SAĞLIK - 29 Aralık 2025 Pazartesi 10:18

Uzmanı açıkladı: "Hedeflerin uygulanabilir olması başarıyı güçlendiriyor"

A
A
A
Uzmanı açıkladı: "Hedeflerin uygulanabilir olması başarıyı güçlendiriyor"

Medicana Sivas Hastanesi görev yapan Uzman Psikolog Duhan Töre Yolalan, hedeflerin basit ve uygulanabilir olmasının başarıyı güçlendirdiğini belirterek, gerçekçi ve ölçülebilir planların hayal kırıklığını azalttığını söyledi. Yolalan, motivasyonun ilk günlerde yüksek olup zamanla düşebildiğini söyleyerek, bu düşüşü dengelemede küçük ödüllerin etkili olduğuna vurgu yaptı.


Yeni yılın yaklaşması, toplum genelinde geçmiş yılın değerlendirilmesi ve yeni başlangıç heyecanını beraberinde getiriyor. Aralık ayının son günleri, bireylerde başarı, kayıp ve deneyimlerin harmanlanmasıyla oluşan karmaşık bir duygu yoğunluğu oluşturabiliyor. Yeni yılın, psikolojik olarak tazelenme hissini güçlendirdiği ve insanlarda ‘hayatını kontrol etme’ isteğini artırdığı görülüyor. Kariyer hedefleri, ilişkilerde mutluluk ve kişisel gelişim beklentileri yeni yıl planlarının odağını oluşturuyor. Soyut ve büyük hedefler yerine net, ölçülebilir ve ulaşılabilir adımların planlanmasının, motivasyon ve öz disiplin sürecinde başarı oranını yükselttiği belirtiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görev yapan Uzman Psikolog Duhan Töre Yolalan, yeni yıla girmeden büyük ve soyut hedefler yerine daha basit eylemlerin planlanması başarı oranını arttırdığını söyleyerek, "Beklenti ve yönetimi psikolojik sağlığımız için önem taşır. Gerçekçi olmayan hedefler hayal kırıklıklarına yol açabilir. Bu nedenle hedefleri net, ölçülebilir ve ulaşılabilir bir şekilde belirlemek bizim için önemlidir. Yenilik kararlarımızda kendini geliştirmek ve motivasyonunu arttırmak ancak bu kararların uygulanabilir olması bizim için önemlidir" dedi. Yolalan, bireyin motivasyonunun yeni yılın verdiği enerji ile ilk başlarda yüksek olduğunu ve daha sonrasında motivasyon kaybı yaşadığını belirterek, "Motivasyon kaybımızı korumak ve hedeflere ulaşmak için kendimizi küçük küçük ödüllendirebiliriz" diye konuştu.



"Duygu karışımına yol açabilir"


Beklenti yönetiminin psikolojik sağlık açısından önem taşıdığını belirten Duhan Töre Yolalan, "Yeni yıl hayatımızda yeni bir dönemin başlangıcını simgeler, her yılın sonu geride bırakılanları değerlendirip yeni umutlar beslemek için eşsiz fırsatlar sunar. Geçmişin izleri bu yılın bize sunduğu başarılar, kayıplar ve deneyimlerin bir araya gelmesiyle birlikte zihnimizde karmaşık bir duygu karışımına yol açabilir. Bu süreç bazen rahatlatıcı bir özgürleşme sağlarken bazen de hayal kırıklığı, pişmanlık ya da eksik duyguları oluşturabilir. Kendimize bu dönemde nazik ve anlayışlı olmak geçmişin ağırlığından kurtulmak ve yeni başlangıçlara odaklanmamız için çok önemlidir. İnsan psikolojisi yeni başlangıçlara önem verir, yeni bir yıla başlamak bireylerde tazelenme hissini uyandırır. Yeni yıldan beklentilerimizden bahsedersek genelde daha iyi bir hayat, ilişkilerde mutluluk ve kariyer hedefleri etrafında yoğunlaşır. Beklenti yönetimi, psikolojik sağlığımız için önem taşır. Gerçekçi olmayan hedefler hayal kırıklıklarına yol açabilir. Bu nedenle hedefleri net, ölçülebilir ve ulaşılabilir bir şekilde belirlemek bizim için önemlidir. Yenilik kararlarımızda kendini geliştirmek ve motivasyonunu arttırmak ancak bu kararların uygulanabilir olması bizim için önemlidir. Büyük ve soyut hedefler yerine daha basit eylemlerin planlanması başarı oranını arttırır. Yeni yıl hedeflerini belirlemek bireylerin hayatlarını kontrol etme isteğini arttırır" dedi.



"Öz disiplin süreci önemlidir"


Alınan yeni kararlarda başarısız olunduğunda bireyin yıkıcı yaklaşımda olduğunu söyleyen Yolalan, "Motivasyon, öz disiplin ve alışkanlık oluşturma hedefe ulaşmanın temel unsurlarıdır. Motivasyonumuz yeni yılın verdiği enerjiyle birlikte genellikle ilk başladığımız zaman yüksektir. Ama sonrasında yavaş yavaş kayıplar olabiliyor. Bunun için küçük ödüllerle her başarıyı veya hedefimizi kutlayarak, motivasyon kaybımızı korumak ve uzun vade hedeflere ulaşmak için kendimizi küçük küçük ödüllendirebiliriz. Öz disiplin süreci bizim için önemlidir. Kısa vadelerde zoru yönetme, uzun vadelerde hedeflere odaklanma yeteneğimizle alakalıdır. Alışkanlıklarımızda da yeni kararlarımızla beraber eski alışkanlıkların da değiştirilmesi gereklidir ve bu süreçte tutarlılık önemlidir. Her gün aynı saatte yapılan küçük adımlar alışkanlıkların kalıcı olmasında önemlidir. Aldığımız yeni yıl kararlarında başarısız olduğumuzda genelde yıkıcı bir yaklaşımda oluyoruz. Burada başarısızlıklarımızı bir öğrenme fırsatı olarak görmek bizim için önemlidir. Hedeflerimizi gözden geçirip daha gerçekçi ve ölçülebilir hale getirmemiz gereklidir" diye konuştu.



"Değişimi ancak siz sağlayabilirsiniz"


Anın tadını çıkarıp devam edilmesi gerektiğini ifade eden Yolalan, "Psikoterapi yeni yıl kararlarını öz disiplin geliştirme, motivasyon arttırma konularında bireyleri destekler. Yeni yıl kararlarında ruhumuza iyi gelebilecek şeyler olarak düzenli egzersiz ve meditasyon yapabiliriz, sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirebiliriz, sosyal bağlantılarımızı güçlendirmeye özen gösterip, teknoloji kullanımı sınırlandırmak, yeni bir hobi edinmek, profesyonel yardım almak, doğayla zaman geçirmek ya da iyi bir uyku rutini oluşturmak bizim için önemlidir. Tarihler değişir buna müdahale etme şansınız yoktur. Kendinizle ilgili değişim söz konusuysa kontrol sizdedir. Değişimi ancak siz sağlayabilirsiniz. Aslında yılın sonunu bitirmekle beraber karın yağması, eğlence, etrafın daha süslü olması bizi daha çok motive ediyor. Eğlencedeki geceyi sonlandırdıktan sonra herkesin kendi rutinine döndükten sonra ister istemez motivasyon kaybına sebep oluyor. Anı anda yaşayıp tadını çıkararak devam etmek gerekir" şeklinde konuştu.



Uzmanı açıkladı: "Hedeflerin uygulanabilir olması başarıyı güçlendiriyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Boşanma aşamasında olduğu eşinin sevgilisine sokakta bıçakla saldırdı İstanbul’un Sultangazi ilçesinde boşanma aşamasında olduğu eşini sokak ortasında sevgilisi olduğunu öne sürdüğü kişiyi gören koca çılgına döndü. Şüpheli koca, şahsı bıçakla yaralayarak olay yerinden kaçtı. Polis, kaçan şahsı yakalamak için çalışma başlatırken, sokak ortasında yaşanan o anlar bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Olay, dün akşam saatlerinde Sultangazi ilçesi Yunus Emre Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Vahdettin Ç. (46), boşanması aşamasındaki eşi Gizem Ç.’yi sokak ortasında sevgilisi olduğu öğrenilen Barış K. ile birlikte gördü. Bunun üzerinde sokak üzerinde başlayan tartışma kavgaya dönüştü. Vahdettin Ç., yanında bulunan bıçakla Barış K.,’yı yaraladı. Çevredeki vatandaşların araya girmesiyle Vahdettin Ç.,’nin bıçağını alırken, aldığı bıçak darbeleri sonrası Barış K., yere yığıldı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Barış K., sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahale sonrası hastaneye kaldırıldı. Polis çalışma başlattı Dün akşam saatlerinde meydana gelen olayla ilgili polis ekipleri inceleme başlattı. Olay sonrası kaçan Vahdettin Ç.’nin yakalanması için çalışmalarını sürdürürken, olay esnasında Vahdettin Ç.’nin sevgilisi Gizem Ç., ile Barış K.’yı yaraladıktan sonra tartıştıkları anlar bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Suç dosyaları mevcut Öte yandan şüpheli Vahdettin Ç.’nin 4, boşanma aşamasındaki eşi Gizem Ç.’nin 7, bıçaklı saldırı sonrası yaralanan Barış K.’nın ise 6 suç kaydı olduğu öğrenildi. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
İstanbul Bakan Ersoy açıkladı: "Ayasofya’da süreç devam ediyor, Sultanahmet’te çalışmalar tamamlandı" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi ve Sultanahmet Camii’nde yürütülen restorasyon sürecinin bilim kurulları denetiminde, şeffaf ve bilimsel yöntemlerle yürütüldüğünü belirterek, Sultanahmet’te çalışmaların tamamlandığını, Ayasofya’daki çok katmanlı restorasyonun ise planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü açıkladı. Öte yandan Ayasofya Kebir Camii’nin altında 1600 yıllık 7 adet tünelin ortaya çıkarıldığı öğrenildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi ve Sultanahmet Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmaları ilgili basın açıklaması yaptı. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde düzenlenen açıklamada Bakan Ersoy’a İstanbul Valisi Davut Gül, Ayasofya Bilim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Ahmet Güleç, Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Prof. Dr. Asnû Bilban Yalçın ve Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten eşlik etti. "Kuzey, doğu ve güney cepheleri ile minaresinde yaklaşık 11 bin metrekare iskele kurulumu yaptık" Restorasyon sürecinde 11 bin metrekare iskele kurulumu yapıldığını söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ayasofya’nın kuzey, doğu ve güney cepheleri ile minaresinde yaklaşık 11 bin metrekare iskele kurulumu yaptık. Minare altındaki galeri giriş bölgesinde ise çelik platform sistemi oluşturduk. Yaptığımız araştırma raspaları ve malzeme analizleri sonucunda kuzey ve doğu cephelerinde çimento esaslı sıvalar tespit ettik. Yaklaşık 2 bin 800 metrekare alanda titiz bir süreçle bu sıvaları temizledik. Raspası tamamlanan yüzeylerde ayrıca biyolojik oluşum temizliği ve tuzdan arındırma işlemlerini de yaptık. Halihazırda mermer yüzeylerde mekanik temizlik çalışmalarına devam ediyoruz" dedi. "Bizans ve Osmanlı dönemlerine uygun el yapımı tuğla üretimini yaptırdık ve onarım çalışmalarında bunları kullanmaya başladık" Restorasyonda aslına uygun malzemelerin kullanıldığını söyleyen Bakan Ersoy, "Merkez laboratuvarımızın analizleri ile derz ve örgü harçlarında Erken Bizans, Geç-Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bulgular tespit ettik. Biz de bilim heyetimizin onayıyla Bizans ve Osmanlı dönemlerine uygun el yapımı tuğla üretimini yaptırdık ve onarım çalışmalarında bunları kullanmaya başladık. Elbette yapının güçlendirme ihtiyacını belirlemek için georadar taramaları ve sayısal modelleme çalışmaları da gerçekleştirdik. 5 bin 200 metrekare alanda yapılan bu çalışmanın ortaya koyduğu veriler ışığında da güçlendirme projeleri hazırlandı ve onaylandı" şeklinde konuştu. Bakan Ersoy, çalışmalar hakkında bilgi verdi Konuşmasına devam eden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Minareler ve kubbe üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor. Statik analizlerimiz doğrultusunda kuzeydoğu minaresinde, şerefe altında belli bir seviyeye kadar kontrollü söküm gerçekleştirdik. Sökülen taşları tek tek belgeledik ve kullanılabilir olanları özgün yöntemlerle onarıp yine kendi yerlerinde kullandık. Minarenin gövde, mukarnas, petek ve basamak bölümlerindeki yeniden örüm işlemlerini de tamamladık. Şerefe döşemeleri, korkuluklar ve püskül imalatlarını yaptık. Yine bakır alem onarımı ve altın varak kaplama işlerini tamamladık. Yüzey temizliğini de gerçekleştirdik. Şu anda külah kaplama ve kurşun işlerine devam ediyoruz. Statik projeye uygun olarak paslanmaz plaka ve rotlarla güçlendirme çalışmalarını da eş zamanlı şekilde gerçekleştirdik. Burada da çimento esaslı uygunsuz müdahaleleri temizleyip, taş onarımlarını yaptık. Derz ve kozmetik onarım çalışmalarına devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Ayasofya Kebir Camii’nin kubbesi, tarihin en muazzam mimari ve mühendislik örneklerinden biri" Cami içinde kurulan 43 buçuk metre yüksekliğindeki iskelenin kurulumu için gerekli testlerin yapıldığını söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ayasofya Kebir Camii’nin kubbesi, tarihin en muazzam mimari ve mühendislik örneklerinden biri. Buradaki çalışmalarda da her adımı bu bilinçle atıyoruz. Kurşun örtüsünü kaldırırken, iç mekandaki mozaiklerin ve yapının hava şartlarından etkilenmemesi amacıyla geçici çelik çatı ve platform projelerini hazırlattık ve onayını aldık. İç mekanda da çelik platform kurulumunu tamamladık. Tabi bir kez daha altını özellikle çiziyorum; 43,5 metre yüksekliğindeki bu sistemin kurulumu öncesinde zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri gerçekleştirdik. Bunların neticesinde verilen olumlu raporların ardından uygulamaya geçtik. Hiçbir işi bilimsel tetkikleri gerçekleştirmeden ve çağdaş restorasyon gereklerini karşılamadan yapmıyoruz" ifadelerini kullandı. Restorasyon çalışmalarında yer altı tünelleri ortaya çıktı Restorasyon esnasında ortaya çıkan yer altı tünellerindeki çalışmalara ilişkin de konuşan Bakan Ersoy, "Ayasofya Camii’nin yer altı tünelleri ve hipoje yani yer altı mezar yapısı da çok konuşuldu. Dolayısıyla bu alanlarda yaptığımız etüt ve temizlik çalışmalarına da değinmek isterim. Zira spekülasyonlara meydan vermemek için halkımızın ve ilgi duyan herkesin doğru şekilde bilgilendirilmesini çok önemli buluyorum. Halihazırda batı bahçe ve kuzey cephe vezir bahçe bölgelerinde bilimsel yöntemler ve uzman ekipler eşliğinde bu çalışmaları sürdürüyoruz. Batı bahçede mekan 1, mekan 2 ve mekan 3 ile bu alanlara bağlı tünellerde temizlik ve belgeleme çalışmalarını gerçekleştirdik. Mekan 1’de, 31 Ocak-10 Mart 2025 tarihleri arasında yürüttüğümüz temizlik çalışmalarımızla nerdeyse 112 ton dolgu toprak çıkardık. Mekan 2’de ise 12 Mart 2025’te kazılara başladık ve yaklaşık 522 ton dolgu toprağı tahliye ettik. Bu ay itibarıyla mekan 3’te başlattığımız çalışmalarda da kısa sürede 32 ton dolgu toprağı temizlemiş bulunuyoruz" diye konuştu. "Bu tünellerden şu ana kadar bin 68 ton toprak dolguyu tahliye ederek temizledik" Tünellerden toprak dolgunun çıkarıldığını söyleyen Bakan Ersoy, "Üç farklı mekandaki ilerlemeler bu şekilde. İfade ettiğim gibi Batı Bahçe’de sürdürülen çalışmalarla bu mekanlara bağlı yüzlerce metre uzunluğundaki 7 tünel hattını da belgeledik. Bu tünellerden şu ana kadar bin 68 ton toprak dolguyu tahliye ederek temizledik. Vezir bahçede yer alan ve yer altı mezar yapısı olarak değerlendirilen alanda 2 Haziran-13 Ağustos 2025 tarihleri arasında temizlik çalışmaları yürüttük. Bu süreçte 102 ton dolgu toprağı bu özel bölgeden tahliye ettik. Burada ana koridor ve her iki yanında yer alan simetrik mezar odaları bulunmaktadır" ifadelerini kullandı. "Sultanahmet Camisi’nde de 400 yılı aşan tarihindeki en kapsamlı restorasyon çalışmalarını gerçekleştirdik" Sultanahmet Camii’ndeki restorasyon çalışmalarının sonlandırıldığını söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ayasofya gibi yine İstanbul’un ve tarihimizin göz bebeği olan Sultanahmet Camisi’nde de 400 yılı aşan tarihindeki en kapsamlı restorasyon çalışmalarını gerçekleştirdik. Fiilen 2018 yılında başlattığımız restorasyon ve konservasyon çalışmalarının öncesine baktığımızda, ya deprem afetleri ardından yapılmış olan acil müdahaleleri ya da bütçe kapasitelerine bağlı olarak kısmi alanları kapsayan uygulamaları görüyoruz. Biz ise bu kutlu mabedi ibadete ve ziyarete kapatmadan, ifade ettiğim gibi en kapsamlı çalışmaları gerçekleştirdik" dedi. "Bin 200 metrekarelik alana 8 metre yüksekliğinde çelik platform ile 35 metre yüksekliğinde iskele kurduk" Sultanahmet Camii’ndeki restorasyonda bin 200 metrekarelik alana 8 metre yüksekliğinde çelik platform ile 35 metre yüksekliğinde iskele kurulduğunu söyleyen Bakan Ersoy, "Caminin harim kısmında, yaklaşık bin 200 metrekarelik alana 8 metre yüksekliğinde çelik platform ile 35 metre yüksekliğinde iskele kurduk. Bu şekilde ana kubbe kotuna ulaştık. 6 minarenin yapısal onarımlarını gerçekleştirdik; külah ve korkuluklara da gerekli müdahaleleri detaylı şekilde yaptık. Caminin üstünü örten, yaklaşık 400 ton kurşun kaplama ile kubbe, ağırlık kulesi, revaklar ve minare gibi elemanlarda bulunan tüm âlemlerin altın kaplamalarını yeniledik. Dış ve iç cephelerdeki taş ve mermer yüzeylerde temizlik ve sağlamlaştırma çalışmaları yaptık" şeklinde konuştu. Bakan Ersoy konuşmasının ardından bilim kurulu üyelerinden restorasyon çalışmaları hakkında bilgi aldı. Bilim kurulu üyesi Prof. Dr. Ahmet Güleç, "Çeşitli yöntemler tartışıldı, son olarak bu yönteme karar verildi. Çünkü, hem üst örtünün korunması hem de üst örtünün kurşunu açıldıktan sonra altında temizlikler yapılacak. Bir takım statik sağlamlaştırmalar yapılacak. Bu sağlamlaştırmaları yaparken içteki mozaiklerimize herhangi bir hasar gelmemesi ya da herhangi bir şey olduğu anda müdahale edilmesi için içeriye platform kurulması elzem oldu" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Ayasofya Kebir Camii’nin altında ortaya çıkan 7 adet tünelin son hallerinin resmedildiği görselleri Bakan Ersoy ve basın mensuplarına tanıttı. Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, tünellerin 1600 yıllık tarihe sahip olduğunu söyledi.