GÜNDEM - 02 Haziran 2025 Pazartesi 11:07

Eşi benzeri yok, özel sipariş ile üretilip 60 bin TL’den satışa sunuluyor

A
A
A
Eşi benzeri yok, özel sipariş ile üretilip 60 bin TL’den satışa sunuluyor

Sivaslı bıçak ustası, Türkiye’de eşi benzeri olmayan özel bir bıçak üretti. Dişi manda boynuzundan yapılan, 24 ayar altın kaplamalı ve gravür işlemeli koleksiyonluk bıçağın fiyatı 60 bin TL olarak belirledi.

Sivas’ta bıçak ustası Emre Göçeri, Türkiye’de daha önce üretilmemiş bir bıçak tasarlayarak dikkat çekti. Dişi manda boynuzundan yapılan ve 24 ayar altın kaplama ile süslenen özel üretim bıçak, koleksiyonculara hitap ediyor. Yapımında hiçbir kalıp ya da mekanik parça kullanılmadan tek parça manda boynuzundan 30 santimetrelik bir bıçak üreten Göçeri, aynı zamanda gravür işlemler ile birlikte bıçağı sadece kesici bir alet değil, adeta bir sanat eserine dönüştürdü. Görenlerin hayran kaldığı bıçağa 60 bin TL fiyat biçen Göçeri, yurt dışından bile talepler geldiğini belirtti.

Eşi benzeri yok, özel sipariş ile üretilip 60 bin TL’den satışa sunuluyor

"Çok özel bir bıçak"

Daha önceden yapılmamış bir bıçak ürettiklerini söyleyen Emre Göçeri, "Türkiye’de daha önceden yapılmamış olan manda boynuzundan bir bıçak yaptık. Üzerinde gravür işlemeli ve 24 ayar altın kaplamalı bir ürün yaptık. Bu bıçağın en önemli yanı manda boynuzunun arasında hiçbir kalıp ve mekanizma sistemi koymadan 30 santimetrelik bir ürün çıkarttık. Manda boynuzu, koç boynuzundan kat kat sağlam bir boynuzdur. Bu da bize bir mirastır çünkü ülkemizde manda sayısı çok az sayıdadır. Bu ürün sadece dişi mandalardan çıkmaktadır. Biz bu ürünleri daha farklı gravürlerde yapmayı düşünüyoruz. İnşallah daha güzel şeyler yapacağız. Bu bıçak günlük yaşantıda kullanılacak bir bıçak değildir. Koleksiyoncu insanların aldığı bir bıçaktır. Şu anda 60 bin TL’den bıçağımızı satışa sunuyoruz. Manda azlığından dolayı da fiyatların artacağını düşünüyorum. Diğer bıçaklarda seri üretim yapıyoruz ama bu bıçakta bu mümkün olmuyor. Bu bıçağı ürettiğimiz bölümümüz bile ayrı bir alandadır. Bu bıçağa yurt dışından bile talepler geliyor ve kişiye özel isimler yazıyoruz" dedi.

Eşi benzeri yok, özel sipariş ile üretilip 60 bin TL’den satışa sunuluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.