SAĞLIK - 19 Eylül 2025 Cuma 17:32

Polifarma yeni AR-GE merkezinde Türkiye’nin ilk yerli SMA ilaç ve etken maddesi üretilecek

A
A
A

İlaç sektörünün öncü kuruluşlarından Polifarma, hizmete açtığı Türkiye’nin en kapsamlı Ar-Ge merkezinde SMA hastalığı başta olmak üzere farklı nadir ve genetik hastalıkların tedavisine yönelik ilaç ve etkin maddenin üretimine odaklanacak. Polifarma, bu yatırımı ile aynı zamanda Türkiye’nin ilaç sektöründe küresel rekabet gücünü artıracak, ilaçta dışa bağımlılığını azaltacak çalışmalar gerçekleştirecek.

Türkiye’nin ‘En Büyük 500 Sanayi’ kuruluşundan biri olan ve yaklaşık 40 yıldır toplum sağlığına ve sağlık sektörüne katkı sağlayan Polifarma, yenilikçi çözümler ve ‘yerli üretim’ vizyonuyla Türkiye’nin en kapsamlı Ar-Ge merkezini hizmete açtı. Tekirdağ Ergene’de 11 bin 233 metrekare alan üzerinde inşa edilen Ar-Ge merkezi, SMA başta olmak üzere farklı nadir hastalıkların tedavisine yönelik ilaç ve etkin madde üretimine odaklanacak.

Polifarma yeni AR-GE merkezinde Türkiye’nin ilk yerli SMA ilaç ve etken maddesi üretilecek

Polifarma Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Süleyman Kumrulu ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Vildan Kumrulu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen açılış törenine Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Gökhan Diktaş, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri katıldı. Açılışta konuşan Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Türkiye Yüzyılı" vizyonunun en temel ayaklarından birinin "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" olduğunu ifade ederek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kararlılıkla hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı vizyonunun en temel ayaklarından biri hiç kuşkusuz ’Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’dır. Bu vizyon, yalnızca daha fazla sağlık hizmeti sunmayı değil; aynı zamanda üreten, kendi teknolojisini geliştiren ve küresel düzeyde rekabet gücünü artıran bir sağlık sisteminin inşasını hedeflemektedir. İşte bu stratejik yolculuğun temelinde Sağlık Bakanlığı olarak hayata geçirdiğimiz ’Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli’ yer almaktadır. Bu model; bireyin, ailenin ve toplumun sağlığını koruyan önleyici yaklaşımlar kadar, yenilikçi üretim altyapılarını, bilimsel araştırmayı, Ar-Ge odaklı çözüm geliştirmeyi ve yerli-millî teknolojiyle büyümeyi de esas almaktadır. Bu modelin en önemli sacayaklarından birini de hiç şüphesiz ’Üreten Sağlık’ vizyonumuz oluşturmaktadır. Bu vizyonla biz sadece hastalıkları tedavi eden bir sistem değil; aynı zamanda ilaç ve tıbbi cihazlarını kendisi geliştiren, genetik, biyoteknolojik ve moleküler alanlarda inovasyon üreten, bilimsel Ar-Ge kapasitesini teknolojiyle buluşturan, kendi insan gücüyle geleceği şekillendiren bir sağlık ekosistemi kurmanın gayreti içerisindeyiz. Bu doğrultuda göreve geldiğimiz andan itibaren ülkemizin sağlıkta bilimsel kapasitesini geliştirmek için kolları sıvadık" dedi.

Polifarma yeni AR-GE merkezinde Türkiye’nin ilk yerli SMA ilaç ve etken maddesi üretilecek

Memişoğlu, Polifarma’nın sadece bir bina ya da teknik bir tesis değil bu topraklara, bu millete ve bu ülkenin potansiyeline gönülden inanan bir vizyonun vücut bulmuş hâli olduğunu vurgulayarak, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu merkez, sadece bir bina ya da teknik bir tesis değil; bu topraklara, bu millete ve bu ülkenin potansiyeline gönülden inanan bir vizyonun vücut bulmuş hâlidir. Bu anlamlı yatırım; uzun soluklu bir inancın, bilim ve teknolojiye duyulan güvenin ve ülkemizin sağlıktaki bağımsızlığına verilen stratejik bir desteğin somut ifadesidir. Bu vizyoner yaklaşımı ortaya koyan Polifarma ailesini yürekten tebrik ediyorum. Kendileri yalnızca ilaç üretmiyor aynı zamanda geleceğin bilim insanlarına alan açıyor, bilgiye dayalı üretim kültürünü yaygınlaştırıyor ve Türkiye’nin sağlıkta küresel rekabetçiliğine yatırım yapıyorlar. Bu merkez, genç araştırmacılarımızın yetişeceği, yenilikçi moleküllerin geliştirileceği, nadir hastalıklar için yerli çözümlerin üretileceği, çok yönlü bir Ar-Ge üssüdür. Sadece üretim değil, öğrenme, geliştirme, birlikte inşa etme anlayışıyla hareket eden, insan odaklı bir ekosistemin kalbidir. Hiç kuşkusuz burada yürütülecek en önemli çalışmalardan biri de Türkiye’nin ilk yerli SMA ilacına ve etken maddesine yönelik geliştirme faaliyetleridir. Bu adım, ’Üreten Sağlık’ vizyonumuzun sadece ekonomik değil, aynı zamanda insani ve vicdani boyutunu da açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu.

Polifarma yeni AR-GE merkezinde Türkiye’nin ilk yerli SMA ilaç ve etken maddesi üretilecek

Daha sonra Polifarma Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Süleyman Kumrulu, şirketin kuruluşundan bugüne kadar geçirdiği süreci, sektördeki konumu ve yatırımları hakkında bilgi verdi. Kumrulu, AR-GE Ham Madde ve İlaç Üretim Merkezi ile Türkiye’de ilaç üretimi yerelleşmesine katkıda bulunmak, ilaca erişimi kolaylaştırmak ve ilaçta dışa bağımlılığı azaltmaya hedeflediklerini söyledi. Polifarma’nın yaptığı yatırımla Türkiye adına büyük bir adım attığını belirterek, emeği geçen herkese teşekkür eden Kumrulu, Bakan Memişoğlu’na 35 Besmele ajurlu tablo hediye etti.

Konuşmaların ardından merkezin açılış kurdelesi kesildi.

Mehmet Basmacı - Hüseyin Çanlı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’ın içme suyunu karşılayacak Sarıçay’da kirlilik alarmı Aydın’da Beşparmak Dağları’nın yüksek kesimlerinden doğarak Büyük Menderes Nehri’ni besleyen Sarıçay, çevreye duyarsız kişilerin doğaya bıraktığı atıklar nedeniyle kirlilik alarmı vermeye başladı. Sarıçay Barajı’na su taşıyarak Aydın’ın içme suyu ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılaması planlanan akarsuda oluşan kirlilik, doğa ve çevre tutkunlarının dikkatini çekti. Sarıçay’ın geçtiği Çalışlı bölgesinde yapımı devam eden barajı doldurarak Kuşadası, Söke, Davutlar ve Güzelçamlı’nın içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayacak olan bu önemli su kaynağının duyarsız kişiler tarafından kirletildiği belirtildi. Herkesi duyarlı olmaya çağıran Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, "Olağanüstü güzellikte bir coğrafyadan geçen bu akarsuyun, özellikle içme suyu sağlayacak bir barajı beslemesi nedeniyle çok temiz ve korunmuş olması gerekir. Ancak yaptığımız arazi incelemelerinde Sarıçay’ı tehdit eden ciddi sorunlar olduğunu gördük. Barajın üst kesimlerinde faaliyet gösteren bazı maden ocaklarının atıklarının Sarıçay’a karıştığı gözlemlenmektedir. Son yağışlarla birlikte ortaya çıkan bir başka tehlike ise plastik kirliliğidir. Yağmurları fırsat bilen bazı duyarsız kişiler, ‘su götürür’ düşüncesiyle özellikle plastik atıkları Sarıçay’a bırakmaktadır. Çay kıyılarına araçlarla dökülen veya doğaya gelişigüzel atılan atıklar, şiddetli yağışlarla birlikte akarsuya taşınarak Sarıçay’ın içinde birikmektedir. Çay içindeki ağaçların dallarında ve bitkilerin üzerinde takılı kalan plastikler, adeta doğanın içine kurulmuş korkutucu bir dekor görüntüsü oluşturmaktadır" diyerek Aydın’ın önemli bir su ihtiyacını karşılayacak olan Sarıçay’ın korunması gerektiğini kaydetti. "Fileler unutuldu, plastikler en büyük çevre sorunu haline geldi" Yaptıkları incelemelerde çevre kirliliğine neden olan en önemli atıklardan birinin plastik poşetler olduğunu belirten Sürücü, "Geçmişte alışveriş için fileler, bez torbalar ve çıkınlar kullanılırken bugün bunların yerini büyük ölçüde plastik poşetler aldı. Köylerden kentlere kadar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen plastikler, günümüzün en büyük çevre sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu sorun sadece Sarıçay’la da sınırlı değildir. Sarıçay bir örnektir. Tüm derelerimiz, çaylarımız, sulak alanlarımız ve deniz kıyılarımız ne yazık ki plastik atıklarıyla dolu" diyerek plastik kullanımında daha dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Muğla Vali Akbıyık gençlerle çalıştayda buluştu Muğla Valiliği himayesinde, "Gençliğin Enerjisi, Muğla’nın Gücü" sloganıyla ilan edilen 2026 Gençlik Yılı kapsamında düzenlenen "Gençlik Çalıştayı", Vali Dr. İdris Akbıyık’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Vali Dr. İdris Akbıyık, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, 2026 yılını neden "Gençlik Yılı" ilan ettiklerini ve bu kapsamda yürütülen bilimsel hazırlıkları anlattı. Gençlik yılının sadece bir isimden ibaret olmadığını vurgulayan Akbıyık, her ay için özel bir tematik konu belirlediklerini ifade etti. Vali Akbıyık, takvimi şu sözlerle detaylandırdı: "Ocak ayı ilan ayıydı, Şubat ayında ise çevreden kültüre, dijital bağımlılıktan eğitime kadar 30’a yakın faaliyet gerçekleştirdik. Sanat farkındalığı, milli ve manevi değerler, sağlıklı gençlik, yerel kültür, tarih, turizm ve çevre gibi 12 aya yayılan 12 tematik konuda etkinliklerimiz devam edecek" Konuşmasında gençliğin en büyük düşmanının bağımlılıklar olduğunu hatırlatan Vali Akbıyık, özellikle teknoloji bağımlılığına dikkat çekti. Sosyal medyanın ve internetin bireyleri düşünmekten, kitap okumaktan ve kültürel bağlardan kopardığını belirten Akbıyık, "Telefondan ne kadar uzak durursanız, hayatta ve eğitimde o kadar başarılı olursunuz" diyerek gençlere tavsiyede bulundu. Çalıştayın temel amacının gençlerin fikirlerine değer vermek ve onları karar alma süreçlerine dahil etmek olduğunu belirten Vali Akbıyık, projenin farkını şu sözlerle ortaya koydu: "Biz hep büyükler olarak bir şeyler istiyoruz ama artık sizin istekleriniz ve fikirleriniz önemli. Burada söyleyeceğiniz her cümle, sadece Muğla’nın değil, belki de Türkiye’nin gençlik politikasına katkı sağlayacaktır. Bizim projemizin farkı; ’gençlik şöyle olsun’ demek yerine, sizin enerjinizi ve duruşunuzu önemsememizdir" Dünya genelindeki savaşlara ve mazlum coğrafyalardaki acılara değinen Vali Akbıyık, Türkiye’nin güçlü olmasının bölgesel barış için anahtar olduğunu vurguladı. Gazze, Doğu Türkistan ve İran’daki gelişmelere dikkat çeken Akbıyık, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Dünya Türk milletinden bir şey bekliyor. Zulümlerin ve soykırımların durması için çok çalışmak ve çok güçlü olmak zorundayız. Sizin gücünüz, Muğla’nın ve Türkiye’nin gücüdür" Vali Akbıyık, organizasyonda emeği geçen Vali Yardımcılarına, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi dekan ve hocalarına teşekkür ederek, gençleri selamladı.
Erzincan Erzincan jandarmasından KYK öğrencilerine güvenlik ve bağımlılıkla mücadele eğitimi Erzincan İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Refahiye’de KYK yurtlarında kalan üniversite öğrencilerine yönelik bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirdi. Gençlerin suç ve suç unsurlarına karşı bilinçlendirilmesi amacıyla düzenlenen programda, Jandarma Astsubay Kd. Üçvş. Tuğba Güven, IBAN dolandırıcılığı başta olmak üzere siber suçlar, KADES uygulaması ile uyuşturucu ve madde bağımlılığı konularında önemli bilgiler paylaştı. Özellikle son dönemde artış gösteren IBAN dolandırıcılığına dikkat çeken ekipler, öğrencilerin tanımadıkları kişilerden gelen para transferi taleplerine ve hesap kullandırma isteklerine karşı dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Şüpheli durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ne başvurmaları tavsiye edildi. Programda ayrıca, kadın ve gençlerin acil durumlarda hızlı şekilde kolluk kuvvetlerine ulaşabilmesini sağlayan KADES uygulamasının indirilmesi ve doğru kullanımı hakkında bilgilendirme yapıldı. Siber suçlarla mücadele kapsamında sosyal medya kullanımı, kişisel verilerin korunması ve dijital güvenlik konularında da uyarılarda bulunuldu. Uyuşturucu ve madde bağımlılığının bireysel ve toplumsal zararlarına dikkat çekilen programda, bağımlılıkla mücadelede erken farkındalığın önemi vurgulandı. Program sonunda öğrencilerin soruları yanıtlanarak bilgilendirici broşürler dağıtıldı. Refahiye Binali Yıldırım Meslek Yüksekokulu öğrencileri, jandarma ekiplerinin sunumlarını çok faydalı bulduklarını belirterek KADES uygulamasını indirdiklerini ve sunumlar için teşekkür ettiklerini ifade etti.