ASAYİŞ - 08 Ocak 2026 Perşembe 10:25

Beton mikseri boş araziye atık döktü iddiası

A
A
A
Beton mikseri boş araziye atık döktü iddiası

Tekirdağ’ın Muratlı ilçesinde bir beton mikseri temizlik amaçlı olarak araçta kalan betonu mahalle arasında hızlı bir şekilde boşalttı.


Fatih Mahallesi’nde çevre kirliliğine neden olan bir olay mahalle sakinlerinin tepkisini çekti. Bir apartmanının arkasında bulunan boş araziye bir beton mikserinin temizlik amaçlı olarak araçta kalan betonu mahalle arasında hızlı bir şekilde boşalttığı görüldü.


Vatandaşlar tarafından kaydedilen görüntülerde, beton mikserinin yol kenarında durarak içerisinde kalan beton ve atıkları araziye döktüğü açıkça yer alıyor. Olayın hemen ardından oluşan çevre kirliliği de kameralara yansıdı. Bölgede beton atıkları sebebiyle hem görüntü kirliliği, hem de çevreye zarar veren bir durum oluştu.


Mahalle sakinlerinden Cem Kurnalı, benzer olayların daha önce de yaşandığını ve durumu Muratlı Belediyesi’ne bildirdiklerini ancak şimdiye kadar herhangi bir sonuç alamadıklarını dile getirdi. Öğrenci yurdunun hemen karşısında yaşanan bu durumun kabul edilemez olduğunu belirten vatandaşlar, gerekli denetimlerin yapılmasını istedi.


Çevre sağlığının hiçe sayıldığını ifade eden mahalleli, beton mikserlerinin temizlik adı altında gelişi güzel alanlara atık dökmesinin önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, Muratlı Belediyesi ve ilgili kurumları göreve davet etti.


Öte yandan, sosyal medyada da paylaşılan görüntüler üzerine harekete geçen Zabıta Müdürlüğü ekipleri, bahse konu firmaya cezai işlem uyguladıklarını duyurdu.



Beton mikseri boş araziye atık döktü iddiası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.