GÜNDEM - 16 Ağustos 2025 Cumartesi 12:08

‘Kadınsın yapamazsın’ dediler, 7 ülkeye ihracat yapıyor

A
A
A

Sivas’ta 6 yıldır marangozluk yapan Zeynep Akgül, genellikle erkeklerin yaptığı marangozluk mesleğini azmi ile sürdürüyor. Akgül, hemcinslerine örnek olarak 7 ülkeye ihracat yapıyor.

Sivas’ta yaşayan 26 yaşındaki Zeynep Akgül, azmi ve kararlılığıyla çevresine ilham oluyor. Genellikle erkeklerin tercih ettiği marangozluk mesleğini kadın olarak icra eden Akgül, pandemi döneminde babasıyla başladığı meslekte kısa sürede ustalaşarak kendi işini kurdu. Babasının yanında vakit geçirmek amacıyla marangoz atölyesine giden ve kısa sürede bu işe ilgi duyan Akgül, küçük işler yaparak tecrübe kazanmaya başladı. Akgül, zamanla işin inceliklerini öğrenerek, marangozlukta bir erkeğin yapabildiği kesme, biçme ve doğrama gibi tüm işleri de ustalıkla yerine getiriyor. Bugün ise Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’a gibi 7 farklı ülkeye yaptığı tahta işçiliği ürünlerini satan Zeynep Akgül, başarısıyla örnek gösterilerek, hemcinslerine de ilham kaynağı oluyor. Akgül’ün marangozluk atölyesinde ortaya koyduğu el emeği ürünleri görenler ise hayretlerini gizleyemiyor.

‘Kadınsın yapamazsın’ dediler, 7 ülkeye ihracat yapıyor

"Yapabileceğime inandım"

Zeynep Akgül, marangozluğu izleyerek öğrendiğini söyleyerek, "Biz bu işe pandemi döneminde evde başladık. Daha sonra bu dükkan nasip oldu. Babamın destekleri ile dükkanı açıp makinaları satın aldık. O zamanlar çok bilmiyordum. Çırak gibi dolaşıp yerleri süpürüyordum. Nasıl yapıldığını ufak tefek izliyordum. Sonra zımpara yapmaya ve vida atmaya başladım. Bir zaman sonra dükkanda tek başıma kaldım. Ama yapabileceğime inandım. Videolar izledim ve makinalarla çalışmaya başladım. Daha sonra fikir yürütmeye başladım. Bu işi yapan ustalarla görüştüm ve komşu esnaflara sordum. Bu iş nasıl yapılır diye diye öğrendim. Erkekler de bu işi tek başına yapamıyorlar. Onların da yanında çalışanları, çırakları oluyor. Burada tek başına çalışan yalnızca benim. Gözümde büyüttüğüm kadar zor bir meslek olmadığını anladım. Matematiğe dayanan ve zamanla güce de dayanan bir iş bu. Ama o güç zaten zamanla kendini yerini buluyor ve o işi yapacak gücü kendinizde de bulabiliyorsunuz. Çok zor bir iş ama altından kalkılamayacak bir iş değil" dedi.

‘Kadınsın yapamazsın’ dediler, 7 ülkeye ihracat yapıyor

"7 ülkeye ihracat yapıyorum"

Diğer esnafların yanında çırakların olduğunu ve kendisinin bütün işi tek başına yaptığını belirten Akgül, "Kesimleri ve ölçüleri de ben yapıyorum. Mesela komple vidalamasına kadar hiç kimseden yardım almadan ben tek başıma yaptım. 4 metrelik ağacı kaldırdım makinamın üzerine koydum. Parçalara böldüm, sildim, zımparaladım, birleştirdim ve hiçbir insan gücüne de ihtiyaç duymadım. Müşteriler beni görünce şaşırıyor. ‘Siz mi yapıyorsunuz, çalışan başka birisi var mı, babanızın mı, çırak mısınız, ustanı çağır’ diyorlar. Bu tarz şeylerle çok karşılaşıyorum. Sabah erkenden geliyorum. Bütün günümü burada geçiriyorum. İşim olmasa bile burada oturuyorum ve çay içiyorum. Esnaf komşularımla sohbet ediyorum. Alnımın teriyle paramı kazanıyorum, evime gidiyorum. ‘Kadınsın yapamazsın dediler’ şuan da 7 ülkeye ihracat yapıyorum. Arabistan’a, Bahreyn’e, Katar’a, Irak’a, Kuveyt’e, Birleşik Arap Emirlikleri’ne ve Umman’a da siparişler gönderiyorum. Hem kadın marangoz olarak sektörde adım biraz duyuldu hem de ihracat yaptığım içinde çok fazla ilgi almaya başladım. Kadın gücünün her şeye yetebileceğinin farkında olmak gerek. Yani annelerimizin 7 işi birden yapabiliyorlarken bu işi kesinlikle yaparlar. Kadın eliyle kadın zekasıyla birleştiği zaman bu iş daha da güzel oluyor. En güzelini biz kadınlar yaparız" diye konuştu.

Yunus Çiftci - Ali Aydın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.