SPOR
Dart Türkiye şampiyonası 4. etap yarışmaları Denizli’de
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:19 Dart Türkiye şampiyonası 4. etap yarışmaları Denizli’de Dart Şehit Eren Bülbül Türkiye Şampiyonası 4. Etap Yarışmaları 13-14-15 Şubat 2026 tarihleri arasında Denizli’nin ev sahipliğinde yapılacak. 31 ilden 900 sporcunun katılacağı yarışmalar için geri sayım başladı. Son dönemde uluslararası başarılara sahip Milli Sporcuları ile dart branşının yükselen ivmeye sahip olduğu Denizli’de ulusal bir organizasyona ev sahipliği yapacak olmanın heyecanı yaşanıyor. Türkiye Bocce Bowling ve Dart Federasyonu organizasyonunda 13-14-15 Şubat 2026 tarihleri arasında Kınıklı Spor Salonunda yapılacak Şehit Eren Bülbül Türkiye Dart Şampiyonası 4. Ayak Yarışmalarında 31 ilden 900 sporcunun sahaya çıkacağı kaydedildi. Kınıklı Spor Kompleksi içinde bulunan spor salonunda yapılacak şampiyona için salonda hazırlıklar sürüyor. Yarışmaların açılış seremonisi 13 Şubat 2026 Cuma günü saat 14.30’da yapılacak. Yarışmalarda kategorilerinde dereceye girecek sporcular madalya ile ödüllendirilecek. Toplamda 6 etaptan oluşan Türkiye Şampiyonası’nda en iyi puanı toplayan sporcular, 2025-2026 Sezonu Türkiye Şampiyonu olmak için performans sergileyecek. Dart Şehit Eren Bülbül Türkiye Şampiyonası 4. Etap Yarışmaları için Denizli’ye gelecek tüm sporculara ve antrenörlere başarılar dileyen Gençlik ve Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan, üç gün boyunca güzel bir şampiyona olmasını diledi.
Mehmet Yiğit Alp: "Kalıcı başarının formülü sabır ve birlikteliktir"
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:00 Mehmet Yiğit Alp: "Kalıcı başarının formülü sabır ve birlikteliktir" Eski Trabzonspor Asbaşkanı Mehmet Yiğit Alp, kalıcı başarının formülünün sabır ve birliktelik olduğunu belirtti. Alp, Başkan Ertuğrul Doğan’ın görevi devraldığı dönemde kulübün ağır bir finansal yük ve güven sorunu yaşadığını ifade ederken, mevcut yönetimin günü kurtarmak yerine geleceği kurmaya odaklı bir politika izlediğini söyledi. Eski Trabzonspor Asbaşkanı Mehmet Yiğit Alp, bordo-mavili kulübün tarihsel duruşu, çok branşlı yapısı ve son dönemde izlenen yönetim anlayışı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Alp, geçmişteki yanlışlardan ders alındığını, yönetimin sürdürülebilir ekonomiyi önceleyerek bir politika belirlediğinin altını çizdi, camiaya da sağduyu ve birlik çağrısı yaptı. "Trabzonspor’u sadece kupalarla anlatmak eksik olur" Mehmet Yiğit Alp, kulübün; bu ülkenin futbol tarihine adaletin, inancın, direncin ve merkezin dışında inşa edilmiş bir futbol aklının adı olarak geçtiğine dikkat çekerek, "Elde edilen başarılar, şampiyonluklar ve kupalar bu uzun yürüyüşün görünen duraklarıdır. Asıl miras ise yıllar boyunca örülen duruş, karakter ve zihinsel bağımsızlıktır. Bugünü konuşurken geçmişten kopamayız. Çünkü bu kulüp değerleriyle ayakta durur. Trabzonspor hiçbir zaman hazır reçetelerle yol almamıştır. Kendi şartları içinde düşünmüş, kendi aklını üretmiş, kendi bedelini ödemiştir. Bugün ’efsane’ olarak anılan yapı da bu uzun ve zahmetli yürüyüşün doğal sonucudur" dedi. "Trabzon bir spor kültürüdür" "Trabzon rekabetin karakterle, mücadelenin ahlakla birlikte büyüdüğü köklü bir spor kentidir" diyen Alp, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün basketbol takımımızın yeniden ayağa kalkarak yazdığı güçlü hikaye, kadın futbol takımımızın istikrarlı yürüyüşü, U19 takımımızın uluslararası ölçekte ortaya koyduğu başarılar ve altyapının diğer yaş gruplarında her geçen yıl daha planlı ve nitelikli bir yapıya kavuşması için çalışılması, bu bütüncül spor aklının somut göstergeleridir. Ortaya çıkan tablo tek bir branşa sıkışmayan, yaygın, üretken ve sürdürülebilir bir spor kültürünün Trabzon’da yeniden güç kazandığını göstermektedir. Önümüzdeki dönemlerde yeni branşlarla bu yapının daha da derinleştirilmesi, kulübümüzün sportif olduğu kadar kurumsal kimliğini de kalıcı biçimde tahkim edecektir." "Bu tabloyu devralmak cesaret ister" Başkan Ertuğrul Doğan’ın görevi devraldığı dönemde karşısındaki tablonun kötü olduğunu hatırlatan bordo-mavili kulübün eski yöneticisi, "Ağır bir finansal yük, daralmış bir hareket alanı ve yıpranmış bir güven zemini.. Böylesi bir ortamda sorumluluk almak ciddi bir cesaret ve irade meselesidir. Bugün izlenen yol, geçmişte yaşananlardan ders çıkarılarak şekillenmiş daha olgun bir çizgiyi temsil etmektedir. Kurumsal kimliğimizi örseleyen zafiyetleri, sportif başarıyı engelleyen yönetimsel ve yapısal sorunlarımızı elbette mülahaza ediyoruz. Lakin özellikle son şampiyonluğumuzun ardından yapılan hataların aksine, bugün sürdürülebilir ekonomi ve sportif açıdan atılan uzun vadeli pozitif adımlarla, günü kurtarmaktan ziyade geleceği kurmaya odaklanıldığını görüyor ve bu anlayışa destek verilmesi gerektiğinin özellikle altını çiziyoruz" cümlelerine yer verdi. "Dönüşüm sancılıdır ama öğreticidir" Dönüşüm dönemlerinin sancısız yaşanmayacağına dikkat çeken Alp, "Karar süreçlerinde zorlanmalar olabilir, bazı adımlar tartışmaya açık hale gelebilir. Belirleyici olan bu deneyimlerin kurumsal hafızayı büyütmesi ve aynı yanlışların tekrar edilmemesidir. Büyük kulüpler tam da bu eşiklerde güç kazanır. Sağduyulu herkesin pragmatik düşünceleri bir yana bırakıp bu anlayışı desteklemesi gerekir. Bugün gelinen noktada ekonomik alanda sağlanan toparlanma, kulübümüz adına tarihsel bir eşiği ifade etmektedir. Mali disiplin ekseninde kurulan yapı, reflekslerle savrulan dönemlerin geride kaldığını, uzun vadeli denge ve sürdürülebilirliğin esas alındığını göstermektedir. Bu yoldan sapmadan hem ekonomi hem de sportif tarafta sürdürülebilir bir planlamayla devam edilmelidir" şeklinde konuştu. "Fatih Tekke tercihi bir duruşun ifadesidir" Teknik direktörlük görevine Fatih Tekke’nin getirilmesinin bir duruşun ifadesi olduğunu vurgulayan Alp, "Camiamızın evladı Fatih Tekke ile yola çıkılması az önce bahsettiğim yaklaşımların doğal bir uzantısıdır. Bu tercih, evet teknik bir karardır ama hem kulüp kültürünü ve aidiyet duygusunu hem de tarihsel hafızayı sahaya taşıma iradesini temsil etmektedir. Fatih Hoca, Trabzonspor’un DNA’sını bilen, kulübümüzün kültürünü sahaya yansıtma konusunda bu toprakların her zerresine aşık insanlarla aynı duyguyu yaşayan bir efsanedir. Fatih Hoca’nın Trabzonspor’un ekonomik gerçekliğini önceleyerek, gerçekleştirdiği bu meydan okuma herkes tarafından takdir edilmelidir" dedi. "Sevgililer gününde sevdamız ile birlikte" Mehmet Yiğit Alp, Trabzonspor’un Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında sahasında Fenerbahçe’yi konuk edeceği müsabakayla alakalı ise, "Trabzonspor için bu tür maçlar her zaman özel olmuştur. Trabzonspor’un en büyük gücü her şartta takımının yanında duran bu büyük camiadır. Sahadaki mücadele kadar tribündeki kararlılık da sonucu belirler. Ben de ailemle ve arkadaşlarımla birlikte stadyumda olacağım. 40 bin taraftarımızla omuz omuza vererek takımımızı destekleyeceğiz. Sevgililer gününde insan sevdiğinin yanında olmazda nerde olur. Biz de sevgililer gününde en sevdiklerimizle en sevdiğimizin yanında yer alacağız. İnancım odur ki bu maçtan galip ayrılarak hedeflerimiz yolunda daha sağlam bir duruş ortaya koyacağız" açıklamasını yaptı. "Kalıcı başarının formülü, sabır ve birliktelik" Kalıcı başarının formülünün sabır ve birliktelikten geçtiğini aktaran Alp, "Bugün bizlere düşen görev son derece nettir. Başkanlık makamına, teknik yapıya ve ortaya konan yol haritasına sağduyulu bir destek sunmaktır. Yıkmadan, doğru eleştirilerle yol göstermektir. Dönem; Trabzonspor, ekonomik ve sportif açıdan örnek bir başarı modeli ortaya koyarken, camiamızı alışıldık senaryolarla ayrıştırmaya çalışanlara karşı omuz omuza duruş gösterme dönemidir. Gün; geçmişte olduğu gibi geçici hevesler ile kişisel menfaatler uğruna Trabzonspor’un geleceğine kastedenlere karşı kurumsallığı ve aklı selimi savunma günüdür. Trabzonspor’un tarihsel olarak en güçlü olduğu dönemler, ortak aklın hakim olduğu zamanlardır. Bu camia sabrı bildiği zaman kazanmıştır. Birlikte durmayı başardığında güçlenmiştir. Kişisel tepkiler yerine kurumsal hedeflere odaklandığında tarih yazmıştır. Geçmiş bunu defalarca göstermiştir. Aynı iradeyi bugün de göstermek zorundayız. Çünkü bu irade korunduğu sürece Trabzonspor’umuzun hem sportif hem de kurumsal kazanımları kalıcı hale gelecektir. Bizler öylesi dönemlerde geçici heveslerin peşinde sürüklenen değil, kalıcı başarıların peşinden gidenler olmalıyız. Aklı selimde ve birliktelikteki ısrarımız uzun vadede Trabzonspor’umuzun başarısının yegane formülüdür" diyerek sözlerini tamamladı.
Merkezefendi Basket taraftarıyla buluşuyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:59 Merkezefendi Basket taraftarıyla buluşuyor Yukatel Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket, cuma günü saat 19.00’da PAÜ Arena’da oynayacağı karşılaşmada taraftarının karşısına çıkacak. Denizli temsilcisi, iç sahada alacağı galibiyetle hem moral bulmayı hem de ligdeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Hafta boyunca hazırlıklarını sürdüren Merkezefendi ekibi, antrenmanlarda savunma sertliği, ribaund kontrolü ve hızlı hücum organizasyonları üzerinde durdu. Teknik heyet, özellikle maçın ilk dakikalarından itibaren tempoyu belirleyen taraf olmayı planlıyor. Boya alanı savunması, dış atış yüzdesi ve top kayıplarının minimize edilmesi, maç planının temel başlıkları arasında yer alıyor. Yenice: "Taraftarımız en büyük gücümüz" Genel Menajer Evren Yenice, PAÜ Arena’daki atmosferin takıma önemli katkı sağladığını belirterek, "Cuma akşamı tribünlerin dolu olması oyuncularımıza ekstra motivasyon katacaktır. İç sahada enerjimizi sahaya yansıtmak istiyoruz. Mücadele gücü yüksek bir takım izleteceğimize inanıyorum" dedi. Aktaş: "Savunma ve ribaund belirleyici olacak" Başantrenör Zafer Aktaş ise sahadaki detaylara dikkat çekti. Aktaş, "Maçın anahtarı savunma disiplinimiz ve ribaundlarda göstereceğimiz direnç olacak. Geçiş hücumlarını doğru oynamak ve set hücumlarında sabırlı kalmak istiyoruz. Oyuncularım hafta boyunca plana sadık kalarak çalıştı. Sahada temaslı ve tempolu bir basketbol ortaya koyacağız" ifadelerini kullandı. Denizli temsilcisi, özellikle taraftarı önünde savunma sertliğini artırarak rakibin hücum ritmini bozmayı ve hızlı hücumlarla skor üretmeyi amaçlıyor. Kritik anlarda doğru kararlar ve serbest atış yüzdesi de karşılaşmanın seyrini belirleyebilecek unsurlar arasında gösteriliyor. Yukatel Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket, Cuma günü saat 19.00’da başlayacak mücadelede PAÜ Arena’da tribün desteğini arkasına alarak parkeden galibiyetle ayrılmak istiyor.
Milli Takım kampına davet edilen Efe’nin hedefi olimpiyatlar
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:44 Milli Takım kampına davet edilen Efe’nin hedefi olimpiyatlar Türkiye Boks Federasyonu’nun (TBF) Genç Milli Takım kampına davet edilen Karabüklü 17 yaşındaki boksör Efe Selim Yavuz’un hedefi olimpiyatlar için kota alıp şampiyonluk yaşamak. Baykan Arslan Boks Okulu Spor Kulübü sporcusu Efe Selim Yavuz, Genç Milli Takım kampına davet edildi. Kampın ardından 4-16 Mart tarihleri arasında Tayland’ın Bangkok kentinde düzenlenecek World Boxing-Futures Cup’ta (Dünya Boksu Gelecekler Kupası) mücadele edecek olan Yavuz, burada ilk 3’e girmeye hak kazanırsa kasım ayında Senegal’de gerçekleştirilecek olan Gençlik Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil edecek. Baykan Arslan Boks Okulu Spor Kulübü ve Genç Kadın Milli Takımı Başantrenörü Baykan Arslan, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) yaptığı açıklamada, "Karabük’e boks manasında birçok sporcumuz Avrupa ve dünya madalyaları kazandı. Bizim de hedeflerimiz arasında yer alan ve sadece eksik olan tek madalya bir olimpiyat madalyası var. Onu da inşallah Efe’yle birlikte başaracağız" dedi. Arslan, Yavuz’un gençler kategorisinde 65 kilogramda yarışacağını belirtti. Genç boksör Efe Selim Yavuz ise spora başlama süreciyle ilgili, "Önceden futbol oynuyordum. Sonra boksa ilgim arttı. Bu durumu aileme söyledim. Sonrasında Baykan Hoca ile yolumuz kesişti. Beş yıldır boksla ilgileniyorum" şeklinde konuştu. Yavuz, milli takım kampına davet aldığında çok sevindiğini ve Baykan Arslan’ın o kampta yer alacağını, turnuvaya birlikte gideceğini bilmenin daha da sevindirici olduğunu söyledi. Efe Selim Yavuz, olimpiyat hedefi ile ilgili olarak da, "Önce olimpiyatlara kota kazanmak ve olimpiyatlarda şampiyonluk yaşamak istiyorum. 5 yıllık emek sonucu olimpiyatlara kamp daveti aldığım için çok mutluyum" diye konuştu.
Galatasaray ile Eyüpspor 4. randevuda
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:12 Galatasaray ile Eyüpspor 4. randevuda Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında evinde oynayacağı Eyüpspor ile ligde 4. kez karşı karşıya gelecek. Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Galatasaray yarın saat 20.00’de Eyüpspor ile karşılaşacak. Ligde sarı-kırmızılılar, 16 galibiyet, 4 beraberlik ve 1 mağlubiyetle aldığı 52 puanla liderlik koltuğunda bulunuyor. Eflatun-sarılılar ise 4 galibiyet, 6 beraberlik ve 11 mağlubiyet sonucunda topladığı 18 puanla 15. sırada yer alıyor. Galatasaray, Eyüpspor karşısında galip gelip, şampiyonluk yarışında hata yapmak istemiyor. 4. randevu Galatasaray ile Eyüpspor, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 3 kez mücadele etti. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 2 kez kazanırken, 1 müsabaka da berabere sona erdi. Bu maçlarda Galatasaray’ın 9 golüne, Eyüpspor 3 golle karşılık verdi. Ligin ilk yarısında Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynanan karşılaşmadan Galatasaray, 2-0’lık skorla galip ayrıldı. Ligde 9 maçlık yenilmezlik serisi Galatasaray, bu sezon Süper Lig’in 12. haftasında Kocaelispor’a deplasmanda 1-0’lık skorla kaybettikten sonra yenilmedi. Ligde daha sonra çıktığı 9 karşılaşmada 7 galibiyet elde eden sarı-kırmızılılar, 2 kez de berabere kaldı. Cimbom, ligde son olarak dış sahada Çaykur Rizespor’u 3-0 mağlup etti. Ligde evinde oynadığı son 29 müsabakayı kaybetmedi Galatasaray, Süper Lig’de evinde oynadığı karşılaşmalarda yenilmiyor. RAMS Park’ta son olarak 2023-2024 sezonunun 37. haftasında Fenerbahçe’ye 1-0 mağlup olan sarı-kırmızılılar, bu mücadelenin ardından çıktığı 29 maçta kaybetmedi. Aslan bu süreçte 23 galibiyet, 6 beraberlik aldı. Cimbom, ligde evinde en son Kayserispor ile oynadı ve 4-0’lık skorla kazandı. Ligin en golcü takımı Galatasaray, Süper Lig’de hücum istatistiklerinde de zirvede bulunuyor. Sarı-kırmızılılar ligde çıktığı 21 karşılaşmada rakip fileleri 50 kez havalandırdı ve ligin en golcü takımı olarak yer alıyor. Aslan, yediği 14 golle de Göztepe’nin ardından en az gol yiyen ikinci takım konumunda. Cimbom ayrıca +36 ile de en iyi averaja sahip takım. Ligde Icardi 10, Osimhen 9 gol attı Süper Lig’de Galatasaray’ın gollerinde Mauro Icardi ve Victor Osimhen ön plana çıktı. Sarı-kırmızılılarda Mauro Icardi 10, Victor Osimhen 9, Leroy Sane ve Barış Alper Yılmaz 6’şar Gabriel Sara 5, Yunus Akgün 4, Eren Elmalı 3, İlkay Gündoğan 2, Lucas Torreira, Davinson Sanchez ve Roland Sallai de 1’er gol kaydetti. Ayrıca Fatih Karagümrük maçında Fatih Kurucuk, Kayserispor karşılaşmasında da Aaron Opoku kendi kalesine attı. Victor Osimhen’den ligde üst üste 5 maçta gol Sarı-kırmızılıların Nijeryalı futbolcusu Victor Osimhen, Süper Lig’de oynadığı müsabakaları boş geçmiyor. Osimhen, Samsunspor ile başlayan süreçte görev aldığı son 5 maçta rakip fileleri havalandırmayı başardı. 27 yaşındaki futbolcu; Samsunspor’a 2, Antalyaspor, Fatih Karagümrük, Kayserispor ve Rizespor ağlarına da 1’er gol attı. Abdülkerim Bardakcı sarı kart sınırında Galatasaray’da, Eyüpspor maçı öncesinde Abdülkerim Bardakcı sarı kart sınırında bulunuyor. Bardakcı, sarı kart görmesi durumunda gelecek hafta deplasmanda oynanacak Konyaspor müsabakasında cezalı duruma düşecek. Sakatlıkları bulunan Leroy Sane ile Arda Ünyay’ın durumları ise son antrenmandan sonra belli olacak.
Atilla Karaoğlan: "Bize güvenilsin, inanılsın"
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:04 Atilla Karaoğlan: "Bize güvenilsin, inanılsın" FIFA kokartlı hakem Atilla Karaoğlan, sahada en doğru kararı vermek için mücadele ettiklerini belirterek, "Hepimizin aileleri, çocukları ve birer yaşantısı var. Biz asla hata yapmak istemiyoruz. Doğru kararları vermek istiyoruz. Bize güvenilsin, inanılsın" dedi. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından düzenlenen 2026 FIFA kokart töreninde hakem Atilla Karaoğlan, İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) sorularını yanıtladı. Dünden bugüne hakemlerin çalışma şartları, kadın hakemlerin Türk futbolundaki yeri ve genç hakemlerin yükselme süreciyle ilgili birçok konuda tecrübelerini paylaştı. "Bir hakeme FIFA kokartının verilmesi gurur verici" FIFA kokartı sahibi hakemler olarak, uluslararası turnuvada görev almanın önemine değinen Atilla Karaoğlan, "Türk futbolu ve Türk hakemliği için çok önemli bir etkinliği geride bıraktık. Bir hakeme FIFA kokartının verilmesi gurur verici. Ben de FIFA kokartı takan hakemler içerisindeyim. Dördüncü senem, İişallah uluslararası arenada ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğiz. Yeni kokart takan arkadaşlarıma başarılar diliyorum, umarım güzel müsabakalarda görev alırlar" diye konuştu. "Yakın dönem hakemleri olarak daha şanslıyız" Yakın gelecekteki tesisleşmeye dikkat çeken 39 yaşındaki hakem, "Türkiye Futbol Federasyonu’na ait mükemmel bir tesisimiz var. Ben Sakarya’dayım, eskiden antrenman alanlarımız az ve olanlar da eskiydi. Ama şimdi hemen hemen her ilde hatta her ilçede antrenman yapabileceğimiz alanlar mevcut. Yakın dönem hakemleri olarak daha şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çok güzel tesisleşme ve yatırımlar var. Yabancı hakemlerimizin, Merkez Hakem Kurulu’muzun ve Türkiye Futbol Federasyonu’muzun desteği çok ciddi. Eski bir hakem olan spor bakanımız bizim içimizden biri. Bu mesleği hem Türkiye’de hem de İngiltere’de yapmış birisi olarak bizim duygu ve düşüncelerimizi çok iyi anlıyor. Ona da desteklerinden ötürü çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Genç hakemler için 5-6 yılda Süper Lig’de görev almak mümkün" Hakemlerin artık daha kısa sürede klasman yükselme şansları olduğunu dile getiren Karaoğlan, "Hakemliğimin ilk yıllarında dürüst olmak gerekirse yükselmek çok daha zordu. Genç hakemlere tabii ki bazı teşvikler vardı ama talimatlar hakemlerin yükselmesine yönelik esnek değildi. Uzun süreler alt liglerde görev yapmanız gerekiyordu ancak şu anki sistemde belki 5-6 yılda Süper Lig’de görev alması mümkün. Bu durum genç arkadaşlarımızın daha çabuk yükselmesi ve umut etmesi için önemliydi. Onlar ile deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Bu yolda yaşadıkları tecrübe eksikliğini gidermek için hem MHK yöneticileri hem de biz abileri ve kardeşleri olarak destek oluyoruz. Evet, bu dönemde yükselmenin önü açıldı. Doğru olan da buydu. Hakem arkadaşlarımızın genç yaşta hem uluslararası arenada hem de Süper Ligde görev alarak; ileride Şampiyonlar Ligi ve Dünya Kupası gibi organizasyonlarda ülkemizi gururlandırmalarını destekleyen yönde önü açıldı" şeklinde konuştu. "Kadın hakemlerimizin Süper Lig’de maç yönetmesi bence hayal değil" Kadın hakemlerin yakın zamanda Süper Lig’de görev alacağına inandığını da aktaran Atilla Karaoğlan, "Bir arkadaşımız sanırım TFF 1. Lig’de 2 tane maç yönetti. Aslında Türkiye’de kadın hakemlerin TFF 1. Lig’de maç yönetmesi çok görülen bir şey değil. Şu anda çok önemli bir misyon var, federasyonumuzun ve hakem kurulumuzun bu yönde çok ciddi çalışmaları var. Kadın hakemlerimizin Süper Lig’de maç yönetmesi bence hayal değil. Kadınlar her sektörde olduğu gibi hakemlik sektöründe de bence başarılı olacaklar. Buna yürekten inanıyorum ve başarılar diliyorum" cümlelerine yer verdi. "İspanya ve İngiltere ligi keyif alarak takip ettiğim ligler" FIFA kokartlı hakem, özellikle İspanya LaLiga ve İngiltere Premier Lig’i keyifle takip ettiğini aktararak, "Biz, Süper Lig’de tüm maçları izleyip analiz ederken aynı zamanda dünya liglerini de takip etmek zorundayız. Oradaki hakemlerin oyunun içinde nasıl yer aldığı, nasıl karar verdiği, VAR çıtasının nasıl olduğunu gibi bir sürü olguyu takip ediyoruz. Aynı zamanda UEFA bünyesindeki tüm turnuvaları takip ediyoruz, orada yaşanan pozisyonlar da bizim için çok önemli. Bir hakemin olmazsa olmazı maç izlemesi. Tabii bunların yanı sıra İspanya ve İngiltere ligi keyif alarak takip ettiğim ligler" dedi. "Eksiklerimizi gidererek umarım çok daha iyi olacağız" Son haftalarda yeniden tartışılmaya başlanan müsabaka uzatma dakikaları hakkında sorulan soruyu ise Atilla Karaoğlan, şu şekilde cevapladı: "Dünya Kupası’ndan sonra o dönem görev yapan Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu böyle bir şey söylemişti. Saha hakemi ve VAR hakemi kayıp zamanı hesaplayarak uzatmaları belirliyordu, aynı talimatı hala gerçekleştiriyoruz, bunun kısalması gibi bir durum asla söz konusu olamaz. Bizler saha içerisinde yardımcı hakemler ve orta hakem olarak bu süreyi hesaplıyoruz. Gerekirse AVAR’dan destek alıyoruz. Evet bazen bu süre biraz kısa oluyor veya bazen uzun oluyor. Maç içerisinde belki hata olabilir fakat genellikle hata yapmadığımızı düşünüyoruz. Çünkü liglerde bazen bir golün, bazen uzatmalardaki bir dakikanın bile çok önemli olduğunu biliyoruz. Merkez Hakem Kurulu’muz da bize uzatma konularında hassas bir şekilde davranmamızı söylüyor, bu konuda en doğrusunu yapmaya çalışıyoruz." "Doğru kararı vermek için mücadele ediyoruz" Tecrübeli hakem, amaçlarının ellerinden gelenin en iyisini göstermek olduğuna vurgu yaparak, "Doğru kararı vermek için mücadele ediyoruz. Hepimizin aileleri, çocukları ve birer yaşantısı var. Biz asla hata yapmak istemiyoruz. Doğru kararları vermek istiyoruz. Bize güvenilsin, inanılsın. Eksiklerimizi gidererek umarım çok daha iyi olacağız. İyi yoldayız. Genç arkadaşlarımız da iyi yolda. Sadece bize güvensinler" açıklamasını yaptı.