KÜLTÜR SANAT - 08 Ağustos 2025 Cuma 11:01

Sipariş veren 1 yıl bekliyor

A
A
A

Zarif motifleri, ilmek sayısı ve yapımında kullanılan doğal iplik ve boyalarıyla dikkat Sivas halılarının metrekaresi 50 bin TL’den satışa sunuluyor. Yoğun emek ve zaman isteyen bu halılar için sipariş veren müşteriler, halıları teslim almak için yaklaşık 1 yıl bekliyor.

Sivas, yüzyıllardır dokuma sanatının önemli merkezlerinden biri olarak bilinirken, Sivas halıları da geleneksel Türk el sanatlarının en değerli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. El emeği ve zarif motiflerle dokunan bu halılar, hem tarihi hem de estetik bir mirası günümüze taşıyor. Doğal yün iplikler ve kök boyalarla tamamen el işçiliğiyle üretilen Sivas halıları, bugün metrekaresi ortalama 50 bin TL’den satışa sunuluyor. Yoğun emek ve zaman isteyen bu halılar için sipariş veren müşteriler, halılarını almak için yaklaşık 1 yıl bekliyor. Halıların bir metrekaresinde ortalama 250 bin ile 360 bin arasında ilmek yer alıyor. Ancak özel siparişle yapılan bazı halılarda bu sayı 1 milyona kadar çıkabiliyor. Halılar, dayanıklılıkları ve uzun ömürlü yapılarıyla bilinirken, kullanılan kök boyalar sayesinde yıllar geçtikçe renklerini kaybetmeden güzelliklerini koruyor.

Sipariş veren 1 yıl bekliyor

Dünyaca ünlü halılar

Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nde usta öğretici olan Tülay Dönmez, Sivas halısının kendisine özgü desenleri olduğun belirterek, "Sivas dokumalarıyla çok ünlüdür. Özellikle Sivas halıları, dünyaca ünlü, çok ince ve özel halılar arasında yer alıyor. Bu halıların çözgü ipleri pamuk, ilmek ipleri ise yündür. Tamamen kök boya kullanılarak hazırlanmaktadır. Sivas halılarında iki çeşit kalite bulunuyor. 50x50 ve 60x60 oranlarındadır. Bir metrekarelik halıda 250 bin ile 360 bin arasında ilmek yer alıyor. Bu da halıların ne kadar ince olduğunu gösteriyor. Üç dokumacı, 6 metrekare büyüklüğündeki bir salon halısını yaklaşık 1 yılda tamamlayabiliyor. Halıların kendine özgü desenleri bulunuyor. Sivas’ta dokumacılık çok eski ve köklü bir gelenektir. Soğuk iklimin de olması bu el sanatının gelişmesinde etkisi vardır. Dünya üzerinde bilinen ilk hazır halısıdır" dedi.

Sipariş veren 1 yıl bekliyor

"Osmanlı’dan günümüze ulaşmış"

Dönmez, bu dokumaların sıcağa ve soğuğa dayanaklı olacak şekilde ihtiyaçtan doğduğunu söyleyerek, "Halılar tamamen yün malzemeden üretiliyor. Bu yünler, bölgede doğal ortamında yetiştirilen hayvanlardan elde ediliyor ve bitkisel boyalarla renklendiriliyor. Sivas halıları, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan çok eski örneklerdir. Özellikle saraylarda kullanılan büyük ebatlı halılar dikkat çekiyor. Tavus kuşlu desenler oldukça meşhur ve büyük tezgahlarda dokunuyor. Renk olarak genellikle lacivert, bordo ve beyaz zemin üzerinde çeşitli canlı renkler kullanılıyor. Eskiden Sivas’ta yaylacılık yaygın olduğundan, kıl çadırlarda kurulan tezgâhlarda dokumalar yapılmış. Bu dokumalar sıcağa ve soğuğa dayanıklı olacak şekilde ihtiyaçtan doğmuş. Desenlerde hem geleneksel hem de özgün tasarımlar yer alıyor" diye konuştu.

Sipariş veren 1 yıl bekliyor

"50 bin TL civarında"

Sivas halısına yurt dışından da büyük ilgi gösterildiğini ifade eden Dönmez, "Sipariş üzerine yapılan halılarda da Sivas’a özgü desenler kullanılıyor. Burada özel üretim halılar da yapılıyor. Bu halıların bir metrekarelik alanında 1 milyon ilmek yer alıyor. Günümüzde halıların metrekare fiyatı ortalama 50 bin TL civarındadır. Sivas halıları, her zaman üretilebilecek sıradan halılar değildir. Sivas halıları çok özeldir. Bu işi bilen, halıdan anlayan insanlar gelip doğrudan bu ürünleri talep ediyor. Yurt içi ve yurt dışından, özellikle Japonya’dan büyük ilgi gören Sivas halılarına, turist bölgelerine gönderilen örnekler üzerinden ulaşanlar oluyor. Yabancı turistler, ilmek atma işine de büyük ilgi gösteriyor" şeklinde konuştu.

Yunus Çiftci - Sancar Alp Fırat - Cihan Biçer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.