ÇEVRE - 08 Ocak 2026 Perşembe 12:06

Sivas’ta kar yağdı, kangallar özüne döndü

A
A
A
Sivas’ta kar yağdı, kangallar özüne döndü

Kış aylarının gelişiyle birlikte kar ve soğuk havayla buluşan Kangal köpekleri adeta yeniden canlandı. Uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kangalların özüne döndüğünü belirterek, soğuk havalarda çok mutlu olduklarını söyledi.


Sivas’ın simge değerlerinden biri olan Kangal köpekleri, kentte etkili olan kar yağışının ardından yeniden hareketli yapılarıyla dikkat çekmeye başladı. Zorlu iklim şartlarına dayanıklılığıyla bilinen ırk, soğuk hava ve karlı ortamda daha canlı bir davranış profili sergiliyor. Kangal köpekleri, mevsimsel değişimlere bağlı olarak fizyolojik uyum sağlıyor. Kış aylarının gelmesiyle birlikte tüy yapısının yoğunlaştığı ve çift katmanlı kürk dokuları daha belirgin hale geliyor. Bu özelliği ile kangallar, düşük sıcaklıklara karşı doğal bir koruma mekanizması geliştiriyor. Kar yağışıyla birlikte kangallar dış ortamda daha fazla vakit geçirerek, hareketliliğini arttırıyor ve çevresel uyaranlara daha hızlı tepki veriyor. Kangallar, yeterli beslenme ihtiyacını sağlandıklarında ise sıfırın altında 55 derecelere kadar düşen soğuk havalara karşı etkilenmeyerek, kendini koruyabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, soğuk havalarda kangalların çok mutlu olduğunu belirterek, "Kardan ve soğuk havadan o kadar çok mutlu oluyor ki yemek bile yemiyor. Kış, kar, ve soğuk hava kangallın sağlık atmosferidir" dedi. Yıldız, kangalların soğuk havada depresif yapılarının bittiğini ifade ederek, "Bu havalarda kangalların tüy katmanları artıyor ve zırhını giyiyor. Soğuk hava atmosferine göre kendini hazırlıyor" diye konuştu.



"Kangallar tamamen özüne döndü"


Kangalların karda ve soğuk havada sağlıklı olduğunu belirten Hüseyin Yıldız, "Kangallar, kar yağdıktan sonra kendilerine gelip rahatladılar. Tıpkı bir çocuğun lunaparkta oynarken sevinmesi gibi sevinip, kar tanelerini havada yakalamaya çalıştılar. Soğuk hava bu hayvanları mutlu ediyor ve depresif yapıları gidiyor. Sıcak havada bu hayvanlar çok mutsuz oluyor. Soğuk havada mutlu oluyor, tat alıyor ve tekrar özgüvenin yükselişi sağlıklı olduğu anlamına geliyor. Kangallar, vücuduna soğuğu yerse terapisini görür. Kardan ve soğuk havadan o kadar çok mutlu oluyor ki yemek bile yemiyor. Kış, kar, ve soğuk hava kangallın sağlık atmosferidir. Kangalın çıtası yükseliyor ve onarımı demektir. Kar, onlar için öze dönüştür, terapidir ve yeni yaşamdır. Kışın soğuk havada iç ve dış parazitlerini yapmıyoruz. Hastalıklı olan tüylerini soğuk havada onarıyorlar. Bu havalarda kangalların tüy katmanları artıyor ve zırhını giyiyor. Soğuk hava atmosferine göre kendini hazırlıyor. Bu hayvanlar şu anda tamamen özüne döndü. Kangallar kendisini eksi 50-55 dereceye kadar korur. Kangal üşümez ama karnının tok olması lazım. İhtiyacı olan konfor ve atmosfer kardadır. Biz de bunu görünce çok mutlu oluyoruz. Onlar bizim köpeklerimiz değil, biz onların insanlarıyız" dedi.



Sivas’ta kar yağdı, kangallar özüne döndü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Türkiye’nin genç kodlamacıları Koçarlı’da buluşacak Aydın’ın Koçarlı ilçesinde geleneksel hale gelen Koçarlı Robofest etkinliği, Milli Eğitim Bakanlığı onayıyla ulusal düzeye taşındı. Koçarlı Robofest Ulusal Kodlama Yarışmaları, 30 Nisan 2026 tarihinde Koçarlı’da gerçekleştirilecek. Gençlerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeyi, teknoloji üretimine teşvik etmeyi ve yenilikçi bakış açılarını güçlendirmeyi amaçlayan organizasyon; robotik, yazılım ve kodlama alanlarına ilgi duyan öğrencileri bir araya getirecek. Yarışma programında Scratch ile oyun geliştirme, mBot ile parkur tamamlama ve çizgi izleyen robot kategorilerinde yarışmalar düzenlenecek. Türkiye’nin dört bir yanından katılacak öğrenciler, projelerini sergileyerek ulusal ölçekte deneyim kazanma fırsatı bulacak. Koçarlı’nın bilim ve teknoloji alanındaki potansiyelinin öne çıkması, ilçenin ulusal platformdaki görünürlüğünün artması hedeflendiği etkinliğin yalnızca eğitim alanında değil, ilçenin sosyal ve ekonomik dinamizmine de katkı sunması bekleniyor. Koçarlı Robofest’in ulusal düzeye taşınmasıyla öğrencilerin proje tabanlı öğrenme anlayışıyla yetişmesine katkı sağlanacağı, ekip çalışması, problem çözme ve üretkenlik gibi becerilerinin gelişeceği belirtilirken, yetkililer organizasyon hazırlıklarının paydaş kurum ve kuruluşların iş birliğiyle sürdürüldüğünü ifade ederek, bu adımın Koçarlı’yı teknoloji ve inovasyon alanında daha ileriye taşıyacağını kaydetti.
Gümüşhane Gümüşhane’de kar nedeniyle 193 köy yolu ulaşıma kapandı Gümüşhane’de dün akşam saatlerinden itibaren etkisini artıran yoğun kar yağışı, kenti adeta beyaz bir örtüyle kapladı. Şehir merkezinde kar kalınlığının 8 santimetreyi bulduğu yağış, yüksek rakımlı bölgelerde ve dağ geçitlerinde ulaşımda zaman zaman aksamalara neden oldu. Yağışın en çok etkilediği ilçelerin başında Kelkit ve Merkez ilçe geliyor. Kar yağışının ardından Merkez ilçede 45, Kelkit ilçesinde 63, Köse ilçesinde 14, Kürtün ilçesinde 24, Şiran ilçesinde 36 ve Torul ilçesinde 11 köy yolu olmak üzere toplam 193 köy yolu araç trafiğine kapandı. Kar yağışının devam etmesi nedeniyle İl Özel İdaresi ekipleri, önceliği acil durumlara veriyor. Sadece köy yollarında değil, şehirlerarası bağlantı noktalarında da zaman zaman aksamalar yaşanıyor. Gümüşhane ile Erzincan illerini birbirine bağlayan stratejik öneme sahip Ahmediye Geçidi, yoğun kar yağışı ve görüş mesafesini sıfıra indiren tipi nedeniyle ulaşıma kapatıldı. Gümüşhane ile Şiran ilçesi arasındaki ulaşımı sağlayan Tersun Dağı geçidinde ise emniyet birimleri, kazaların önüne geçmek amacıyla ağır tonajlı araçların geçişine izin vermiyor. Tüm ilçeleri etkileyen yağışla birlikte Belediyeler, Karayolları, İl Özel İdaresi, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, yağışın devam ettiği bölgelerde zorunlu olmadıkça trafiğe çıkılmaması gerektiğini, yola çıkacak olan vatandaşların ise araçlarında mutlaka kar lastiği, zincir ve çekme halatı bulundurması gerektiğini bildirdi.
İstanbul Uzmandan net tavsiye: Egzersiz için iftardan 1-2 saat sonrasını bekleyin Dr. Öğr. Üyesi Berkay Eren Pehlivanoğlu, Ramazan ayında egzersiz planlamasının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek en güvenli zamanın iftardan 1-2 saat sonrası olduğunu vurguladı. Uzun süreli açlıkta yağ yakımına ilişkin ise net veri bulunmadığını söyledi. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, egzersiz planlamasında da farklı bir yaklaşımı gerekli kılıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Berkay Eren Pehlivanoğlu, özellikle uzun süreli açlığa bağlı sıvı kaybı ve bunun egzersizle birleştiğinde oluşturabileceği etkilerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Pehlivanoğlu, egzersiz için en güvenli zaman aralığının iftardan sonraki 1-2 saatlik periyot olduğunu belirtti. "Sahur sonrası egzersize dikkat" Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu şunları söyledi: "Ramazan ayının gelişiyle orucun oluşturduğu yeni beslenme düzeni, egzersiz planlamasında da bazı değişiklikleri gerekli kılıyor. Bu süreçte özellikle uzun süreli açlığa bağlı dehidrasyon riski ve egzersizin buna paralel oluşturabileceği muhtemel etkilerin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Egzersiz için en güvenli zaman dilimi, iftardan sonraki ve beslenme durumuna göre bir ila iki saatlik periyodun ardından başlıyor. Gün içerisinde, özellikle sahurdan sonra yapılan egzersizler sıvı kaybına bağlı farklı sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İftardan sonra sıvı depolarının yeniden doldurulması ve kan şekerinin dengelenmesiyle daha güvenli ve daha verimli bir egzersiz periyodu yakalanabiliyor." "En büyük risk sıvı kaybı ve kan şekeri dengesizliği" Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, "Oruçluyken yapılan egzersizde en büyük risk faktörleri sıvı kaybı ve açlığa bağlı kan şekeri dengesizlikleri olarak öne çıkıyor. Bu durumlara tansiyon düşmesi ve hipotansiyon riski de eşlik edebiliyor. Sistemik hastalığı olan bireylerde ise egzersiz planlamasının kişiye özel yapılması gerekiyor. Ancak sağlıklı bireylerde dahi sıvı kaybı ve kan şekeri dengesizlikleri önemli risk faktörleri arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. "Yüksek şiddetli egzersiz ertesi günü etkileyebilir" "İftardan sonra yapılan egzersizlerde de aşırıya kaçılmaması gerekiyor" diyen Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, "Ramazan ayının süreklilik gösteren bir dönem olması nedeniyle, gün içerisinde yapılan yüksek şiddetli ve uzun süreli egzersizler ertesi gün toparlanma sürecini olumsuz etkileyebiliyor" uyarısında bulundu. "Yağ yakımı konusunda net tablo yok" Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, "Uzun süreli açlığın yağ yakımı üzerinde etkileri bulunmakla beraber oruç periyodu bu amaçla planlanmış bir süreç değil. Bu nedenle uzun vadeli etkiler ve sistemin vereceği çıktılar konusunda yeterli veri bulunmuyor. Oruçlu egzersizin yağ yakımını kesin olarak artırdığına dair net bir tablo ortaya konulamıyor" dedi. "30-45 dakikalık yürüyüş ve pilates tercih edilebilir" Bu dönemde tercih edilmesi gereken egzersizlerin düşük ve orta şiddetli aktiviteler olması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "İftardan bir ila iki saat sonra, sindirimin dengelendiği periyotta hafif tempolu yürüyüşler önerilebilir. Açık havada ya da spor salonunda yapılan yürüyüşler uygun seçenekler arasında yer alıyor. Pilates de uygulama şiddetine bağlı olarak düşük ve orta yoğunlukta gerçekleştirildiğinde tercih edilebilir. Egzersiz süresi açısından 30-45 dakikalık periyotlar optimal kabul edilebilir. Bu süre, hem ertesi güne aşırı yük binmesini engeller hem de oruç sürecinde güvenli bir aralık sunar. Ancak bu öneriler sağlıklı bireyler için genel çerçeve niteliğindedir; kişisel farklılıklar göz önünde bulundurularak planlama yapılmalıdır." "Kronik hastalar doktor kontrolünde hareket etmeli" Dr. Öğr. Üyesi Pehlivanoğlu, "Kronik hastalığı olanlar ve ileri yaştaki bireylerin Ramazan ayı sürecinde mutlaka doktor kontrolünde hareket etmeleri gerekiyor. Egzersiz yapmak isteyen bu gruplar için mevcut hastalık tablosuna göre özel bir egzersiz programı planlanması önem taşıyor. Fiziksel aktivite, vücudu zinde tutan ve metabolik dengenin korunmasına katkı sağlayan bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle bireylerin genel olarak aktif kalmaları öneriliyor" diyerek sözlerini sonlandırdı.
İstanbul Dış ticaret açığı Ocak ayında yüzde 11,6 arttı Ocak ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 artarak 7 milyar 511 milyon dolardan, 8 milyar 380 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak ayında yüzde 73,8 iken, 2026 Ocak ayında yüzde 70,8’e geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. TÜİK ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre, ihracat 2026 yılı Ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,0 azalarak 20 milyar 315 milyon dolar, ithalat yüzde 0,1 artarak 28 milyar 695 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 2,0 azaldı, ithalat yüzde 5,3 arttı Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2026 Ocak ayında yüzde 2,0 azalarak 19 milyar 492 milyon dolardan, 19 milyar 107 milyon dolara geriledi. Ocak ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 5,3 artarak 20 milyar 814 milyon dolardan, 21 milyar 907 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Ocak ayında 2 milyar 800 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 1,8 artarak 41 milyar 14 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 87,2 oldu. Dış ticaret açığı Ocak ayında yüzde 11,6 arttı Ocak ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 artarak 7 milyar 511 milyon dolardan, 8 milyar 380 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak ayında yüzde 73,8 iken, 2026 Ocak ayında yüzde 70,8’e geriledi. Ocak ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 92,7 oldu Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2026 Ocak ayında imalat sanayinin payı yüzde 92,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,8, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,8 oldu. Ocak ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 72,1 oldu Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2026 Ocak ayında ara mallarının payı yüzde 72,1, sermaye mallarının payı yüzde 14,3 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,1 oldu. Ocak ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu Ocak ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 780 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 285 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 216 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 49 milyon dolar ile İtalya, 900 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,7’sini oluşturdu. İthalatta ilk sırayı Çin aldı İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Ocak ayında Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 283 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 78 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 1 milyar 870 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 812 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 273 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,9’unu oluşturdu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 5,8 azaldı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2026 Ocak ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 5,8, ithalat yüzde 3,7 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2026 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 1,5 azalırken, ithalat yüzde 3,4 arttı. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3,3 oldu Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Ocak ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 92,7’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,3’tür. Ocak ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 78,2’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,9.
İstanbul 28 Güzel Sanatlar Akademisi öğrencisinden ‘Kabuk’ sergisi Küçükçekmece’de 28 öğrencinin 70 eserinin yer aldığı ‘Kabuk’ sergisi Güzel Sanatlar Akademisi Performans Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Küçükçekmece Belediyesi Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim alan 28 öğrencinin 70 eserinin yer aldığı ‘Kabuk’ sergisi Güzel Sanatlar Akademisi Performans Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Kuruboya, suluboya, yağlıboya, karakalem, akrilik ve karışık tekniklerden oluşan resim sergisinin açılışına; Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcıları Sedat Özkan, Mehmet Emin Ay, sanatçılar ve sanatseverler katıldı. GSA 26 farklı branşta, 674 öğrencisiyle sanat eğitimi veriyor Sergi açılışında konuşma yapan Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Özkan, ‘’GSA, dijital sanattan, güzel sanatlara ve çocuk eğitimlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede yüzlerce öğrencimizin sanatla buluşmasına imkan sağlıyor. Bu eğitimler buradaki öğrencilerimizin düşünmelerine, sorgulamalarına ve kendilerini ifade etmelerine kapı açıyor. Kabuk Sergisi de bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Genç sanatçılarımızın aylar süren bir emekle hazırladığı bu sergideki her eser, akademimizin üretimi teşvik eden, özgünlüğü önceleyen yaklaşımının bir sonucu olarak karşımızda duruyor. Bu vesileyle burada eseri olan her sanat gönüllüsü öğrenciyi tebrik ediyor, eğitmenlerimizi de gönülden kutluyorum. Güzel Sanatlar Akademisi 26 farklı branşta, 674 öğrencisiyle sanat eğitimleri vermeye devam ediyor. Bu noktada, Küçükçekmece Belediyesi olarak, sanatı ve sanatçıyı desteklemeye devam edeceğiz’’ dedi. 7 Mart’a kadar ziyaret edilebilir Manifesto olarak, insanın hem kendini koruma amacına hem de büyümek için o kabuğu kırıp dışarı çıkma cesaretine değinen Kabuk sergisi, 7 Mart tarihine kadar GSA Performans Galerisi’nde ziyaret edilebilir.