ÇEVRE - 31 Mart 2026 Salı 11:40

Kene kabusu geri geldi, yağışlardan dolayı bu sene popülasyon daha fazla olabilir

A
A
A
Kene kabusu geri geldi, yağışlardan dolayı bu sene popülasyon daha fazla olabilir

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, kış ve sonbahar aylarında etkili olan yoğun yağışların ardından bahar aylarına girilmesiyle birlikte kene popülasyonunda artış yaşanabileceğini söyleyerek, özellikle Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski bulunan bölgelerde erken tedbirlerin hayati önem taşıdığı vurguladı.


Havaların ısınmasıyla birlikte doğada kene hareketliliği yeniden artmaya başladı. Özellikle kırsal alanlarda ve hayvancılıkla uğraşılan bölgelerde görülen keneler, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı açısından risk oluşturuyor.


Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, özellikle hayvancılıkla uğraşan vatandaşların erken dönemde önlem almasının önemli olduğunu belirterek, kenelerin yumurtadan çıktığı nisan ortası ile mayıs ortası arasındaki sürecin kritik olduğuna dikkat çekti. Çetin, bu dönemde yapılacak ilaçlama çalışmalarının hem bahar hem de yaz aylarında kene yoğunluğunu azaltabileceği ifade etti. Hayvanlarla temas halinde olan kişilerin düzenli olarak hayvanlarını kontrol etmesi gerektiği, kene tespit edilmesi durumunda ise elle müdahale etmek yerine uygun ilaçlarla mücadele edilmesinin önemli olduğu vurgulayan Çetin, ayrıca ahır, ağıl ve çevresinde hijyenin sağlanması da alınacak önlemler arasında yer aldığını söyledi. Prof. Dr. İlhan Çetin, bu yıl yağışların fazla olmasının kene popülasyonunda artışa neden olabileceğini belirterek, "Tabi ki yağışlar özellikle tabiattaki bitki örtüsünün daha fazla olmasından dolayı da ortam kene popülasyonunun artmasında önemli bir rol oynadığını biliyoruz. Bundan dolayı da bu yıl biz bölgemizde kene popülasyonunun daha fazla olacağına tahmin ediyoruz" dedi.



"Popülasyonun daha fazla olacağını tahmin ediyoruz"


İlhan Çetin, kene ile tedbirlerin erken alınmasında fayda olduğunu söyleyerek, "Bu yıl özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinden sonra bahar aylarında KKKA hastalığının görüldüğü, endemik olduğu bölgemizde bulunuyoruz. İç Anadolu’nun Orta ve Karadeniz Bölgesi’nin güney kısmı hem kar olarak hem de yağmur olarak çok ciddi bir yağış aldı. Tabi ki yağışlar özellikle tabiattaki bitki örtüsünün daha fazla olmasından dolayı da ortam kene popülasyonunun artmasında önemli bir rol oynadığını biliyoruz. Bundan dolayı da bu yıl biz bölgemizde kene popülasyonunun daha fazla olacağına tahmin ediyoruz. Bundan dolayı da tedbirlerin özellikle erkenden alınması noktasında da daha aktif çalışılmasını öngörüyoruz. Özellikle risk bölgeleri olan, hayvancılıkla uğraşan ve kırsal kesimlerde ilaçlamanın kenelerin yumurtadan çıktığı dönem olan Nisan ayının ortasından Mayıs ayının ortasına kadar olan tarihlerde kene mücadelesinin yapılması önemli ve değerlidir. Bu dönemde yapacağımız mücadele bizim hem bahar aylarını hem de yaz aylarını daha rahat geçirebileceğimizi düşünüyoruz. Bundan dolayı da gerekli müdürlüklerin bu konuda almış oldukları tedbirlere dikkat etmek ve bunları da uygulamak lazım" dedi.



"Tedbirler önemli"


Hayvanların üzerine yapışan kenelerin elle çıkartılmaması gerektiğini söyleyen Çetin, "Hayvancılık yapan kişilerin mutlaka bu dönemlerde hayvanları üzerindeki kene muayenesini yapması lazım. Eğer hayvanı kene taramışsa, bunların bir an önce ve hızlı bir şekilde ve ilaçlarla müdahale edilmesi lazım. Yani elle kırmak veyahut da başka bir yöntemle çıkartmak yerine ilaçlarla bertaraf edilmesi gerekiyor. Yıl boyunca kene kaynaklı KKKA hastalığının daha az görülmesi konusunda da biz bu hususların önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle hayvancılık yapan, hayvanları besleyen, temizleyen, sağan insanların bu noktada daha da dikkatli olmasında fayda var diyoruz. Bu dönemlerde de özellikle dışarıda yapılacak etkinliklerde bu piknik, tabiat gezisi ve özellikle vahşi hayatla yan yana olan alanlarda yapılacak etkinliklerde mutlaka ortamda bir kene yoğunluğunun olup olmadığının değerlendirilmesi ve ona göre hareket edilmesi gerekir. Bunun için de o bölgeye açık renkli bir bez serip üzerinde hafif hafi zıplamak suretiyle bir titreşim oluşturup, kenelerin o bölgeye doğru gelip gelmediğini hatta o bezin üzerine tarayıp taramadığını kontrol edebiliriz. Ondan sonra da o bölgede bir etkinlik yapıp yapmamaya karar vermekte fayda var" diye konuştu.



"İlk 5 gün önemlidir"


Kene ısırmasından kaynaklı hastalık bulaştırıp bulaştırılmadığının da kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Çetin, "Kenelerin vücuda asıl ve yüzde 70 yetmiş oranında giriş noktası pantolon paçalarından gelmektedir. Eğer bu tür bir tabiatta etkinlik yapılacaksa mutlaka pantolon paçalarını, çorapların içerisine konması ve mutlaka açık renk giysiler giyilmesi gerekir. Eğer bir kene yapışmışsa onu biz kendimiz değil, özellikle profesyonel olarak bu konuda yetiştirilmiş olan sağlık personelinin, acillerin bulunduğu yerde çıkarılmasının da biz çok önemli ve değerli buluyoruz. Herhangi bir şekilde kene ısırdıktan sonraki ilk 5 gün önemlidir. İlk 5 günde mutlaka eğer herhangi bir şekilde kene ısırmış ve düşmüş olabilir. Mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidip, kan tahlili verip herhangi bir şekilde kenenin ısırmasından kaynaklanan hastalık bulaştırıp bulaştırılmadığının da kontrol edilmesi gerekir. Tedavisinin yapılmasında fayda var" şeklinde konuştu.



Kene kabusu geri geldi, yağışlardan dolayı bu sene popülasyon daha fazla olabilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir ESMİAD heyeti Adalet Komisyonu Başkanı Sazak’ı ziyaret etti Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD) Yönetim Kurulu üyeleri, dernek bünyesinde faaliyet gösteren avukatlar ile birlikte Eskişehir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen bu nazik ziyarette; iş dünyası ile yargı arasındaki mevcut ilişkiler, ortak paylaşımlar ve karşılıklı beklentiler üzerine kapsamlı bir istişare gerçekleştirme imkânı bulundu. Özellikle ticari hayatın sağlıklı ve güvenilir bir zeminde sürdürülebilmesi adına yargı ile iş dünyası arasındaki güçlü iletişimin önemi karşılıklı olarak değerlendirildi. Görüşmede ayrıca, uygulamada karşılaşılan hukuki süreçler, çözüm odaklı yaklaşımlar ve kurumlar arası iletişimin daha etkin hale getirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi planlanan hukuk sempozyumları, ortak bilgilendirme toplantıları ve iş dünyasına yönelik farkındalık çalışmalarına ilişkin konular da ele alındı. Samimi ve yapıcı bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, karşılıklı anlayış ve iş birliği çerçevesinde hareket edilmesinin hem yargı sistemine hem de ticari hayata olumlu katkılar sağlayacağı ifade edildi. Nazik kabulleri, misafirperverlikleri ve kıymetli değerlendirmeleri için ESMİAD heyeti, Arif Hamdi Sazak’a teşekkür ederek, bu tür karşılıklı temasların artarak devam etmesini temenni ettiklerini belirtti.
Siirt Siirt’te böbrek tümörü komplikasyonsuz alındı Siirt’te 78 yaşındaki hastanın böbreğinde tespit edilen tümör, ileri cerrahi teknikle damar akışı durdurulmadan başarıyla çıkarıldı. Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ileri cerrahi tekniklerle gerçekleştirilen operasyon başarıyla tamamlandı. Şırnak’tan sevk edilen 78 yaşındaki kadın hastanın sağ böbreğinde yaklaşık 3 santimetrelik renal hücreli kanser (RCC) şüphesi taşıyan kitle tespit edildi. Hastane bünyesinde yapılan değerlendirmelerin ardından hasta, başka bir merkeze yönlendirilmeden ameliyata alındı. Yaklaşık 1,5 saat süren operasyon, herhangi bir komplikasyon gelişmeden başarıyla tamamlandı. Ameliyat sonrası yapılan kontrollerde hastanın böbrek fonksiyonlarının normal seyrettiği öğrenilirken, taburculuğunun planlandığı bildirildi. Operasyonda kullanılan "off-clamp" tekniği sayesinde böbreğe giden ana damar sıkılmadan cerrahi müdahale gerçekleştirildi. Bu yöntemle kan dolaşımı durdurulmadan tümör çıkarılırken, böbrek dokusunun iskemiye maruz kalmasının önüne geçildi. Daha önce de benzer bir vakada başarılı sonuç elde edilen hastanede, bu son operasyonla birlikte ileri düzey cerrahi uygulamaların bölgede güvenle yapılabildiği bir kez daha ortaya kondu. Yetkililer, söz konusu gelişmenin hem hastaların organ fonksiyonlarının korunması hem de bölgedeki sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması açısından önemli olduğunu vurguladı.