SAĞLIK - 21 Temmuz 2025 Pazartesi 10:55

Tedavi edilmeyen diş çürüğü, ölüme sebep olabilir

A
A
A

Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, diş çürüklerinin kalp kapağı enfeksiyonuna neden olabileceğini ve özellikle kalp hastalarının diş sağlığına daha fazla dikkat etmesi gerektiğini belirterek, tedavi edilmemiş bir diş çürüğünün ölümüne sebep olabileceğini söyledi.

Diş çürükleri, çoğu zaman yalnızca ağız içinde ağrıya veya çiğneme zorluğuna yol açan basit bir sorun gibi görülse de, tedavi edilmediği durumlarda vücudun farklı bölgelerinde ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Özellikle ilerlemiş diş çürükleri, enfeksiyon oluşumuna ve bu enfeksiyonların kan dolaşımıyla yayılmasına neden oluyor. Bu durum vücudun birçok bölgesini etkileyebilirken, en hayati organlardan biri olan kalp, bu yayılımdan doğrudan etkilenebiliyor. Kalp kapağı hastalığı, kalp pili bulunan hastalar veya kalp kapaklarında yapısal bozukluk olan bireyler, bu tür bakteriyel enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, ağız ve diş sağlığının özellikle kalp hastaları için hayati önem taşıdığını söyleyerek, ağız içinde oluşabilecek çürükler, ağrıyan dişler ve iltihapların, kalp kapağına veya kalp piline zarar verebilecek enfeksiyonlara yol açabileceğini belirtti.

Tedavi edilmeyen diş çürüğü, ölüme sebep olabilir

"İltihaplar ve bakteri dağılımı kalp kapaklarına, kalp pillerine zarar verebilir"

Ağız içerisinde oluşabilecek iltihapların ve bakteri dağılımının kalp kapaklarına ve kalp pillerine zarar verebileceğini ifade eden Dr. Erdoğu, "Kalp Hastalığı artık dünyada en sık görülen ve toplumun neredeyse yüzde 40’ının mustarip olduğu bir hastalık. Kalp hastalıkları kronik bir hastalık ve hastalık kişiye bulaştığı zaman geçen bir durum değil. Sadece şikâyetler azaltılıp kötü durumlar engellenmeye çalışılıyor. Bunların içerisinde hipertansiyon hastaları, baypas olmuş hastalar, stent takılmış hastalar, kalp yetersizliği ve ritim bozukluğu olan hastalar var. Vücudumuzun herhangi bir yerindeki enfeksiyon kanla bütün dokularımıza dağılabiliyor. Bu dağılım esnasında eğer kişide kalp kapağı değişmişse, kalp pili takılmışsa, kalp kapaklarında kaçak varsa bu kişinin kalbi daha hassas ve enfeksiyon kapmak için yatkın bir duruma sahip olabiliyor. Ağız içerisinde oluşabilecek ağrılar dişlerde kırılma gibi durumlarda da özellikle kalp hastaları çok yakın bir diş takibinde olmaları gerekiyor. Ağız içlerinde çürük kökler, ağrıyan dişlerin bulunmaması gerekiyor çünkü köklerden oluşacak iltihaplar ve bakteri dağılımı kalp kapaklarına, kalp pillerine zarar verebilir" şeklinde konuştu.

Tedavi edilmeyen diş çürüğü, ölüme sebep olabilir

"Bir diş hekimine giden kalp hastasının mutlaka geçmişinin sorgulanması gerekmektedir"

Kalp hastalarının diş tedavisi yapılmadan önce geçmişinin sorgulanması gerektiğini ifade eden Dr. Erdoğu, "Yeni stent takılmış Kalp hastaları, kalpte durma ya da ritim bozukluğu gibi şikâyetleri olmuşsa bu hastaların diş tedavileri çok dikkatli yapılması gerekiyor. Ağrı kontörlünü çok iyi sağlamak lazım, bazı yüksek riskli hastalarda kalp durması yaşamış, yoğun bakımlarda yatmış, pil takılmış hastalarda diş tedavilerinin daha donanımlı hastanelerde yapılması gerekiyor. Bu hastalarda ağrıya bağlı yeniden kalp ritmini tetikleme, kalp krizinin oluşmasını ve kalpte durma gibi durumlar bu hastaların başına gelebilir. Bir diş hekimine giden kalp hastasının mutlaka geçmişinin sorgulanması gerekmektedir. Kalp hastalarının kullandığı ilaçlara bakılması ve bazı kan sulandırıcı ilaçlar kullanıldığı zaman ise diş çekim sürecinin ertelenmesi gerekmektedir. Kalp pili bulunuyorsa daha dikkatli olunması gerekmekte ve mutlaka antibiyotik ilaç kullanılarak diş çekiminin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Hastanın iyi seçilmiş ve organize edilmiş olması gerekiyor. Tedavi edilmemiş bir diş çürüğü bir kişinin ölümüne sebep olabilir. Kalp hastasının dişini çekerken ağrının kontrolünün yapılmaması veya hastanın çok riskli olması nedeniyle uygun ortam oluşturulmadığı zaman kalp hastası kötü sonuçlara maruz kalabilir" dedi.

Tedavi edilmeyen diş çürüğü, ölüme sebep olabilir

Yunus Çiftci - Ennur Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.