bir şekilde tek tek el sanatı ile işleyerek yapıyoruz. Herhangi bir anestezi yapmıyoruz. Laboratuvar yok, teknisyen yok. 2-3 gün gibi kısa bir sürede, üst dişler ve alt dişler 2’şer seansta bitmiş oluyor" şeklinde konuştu.

Cam fiber uygulamasında depremden etkilendi

Aslen Hataylı olan Hubbezoğlu, "Depremden sonra binalar yapılırken güçlendirmelerin fiberle yapıldığını gördük. Biz de bunları dişte uygulamaya başladık. Cam fiberle yaptığım yaklaşık 280 vaka var, kırılan 1 tane bile yok. Yaklaşık bin 800’den fazla hastada Direkt Kompozit Lamina yapıldı. Bunu yaparken depremden etkilendim. 2 dayım da göçükte kalarak vefat etti. Ondan sonra da biz bu dişleri nasıl kurtarabiliriz diye doğal doku dostu materyaller aradık. Amacımız dişler çekilmesin, kesilmesin, implant olmasın diye uğraşıyoruz. Yeter ki kök olsun. Allah’ın yarattığı yapıyı koruyarak içine cam fiber post koyarak hasta aynı gün yemek yemeye başlıyor" ifadelerine yer verdi.

Rahmi Meyveci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk Seyahat deneyimini uçtan uca yeniden kurgulamayı hedefleyen dijital platform Treva, havalimanı öncesinden başlayarak yolculuğun tüm aşamalarını tek bir yapıda bir araya getiriyor. Treva; yalnızca hizmetlere erişim sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, seyahat deneyimini uçtan uca orkestra eden yeni nesil bir yapı olarak konumlanıyor. Lounge erişimi, hızlı geçiş, restoranlar, duty-free alışveriş, özel transfer, araç kiralama ve otopark gibi hizmetlerin yanı sıra; uçuş bilgileri, terminal navigasyonu, Wi-Fi erişimi ve yolculuk boyunca ihtiyaç duyulan bilgilere tek noktadan erişim sağlanıyor. Yolcular, havalimanına gelmeden önce alışveriş ve siparişlerini tamamlayabilirken; havalimanında bekleme sürelerini daha verimli kullanarak daha akıcı ve konforlu bir deneyim yaşayabiliyor. Farklı pazarlarda ölçeklenen yapı İlk etapta İzmir Adnan Menderes, Milas-Bodrum ve Ankara Esenboğa havalimanlarında hayata geçen Treva’nın, kısa sürede Almatı ve Tiflis’i de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanıyor. Platform ayrıca global ölçekte 300’den fazla havalimanında lounge erişimi ve 160 ülkede araç kiralama hizmetlerine erişim imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirme Treva’nın vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay şunları söyledi: "Bugün havalimanları fiziksel olarak son derece gelişmiş yapılar. Ancak yolcunun dijital deneyimi hâlâ parçalı ilerliyor. Treva’yı bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için değil, tüm deneyimi yeniden tasarlamak için geliştirdik. Treva, sadece bir marketplace değil; havalimanı deneyimini uçtan uca yöneten, yolcunun ihtiyacını doğru anda karşılayan ve tüm yolculuğu tek bir akış haline getiren bir platform. Bu anlamda Treva uygulamamızı, havalimanı deneyimi için geliştirilen ilk gerçek ‘super app’lerden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerle iş birlikleri kurarak Treva’yı seyahatin ötesine taşıyan, yaşam tarzına entegre bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." Treva, havalimanı ekosistemindeki hizmet sağlayıcıları tek bir noktada buluştururken; farklı sektörlerle kurulacak iş birlikleriyle deneyimi daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Mobilite, perakende, finansal hizmetler ve dijital servislerle sağlanacak entegrasyonlar sayesinde platform, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak bütünsel bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Treva’ya iOS ve Android uygulamaları ile trevaworld.com üzerinden kolayca erişilebiliyor.
Antalya Kepez’e Köy Enstitüleri Kültür Evi geliyor Kepez Belediyesi ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şubesi arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Türkiye’nin eğitim tarihine önemli katkılar sunan Köy Enstitüleri’nin izleri Kepez’de yeniden canlanıyor. 1940 yılında kurularak kısa sürede üretim odaklı eğitim modeliyle örnek bir sistem haline gelen Köy Enstitüleri, 1954 yılında kapatıldı. Etkisi yıllar boyunca süren bu özgün eğitim modeli, aradan geçen 86 yıla rağmen Kepez Belediyesi tarafından yeniden gündeme taşındı. Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından biri olan Köy Enstitüleri’nin mirası, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ ile Kepez’de yaşayacak. Bu kapsamda; Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Kültür Evi, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Gülveren Mahallesi’ndeki 3760 sokağın güneyinde bulunan park alanına inşa edilecek. Proje tamamlandığında, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne devredilecek. Kültür Evi’nde, eğitimden kültüre, sosyal sorumluluk projelerinden üniversite öğrencilerine yönelik programlara kadar birçok faaliyet yürütülecek. "Köy enstitüleri çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, protokolün ardından yaptığı açıklamada; köy enstitülerinin önemine vurgu yaptı. Kocagöz, "Biz, insanımız, gençlerimiz ve ülkemizin geleceği için Köy Enstitüleri’nin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Bu inançla yola çıkarak, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğimize her türlü desteği sağlamayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Umarım ki burası hem insanımız hem de ülkemizin geleceği için çok faydalı çalışmaların gerçekleşeceği bir yer olur. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kepez’imize ve Antalya’mıza hayırlı olsun" dedi. YKKED Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak, köy enstitülerinin toplumsal ve kültürel yaşamda derin izler bıraktığını belirterek, Kepez Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilecek ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’nin bu mirası yaşatacak önemli bir yer olacağını söyledi.
İstanbul Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı. 15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı. İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Bursa Edebiyatın kalbi Osmangazi’de atıyor Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitim çalışmaları kapsamında düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’, edebiyat tutkunlarını yeniden bir araya getirdi. Programın son etkinliğinde, Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ adlı eseri üzerine okuma ve söyleşi gerçekleştirildi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen programda Doç. Dr. M. Emin İlhan, konuşmacı olarak katıldı. Okuma etkinliğinde ele alınan Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabı, kitapseverleri etkileyici bir yolculuğa çıkarttı. Yaklaşık 4 bin yıllık bir zaman dilimini kapsayan eser, yazının ve edebiyatın dünya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, metinlerin imparatorlukları nasıl kurup yıktığını, dinleri ve felsefi akımları nasıl şekillendirdiğini de okuyuculara aktardı. Etkinlik, katılımcılara edebiyatın tarihi gücünü keşfetme fırsatı sundu. "Bu buluşmalar son derece faydalı geçiyor" Martin Puncner ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabını işlediklerini ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emin İlhan, "Yazar, kitabında hikayenin hem sosyal hem de siyasal yaşamımız üzerindeki etkisini ve tarihi süreçleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser, şimdiye kadar pek ele alınmamış özgün bir yaklaşım sunuyor. Oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunan kitapta, ay keşfinden Uzak Doğu metinlerinin inşa sürecine kadar uzanan geniş bir içerikle karşılaşıyoruz. Okuyucu açısından son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan eser, her bir konuyu kendi içinde ele alarak ilgili kültürün atmosferini doğrudan yansıtmayı başarıyor. Bu yönüyle kurduğu bağlantılar oldukça güçlü ve etkileyici. Daha önce benzerine pek rastlanmayan bu çalışma, özgünlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’ kapsamında belirlenen kitapları okuyarak metinler üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar son derece faydalı, öğretici ve bilgi dolu geçiyor" şeklinde konuştu.
Erzincan Erzincan bölgenin fidan ihtiyacını karşılıyor Erzincan Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nde toprakla buluşturulan fidanlar bölgenin ihtiyacını karşılıyor. Enstitüsü Müdürlüğünce bölge ekolojisine uygun olarak yetiştirilen meyve fidanları talebe göre üreticilerle buluşturuluyor. Bölgenin fidan ihtiyacını karşılayan enstitüde yıllık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen fidanlar Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün sorumluluk alanlarındaki illere gönderiliyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş, enstitüde ciddi bir meyve ve meyve fidanı üretimi olduğunu kaydederek, "Meyvelerin fidanlarını ürettiğimiz yerlerde çöğür anaçların dikimi yapılıyor. Bu çöğür anaçların da birçoğunu biz kendimiz üretiyoruz elma, kayısı gibi. Yıllık yaklaşık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi kapasitemiz var. Sorumluluk alanlarımızdaki illerin ve çiftçilerin talebine göre üretimimizi gerçekleştirip üreticilerimizle fidanlarımızı buluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün üretim anlamında geniş bir çalışma alanı olduğunu aktaran Enstitüsü Müdürü Karataş, meyve fidanlarının yanı sıra enstitüde araştırma bahçeleri olduğunu belirtti. Karataş, "Burada yine bizim araştırma bahçelerimiz var. Başta bahçe sistemleri, meyvecilik, bağcılık, biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar, süs bitkileri olmak üzere bahçelerimizi kurup çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.