SAĞLIK - 29 Temmuz 2024 Pazartesi 10:41

Uzay istasyonu değil, tedavi ünitesi

A
A
A

Sivas’ta uzay istasyonuna olan benzerliği ile dikkat çeken "Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi" hizmete başladı. Yaraların iyileşme hızına katkı sağlayan tedavi merkezi, Sivas’ın yanı sıra çevre illere de hizmet verecek.

Yara, yanık ve karbonmonoksit zehirlenmesi başta olmak üzere pek çok hastalıkta iyileşmeyi hızlandıran "Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi" Sivas Numune Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı. Yüksek basınçlı kabinde yaklaşık 2 saat boyunca saf oksijen verilen hastalar, tedavi ediliyor. Tıbbi kıyafetlerini giyen hastalar, 12 kişilik kabine girerek yüksek basınç ve saf oksijene maruz bırakılıyor. Hastalar; yaklaşık 2 saat kesintisiz süren tedavi süresince içeriden hemşire, dışarıdan ise kameralar yardımı ile izleniyor. Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Uzmanı gözetiminde izlenen hastalar, tedaviden tamamen ücretsiz yararlanıyor.

Uzay istasyonu değil, tedavi ünitesi

Hastalar hem içeriden hem de dışarıdan takip ediliyor

Tedavi ile ilgili bilgiler veren Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Uzmanı Dr. Soner Uludağ, “Sivas Numune Hastanesi Hiperbarik Oksijen Tedavisi Ünitesi’ndeyiz. Görmüş olduğunuz kabin, hastalarımıza Hiperbarik Oksijen Tedavisinin uygulandığı basınç odası diye tabir ettiğimiz kabin. Tedaviye giren hastalarımızın geneli ayaktan takipli hasta. Bir kısmı ise hastanemizde yatırılarak takip edilen tarafımıza da hiperibarik tedavisi alması için yönlendirilen hasta grubu. Tedaviye alınan hastalarımız basınç odası dediğimiz kabinde yaklaşık 2 ila 3 atmosfer arasında değişen yüksek basınçta saf oksijen tedavisini almaktalar. Hiperbarik Oksijen Tedavisinin ana kullanım alanı kanımızdaki esas etkisinden kaynaklanmakta. Yüksek basınçta uyguladığımız oksijen tedavisinin kanımızdaki çözünmüş oksijen düzeyini maksimum seviyeye çıkarabilmek ve bunları çeşitli hastalıklarda kullanabilmek. Dışarıda otomasyon masasında operatör dediğimiz bir arkadaşımız üniteyi kontrol ederken, bir yardımcı sağlık personelimiz de iç yardımcı dediğimiz görevini sürdürmekte. Hastalara gerekli tıbbi müdahaleyi yapmak üzere içeride bulunmakta” dedi.

Uzay istasyonu değil, tedavi ünitesi

Sivas ve çevre illere hizmet verecek

Tedavi merkezinin hizmete başlamasıyla hastaların Sivas’tan gitmediğini söyleyen Sivas Numune Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Fidan, “Hiperbarik Tedavi Merkezini hastanemizde açmış bulunuyoruz. Bu tedavi merkezi ile beraber ilimizde bu hizmete ihtiyaçlı olan hastalarımıza bu hizmeti vermiş bulunuyoruz. Daha öncesinde Hiperbarik Tedavi Merkezi olmadığı için hastalarımız diğer illere gitmek zorunda kalıyorlardı. Artık tedavilerini hastanemizde hızlı ve konforlu bir şekilde almış olacaklar. Hiperbarik Tedavi Merkezi sadece ilimize değil çevre illere de hizmet verecek. Bu merkezde soba zehirlenmeleri, ani görme ve işitme kaybı gibi hastalıklarla beraber kronik hastalara da hizmet vereceğiz” şeklinde konuştu.

Uzay istasyonu değil, tedavi ünitesi

“Emeği geçenlerden Allah razı olsun”

Merkezde tedavi gören Nevres Çınar yaralarının iyileşme hızının arttığını söyleyerek, “Damar tıkanıklığına bağlı iki parmağım entübe oldu. Biraz zaman geçtikten sonra bu merkezin açıldığını öğrendik. Buraya oksijen tedavisine geldik. Şu an 2 ayı tamamlamış durumdayız. Tedavi çok güzel, ben dâhil buraya gelen herkese çok faydası oldu. Yaranın toparlanması buraya geldikten sonra daha da hızlandı. Bunun açılmasında kimin emeği varsa Allah razı olsun” diye konuştu.

Yaklaşık 1 yıl önce MS hastalığına yakalanan Doktor Muhammet Fatih Akova, “Kendim de doktorum. Bundan bir sene önce MS hastalığına yakalandım. Kortizon tedavisine başladım. Sonrasında ilacın yan etkisi olarak avasküler nekrozu gelişti. Mart ayında her iki taraftan ameliyat oldum. Bunun akabinde 60 seans hiperbarik oksijen tedavisi alacağım” ifadelerine yer verdi.

Rahmi Meyveci - Sancar Alp Fırat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Batman 70 yıldır ahşaba hayat veriyor Batman’ın Sason ilçesinde yaşayan 80 yaşındaki ahşap ustası Ferzende Değirmenci, 70 yıldır baba mesleğini sürdürüyor. Henüz 10 yaşındayken babasının yanında çırak olarak mesleğe adım atan Değirmenci, ahşap doğrama ve oymacılığın yok olmaması için büyük çaba gösteriyor. Mesleğinin Osmanlı döneminden bu yana süregelen köklü bir zanaat olduğunu belirten Ferzende Değirmenci, modern atölyeler karşısında geleneksel el işçiliğinin giderek gerilediğini ifade etti. Uzun yıllar Ankara’da atölye işlettiğini ancak daha sonra kapatarak Sason’a yerleştiğini dile getiren Değirmenci, "İstedim ki bu mesleği kendi memleketimde sürdüreyim. Bu meslek tarihi bir meslek, ölmemesi gerekiyor" dedi. Gençlerin zanaatlara ilgi göstermediğini vurgulayan Değirmenci, yeni çırak yetişmemesinden yakındı. Birçok gencin büyük şehirlere göç ettiğini belirten Değirmenci, "Yaşlı ustalar birer birer aramızdan ayrılıyor. Bu mesleğin devamı için mutlaka çırak yetiştirmek lazım. Gençlerimiz bu tür mesleklerden uzaklaşıyor" diye konuştu. İlerlemiş yaşına rağmen çalışmayı sürdürdüğünü aktaran Değirmenci, "Atalarımız ‘Çalışan demir paslanmaz’ demiş. Ben de 80 yaşıma rağmen hem sağlığım hem de mesleğimi yaşatmak için çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Başta tarım aletleri olmak üzere birçok ürün ürettiklerini belirten Değirmenci, "Rahle yapıyoruz, namazlık yapıyoruz. Dara sapı, kazma sapı, balta sapı gibi her türlü ahşap sap üretimini gerçekleştiriyoruz. Kısacası her türlü ahşap işini yapıyoruz" dedi. Mesleğin bitme noktasına geldiğini ve devlet destekleri sayesinde ayakta kalmaya çalıştığını da sözlerine ekleyen Değirmenci, bu sanatı öğrenmek isteyenlere gönüllü olarak yardımcı olmaya hazır olduğunu belirterek, mesleğin gelecek nesillere aktarılmasını istedi.
Batman 70 yıldır ahşaba şekil veriyor Batman’ın Sason ilçesinde yaşayan 80 yaşındaki ahşap ustası Ferzende Değirmenci, 70 yıldır sürdürdüğü baba mesleğini yaşatmak için çalışmaya devam ediyor. Henüz 10 yaşındayken babasının yanında çırak olarak mesleğe adım atan Değirmenci, ahşap doğrama ve oymacılığın yok olmaması için büyük çaba gösteriyor. Mesleğinin Osmanlı döneminden bu yana süregelen köklü bir zanaat olduğunu belirten Değirmenci, modern atölyeler karşısında geleneksel el işçiliğinin giderek gerilediğini ifade etti. Uzun yıllar Ankara’da atölye işlettiğini ancak daha sonra kapatarak Sason’a yerleştiğini dile getiren Değirmenci, "İstedim ki bu mesleği kendi memleketimde sürdüreyim. Bu meslek tarihi bir meslek, ölmemesi gerekiyor" dedi. Gençlerin zanaatlara ilgi göstermediğini vurgulayan Değirmenci, yeni çırak yetişmemesinden yakındı. Birçok gencin büyük şehirlere göç ettiğini belirten Değirmenci, "Yaşlı ustalar birer birer aramızdan ayrılıyor. Bu mesleğin devamı için mutlaka çırak yetiştirmek lazım. Gençlerimiz bu tür mesleklerden uzaklaşıyor" diye konuştu. İlerlemiş yaşına rağmen çalışmayı sürdürdüğünü aktaran Değirmenci, "Atalarımız ‘Çalışan demir paslanmaz’ demiş. Ben de 80 yaşıma rağmen hem sağlığım hem de mesleğimi yaşatmak için çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Başta tarım aletleri olmak üzere birçok ürün ürettiklerini belirten Değirmenci, "Rehle yapıyoruz, namazlık yapıyoruz. Dara sapı, kazma sapı, balta sapı gibi her türlü ahşap sap üretimini gerçekleştiriyoruz. Kısacası her türlü ahşap işini yapıyoruz" dedi. Mesleğin bitme noktasına geldiğini ancak devlet destekleri sayesinde ayakta kalmaya çalıştığını da sözlerine ekleyen Değirmenci, bu sanatı öğrenmek isteyenlere gönüllü olarak yardımcı olmaya hazır olduğunu belirterek, mesleğin gelecek nesillere aktarılmasını istedi.
Erzurum Erzurumspor FK - Serikspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’de Erzurumspor FK ile Serikspor arasında oynanan karşılaşmanın ardından her iki takımın teknik direktörleri basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 27. haftasında Erzurumspor FK, konuk ettiği Serikspor’u 4-0 mağlup etti. Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, üç maçın olduğu yoğun bir haftayı geride bıraktıklarını ifade ederek, "İster istemez bu süreçte her takımda olduğu gibi oyuncuların üzerinde bir yorgunluk birikebiliyor, biz de bunu tüm oyuncularımızı kullanarak yaymaya çalıştık. Takımın büyük bölümünde bu yorgunluğu hissedebildik. Ayrıca bugün zemin de bizi zorladı, oldukça ağır bir saha vardı. Bunun dışında galibiyet almak güzel. 1-0 öne geçtiğimiz maçta bir dalgınlık sonucu penaltı pozisyonu yaşandı. Bana göre hafif bir itmeydi ve genelde bu tür itmeler penaltı olarak değerlendirilmiyor. Ama buna rağmen kalecimizin kurtarışıyla üstesinden geldik ve sonrasında tekrar oyuna dönerek ikinci golü bulduk ve ikinci yarıda farkı açarak istediğimiz şekilde bir karşılaşmayı tamamladık. Bu haftayı böyle bitirmek istiyorduk ve bunu başardık. Yarın oynanacak Amed Sportif Faaliyetler - Vanspor maçının sonucu hem moral hem de cumartesi günü oynayacağımız rakibimizin hazırlığı açısından önemli olacak. Ancak rakibimiz skor ne olursa olsun bize karşı ciddi bir motivasyonla sahaya çıkacaktır. Bizim için önemli olan sahada kalmak, oyunun içinde kalmak. Çünkü saha dışına çıktığımız anda istenmeyen durumlar yaşanabilir, bu nedenle disiplinimizi korumalıyız. Allah’ın izniyle bu tür önemli maçların üstesinden gelebilecek karaktere ve iş ahlakına sahip bir oyuncu grubumuz var. Bu karşılaşmada gösterdikleri duruş, ciddiyet ve mücadele için oyuncularımı tebrik ediyorum. Ayrıca bu galibiyeti Erzurum şehrine ve taraftarımıza armağan ediyorum" dedi. Mustafa Boran: "Gençler ellerinden geleni yaptılar " Erzurumspor FK’yı galibiyetinden dolayı tebrik eden Serikspor Teknik Sorumlusu Mustafa Boran ise, "Bugün ligin en iyi takımlarından biriyle oynadık. Hem kadro kalitesi yüksek hem de uzun süredir birlikte oynayan oyunculardan oluşan bir ekipti. Ayrıca saha ve hava şartları açısından burası ligin en zor deplasmanlarından biri ve kazandılar, kendilerini kutluyorum. Son üç haftadır üzerine koyarak gelen bir oyunumuz vardı. Iğdır maçının ikinci yarısı, Bandırma maçının tamamı ve geçen hafta Çorum maçının ilk yarısı takım olma ve ligde kalma yolunda mücadelemizi gösterdiğimiz maçlardı. Bugün de bunu Erzurum’a taşımak istedik ancak çok başarılı olamadık, penaltı pozisyonundan faydalanamadık ve ikinci yarıda bulduğumuz fırsatları değerlendiremedik. Bu nedenle istemediğimiz bir sonuç aldık. Haftaya sahamızda Sivas maçı var, seyircimizle ikinci kez buluşacağız ve inşallah o maçı kazanarak mücadelemize devam edeceğiz. Her hafta söylediğim gibi bu hafta da tekrar ediyorum. Biz mücadeleyi bırakmayacağız, elimizden gelenin sonuna kadar devam edeceğiz ve ligde kalmak için savaşacağız. Önümüzde fikstür avantajının başlayacağı bir süreç var, bunu iyi kullanarak istediğimiz puanları alıp, ligde kalmayı hedefliyoruz" diye konuştu.