SPOR - 12 Eylül 2025 Cuma 18:54

Sivasspor, Sarıyer maçına hazır

A
A
A
Sivasspor, Sarıyer maçına hazır

Trendyol 1. Lig’in 5. hafta maçında yarın sahasında Sarıyer ile karşılaşacak olan Özbelsan Sivasspor, mücadelenin hazırlıklarını tamamladı.


Teknik Direktör Osman Zeki Korkmaz yönetiminde Sivas 4 Eylül Stadyumu’nda gerçekleştirilen antrenman, ısınma hareketleriyle başladı. Futbolcular, 5’e 2 pas çalışmasıyla devam eden idmanın son bölümünde taktik çalışmalar yaptı.


Yeni transfer Daniel Avramovski de takımla birlikte ilk antrenmanına çıktı. Çalışmayı Başkan Gökhan Karagöl ve yönetim kurulu üyeleri de takip etti.


Hazırlıklarını tamamlayan Yiğidolar, kulüp tesislerinde kampa girerek maç saatini beklemeye başladı.


Özbelsan Sivasspor ile Sarıyer, yarın saat 19.00’da Sivas 4 Eylül Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek.



Sivasspor, Sarıyer maçına hazır

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her kim, kadına ve çocuğa şiddet uyguluyorsa, zulmediyorsa insanlıktan nasibini almamış demektir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kadın erkek fark etmeksizin hepimiz aynı bağın gülü, aynı sazın telleriyiz. Her kim, hangi bahane ile ayrımcılık yapıyorsa, bu milletin asli kimliğini oluşturan değerlere ihanet ediyor demektir. Her kim, kadına ve çocuğa şiddet uyguluyorsa, zulmediyorsa, insanlıktan nasibini almamış demektir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla "Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi" temasıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Şişli’de bulunan bir otelde gerçekleştirilen programa, TBMM Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve çok sayıda davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi ve kızının kadınlar gününü kutlayarak başladığı konuşmasında, "Muhterem eşim ve sevgili kızlarımla birlikte bir anne, eş, kardeş, yoldaş ve evlat olarak hayatımıza anlam ve değer katan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü şimdiden kutluyorum. Siz kardeşlerimin yanı sıra, evladını vatan uğruna şehit vermiş, en az şehit evlatları kadar kahraman şehit anlarının hepsi birer metanet timsali olan şehit eşlerinin ve şehit kızlarının, Gazze’den, Suriye’ye, Yemen’den, Sudan’a gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerindeki acılı annelerin, acılı eşlerin, 8 Mart Dünya kadınlar gününü tebrik ediyor, kendilerini buradan hürmetle selamlıyorum. Bağırlarına basarak okula gönderdikleri kız çocuklarının mezarına sarılan, yüreği yanık İranlı anneleri ayrıca selamlıyor, ülkemizdeki kadınlar adına kendilerine bir kez daha taziyelerimizi iletiyor, acılarını yürekten paylaştığımızı ifade ediyorum. Afrika’nın yoksul ve cefakar kadınlarının, Afganistan’ın, Arakan’ın, Somali’nin mazlum kadınlarının, İsrail’in kendi topraklarında huzura hasret bıraktığı Lübnanlı kadınların, Batıda, sinema, moda ve medya sektörlerinin acımasız dişleri arasında ezilen, şiddete ve istismara uğrayan tüm kadınların, Dünya Kadınlar Gününü tebrik ediyor, kendilerine Türkiye’den hem dayanışma mesajlarımızı hem de kucak dolusu selamlarımızı gönderiyoruz. Savaşlar ve zulümlerde hayatını kaybedenlerle birlikte ülkemizde teröre ve şiddete kurban verdiğimiz tüm kadınlara Rabbimden rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum" şeklinde konuştu. "Her gün biraz daha derinleşen yoksulluğun yükü altında ezilen yine kadın ve çocuklardır" Erdoğan konuşmasının devamında kadınların dünya üzerinde yaşadığı zorluklara değinerek, "Dünya Kadınlar Günü’nü küresel ölçekte kadın sorunlarının ağırlaştığı, özellikle yakın çevremizde kadınların çok zor günler yaşadığı bir dönemde karşılıyoruz. Elini vicdanına koyan herkes, şu tabloyu çok net görebiliyor. Bugün, başta bölgemiz olmak üzere, dünyanın farklı yerlerinde çatışma var, bunun acısını en çok kadınlar çekiyor. Bugün dünya, büyük bir gelir dağılımı adaletsizliği ile karşı karşıya. Bundan en çok kadınlar mağdur oluyor. Bugün dünyada, batıl inançlardan, asabiyeden, yanlış örf ve adetlerden kaynaklanan ayrımcılık var. Bu durum en çok kadınları olumsu etkiliyor. Bugün dünyayı devasa bir markete dönüştüren tüketim çılgınlığı çarkı öncelikle kadınlık onurunu hedef alıyor. En fazla kadın emeğini sömürüyor. Gazze’de İsrail’in iki yıl boyunca katlettiği 72 binden fazla kardeşimizin çoğu kadın ve masum çocuklar. Suriye’de 13 buçuk yıllık zulmün ardından kayıplarını yüreklerine gömerek, yeniden hayata tutunmaya çalışanların çoğu kadın ve çocuklar. Afrika’da kıtlığın, açılığın ve her gün biraz daha derinleşen yoksulluğun yükü altında ezilen yine kadın ve çocuklardır. Komşumuz İran’a yönelik saldırıların yükünü sırtlanmak zorunda kalanların ekseriyeti aynı şekilde kadın ve çocuklardır. Vicdan sahipleri olarak hepimiz bunu görüyor ve bu hazin tablodan büyük bir üzüntü duyuyoruz. Sadece görmekle kalmıyor, aynı zamanda tepkimizi de ortaya koyuyoruz. Türkiye, yakın çevresinden başlayarak, yeryüzünün farklı noktalarındaki bu adaletsizliklere, bütün bu zulümlere en güçlü tepkiyi veren, nerede olursa olsun ayrımcılığa, hukuksuzluğa itiraz eden ülkelerin başında geliyor. Komşumuz İran’da olduğu gibi, nerede bir yangın varsa, su taşımaya, nerede bir yara kanıyorsa, ona merhem olmaya çalışıyoruz. Ülkemiz, insani değerleri merkeze alan haysiyetli duruşun en büyük bekçisi hanım kardeşlerimizdir" dedi. "Sırf cinsiyeti veya etnik kimliği dolayısıyla hor, hakir görmenin bizim kitabımızda yeri yoktur" Erdoğan, savaşlarda ülkemizi ayağa kaldırmada kadınların emeğinin ve payının olduğuna vurgu yaparak, "Peş peşe savaşlardan ve en son İstiklal Harbi’nden sonra yorgun düşen ülkemizi tekrar ayağı kaldırmışsak, Cumhuriyetimizi her gün biraz daha güçlendirerek 103 yaşına getirmişsek, bunda kadınlar olarak emeğiniz, fedakarlıklarınızın, çabalarınızın yadsınamaz payı vardır. Kadınlar karşılaştıkları tüm zorluklara ve engellere rağmen, çalışkanlıkta, yetenekte, üretimde, canlarını dişlerine katarak ülkemizin bugünkü iftihar ettiğimiz seviyelerine ulaşmasına eşsiz katkılar yapmışlardır. Biz kadına yönelik ayrımcılığın, her türlüsünü reddeden, kadın ve erkeği bir, beraber gören, bir medeniyetin temsilcileriz. Bizler, her varlığa, her canlıya Allah’ın, ayeti nazarıyla bakan yüksek, bir tasavvura sahibiz. Bizim inanç ve ruh dünyamızda şayet insan için bir üstünlük aranacaksa, bu sadece ve sadece takva ile liyakat ile emek ve üretkenlikle ile ilgilidir. Irk ayrımcılığı, mezhep, köken ayrımcılığı bizim kitabımızda yazmadığı gibi, cinsiyet ayrımcılığı da, bizim kitabımızda yer almaz. Sırf cinsiyeti veya etnik kimliği dolayısıyla hor, hakir görmenin bizim kitabımızda yeri yoktur. Başkasının özgürlük alanını sınırlamadıkça, insanların kişisel tercihlerine, hayat tarzlarına, yaradılıştan gelen özelliklerine saygı duymak, farklılıkları bir zenginlik olarak görmek sadece erdemli olmanın değil, aynı zamanda insan olmanın gereğidir. Hak olarak ta, sorumluluk olarak da, kadın erkeğin arkasında değil, bilakis erkeğin yanı başındadır, omuz omuzadır. Kadın erkek demeden bir bütünün ayrılmaz parçalarıyız. Kadın erkek fark etmeksizin hepimiz aynı bağın gülü, aynı sazın telleriyiz. Her kim, hangi bahane ile ayrımcılık yapıyorsa, bu milletin asli kimliğini oluşturan değerlere ihanet ediyor demektir. Her kim, kadına ve çocuğa şiddet uyguluyorsa, zulmediyorsa, insanlıktan nasibini almamış demektir. Kadını ve erkeği bir paranteze hapsedenler, her ikisinin de önce insan olduğu gerçeğini perdeliyor demektir. Bu anlayışla siyaset sahnesine çıktığımız günden beri, kadınların sosyal, siyaset hayata aktif ve eşit olarak katılmaları için gayret gösterdik. Kemikleşmiş ön yargıları kırmak, yanlış uygulamaları ortadan kaldırmak için büyük mücadeleler verdik" diye konuştu. "Başörtüsü yasağına son vererek, kadınların hiçbir engelle ve baskıyla karşılaşmadan bürokraside tüm katmanlarda çalışabilmelerini sağladık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldikleri günden bu yana kadın iş gücüne verdikleri desteğe değinerek, "Göreve geldiğimizde, yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranını, yüzde 34,7’ye çıkardık. Aynı dönemde kadın istihdam oranı, yüzde 25,3’ten, yüzde 35,7’ye çıktı. 2002’de, parlamentomuzda sadece 24 kadın milletvekili görev yapıyordu. Son seçimlerde bu sayı, 119’a çıktı. Kadınların mecliste temsil oranı ise, 5 kat artış ile yüzde 19,83’e ulaştı. Aynı başarıyı kadın kamu çalışanı oranında da görüyoruz. 28 Şubat’ın vesayetçi zihniyetin kamu da kadınlara kapattığı tüm kapıları ardına kadar biz açtık. Başörtüsü yasağına son vererek, kadınların hiçbir engelle ve baskıyla karşılaşmadan bürokraside tüm katmanlarda çalışabilmelerini sağladık. Bilhassa, akademi, mülkiye, adliye ve askeriye gibi kadınların erişim alanı dışında tutulan mesleklerde kadınların önüne örülen tüm duvarları yıktık. Bugün sadece ikna odalarında, ikna edilemeyen hanım kardeşlerimiz değil, aynı zamanda onların çocukları da her kurumda çalışıyor, kamusal her alanda, kararlılık gösteriyor, iş ve siyaset dünyasında, başarılarıyla temayüz ediyoruz. Kadınlar, inançlarına uygun yaşamak ile hayallerindeki mesleği icra etme arasında bir tercihte bulunmaya artık zorlanmıyor. Bunun bir sonucu olarak kadın kamu çalışanlarının oranı, sadece son 12 yılda yüzde 34, 2’den, yüzde 43,38’e yükseldi. Bir diğer kanayan yaramız, kadına ve çocuğa yönelik şiddetti. Bu konuda her zaman sıfır tolerans yaklaşımı ile hareket ettik. 2005’te Türk Ceza Kanununda yaptığımız değişikle, şiddetin önüne geçilmesinde önemli bir eşiği aştık. 2012 yılında 6284 sayılı kadının ve ailenin korunmasına yönelik kanunu yürürlüğe koyduk. Nüfusu 100 bini geçen belediyelere konuk evi açma mecburiyeti getirdik. 2020’de 6284 sayılı Kanun kapsamında ihtisas mahkemelerini kurduk. 2021 ve 2022’de kadına karşı işlenen suçların cezalarını artırmak suretiyle caydırıcılığı güçlendirdik. 2023’te yayınladığımız Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle bu konudaki hassasiyetimizi teyit ve tescil ettik. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerimizin sayısını 86’ya çıkardık. Bakanlığımıza bağlı 112 Kadın Konuk Evimiz, 81 ilimizde şu anda hizmet veriyor. Sayısını 434’e çıkardığımız Sosyal Hizmet Merkezi Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları ile koruyucu ve önleyici hizmetlerimizi ulaşılabilir kıldık. Alo 183 hattıyla kadın destek uygulamamız KADES ile en küçük sıkıntılarında 7 gün 24 saat esasıyla kadınların yanında oluyoruz. Bizim kadına ve çocuğa karşı şiddet hususumuz bellidir, ne olursa olsun, kadına şiddet, insanlığa ihanettir. Türkiye, şiddetle mücadele konusunda çok önemli bir mesafe kaydetmiştir. Hatta hiçbir temeli olmayan ‘sözleşme yaşatır’ sloganı ile hükümetimizi eleştirenlerin, hükümetimizi örnek gösterdiği ülkelerin kahir ekseriyetinden daha iyi bir yerdeyiz" şeklinde konuştu.
Bursa Bursa’da şehit aileleri ve gaziler iftarda buluştu Anadolu Şehit Aileleri, Gazileri ve Güvenlik Korucuları Vakfı (AŞAV) Bursa Şubesi tarafından şehit aileleri ve gaziler onuruna iftar programı düzenlendi. Programda Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından oruçlar açıldı. İftarın ardından konuşan AŞAV Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar, şehit aileleri ve gazilerle aynı sofrada buluşmanın büyük bir anlam taşıdığını ifade etti. Akar, AŞAV olarak her zaman şehit ailelerinin ve gazilerin yanında olduklarını belirterek, "Dün yanınızdaydık, bugün yanınızdayız, Allah izin verirse yarın da yanınızda olmaya devam edeceğiz." dedi. Akar ayrıca programın gerçekleşmesine katkı sağlayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve ekibine teşekkür etti. Programda söz alan Ülkü Ocakları Bursa İl Başkanlığı adına Nurtaç Usta ise şehitlerin milletin gönlünde yaşamaya devam ettiğini vurguladı. Usta, Bakara Suresi’nden ayet okuyarak şehitlerin manevi değerine dikkat çekti ve şehit aileleri ile gazilerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmayacağını ifade etti. Usta ayrıca organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen AŞAV Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar ve vakıf yöneticilerine teşekkür etti. AŞAV Genel Başkanı Ziya Sözen ise konuşmasında şehitlerin vatan, bayrak ve mukaddes değerler uğruna en büyük fedakârlığı yaptığını belirterek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Türkiye’nin zor bir coğrafyada bulunduğuna dikkat çeken Sözen, güçlü bir savunma sanayisinin ve toplumsal dayanışmanın önemine değindi. Program kapsamında şehit ailelerine vefa ve teşekkür amacıyla plaket takdim edildi. Duygusal anların yaşandığı törende şehit ailelerine gösterilen ilgi ve saygı katılımcılar tarafından takdirle karşılandı. AŞAV’ın Türkiye genelinde 27 ilde şubesinin bulunduğunu belirten Sözen, vakıf olarak şehit aileleri ve gazilere yönelik sosyal destek çalışmalarını sürdürdüklerini ve üniversite öğrencilerine düzenli burs sağladıklarını ifade etti. Sözen ayrıca hedeflerinin 2026 yılı Haziran ayına kadar şube sayısını 65’e çıkarmak olduğunu söyledi. Programa Anadolu Şehit Aileleri, Gazileri ve Güvenlik Korucuları Vakfı (AŞAV) Genel Başkanı Ziya Sözen, AŞAV Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar, Eskişehir, Çanakkale ve İstanbul şube başkanları, Bursa’daki siyasi parti ilçe başkanları ve yardımcıları, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının başkanları ile çok sayıda şehit ailesi ve gazi katıldı. Program, şehitler için yapılan duaların ardından sona erdi.
Ağrı Eğitim-Bir-Sen Ağrı Şubesi, okullardaki güvenlik tedbirleri için Önder’e teşekkür etti Eğitim Bir Sen Ağrı Şube Başkanı Süleyman Gümüşer, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte, kent genelinde yürütülen güvenlik çalışmalarının yanı sıra okullarda giriş ve çıkış saatlerinde sağlanan güvenlik tedbirleri dolayısıyla İl Emniyet Müdürü Göksel Önder’i makamında ziyaret etti. Eğitim Bir Sen Ağrı Şubesi yönetim kurulu üyelerinin de yer aldığı ziyarette, şehirdeki huzur ve güven ortamının eğitim süreçlerine olumlu katkıları değerlendirildi. Ziyarette konuşan Gümüşer, özellikle öğrencilerin okula geliş ve gidiş saatlerinde alınan güvenlik önlemlerinin hem veliler hem de eğitim camiası açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Kentte güvenli bir eğitim ortamının oluşmasına katkı sunan tüm emniyet teşkilatına teşekkür eden Gümüşer, "Eğitim, huzur ve güven ortamında çok daha sağlıklı yürütülebilen bir süreçtir. Özellikle çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin güven içerisinde gidip gelmeleri ailelerimiz, eğitim camiası bizler için son derece kıymetlidir. İl Emniyet Müdürlüğümüzün il genelinde sürdürdüğü çalışmaların yanında, okulların giriş ve çıkış saatlerinde aldığı tedbirler eğitim camiası tarafından takdirle karşılanmaktadır. Öğrencilerimizin güvenliğini önceleyen bu hassas yaklaşım, hem velilerimizin hem de öğretmenlerimizin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Bu vesileyle başta İl Emniyet Müdürümüz Sayın Göksel Önder olmak üzere, gece gündüz demeden görev yapan tüm emniyet mensuplarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Şehrimizde huzur ve güven ortamının devam etmesi adına gösterilen gayretin çok değerli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Ağrı İl Emniyet Müdürü Göksel Önder ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, toplumun tüm kesimleriyle iş birliği içerisinde çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Önder, "Nazik ziyaretlerinden dolayı Eğitim Bir Sen Ağrı Şube Başkanı Sayın Süleyman Gümüşer ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. Öğrencilerimizin güvenliği başta olmak üzere şehrimizin huzuru için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.