TEKNOLOJİ - 17 Aralık 2025 Çarşamba 10:47

Matrix filminden esinlenip vücuttaki atık ısıyı elektriğe dönüştürdüler

A
A
A

Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde yerli bir projede, atık ısıdan elektrik enerjisi elde edilmesine yönelik dikkat çekici bir çalışma yürütülüyor. İnsan vücudu ile çevre arasındaki sıcaklık farkı ile araçlarda ve endüstriyel sistemlerde ortaya çıkan ısı kayıplarının değerlendirilmesini amaçlayan proje, giyilebilir teknolojiler için alternatif ve destekleyici enerji çözümleri sunmayı hedefliyor.

Dünya genelinde kullanılan enerjinin önemli bir bölümünün, dönüşüm süreçleri sırasında atık ısı olarak kaybolduğu biliniyor. Sanayi, ulaşım ve günlük yaşamda ortaya çıkan bu ısı kayıplarının değerlendirilmesi ise yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji alanında giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu kapsamda Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde yürütülen çalışmada, sıcaklık farkına dayalı termoelektrik prensipler kullanılarak elektrik enerjisi üretimi üzerine odaklanılıyor. Araştırma kapsamında uçakların egzoz sistemleri, araçların egzoz manifoldları, balatalar ve motor blokları gibi yüksek sıcaklığa maruz kalan bölgelerin yanı sıra, insan vücudu ile çevre arasındaki sıcaklık farkının da enerji üretiminde değerlendirilebileceği ortaya konuluyor. Geliştirilen sistem sayesinde bugüne kadar çoğunlukla boşa giden ısının, elektrik enerjisine dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Matrix filminden esinlenip vücuttaki atık ısıyı elektriğe dönüştürdüler

Çalışmada, insan vücudunun yaklaşık 36,5 derecelik sıcaklığı ile ortam sıcaklığı arasındaki farktan faydalanılarak elektrik üretilebildiği belirtiliyor. Bu yöntemin özellikle işitme cihazları, akıllı saatler ve sensör tabanlı giyilebilir teknolojiler gibi düşük güç tüketimli elektronik sistemlerde, pil kullanımını azaltacak veya şarj etme aralığını uzatacak destekleyici bir enerji kaynağı olarak kullanılması hedefleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Uçak Mühendisliği Araştırma Görevlisi İlhan Danacı, literatürde yaygın olarak kullanılan yöntemlerden farklı bir yaklaşım geliştirdiklerini belirterek, "Bilim kurgu filmlerinde insanların bir enerji kaynağı olarak kullanıldığı fikirler yer alıyor. Biz de bu fikirden esinlenerek, insan vücudu ile çevre arasındaki sıcaklık farkını değerlendirip yenilenebilir bir enerji elde etmeye yönelik bilimsel bir çalışma yürütüyoruz" dedi.

Matrix filminden esinlenip vücuttaki atık ısıyı elektriğe dönüştürdüler

"Atık ısıyı faydalı bir enerjiye dönüştürmeye çalışıyoruz"

Atık ısıdan enerji elde edilmesinin günümüzde önemli bir araştırma alanı olduğunu vurgulayan Danacı, "Aslında biz burada atık olarak ortaya çıkan bir ısıyı, sıcaklık farkı sayesinde elektrik enerjisine dönüştürmeye çalışıyoruz. Küresel ölçekte enerji dönüşüm süreçlerine bakıldığında, enerjinin yaklaşık üçte ikisinin farklı aşamalarda kaybolduğu görülüyor. Bu nedenle atık ısının değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Uçak ve araç sistemlerinde yüksek sıcaklığa maruz kalan bölgelerin yanı sıra, insan vücudu ile çevre arasındaki sıcaklık farkı da bu kapsamda değerlendirilebiliyor. Örneğin işitme cihazları veya akıllı saatler, insan vücuduyla sürekli temas halinde olan sistemler. Bu temas sayesinde oluşan sıcaklık farkı, elektrik üretimine imkan sağlamaktadır. Bu durum cihazların pil ömrünü uzatabilir veya şarj sıklığını azaltabilir" diye konuştu.

Matrix filminden esinlenip vücuttaki atık ısıyı elektriğe dönüştürdüler

"Giyilebilir teknolojiler için destekleyici bir enerji kaynağı"

Çalışmanın uzun vadeli hedeflerine değinen Danacı, "İnsan vücudu kaynaklı sıcaklık farkından elde edilen enerji, doğrudan yüksek güçlü cihazları çalıştırmak için değil; giyilebilir teknolojiler ve düşük güç tüketimli elektronikler için destekleyici bir enerji kaynağı olarak değerlendiriliyor. Bu alanda dünya genelinde çalışmalar var. Ancak biz, iletken ve yalıtkan polimerleri bir araya getirerek farklı bir malzeme yaklaşımı geliştirdik. Bu çalışmayı TÜBİTAK’a sunduk ve projemiz başarıyla tamamlandı. Bilim kurgu filmlerindeki fikirlerden esinlenerek, gerçekçi ve uygulanabilir bir mühendislik çözümü ortaya koymayı amaçladık" şeklinde konuştu.

Matrix filminden esinlenip vücuttaki atık ısıyı elektriğe dönüştürdüler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.